KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/344
- Karar No
- 2022/69
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2022
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
- İddianın özeti
- —
Karar Metni
890 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Müvekkili firma tarafından borçlu ... (... Asansör) adına 30/11/2019 tarihli ... sıra, ... irsaliye numaralı 23.600,00 TL değerinde fatura düzenlendiğini, davalının fatura bedelini ödemediğinden 22/01/2020 tarihinde Konya. İcra Müdürlüğü'nün ... Es.
Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini, dava şartı olan arabuluculuğa başvuru şartının yerine getirildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde hidrolik üniteden kaynaklanan 23.600,00 TL değerinde fatura düzenlendiğini, müvekkilinin ürünleri davalıya gönderdiğini, davalının ürünleri gönderildiğine ilişkin itirazlarının bulunmadığını, bu nedenlerle; davalı yan aleyhine başlatılan Konya. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasına yapılan vaki itirazın iptalini, icra takibinin devamını, alacak miktarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama gideri ile ücreti vekaletin de davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVANIN VE GÖREVLİ MAHKEMENİN TESPİTİ VE GEREKÇE
Mahkemenin görevli olması, HMK 114/1-c maddeye göre dava şartıdır. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir (HMK 1. md.). “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler”(HMK115.md.).
Dava; dava konusu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi ve araçtaki ayıp nedeniyle uğranılan zararlara ilişkin maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Türk Ticaret Kanununun Ticari davalar, çekişmesiz yargı işleri ve delilleri başlıklı 4. Maddesi "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükmünü içerir.
Yine Türk Ticaret Kanununun Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler başlıklı 5. Maddesi "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." hükmünü içerir.
Ticari davalar kendi aralarında, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılır. Mutlak ticari davalarda tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken Kanun o davayı ticari dava olarak tanımladığı için ticari dava sayılır. Mutlak ticari davalar, TTK nın 4/1/a-f bentleri arasında sayıldığı gibi, Kooperatifler Kanunu (md.99), İcra ve İflas Kanunu (md.154), Finansal Kiralama Kanunu (md.31) gibi bazı özel kanunlarda da belirlenmiştir.
Buna karşılık tarafları tacir olan ve her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olan davalara ise nispi ticari dava denir. Yani bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de tarafların tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Bu haliyle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yukarıda belirtilen mutlak ticari davalar kapsamına girmediği gibi davalı Osman MACUN'un Seferihisar Mal Müdürlüğünün cevabi yazısına göre; 2019 yılında işletme hesabına göre defter tuttuğunu, V.U.K'nun 177. Maddesinde belirtilen hadlerin altında kaldığı, Seferihisar Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığının cevabi yazısına göre; 13/02/2017 tarihinde Asansör kurulum, bakım ve tamir mesleğinden dolayı kayıt olduğunu ve halen kaydının devam ettiğini, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğünün cevabi yazısına göre ise; tacir kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, bu nedenle eldeki davanın nispi ticari dava kapsamında da kalmadığı açıktır.
Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; bu davalara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/344, K. 2022/69, 20 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama