İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

KONYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/467 K.2022/215

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

Esas2020/467Karar2022/215Tarih22 Mart 2022Okuma12 dk · 2.448 kelime

KÜNYE

Mercii
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/467
Karar No
2022/215
Karar tarihi
22 Mart 2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.448 kelime·12 dk okuma·20 bölüm

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA

KONYA GEREKÇELİ KARAR

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

KARAR NO

HAKİM

KATİP

DAVACI

VEKİLİ

DAVALI

VEKİLİ

DAVA

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ

KARAR TARİHİ

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle.

Davacı ..., uzun yıllardır mülkiyeti abisine veyahut oğluna ait olan kepçelerin kısa dönem ve uzun dönem kiraya verilmesi, kepçelerin teslim edilmesi ve teslim alınması işi ile uğraşmakta olduğunu, farklı kiracılar ile kimi zaman yazılı kimi zaman da sözlü olarak anlaşmalar yaptığını, dava dışı lehtar ... ' nın, 2012 yılında davacıdan kepçe kiralama talebinde bulunduğunu, kiraladığı kepçeyi bir dönem kullanmış olduğunu, bu aşamada aralarında yazılı herhangi bir sözleşme yapılmadığını,

kiralama dönemi içerisinde davacının evde olduğu bir akşam kendisinin acele şekilde aşağı inmesi istemiş olduğunu ve bu yolla davacıya hile ile senet imzalatmış olduğunu, bu imzanın davacının iradesinin sakatlanması sonucunda atılmış olduğunu, davacının iç iradesini yansıtmadığını, karşı yan tarafından davacının iradesi hile ve ikrah unsuru ile açıkça sakatlandığını, davacının böyle bir borcunun bulunmadığını, davacının senet düzenleme iradesi dahi bulunmadığını, senedin hükümsüz olduğu noktasında bir tereddüt bulunmadığını, zira davacının ... ile aralarındaki ilişkide borçlu değil;

alacaklı olduğunu, bilindiği üzere kira sözleşmeleri, her iki tarafa da borç yükleyen sözleşmelerden olduğunu, söz konusu kira sözleşmesinde müvekkil para ödeme yükümlüsü olan taraf olmadığını, yalnızca teslim yükümlüsü olan taraf olduğunu, söz konusu kira ilişkisinde davacı kepçeyi kiraya veren, Bülent' in ise kiracı pozisyonunda olduğunu, söz konusu kira ilişkisinin olağan akışı gereği senet keşide etmesi gereken tarafın davacı değil davalı olduğunu, hile ve tehdit neticesinde davacı tarafından senedin imzalanmasını başaran ... ,

senedi iyi niyetli gibi gözüken fakat aslında iyi niyetli olmayan üçüncü kişi olan diğer davalı ...' na cirolanmış olduğunu, işbu cironun, kötü niyetli olduğunu, davalı ..., kötü niyet sonucu senedin zilyedi olduğunu, iktisabın kötü niyet neticesinde gerçekleştiğini, davalı ... , diğer davalı ...'a senedi cirolandığını, senedin hamilinin iyi niyetli gibi gözüken Volkan olması sağlanmaya çalışıldığını, takip alacaklısı hamil, senedi Konya. İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı dosyası aracılığıyla kambiyo senetlerine özgü yol ile icra takibine konu ettiğini ve davacıdan senet bedelini tahsil etmeye çalıştığını, hile ve tehdit neticesinde imzalatılan senet, Konya. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası aracılığıyla kambiyo senetlerine özgü icra takibine konu edildiğini, akabinde davacıya ödeme emri tebliğ edildiğini ve davacı tarafından Konya. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...

E. sayılı dosyası aracılığıyla imzaya itiraz davası ikame olduğunu, davacının kendisine senet imzalatıldığından bihaber olduğunu, kendisinin senede imza atma ihtimalini asla değerlendirmediğini, hiçbir senet imzalamadığını düşünerek borca değil imzaya itiraz etmiş olduğunu, Konya. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...

E. Sayılı dosyasında yapılan yargılamada Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nden ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan rapor alındığını, atılan imzanın davacının el ürünü olduğunu, yapılan yargılama neticesinde senetteki imzanın davacıya ait olduğunun kesinleştiğini ve bu durum davacı tarafından da şaşkınlık ile karşılandığını, söz konusu ... E. ve ...

K. sayılı kararın kesinleşmesi neticesinde; müvekkil o akşam evinin altında imzalatılan kâğıtlardan birisinin senede dönüştürüldüğünü anlaşılmış olduğunu, davacının bir senede imza attığını anlaması bu şekilde olduğunu, hiçbir şekilde senet tanzim etme niyeti olmadığını, Fakat karşı yan ile tek imza münasebeti o gece olduğundan;

senetteki imzanın o geceye ait olduğunu anladığını, zira davacı ile karşı yanın senet imzalanacak başka herhangi bir teması da olmadığını, bilindiği üzere menfi tespit davalarında kanunda herhangi bir zamanaşımı ya da hak düşürücü süre öngörülmediğini, davacının ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra yasal süresi içerisinde imzanın kendisine ait olmadığı düşüncesi ile imzaya itiraz etiğini ve imzanın kendisine ait olduğu karar 18/04/2014 tarihinde kesinleşmiş olduğunu, bu tarihten sonra davacı, imzanın kendisinden hile ile alındığını defaatle dermeyan ettiğini, icra dosyasından ötürü davacının hiçbir borcu olmadığını, senedin tarafına iadesini,

alacağın %20'sinden az olmamak üzere karşı tarafın kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; öncelikle davalı ... iyiniyetli 3. kişi olup, bir önceki muhatap ... ile davacı arasındaki ilişki ... açısından bir önem arz etmediği gibi eldeki davada da bir önemi olmadığını, kambiyo senetlerinin menfi tespit davasında, iddianın dinlenebilmesi için öncelikle yazılı delil olması gerektiğini, kanuni düzenlemelerde senede karşı ancak ve ancak senetle ispat zorunluluğunun bulunduğu açıkça belirtildiğini, bir an için yazılı delil olduğunu varsaysak bile (ki dava dosyasında herhangi bir yazılı delil yoktur) ...' n iyiniyetli üçüncü kişi olması sebebiyle ...' na karşı ileri sürülemeyeceğini,

ayrıca ... ile ilgili bir takım iddialar ortaya atıldığını ve bu iddialar uzun uzadıya anlatıldığını, o halde nasıl oluyor da davacı tanığı olarak gösterildiğini, bu durum bile yazılı delil ile dinlenebilir davanın bir başka abesle iştigal eden tarafı olduğunu, tüm bu izah ettiğimiz hususlar karşısında, öncelikle yazılı delil sunulmamış olması sebebiyle, bunun yanında da ...' nın iyiniyetli üçüncü kişi olması hasebiyle, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER

Konya . İcra Müdürlüğü'ne 11/01/2021 tarihinde yazılan müzekkereye cevabı; dosyanın başka bir mahkemeye gönderildiği için müzekkere yerine getirilemediğini bildirmiştir. Konya . Asliye Hukuk Mahkemesine 11/02/2021 tarihinde yazılı müzekkereye cevabı; dosyanın UYAP sistemi üzerinden gönderildiği bildirilmiştir. Konya CBS'ye 12/10/2021 tarihinde yazılı müzekkereye cevabı; dosyanın UYAP sistemi üzerinden gönderildiği bildirilmiştir.. Konya . İcra Hukuk Mahkemesine yazılan müzekkerenin cevabı; dosya UYAP sisteminden gönderilmiştir.

(III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İş bu dava; Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasıdır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının hata(yanılma), hile(aldatma) ve ikrah(korkutma) nedeniyle irade bozukluğuna uğratılıp uğratılmadığı, uğratılmış ise Konya . İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyaya konu bono yönünden davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususları olduğu anlaşılmıştır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir.

Kural olarak, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." (TMK m. 6 m.).

İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. (HMK m.190)

İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.

Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.

Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır.

Her ne kadar menfî tespit davalarında kural olarak ispat yükü davalı (alacaklı) tarafa ait ise de, davaya konu bonoda davacının keşideci, davalının ise yetkili son hamil konumunda oldukları, taraflar arasında sadece kambiyo ilişkisi bulunduğu, 6102 sayılı TTK m. 687 " Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ilerini başvuran hamile karşı ileri süremez;

meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." hükmü gereğince davacı keşidecinin, lehdar ile arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan şahsi defileri davalı takip alacaklısına karşı ileri sürebilmesi için, bu davalının bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun (davacı keşidecinin) zararına hareket ettiğinin, yani kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerektiği, bu hususta ispat yükünün davacıda olduğu anlaşılmaktadır.

Yargılama devam ederken davacı vekili mahkememize sunduğu 01.02.2022 tarihli dilekçe ile HMK 176. Maddede yer alan "Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir." hükmüne göre ıslah kurumuna başvurmuştur.

Dilekçesinde " müvekkilin imzaladığı evrakların senede dönüştürülüp dönüştürülmediği veyahut müvekkilin imzasının taklit edilerek yeni bir senet oluşturup oluşturulmadığının incelenmesi için davayı ıslah ederek imza incelemesi yaptırılması için dosyanın bilirkişi heyetine tevdiini talep ediyoruz. Yine malum olunduğu üzere taraflar ıslah müessesesi ile yeni bir delil veyahut yeni bir vakıa ortaya sürebilirler.

Hali hazırda dava dilekçemizde de bilirkişi deliline dayanmış bulunmaktayız. Müvekkilin imzalamış olduğu kağıtlardaki imza örnekleri taklit edilerek bir senet oluşturulduğu iddiasını öne sürerek davada ıslah yoluna başvurmaktayız." denilerek davasını ıslah etmiştir.

Islah kelime olarak bir şeyi iyileştirme, düzeltme anlamını içerse de, yargılama hukuku bakımından bundan daha özel ve teknik bir anlama sahiptir (... , ... Usûl, s. 1486). Islah; taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesine denir (Kuru, s.3965). Islah müessesesi, dava değiştirme, başka deyişle iddia ve müdafaanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağını bertaraf eden bir imkândır.

Zira bu suretle, aslında yasal itiraz ile karşılaşılabilecek olan herhangi bir taraf muamelesi, ıslah kurumu yardımı ile artık bu itirazı davet etmeksizin yapılabilmektedir (... Medeni Yargılama Hukuk, ... .5, İstanbul 1989, s.454). Bu tanımlardan da anlaşılacağı üzere, bir davada, davacı veya davalı iddia veya savunma sebeplerinin hepsini usul işlemlerinde yapılan bir hata ya da unutma nedeni ile mahkemeye sunmamış olabilir.

Yargılama sırasında ortaya çıkan bazı gelişmeler de yeni iddia veya savunma sebeplerinin ileri sürülmesini gerektirebilir. İşte bu eksiklikler HUMK’nm yürürlükte olduğu dönemde diğer tarafın açık veya zımni muvafakati ile giderilebilmekteydi. HMK`nın yürürlüğe girmesi ile birlikte zımni muvafakat ile eksikliklerin giderilebilmesi kaldırılmış ve sadece diğer tarafın açık muvafakati ile eksikliklerin giderilebileceği kabul edilmiştir.

Taraflardan birinin iddiasını veya savunmasını değiştirmek veya genişletmek istemesi hâlinde, karşı taraf buna açık bir şekilde rıza göstermezse; iddiasını veya savunmasını değiştirmek veya genişletmek isteyen tarafın ıslaha başvurmaktan başka çaresi yoktur. Şu hâlde ıslah hem iddianın hem de savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasaklarının istisnalarından birini oluşturur.

Sözü edilen yasakların işlerlik kazandığı andan itibaren, iddiasını ya da savunmasını genişletmek ya da değiştirmek isteyen tarafın, karşı tarafın buna açık muvafakat vermemesi halinde müracaat edeceği kurum, ıslah kurumudur (... , 729).

Islahın amacı, yargılama sürecinde şekil ve süreye aykırılık sebebiyle ortaya çıkabilecek maddi hak kayıplarım ortadan kaldırmak olup ıslah, tahkikat aşamasında yapılmış olan hatalı bazı taraf usul işlemlerini bir defaya mahsus olmak üzere düzeltme hakkı veren hukukî bir çaredir. Sonuç olarak, ıslah dava sebebinin veya savunmanın değiştirilmesi, delillerin ileri sürülmesi ve davaya dâhil edilmemiş vakıaların davaya dâhil edilmesi amaçlarına hizmet eden hukuki bir müessesedir.

Ancak HMK Madde 179 "(1) Islah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren, bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur. (2) Ancak ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları, yerine getirilmiş olan veya henüz yerine getirilmemiş olmakla beraber, karşı tarafın yerine getireceğini ıslahtan önce bildirmiş olması koşuluyla, yeminin teklifi, reddi veya iadesi ıslah ile geçersiz kılınamaz.(3) Şu kadar ki, ıslahtan sonra yapılacak tahkikat sonucuna göre, bu işlemlerin göz önünde tutulması gerekmiyorsa, bunlar da yapılmamış sayılır." hükmünü içermektedir.

Kanun’da açıkça (HMK 179/2) sayılmış olmaları nedeni ile, ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları, yerine getirilmiş olan veya henüz yerine getirilmemiş olmakla beraber, karşı tarafın yerine getireceğini ıslahtan önce bildirmiş olması koşuluyla, yeminin teklifi, reddi veya iadesi ıslah ile geçersiz kılınamaz.

HMK Madde 188 İkrar başlığını taşımakla "(1) Tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez. (2) Maddi bir hatadan kaynaklanmadıkça ikrardan dönülemez. (3) Sulh görüşmeleri sırasında yapılan ikrar tarafları bağlamaz." hükmünü havidir.

6100 sayılı HMK’nın 187. maddesinde; ispatın konusunun, tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalardan oluştuğu ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilebileceği, herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıaların çekişmeli sayılmadığı hükme bağlanmıştır.

Yukarıda belirtilen tüm açıklamalar gereğince mevcut dosya incelendiğinde. Konya. Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada görülen davacısının dosyamız davalısı, davalısının ise dosyamız davacısı olan tasarrufun iptali davasında, gerek davacı asil ...' un gerekse davacı vekilinin iş bu dosyaya sundukları beyan ve cevap dilekçelerinde imzanın davacı ... tarafından atıldığı İKRAR edilmiştir. Örneğin Konya. Asliye Hukuk Mahkemesi ...

Esas sayılı dosyaya sunulan 21.11.2017 tarihli davacının cevap dilekçesinde aynen " Konya. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyada mevcut olması gereken, takip dosyasına konu olan SENET, bono vasfında olamayacağından, hile ile imzalatıldığından, gerçek alacaklılık borçluluk ilişkisini de yansıtamaz.

Bu konuda müvekkilin saflığından, hulus ve saffetinden bilgisizlik ve tecrübesizliğinden faydalanılıp vesair benzer sebeplerle, bir nevi birkaç sözleşme örnekleri kağıt tomarlarının arasına konularak, müvekkil okumadan ve incelemesine dahi fırsat verilmeden imzalattırılmış, bilmeyerek imzalamış bulunduğu bir kağıdın sonradan doldurularak tedavüle çıkarılması....",

yine 17.04.2019 tarihli dilekçede " isbu davanın temelini teşkil eden bono müvekkilden hile ile beyaz kağıda imzası hile ile alınarak sonradan senet haline getirilmiş olup....." yine 06.06.2014 tarihli davacı asil imzalı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığa gönderilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığına başlıklı dilekçede " Konya. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emri 11.12.2012 tarihinde tarafıma tebliğ edildiğinde böyle bir evrak imzalamadığımdan imzaya itirazda bulundum. İmzanın bana ait olduğu anlaşılınca ,19.10.2012 tarihinde bana iş makinası kiralama sözleşmesi başlıklı 8 yada 10 sayfadan ibaret, imzalattırılan evraklar arasında senet imzalattırıldığını ...... Anladım." şeklinde beyanlar dosyada mevcuttur.

Hal böyle iken gerek davacının kendisinin gerekse de vekilinin Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyaya verdikleri dilekçelerde hile ile bonoya imza attırıldığını ileri sürmelerine hatta dava dilekçesinin bu minvalde oluşturulmasına rağmen, ıslah ile imzanın kendilerine ait olmadığı yönünde beyanda bulunmaları ve inceleme talep etmeleri HMK 179/2 de belirtilen İKRAR ıslah ile geçersiz kılınamayacağından, davalının kötü niyetli olarak davacıyı icraya verdiği ve davacının davalıya hiç bir şekilde borcu bulunmadığı iddiasıyla menfi tespit davası açılmış ise de; yukarıda izah edilen sebepler ile davacının davasını ispat edemediğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Davalının tazminat talebinın ise; İİK 72. Madde "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." hükmü gereğince mahkememizce verilen tedbir kararı uygulandığından ve tedbir nedeniyle takibin durduğundan, davalının alacağını geç almış bulunacağı ve zarara uğrayacağı anlaşılmakla kabulüne karar verilmesini gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

(IV) HÜKÜM SONUCU, YARGILAMA GİDERLERİ VE KANUN YOLU

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının davasının REDDİNE,

2-Hüküm altına alınan 200.000,00 TL üzerinden % 20 oranında hesaplanan 40.000,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,

3-Alınması gereken 80,70 TL karar harcının peşin olarak alınan 3.415,50 TL, harçtan mahsubu ile 3.334,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 22.450,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 2019 yılı tarifesine göre iki saatlik görüşme nedeniyle taraf başına saati 330,00 TL den toplam 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).

7-Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Yargılamaya ilişkin sair hususların gerekçeli kararda yazılmasına,

Dair ; Davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı HMK 345. Madde gereğince ( 2 ) iki hafta içerisinde, ilgili Konya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/03/2022

Katip ... Hakim ...

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/467, K. 2022/215, 22 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. T.C. Türk Milleti Adına
  4. Konya Gerekçeli Karar
  5. . Asliye Ticaret Mahkemesi
  6. Esas No
  7. Karar No
  8. Hakim
  9. Katip
  10. Davacı
  11. Vekili
  12. Davalı
  13. Vekili
  14. Dava
  15. Dava Tarihi
  16. Karar Tarihi
  17. Gerekçeli Kararın
  18. Yazıldığı Tarih
  19. Gereği Düşünüldü
  20. (I) Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  21. Iı) Yargılamada Toplanan Deliller
  22. (Iıı) Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/467
Karar No
2022/215
Tarih
22 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/467 K.2022/188
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/468 K.2022/266
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/468 K.2022/201
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/468 K.2022/170
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/468 K.2022/212
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/468 K.2022/219

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.