KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/568
- Karar No
- 2024/866
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- 1-... - ...No:..., ...
- Vekili
- —
Karar Metni
1.049 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
2-... - ...No:..., ...
DAVA
Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılmış bulunan "Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 29.07.2024 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle. Kayyım atanması talep edilen ...(V.N:...)'nin 26.10.2022 tarihinde ... Mah. ... Cad. No:... Selçuklu/Konya adresinde ... ...
Şubesi işletmesinde faaliyet göstermesi adına kurulduğunu, şirket hissedarı olan Tınaz Karakeçeli (TC....) 1500 adet paya tek başına sahip iken önce 05.05.2023 tarihinde 300 adet payı müvekkili ... devrettiğini, bu devir ile ... payı %80, ... payı %20 olduğunu, daha sonra 08/12/2023 tarihinde 195 adet pay devri daha ... 'den ... 'ye devri gerçekleşerek müvekkilinin, şirketin %33,333 hissedarı şeklinde hisse sahibi olduğunu, müvekkilinin kendi üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen şirket yetkilisi olarak gözüken ... ve eşi ... müvekkilinin bilgisi, rızası ve imzası olmadan her türlü işlemi gerçekleştirdiklerini,
limited şirketin yönetiminin nasıl gerçekleşeceği ve kararların yönetim kurulu tarafından alınması Türk Ticaret Kanunu'nda açıkça belirtildiğini, ancak şirket müdürü olarak gözüken Tınaz Karakeçeli'nin eşi ... tarafından şirket üzerine her türlü taşınır alınması,
satılması müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştiğini, bunun yetinmeyen tarafların müvekkilini uzunca süredir şirket hesapları ile ilgili de bilgilendirmediğini, taraflar arasında kararlaştırılan aylık kar paylaşımının da her ayın sonunda gerçekleştirilmesi gerekirken müvekkiline herhangi kar paylaşımı gerçekleştirilmesinin söz konusu olmadığını, şirketi tamamen şahsi şirketleri gibi yönetip kullandıklarını,
müvekkiline bu konuda hiçbir bilgi vermedikleri gibi bahse konu şirketin işletmesi olan ... ... şubesi restorant işletmesine müvekkilinin ve eşinin gitmesine müsaade etmemekte müvekkilini kendi işletmesine gitmesini yasakladıklarını, müvekkilinin şirketine ait işletmenin çalışma durumunu kontrol edemediğini, bu konuda kendisine kanuna ve ahlaka aykırı muamele uygulandığını, şirketin hesaplarından şahsi harcamalar yaparken, şahsi hesaplarından da şirket adına işlem yaparak şahsi hesapları ile şirket hesaplarını tamamen birbirine karıştırdıklarını,
şirket hesaplarından üçüncü kişi konumundaki şahıslara borç para verme gibi durumların söz konusu olduğunu, şirket alacaklarının şirket hesabına ödenmesi gerekirken ... ve ... şahsi hesaplarına ilgili ödemeler alındığını, bu nedenle müvekkilinin hakkının açıkça gasp edildiğini, yapılan hiçbir harcamadan ve şirket adına alınan hiçbir karardan müvekkilinin bilgisi ve rızasının bulunmadığını, şirket müdürü olarak görülen ... müvekkilinin bilgisi ve rızası olmadan kendisine yüksek oranda maaş belirlediğini ve yine şirket adına kayıtlı araca (... ) kira ödemesi talep ettiğini,
şirkete ait aracın kira olarak belirlediği bedeli kendi şahsına aldığını, bu nedenlerle ...'ne şirket müdürlerinin yetkilerinin durdurulmasına, kayyum atanmasına, şirket müdürleri ... ve ... müdürlükten azline karar verilmesini, atanacak kayyumun şirketin hesaplarını incelemesine ve hisse oranında kâr payı dağıtımı gerçekleştirmesine görevlendirilmesine, şirket hesaplarının incelenmesi neticesinde usulsüzlük bulunması halinde usulsüz işlemde bulunan kişiler hakkında yasa işlemler için başvuru yapmasına yetki verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle. Davacının iddilarının gerçeği yansıtmadığını, TTK.'nun 623. maddesine göre müvekkili ...'nin Limited Şirkete Müdür olarak atandığını ve sicile kaydının yapıldığını, Limited şirketini temsile müdür veya müdürlerin yetkili olduğunu, müdürlerin sahip olduğu temsil yetkilerinin kapsamına, yetkinin sınırlandırılmasına, imzaya yetkili olanların belirlenmesine,
imza şekli ile bunların tescil ve ilanına anonim şirketlere ilişkin ilgili hükümler kıyas yolu ile uygulandığını, ilgili hükmün birinci fıkrasına göre, anonim şirketi temsile yetkili olanlar, şirketin amacına ve işletme konusuna giren her tür iş ve hukuki işlemleri şirketin adına yapabileceğini, Limited şirketin yönetim organı olma sıfatıyla, müdürlerin, kanunda veya şirket esas sözleşmesinde genel kurula bırakılmamış bulunan yönetime ilişkin tüm konularda karar almaya ve bu kararları yürütmeye yetkili olduklarını, bu yönüyle şirketin hem yönetim hem de yürütme organı olma özelliğini gösterdiklerini, şirket müdürü olan davalı müvekkilinin,
diğer paydaş olan davacı ...'nin bilgisi dışında hiçbir işlem yapmadığını, iddia edildiği üzere alım-satım gibi şirket faaliyetinin devamını sağlamak için yapılan işlemleri kanunda belirtildiği gibi tek başına yapmaya da yetkili olduğunu, yine şirket defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğunu, genel kurul çağrılarının yapıldığını, davacının bilgi alma hakkının yasa ve ana sözleşmeye aykırı olarak engellendiği hususunun soyut ibareler olduğunu, şirketin amacına uygun ve iyi yönetildiğini, ticari defterlerin tutulduğunu, TMK.'nun 6.md.'si hükmü uyarınca.
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğunu, ileri sürülen bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlamasının gerektiğini, ispat yükünün davacıya ait olup davacı ...'nin iddialarının soyut ibarelerden oluştuğundan bahisle. Davacının hukuka açıkça aykırı bir şekilde açmış olduğu davasının reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davacı vekili tarafından mahkememiz dosyasına UYAP sistemi üzerinden sunmuş oldukları 05.11.2024 tarihli dilekçesi ve mahkememizin 17.12.2024 tarihli duruşmasındaki beyanlarında; Davalı ...'ye, müvekkilinin davaya konu ...'ndeki hisselerini 05.11.2024 tarihi itibariyle devretmesi nedeniyle ... Limite Şirketi'nde herhangi hissesinin kalmadığını, dolayısıyla işbu davada herhangi bir menfaati de kalmadığından davadan feragat ettiklerini beyan etmiş ve beyanının altını imzalamış, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafın davadan feragat ettiğini bildirdiği, davadan feragatın 6100 sayılı HMK.307 ve devam eden maddelerinde düzenlendiği, 6100 sayılı HMK.nun 310.maddesi gereğince davadan feragatın hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, HMK.309/2.maddesi gereğince davadan feragatın hüküm ifade etmesi için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı, HMK.30.maddesi gereğince hakimin yargılamayı makul süre içerisinde ve düzenli bir biçimde yürütmek ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu anlaşılmakla feragat nedeni ile davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/568, K. 2024/866, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama