KÜNYE
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/452
- Karar No
- 2025/458
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
Karar Metni
750 kelime·4 dk okuma·19 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVA
İhalenin Feshi (Alım Satım)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARAR YAZIM TARİHİ
Mahkememizde görülmekte olan davanın dosya üzerinden yapılan incelemese sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili 07/07/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirket için müvekkili hakkında Konya.
Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile ortaklıktan çıkarma davası açıldığını, adı geçen mahkemece şirket pay karşılığı olan 24.729.220,77TL ayrılma akçesiyle ortaklıktan çıkarılması yönünde karar verildiğini, verilen kararın istinaf incelemesinde olup kesinleşmediğini, müvekkilinin hali hazırda şirketin ortaklık sıfatının devam ettiğini, gelinen aşamada hukuka aykırı işlemler yapıldığının tespit edildiğini, şirketin diğer ortaklarının müvekkilinin ortaklıktan doğan haklarını etkisiz kılmak amacıyla şirketi tasfiye sürecine sokmaya çalıştıklarını, bu durumun TTK'nun hükümleri uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olduğunu,
şirkete ait taşınmazların satışının gerçekleştirileceği ihalenin tarihinin müvekkiline yapılan tebligattaki ihale tarihi ile çelişkili olduğunu, şirketin mülkiyetinde olmayan taşınmazların satışa çıkarıldığını, şirket aktifinde bulunan yüksek değerli bazı varlıkların satışa konu edilmediğini, ihalelere fesat karıştırıldığını belirterek tasfiye süreci ve satış işlemlerine ilişkin olmak üzere bilirkişi incelemesi yaptırılmasını ve devamında satışların iptali ile ihalenin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE
Dava, davalı şirketteki tasfiye işlemlerinin usulsuz ve hileli gerçekleştirilmesi sebebiyle tasfiye kapsamında yapılan ihalelerin feshine ve bazı tasfiye işlemlerinin iptaline ilişkindir.
Mahkememizce Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin resmi internet sitesinden temin edilerek dosya içerisine alınan 06/02/2025 tarih ve 11266 sayılı ticaret sicil gazetesi nüshasında görüleceği üzere, davalı şirketin, 28/01/2025 tarihli genel kurul kararı uyarınca tasfiye sürecine girdiği ve tasfiye memuru olarak münferiden yetkili olacak şekilde Mehmet Ali Sak'ın atandığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 546.maddesi:
"(1)Pay sahipleri ile tasfiye memuru veya memurları arasındaki uyuşmazlıkların çözümü basit yargılama usulüne tabidir. Mahkeme, gerekli görürse tasfiye memurlarıyla ilgili pay sahiplerini dinleyerek, kararını otuz gün içinde verir.
(2) Tasfiye memurlarının sorumluluğu hakkında 553 üncü madde hükmü uygulanır.
(3) Tasfiyeye ilişkin genel kurul kararları 418 inci madde uyarınca alınır." hükmünü amirdir.
6102 sayılı TTK'nun yukarıda yer verilen 546.maddesinin amir hükmü, davanın ivedi görülmesi gerekli dava türlerinden olması ve davadaki husumet durumunun mahkememizce resen gözetilmesinin gerekmesi hususları dikkate alınarak öncelikle davadaki husumet eksikliği üzerinde değerlendirme yapılması gerekmiştir.
Hukuk sistemimizde hüküm sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebilir. Bu kural uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi “mecburi dava arkadaşlığı” dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez. Diğer taraftan ihbar olunan kimse de 6100 sayılı HMK'nun 64. ve 69. maddeleri uyarınca davada davalı sıfatını kazanamayacağı gibi, bu kişi aleyhine hüküm de kurulamaz. Buna göre, aleyhinde davacı tarafından usulen açılmış ve harcı yatırılmış bir dava olmadığı halde, verilen ek bir dilekçe ile davaya dahil edilen herhangi bir gerçek veya tüzel kişi aleyhine hüküm kurulması ve gerekçeli kararda dahili davalı olarak gösterilmesi mümkün değildir. (Yargıtay . Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar)
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde;
Davalı şirket genel kurul kararı uyarınca tasfiye sürecine girmiş ve bu hali ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiştir. Davalı şirkete tasfiye memuru olarak münferiden dava dışı ... görevlendirilmiştir. Dava dilekçesinde, tasfiye memuru tarafından gerçekleştirilen tasfiyeye ilişkin bazı işlemlerin hileli ve usule aykırı yapıldığı iddia edilerek bu işlemlerin iptali dava edilmiştir.
Yargılama sonucunda davacının iddialarının sübuta erdiği kanaatine varılarak bazı tasfiye işlemlerinin iptal edilmesi ve ihalenin feshine karar verilmesi halinde şirkete ait aktif varlıkların şirkete döndürülmesi gibi bir sonuç ortaya çıkacağından iş bu davanın, başta şirket olmak üzere şirket ve pay sahipleri lehine ve onların yararına açılan bir dava olduğunda tereddüt bulunmamaktadır.
Dolayısıyla şirket bu davada, hasım olarak değil davanın haklı çıkması durumunda kendisi lehine karar verilecek olan konumda yer almaktadır. Dolayısıyla davanın 6102 sayılı TTK'nun yukarıda yer verilen 546.maddesinin amir hükmü uyarınca tasfiye işlemlerini gerçekleştiren ilgili tasfiye memuruna husumet yöneltilerek açılması gerekmektedir. Bu haliyle davacının iddiaları yönüyle davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğinden ve Yargıtay. Hukuk Dairesi ... Esas, ...
Karar sayılı kararında belirtildiği üzere dava açıldıktan sonra ıslah veya ek dilekçe yoluyla dosyaya davalı eklenemeyeceğinden davanın pasif husumet eksikliğinden reddi gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/452, K. 2025/458, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama