KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/205
- Karar No
- 2026/21
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2026
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Tarımsal Üretim Sözleşmesinden Kaynaklanan (Menfi Tespit
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Gerekçe yazım tarihi
- —
Karar Metni
2.241 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin davalı tarafından Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden kefil sıfatıyla icra takibine maruz bırakıldığını, bu takibe kaynak gösterilen kefalet sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin sözleşmeden haberi olmadığını ve okuma yazma bilmediğini, eğitimsizliğinden kaynaklı olarak takipten haberi olmadığını, takibe dayanak sözleşmede "okudum, tartıştım, her maddeyi anladım" şeklinde ibare yer aldığını ancak okuma yazma bilmeyen müvekkilinin böyle bir beyanda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle eldeki davayı açtıklarını, müvekkilinin Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle. Davacının açmış olduğu iş bu dava usul ve yasaya aykırı olup reddinin gerektiğini, davacı vekili Konya. İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyasına konu genel kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin okuma yazma bilmediğini iddia ettiğini, 1581 sayılı Kanun ve Tarım Kredi Kooperatifi'nin anasözleşmesi gereği Kooperatif tarafından düzenlenen senetler ilam niteliğine haiz olduklarından, bu senetlere karşı ancak zamanaşımı ve ödeme definde bulunulabileceğini, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davaya konu genel kredi sözleşmesine davacı müteselsil kefil olarak imza attığını, davacı sözleşmeyi imzalarken kendi el yazısı ile "okudum, tartıştım, her maddeyi anladım. ..." şeklinde yazı yazdığını,
davacının okuma yazma bilmediği ve imzanın kendisine ait olmadığına dair iddiası yerinde olmadığını, davacı ayrıca Kooperatif ortaklarından ... da kefil olmuş ve ... adına düzenlenen ... nolu genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığını, davacı bu sözleşmedeki imzasına itiraz etmediği gibi bu sözleşme için okuma yazma bilmediğini iddia ettiğini, davacı, Kooperatif nezdinde pek çok belgeye imza attığını ve resmi kurumlarda da kendi imzası ile işlem yaparak hukuki işlemlere geçerlilik kazandırdığını, davacının okuma yazma bilmediği iddiası asılsız ve kötüniyetli olduğunu,
davacının Avukat ...'a verdiği ve dosyaya sunulan vekaletnamede kendi imzası bulunmakta olup ayrıca davacı vekaletnameye kendi el yazısı ile ismini yazdığını, bu belgeler ve yargılama sırasında toplanacak deliller neticesinde davacının kendi imzası ile pek çok kurumda işlem yaptığı ve bu işlemlere hiç bir şekilde itiraz etmeyerek icazet verdiği ortaya çıkacağını,
bu nedenlerle yersiz ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddi ile haksız ve kötüniyetli olarak açılan dava nedeni ile davacının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; T.C. Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine dayanak ...nin 19/09/2013 Tarihli ... Karar sayılı sözleşmesinde/ilamında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı ve okuma/yazma bilmemesi sebebiyle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu iddiasıyla borçlu olmadığının tespiti talepli menfi tespit davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise; Dava ve takip konusu ...nin 19/09/2013 Tarihli ... Karar sayılı sözleşmesinde/ilamında yer alan imzanın davacıya ait olup olmadığı, davacının okuma/yazma bilip bilmediği, kefalet sözleşmesinin şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının herhangi bir borcu olup olmadığı, var ise miktarının ne olduğu hususunda olduğu görüldü.
II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) GÖREV AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Eldeki dava dosyası T.C. Konya. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/02/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı üzerine Mahkememize tevzi edilmiştir. Mahkememizce hükme esas alınan davalı Kooperatifin Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesini içerir 18/08/2025 tarihli bilirkişi raporunun 3/4 sayfasında ifade edildiği üzere davacı ... davalı kooperatifin ...
Nolu ortağı, davacının kefil olduğu dava dışı kredi borçlusu ... ise ... nolu ortağıdır. Her ne kadar eldeki dava, davacının, dava dışı kredi borçlusunun borcuna kefilliği dolayısıyla açılan menfi tespit davası ise de davacının aynı zamanda davalı kooperatifin ortağı olması da nazara alınarak 1163 Sayılı Kanunun 99/1 maddesi de nazara alınarak eldeki davanın ticari dava olduğu kabulü ile Mahkememizce işin esasına geçilmiştir.
(2) DAVAYA DAYANAK İCRA DOSYASININ İNCELENMESİNDE: T.C. Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde takip tarihinin 05/11/2020 tarihi olduğu, takip alacaklısının davalı kooperatif, takip borçlularının ise davacı ..., dava dışı ..., ... ve ... olduğu, takibin alacak aslı 35.542,10 TL, takip öncesi işlemiş faiz 17.560,95 TL olmak üzere toplam 50.103,05 TL olduğu, takibin Örnek-4-5 İcra Emri olduğu, takip dayanağının ise ...nin 19/09/2013 Tarihli 2013/452 Karar sayılı sözleşmesinde/ilamı olduğu anlaşılmıştır.
(3) İHTİYATİ TEDBİR AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Davacı tarafından eldeki dava ile birlikte icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir talep edildiği, davacının tedbir talebinin T.C. Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/02/2025 Tarih ve ... Esas sayılı dosyasında 19/12/2024 tarihli tensip zaptının (8) nolu maddesi ile teminat karşılığında kabul edildiği, davacının yasal süre içerisinde teminatı yatırması akabinde tedbir kararının icra dairesi nezdinde infaz edildiği anlaşılmıştır.
(4) 6098 SAYILI KANUNUN 581 VE DEVAMI MADDELERİ GEREĞİNCE KEFALET SÖZLEŞMESİNİN GEÇERLİ OLUP OLMADIĞI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:
(a) Davacının Okur-Yazar Olmaması Sebebiyle Sözleşmenin Geçersiz Olduğu İddiası Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar dava dilekçesinde davacının okuma-yazma bilmemesi sebebiyle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de 12/05/2025 tarihli Kolluk Tutanağı ile ekinde yer alan Öğrenim Belgesi de nazara alındığında davacının 5 yıl süre ile Konya/Hadim Bademli İlkokulunda Eğitim Gördüğü ve 2000 Tarihinde mezun olduğu anlaşılmakla davacının bu yöndeki iddialarına Mahkememizce itibar edilmemiş ve imza ve yazı örnekleri ile diğer kurum ve kuruluşlarda yer alan ıslak imzalı bilgi ve belgelerin temini neticesinde bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiştir.
(b) Eş Rızasının Gerekli Olup Olmadığı Açısından Yapılan Değerlendirmede: Mahkememizce hükme esas alınan davalı Kooperatifin Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesini içerir 18/08/2025 tarihli bilirkişi raporunun 3/4 sayfasında ifade edildiği üzere davacı ... davalı kooperatifin ... Nolu ortağı, davacının kefil olduğu dava dışı kredi borçlusu ... ise ... nolu ortağıdır.
Davalının kooperatif olması ve davacı ile asıl kredi borçlusunun kooperatif üyesi olması da nazara alınarak ...nin 19/09/2013 Tarihli ... Karar sayılı sözleşmesinde/ilamında yer alan kefaletin Ticari Kredi olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. 6098 Sayılı Kanunun 584/3 maddesi ile T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 21/01/2021 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamı da nazara alındığında davalı kooperatifin ortağına kullandırmış olduğu dava konusu kredi için verilecek kefaletlerde de eşin rızasının aranmayacağı Mahkememizce kabul edilmiştir.
(c) Kefalet Sözleşmesinde Müteselsil Kefalet İbaresinin/Kefalet Türünün Yazılmaması Sebebiyle Geçersizliği Açısından Yapılan Değerlendirmede: (b) maddesinde izah edildiği üzere kredinin ticari kredi olması da göz önünde bulundurulduğunda T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 13/12/2022 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6102 sayılı TTK’nın 7. maddesiyle düzenleme altına alınan ticari işlerde teselsül karinesine göre, ticari borçtaki kefaletin yasa gereğince müteselsil kefalet olduğu, bu nedenle kefil el yazısı ile müteselsil kefil olduğunu belirtmese dahi kefaletin müteselsil kefalet olarak kabul edileceği, davalının ticari krediye kefalet verdiği gözetildiğinde davalının zikredilen savunmasının sonuca etkili olmayacağı Mahkememizce kabul edilerek iddialarına itibar edilmemiştir.
(ç) İmza Ve Yazı İncelemesi Açısından Yapılan Değerlendirmede: Davacının okur-yazar olduğunun tespit edilmesi akabinde imza ve yazı örnekleri ile resmi kurum ve kuruluşlarda yer alan ıslak imzalı belgeler temin edilmiş akabinde dava ve takip konusu kredi sözleşmesi aslı üzerinde yer alan imza ve yazıların davacının el ürünü olup olmadığı hususunda Öğretim Görevlilerinden teşekkül ettirilen Grafoloji alanında uzman bilirkişi heyetinden 14/10/2025 tarihli KÖK rapor ile 24/11/2025 tarihli EK raporlar aldırılmıştır.
Bilirkişi heyet raporlarında özetle kefalet sözleşmesi altında bulunan imza ile kefalet sözleşmesi üzerinde yer alan "Okudum, tartıştım, her maddeyi anladım, ..." yazılarının davacı asile ait olduğu ANCAK "19/09/2013, 60.000,00 TL ile Altmışbin" yazılarının davacı asilin el ürünü olmadığı rapor edilmiştir.
Grafoloji alanında uzman akademisyen bilirkişi heyetinin 14/10/2025 Tarihli KÖK raporu ile 24/11/2025 Tarihli EK heyet raporunun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle bu hususta yeniden rapor aldırılmasına yer olmadığına karar verilerek bu raporların hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(5) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, icra dosyası, bilirkişi raporu, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetindeki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı Kooperatifin Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesini içerir 18/08/2025 tarihli bilirkişi raporunun 3/4 sayfasında ifade edildiği üzere davacı ... davalı kooperatifin ...
Nolu ortağı, davacının kefil olduğu dava dışı kredi borçlusu ... ise ... nolu ortağı olduğu, davalı kooperatif tarafından dava dışı ...'a ise ...nin 19/09/2013 Tarihli ... Karar sayılı sözleşmesinde/ilamı ile 60.000,00 TL tutarlı kredi kullandırıldığı, davacının ise kredi sözleşmesine kefil olarak imza attığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi borçlusu ile kefaleti bulunanlar hakkında T.C. Konya. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra dosyası ile takibe geçildiği, davacı tarafından kefalet sözleşmesinin şartlarının oluşmadığından bahisle eldeki davanın açıldığı, 6098 Sayılı Kanunun 583/1 maddesinde ifade edildiği üzere kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerektiği ve kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı ile kefalet tarihini kendi el yazısıyla belirtmesinin geçerlilik şartı olarak düzenlendiği,
Mahkememizce hükme esas alınan Öğretim Görevlilerinden teşekkül ettirilen Grafoloji alanında uzman bilirkişi heyetinin 14/10/2025 tarihli KÖK rapor ile 24/11/2025 tarihli EK raporunda tespit edildiği üzere kefalet sözleşmesi üzerinde yer alan "19/09/2013, 60.000,00 TL ile Altmışbin" yazılarının davacı asilin el ürünü olmadığı, bir başka ifade ile kefalet sözleşmesinin davacı açısından şeklen geçerli olarak düzenlenmediği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur.
(6)DAVACININ DAVA DİLEKÇESİNİN NETİCE-TALEP KISMINDA YER ALAN ZARAR TALEBİ İLE KÖTÜNİYET TAZMİNATI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Dava dilekçesinin incelenmesinde ödeme emrinde yer alan takip miktarı olan 50.103,05 TL üzerinden dava değerinin bildirilerek yine bu dava değeri üzerinden harç ikmal edildiği görülmektedir. Davacının dava dilekçesindeki ana talebi takip dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Lakin dava dilekçesinin netice-talep kısmında aynı zamanda icra takibi nedeniyle maddi ve manevi zarar talep ettiği görülmüştür. Davacının dava dilekçesinin içeriğinde manevi zararlarına ilişkin herhangi bir anlatımı olmadığı gibi manevi tazminat olarak harçlandırılan ya da harca esas herhangi bir değer bildirmediği görülmektedir.
Nitekim dava dilekçesinin 1/3 sayfasında "Açıklamalar" bağlığı altında zarara ilişkin olarak 2004 Sayılı Kanunun 72/5 maddesinde yer alan düzenlemeye atıf yaptığı görülmektedir.
2004 Sayılı Kanunun 72/5 maddesinde; "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz" amir kanun hükmü yer almaktadır.
Bu hususta davacı vekilinden talebinin 2004 Sayılı Kanunun 72/5 maddesinde düzenlenen kötüniyet tazminatı olup olmadığı hususunda açıklama yapılması istenilmiş, Mahkememizin 13/01/2026 Tarihli duruşmasında davacı vekili "Fazlaya ilişkin tüm talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla maddi ve manevi zarardan kastımız 2004 Sayılı Kanunun 72/5 maddesinde yer alan haksız ve kötüniyetli icra takibi nedeniyle hükmedilmesi gereken kötüniyet tazminatıdır" şeklinde açıklamada bulunmuştur. Neticeten dava dilekçesinde talep edilen zararın 2004 Sayılı Kanunun 72/5 maddesinde yer alan kötüniyet tazminatı olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafından kendisini menfi tespit davası açmaya zorlayan ve davalı tarafından başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu iddiası ile 2004 Sayılı Kanunun 72/5 maddesi gereğince tazminat talep edilmiş ise de kefalet sözleşmesinin şeklen geçersiz olması sebebiyle davacının davasının kabulüne karar verildiği, dosya içerisinde yer alan ve toplanan delillerden takibin davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak başlatıldığı ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından ispat edilemediğinden davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi hususunda mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Katip ... Hakim ...
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/205, K. 2026/21, 13 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama