KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Konya
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/866
- Karar No
- 2025/147
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- —
- Davalı
- ... - ... ...
- Vekili
- —
- Dava
- Limited şirket yöneticisinin azli
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda,
- Heyetimizce gereği görüşüldü
- —
- Talep
- —
Karar Metni
976 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili 04/11/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu ... şirketinin %30 hisseli ortağı olduğunu, şirket müdürünün davalı ... olduğunu, şirketin kuruluşundan itibaren genel kurul toplantısı yapılmadığını, şirket ortaklarına kanun gereği herhangi bir kar payı ödemesi de yapılmadığını, şirket müdür davalının ortaklık sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, şirket ortaklarından olan müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, şirketin inşaat işlerini zamanında yapıp teslim edemediğini,
teslim edilemeyen daire sahiplerinin müvekkilini ve diğer şirket ortağı olan ... sürekli arayarak daire teslimine ilişkin sorularla muhatap kaldıklarını, müvekkilinin söz vermiş olduğu daire sahiplerine karşı mahcup durumuna düştüğünü, psikolojik olarak da yıprandığını, şirket müdürünün görevini tam olarak yapmamasından dolayı şirketin ciddi zararlara uğradığını,
şirket müdürünün şirkete ait olan 5 adet daireyi başka bir şirkette kendi ortağı olan ... devrederek şirketin hak ve menfaatlerini kendi çıkarları için kullandığını beyanla şirket müdürü olan davalının öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilerek görevinden el çektirilmesi ve şirkete yönetim veya denetim kayyımı atanmasına, yargılama neticesinde şirket müdürünün azline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili 02/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya konu şirkette müvekkilinin %40 hisse sahibi olduğunu, şirket müdürü olduğunu, diğer hissedarlarında %30 hisse sahibi olan davacı ve yine %30 hisse sahibi olan ... olduğunu, davacının şirketin kuruluşundan itibaren hiçbir genel kurul yapılmadığı iddialarını kabul etmediklerini, davacı ...'ın yurt dışında Fransa ülkesinde ikamet ettiğini, diğer şirket ortağı olan ... da öğretmen olup devlet memuru olduğunu, bu nedenle şirket genel kulunun yapılamadığını ancak şirketle ilgili tüm yapılan işlerden ve alınan kararlardan tüm şirket ortaklarının haberdar olduğunu,
şirket ortaklarının birlikte karar aldıklarını, yapılan tüm işlerden şirket müdürü olan müvekkilinin diğer şirket ortaklarını sözlü olarak da bilgilendirdiğini, davacının şirket hesap bilgileri hakkında kendisinin bilgilendirilmediği iddialarının da gerçek dışı olduğunu, şirket muhasebe işlerinin bizzat davacının da kardeşi olan diğer şirket ortağı ... tarafından yapıldığını, davacının yurtdışında yaşamasından dolayı şirket yetkiline ilişkin işleri yapması için diğer şirket ortağı olan kardeşi ...'a vekalet verdiğini, yapılan tüm işlerden ve hesap bilgilerinden haberdar olduklarını,
şirketin inşaat işlerindeki aksamaların inşaat sektöründe pandemi dönemi yaşanan genel sıkıntılar nedeniyle olduğunu, bu durum nedeniyle müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, bu durumdan hak sahiplerinin de bilgisi olduğunu, davacının kötü niyetli bir tutum içerisinde olduğunu, müvekkilinin devrettiği iddia edilen 5 adet daireyle ilgili olarak da devirle ilgili yapılan sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu sözleşmedeki imzalanın ... şirketi ortağı olan ...'a ait olduğunu, bu durum hakkında da sahtecilikle ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu,
mahkememizce şirket hakkında verilen ihtiyati tedbir kararının hatalı olup kaldırılması gerektiğini, davaya konu şirketin müvekkili dışındaki diğer iki ortağı olan davacı ve kardeşi ...'ın hisse çoğunluklarını kullanmak suretiyle işleri durdurmakla müvekkilini tehdit ettiklerini, iş bu davanın bu şekilde açıldığını, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın kendi yapmış olduğu mağduriyetleri üzerlerinden atmak istediklerini, müvekkilini kusurlu çıkarmaya çalıştıklarını, davacı tarafın iddialarının yerinde olmadığını beyanla açılan davanın reddine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ve davalı vekilinin ortak imzalı olarak dosyaya sundukları 19/03/2025 tarihli feragat dilekçesinde özetle; davacı taraf vekilinin açılan davadan feragat ettiği, davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı, davalı taraf vekilinin de tarafların anlaşma sağlaması nedeniyle davadan feragat edildiği, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı beyan edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşbu davanın yargılaması sırasında taraf vekillerinin ortak imzalı vermiş oldukları 19/03/2025 tarihli dilekçe ile, davacı vekili davadan feragat ettiklerini ve yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını mahkememize bildirmiş, davalı vekili de yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
HMK nun 307. maddesi "(1)Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." hükmünü amirdir.
HMK nun 309. maddesi "(1)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmünü amirdir.
HMK nun 310. maddesi "(1)Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükmünü amirdir.
HMK nun 311. maddesi "(1)Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." hükmünü amirdir.
HMK nun 312. maddesi "(1)Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (2)Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmünü amirdir.
Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalının kabulüne dâhi bağlı değildir. Bu durumlar karşısında davacının davasından feragat etmesi nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/866, K. 2025/147, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama