KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/816
- Karar No
- 2024/661
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- —
- Davalı
- ... - ... ...
- Vekili
- —
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Karar yazma tarihi
- —
Karar Metni
856 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davalı ile hiç bir ticari ve ya şahsi bir münasebeti bulunmadığını, aylar önce ...
Rent A Car kurumundan araç kiraladığını, bedelini ödediğini, kiralama esnasında boş senet imzalatıldığını, sözleşmenin ekinde yer alan bonoyu geri istendiğini ancak telefon üzerinden müvekkilinin iletişim kurmuş olduğu firma tarafından senedin ... tarafına verildiğini ve bu şahıs tarafından yırtılıp atıldığının söylendiğini, ancak icra takibine konu bononun yırtılıp atılmadığını , sonradan doldurularak ... tarafına ciro edilerek müvekkilinin borcu varmış gibi gösterilmeye çalışıldığını, davalı tarafın bedelsiz boş senedi doldurarak suç işlediğini, Konya.
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulan 19/12/2023 tanzim tarihli ve 19/01/2024 vade tarihli senedin iptalini talep ettiklerini, teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilerek takibin durdurulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle.
Müvekkilinin davacının oraya atanmasıyla deprem bölgesinde çalışırken davacı ile tanıştığını, davacı tarafın orada komiserim diyerek kendisini tanıtıp o şekilde beyanlarda bulununca kurumu tarafından o bölgeden alınarak tekrardan bekçiliğe gönderildiğini, bir nevi o görevden kötü niyeti ve gerçeğe aykırı beyanlarda bulunması nedeniyle kovulduğunu, davacının daha sonrasında müvekkiline " 1 aracım var, takas yöntemiyle bana bir iş kuralım, bize bir vinç alalım" şeklinde sözler söylediğini, müvekkilinin bu duruma başlangıçta olumsuz yanaşmışssa da davacının ısrarları sonucu müvekkilinin kendisini kıramadığını,
daha sonra uygun bir vincin bulunduğunu, davacı vinç alımı karşılığında satın aldığı kişiye 1 milyon tl'lik ... marka aracını ... verdiğini, ayrıca müvekkilinden 200.000 TL para aldığını bunu da vinci aldığı kişiye verdiğini, davacının satın aldığı bu vinci de kendisi Bekçi olduğu için üzerine almamış, eşinin üzerine kayıtlı olacak şekilde aldığını, davacının eşi olan ... , müvekkilin oğlu ... vekalet gönderdiğini, Sultan Sarıboğa adına bu şekilde ... plakalı vinç alındığını, vinç üzerine de rehin konulması kararlaştırıldığını, davacı tarafın kötü niyetli işleri sonrasında vinç üzerine rehin de konulmadığının anlaşıldığı,
ayrıca almış olduğu 200.000 TL'lik borç karşılığı vermiş olduğu senet işbu davaya konu senet olup bu senedi verildiğine dair tanıkları da bulunduğunu, davacının eşi olan ... adına kayıtlı aktif, pasif vinç araçların aktif ve pasif kayıtlarının celp edilmesi ile ispatlanacağını, vinci toplamda 2.2 milyona alıp 1.2 milyonluk kısmını bu şekilde verdiğini, kalanı da taksitlere böldüğünü, devamında İbrahim karababa'ya olan borcunu da ödemediğini de haricen bildiklerini, dolayısıyla davacının işbu davada ileri sürdüğü bütün hususlarda kötü niyetli olduğunu, soyut iddialar ile borcunu ödemekten kaçma gayesinde olduğunu,
davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 30/10/2024 tarihli feragat dilekçesi ile özetle; Davadan feragat ettiklerini, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davanın taraflar arasında görülmekte olan menfi tespit davası olduğu anlaşıldı.
İşbu davada davacı vekilinin 30/10/2024 tarihli feragat dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini mahkememiz dosyasına bildirmiştir.
6100 Sayılı Kanunumuzun "Feragat" başlıklı 307/1. Maddesinde; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir" denilmiştir.
Adı geçen kanunumuzun "Feragat ve Kabulün Şekli" başlıklı 309. Maddesinde; "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." amir hükmü yer almaktadır.
Adı geçen kanunumuzun "Feragat ve Kabulün Zamanı" başlıklı 310/1. Maddesinde; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
" denilmiştir.
Adı geçen kanunumuzun "Feragatın Kabul ve Sonuçları Başlıklı" 311/1. Maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." denilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin 30/10/2024 tarihli feragat dilekçesi ile davadan feragat ettiğini, davacı vekilinin dosyaya ibraz etmiş olduğu vekaletnamesinde davadan feragata ilişkin olarak ayrıca ve açıkça yetkilendirildiği, feragatın muhakeme devam ederken süresinde yapıldığı, kayıtsız ve şartsız olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı Kanunun 311/1 maddesi gereğince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Katip ... Hakim ...
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/816, K. 2024/661, 1 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama