KÜNYE
- Mercii
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/298
- Karar No
- 2024/666
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
Karar Metni
969 kelime·5 dk okuma·15 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLİ
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının döküm sektörünün faaliyet gösterdiğini, davalı ise davacı şirketin eski avukatı olduğunu, davacı şirkette avukat değişikliğinden sonra şirketin 01.01.2023 - 31.05.2023 tarihleri arasındaki cari hesapları incelendiğinde; şirketten icra takip dosyasının takip çıkış miktarı olan 209.566,76 TL bedelin ...
Hesap Kodu ile davalıya ödendiği ancak davalının bu paraya karşılık şirkete herhangi bir makbuz veya fatura kesmediğinin anlaşıldığını, 21.08.2023 tarihinde davalı aleyhine Konya. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından icra takibine 29/08/2023 tarihinde haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edildiğini, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davanın kabulüyle davamıza konu Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görevsizlik kararı verilerek, dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmesini, sözleşmeden doğan bir alacak hakkının mevcut olduğu yerde, borçlu, zenginleşmiş olmadığı için sebepsiz zenginleşmeden de söz etmek mümkün olmadığını, ayrıca sözleşmeler de aynen sebepsiz zenginleşme gibi, bir borç kaynağı olduğunu, bu sebeple sözleşme ile borçlanan, edimini ifa etmişse, sözleşme ile doğan borcunu ifa ettiği için, bu ödeme kastedilerek sebepsiz zenginleşme talebinde bulunulamayacağını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, arabuluculuk tutanağının usulsüz olduğunu,
taraflar arasındaki vekalet ilişkisinin cari hesap ilişkisine dayandığını, davacı şirketin aile şirketi olduğunu ve şirket hisse pay sahiplerinin aralarında husumet bulunduğunu, davacı şirketin şu anki yetkilisinin de davalı ile anlaşamamasından kaynaklı kötü niyetli olarak takip başlattığını, davacının aslında davalıdan alacağının olmadığını belirterek, davanın usulden reddine, bu mümkün olmaz ise kötü niyet tazminatına hükmedilmeyerek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Konya . İcra Müdürlüğü'ne Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'na, Konya Selçuk Vergi Dairesi Başkanlığı'na, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; vekalet sözleşmesine dayalı "İtirazın İptali" davasına ilişkindir.
Mahkememizce Konya . İcra Müdürlüğü'nün dosyanın incelenmesinde; alacaklısının ... San. Ltd. Şti., borçlusunun ..., borcun kaynağının cari hesaba dayalı alacaktan kaynaklandığı, 209.566,76 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür.
Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü ile Meram Vergi Dairesi'nden gelen cevabi yazılarda; davalının tacir kaydının bulunmadığı, Serbest Meslek Kazanç Mükellefi olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, Kanununun 5/1. maddesinde de Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir.
Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı TTK 4. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu maddeye göre “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519,
komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
(2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.” düzenlemesi ile Ticaret Mahkemelerinin baktığı davalar ya iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olacak yada TTK da düzenlenen hususlar ile TTK 4. maddesinde sayılan istisnalar kapsamında ki davalar olacaktır.
Somut olayda; taraflar arasında, davacı şirketin hukuki işlemlerini yürütmek ve avukatlık görevini yerine getirmek üzere vekalet sözleşmesi düzenlendiği, taraflar arasında belirtilen sözleşmeye dayalı olarak cari hesap bulunduğu, davacının, davalıya şirket hesaplarında yapılan bedel karşılığında davalının fatura veya makbuz düzenlemediğini iddia ettiği, bu durumda uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı, davalının da tacir sıfatının bulunmadığı, uyuşmazlığın vekalet ilişkisinden kaynakladığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşıldığından, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/298, K. 2024/666, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama