KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/196
- Karar No
- 2025/324
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Karar yazma tarihi
- —
Karar Metni
1.554 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizce verilen 23/05/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamın Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 23/01/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;davacı için 05.07.2022 tarihli KDV dahil 113.079,60 TL bedelli fatura üzerinden icra takibine başlanıldığını, takibin davacıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğini, davacının takipten dükkanına gelen haciz ve muhafaza sebebiyle haberdar olduğunu, faturada belirtilen miktar kadar mal aldığını sadece faturanın sonradan art niyetli olarak hazırlandığını iddia edildiğini, ayrıca haciz ve muhafaza altına alınan mallarının satışından da icra dosyasından 34.219 TL de para girişi olduğunu,
fakat icra dairesinin dosya hesabına bakıldığında davacının hala 118.995,46 TL borcunun gözüktüğünü, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam ödenen 192.619 TL den fatura miktarı olan 113.079,60 TL çıkarıldığı takdirde 79.539,34 TL'nin de istirdadını ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla öncelikli olarak dosyadaki delil durumu dikkate alınarak teminatsız veya düşük bir teminatla takibin durdurulmasını, icra takibinden davacının borçlu olmadığının tespitini ve fatura bedelinden fazla ödenen 79.539,34 TL nin faiziyle istirdadına karar verilmesini,
mahkeme masraflarının ve ücreti vekaletin davalıya tahmilini karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının dosyaya sunduğu dekontların; sebepten soyut fatura ile ilgisi bulunmadığını, dava konusu faturanın, bahsedilen banka dekontlarından sonra 05.07.2022 tarihinde düzenlendiğini, ayrıca söz konusu dekontların açıklama kısmında da iddia edilen hususlara dair herhangi bir ibare bulunmadığını, dava konusu icra takibinin, Konya. İcra Dairesi ...
E. sayılı dosya ile 29.08.2022 tarihinde talep edildiğini 01.09.2022 tarihinde söz konusu icra dairesince ödeme emri çıkartıldığını, davacı tarafın beyanının aksine icra takibi, usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiğini, ayrıca davacının "Müdürlüğünüzün (Konya. İcra Müdürlüğü Dosya No:... E.) yukarıda numarası belirtilen icra dosyası ile hakkımda yapılan takibe ve borca bir itirazım yoktur.
Borcu aynen kabul ediyor ve eğer alacaklı taraf teminat yatırmış ise bu teminatın iadesine muvafakat ediyorum. Takibe konu edilen borcumun;24.10.2022 tarihi itibariyle aşağıda dokümü yapılan şekilde oluştuğunu kabul ediyorum.'' şeklinde yazılı beyanda bulunarak borcunu kabul ettiğini ve ilgili borcu 30.11.2022 tarihinde ödeyeceğine dair taahhütte bulunduğunu, bu taahhüdü yerine getirmemiş olduğundan 05.12.2022 tarihinde şikayette bulunulduğunu ve Konya. İcra Ceza Mahkemesi ...
E.,... K. sayılı dosya ile davacının 3 aya kadar Tazyik Hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiğini, 07.12.2022 Saat 12:40 tarihli ikinci hacizde davacının evine gidildiğini ve davacının ''Borçtan haberimiz var ancak süre istiyoruz, şu an ödeme durumum yok.'' dediğinden hacze başlanıldığını, haczedilen malların davacıya Yed-i Emin sıfatıyla teslim edildiğini,
26.12.2022 Saat 16:00 tarihli üçüncü hacizde yine davacının evine gidildiğini ve kapıyı davacının eşinin açtığını söz konusu haczin amacı verilen süre içinde borcun ödenmemesi sebebi ile davacıya Yed-i Emin sıfatıyla teslim edilen malların tespiti ve muhafazası olduğunu muhafaza esnasında 1 adet krem sehpa ve 1 adet ... marka derin dondurucunun yerinde olmadığı tespit edilerek mevcutta bırakılan diğer eşyalar muhafaza edildiğini davacının herhangi bir itirazı söz konusu olmadığını,
28.12.2022 Saat 14:00 tarihli dördüncü hacizde davacının iş yerine gidildiğini ve davacının haciz mahalinde bulunmadığından gayrı resmi ortağı ... hacze geliş nedeni anlatılmış ve davacının ortağı: ''şu an ödeme durumum yok.'' dediğinden haciz işlemi gerçekleştirildiğinden ilgili malların muhafaza altına alınarak ''...
Yediemin'' e bırakıldığını ve ilgili mallar yedi emin deposuna gönderildiğini ilgili mahalde davacının kötü niyetli kazanç sağladığı da ''Mahalde 3 tane poss yazar kasa cihazından günlük hesap raporları alınmış olduğu görüldü. Bu raporlarda ... Kasap Restaurant (... Mah. ... Sk. No:... Meram/KONYA) iş yeri no:... 'e ait ardışık 21-22-23 Aralık 2022 tarihlerine ait günlük hesap raporları bulundu. Fotoğraflandı.
Dosyaya alındı.'' ilgili tutanağa zapt edildiği davacının kötü niyetli olarak başka iş yerinin pos cihazını kullanmak suretiyle davalıya alacağına kavuşma imkanı vermediği gibi nedenlerle davanın reddi yönünde karar verilerek davalı lehine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Konya Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği'nin 28/07/2023 tarihli cevabi yazısında; ...'in Kasap meslek dalında kayıt yaptırdığını sicil kaydının 28/07/2023 tarihi itibariyle devam ettiğini, davalı ... adına Esnaf ve Sanatkâr Bilgi Sistemi ESBİS üzerinde yapılan sorgulamada ve defter kayıtlarımızda herhangi bir kaydının olmadığı;
Konya Defterdarlığı'nın 08/02/2024 tarihli cevabi yazısında da; ...'in kayıtlarının tetkikinde ilgilinin dairenizin terk mükellefi olduğu, son gelir beyannamesine göre Bilanço esasına göre defter tuttuğunun görüldüğü;
Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 25/07/2023 tarihli yazı cevabında da; ...'in sahibi olduğu bir ticari işletme kaydına ve şahıs şirket ortaklığına rastlanılmadığını, ...'nın ise "... ... ET" ünvanlı şirkette ortaklığı bulunduğunun bildirildiği görülmüştür.
İstinaf talebi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi 23/01/2025 tarih, Dosya No: ... , Karar No : ... sayılı karar ilamı ile;somut olaya gelindiğinde ise; Dosya içerisinde bulunan belgelerin incelenmesinde davacının, dava tarihinde işi terk ettiği ve tacir olmadığı anlaşılmakla, nisbi ticari dava mahiyetinde olmadığı gibi, mutlak ticari dava niteliğinde de olmayan işbu davada mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi yerinde görülmediğinden, görev hususu dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin re'sen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.3 maddesi maddesi gereğince kaldırılmasına," şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
Hukuk mahkemelerinin hangileri olduğu ve bunların kuruluşu 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 4 ve 5 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2 nci maddesiyle de teyit edilmiştir. Anılan maddenin ikinci bendi Hukuk Muhakemeleri Kanununda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu vurgulamıştır.
Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 sayılı Kanunun üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır.
TTK'nun 4/1 maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava niteliğindedir. Nispi ticari davalarda, uyuşmazlığın taraflarının tacir olması ve uyuşmazlık konusunun da tarafların ticari işletmesine ilişkin olması şarttır.
Ancak, TTK'nın 4/1. fıkrası (a)-(f) bentlerinde sayılan mevzuat ile düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları herhangi bir şart aranmaksızın mutlak ticari dava olarak kabul edilmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.
TTK'nun 19.maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olduğundan göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Dosya içerisinde bulunan belgelerin incelenmesinde davacının, dava tarihinde işi terk ettiği ve tacir olmadığı anlaşılmakla, nisbi ticari dava mahiyetinde olmadığı gibi, mutlak ticari dava niteliğinde de olmayan işbu davada mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiği ve görev hususu dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden ve davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Katip ... Hakim ..
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/196, K. 2025/324, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama