KÜNYE
- Mercii
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/407
- Karar No
- 2025/614
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
Karar Metni
2.892 kelime·14 dk okuma·22 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACILAR : 1- ...-
2- ...-
VEKİLLERİ
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ
DAVALI : 2- ...
VEKİLLERİ
DAVALI : 3-
VEKİLİ
DAVALI : 4-
VEKİLİ
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
1.BEYANLAR:
Davacılar vekilleri dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir. 10.04.2021 tarihinde meydana gelen tek taraflı ölümlü ve yaralamalı trafik kazasında, müvekkilleri ... ve ...'nın ... plakalı araçta yolcu olarak bulundukları, sürücü ...’ın tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kazada müvekkiller ciddi şekilde yaralanmış; vücutlarında kırıklar oluşmuş, baş, omuz ve el travmaları yaşamışlardır.
Hastane tedavileri ve sonraki süreçte yaşadıkları fiziksel ve psikolojik etkiler detaylı şekilde açıklanmıştır. TBK m. 54 uyarınca tedavi giderleri, iş gücü kaybı ve diğer ekonomik kayıplar için maddi tazminat. TBK m. 56 uyarınca ise geçirdikleri ağır kazanın yol açtığı elem ve ızdırap nedeniyle manevi tazminat talep edilmektedir. Davalılar; sürücü ..., işleten ... Tic. Ltd. Şti., zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ... Sigorta A.Ş. (ZMSS kapsamında) ve kasko sigortacısı ...
Sigorta A.Ş. olarak gösterilmiş; sigorta şirketlerine öncesinde başvuru yapıldığı ve sonuç alınamadığı, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşmazlıkla sonuçlandığı belirtilmiştir.
Netice-i talep olarak, müvekkil ... için şimdilik toplam 75 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın; müvekkil ... için ise yine şimdilik toplam 75 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın, kusurlu sürücü ..., işleten ... ve sigorta şirketlerinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... plakalı aracın devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalılara yüklenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili ilk cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davaya konu aracın müvekkili şirkette Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı olduğunu, davacıların Türk vatandaşı olmadığından 5718 sayılı MÖHUK m.48 uyarınca teminat yatırmaksızın dava açamayacaklarını, ayrıca Karayolları Trafik Kanunu m.97 ve m.99 kapsamında usule uygun başvuru yapılmadığını, başvuru sırasında gerekli belgelerin sunulmadığını, bu nedenle dava şartı eksikliğinden davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Esasa ilişkin olarak; maluliyet oranının “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” kapsamında yeniden değerlendirilmesini, kazaya ilişkin kusur oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, tedavi, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri dahil SGK'nın sorumlu olduğu masraflardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, gelir belgesi sunulmadığından asgari ücretin esas alınması gerektiğini, değer kaybı taleplerinin teminat dışı olduğunu, varsa SGK ödemeleri ile diğer tazminat gelirlerinin mahsup edilmesi gerektiğini,
destek müteveffanın müterafik kusuru varsa tazminattan indirim yapılması gerektiğini, ZMSS poliçesinin sadece gerçek ve doğrudan zararlara teminat verdiğini, temerrüt tarihinin başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası ya da dava tarihi kabul edilmesi gerektiğini, yasal faizden fazlasına hükmedilemeyeceğini ileri sürerek; haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen delillerin usulen tebliğe çıkarılmadığını, bu nedenle inceleme ve değerlendirme yapılamadığını, savunma haklarını saklı tuttuklarını, ayrıca 2918 sayılı KTK m.97 ve ZMMS Genel Şartları uyarınca müvekkiline usule uygun başvuru yapılmadığını, gerekli belgelerin eksik olduğunu ve maluliyet raporunun sunulmadığını, dolayısıyla dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Esasa ilişkin olarak; müvekkil şirketin yalnızca sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğu bulunduğunu, kazaya ilişkin net kusur oranının ancak Adli Tıp Kurumu veya yetkili teknik kurumlarca yapılacak inceleme ile belirlenebileceğini, olayda müterafik kusur olup olmadığının araştırılması gerektiğini, koruyucu ekipman kullanımının tespitiyle tazminattan indirim yapılabileceğini, müvekkilinin genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında sadece gerçek zarardan ve poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğunu, temerrüt koşulları oluşmadığından faiz talebinin reddi gerektiğini belirtmiştir.
Manevi tazminat yönünden ise, kazada ölen kişiyle davacılar arasında kan bağı bulunmadığını, bu taleplerin kötü niyetli kazanç aracı olarak değerlendirildiğini, kaldı ki manevi tazminatın İMM limitinin %25’i ile sınırlı şekilde ve ancak poliçede yer alması halinde mümkün olabileceğini ileri sürerek; davanın usulden, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususlara değinmiştir; davacıların müvekkilleri aleyhine zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunmadığını ve yabancı uyruklu davacılar tarafından teminat yatırılmadığını belirterek dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini talep etmiş, ayrıca Konya. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında ceza yargılamasının devam ettiğini bildirerek bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını istemiştir.
Müvekkil ...’ın kazada kusurlu olmadığını, hava koşullarının etkili olduğunu, davacılara kemer takmaları konusunda uyarıda bulunulduğunu, bu nedenle müterafik kusurun dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. Kusur oranının belirlenebilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasını, davacıların sunduğu sağlık raporlarının yetersiz olduğunu ve yeniden rapor alınması gerektiğini savunmuştur.
Davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, müteveffa ile aralarında kan bağı bulunmadığını, bu nedenle manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, aksi halde mükerrer ödeme doğacağını ifade etmiş, müvekkillerin temerrüde düşürülmediğini, faiz talebinin yerinde olmadığını, olsa dahi ancak karar tarihinden itibaren yasal faiz uygulanabileceğini ileri sürerek ceza davasının bekletici mesele yapılmasına,
dava şartı eksikliği nedeniyle usulden, aksi halde esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili rapora itiraz dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; aktüer bilirkişi raporunda kullanılan progresif rant yöntemi ile hesaplamayı kabul etmediklerini, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararlarının bu dosyada uygulanamayacağını, Trafik Sigortası Genel Şartları'nın halen yürürlükte olduğunu ve poliçe düzenleme tarihi itibarıyla geçerli olan bu Genel Şartlar uyarınca hesaplama yapılması gerektiğini, iptal kararlarının geriye yürümediğini, bu nedenle 04.12.2021 tarihli Genel Şartların esas alınması gerektiğini ifade etmiştir.
Sigorta şirketinin sorumluluğunun, işletenin sorumluluğundan farklı esaslara tabi olduğunu, teknik faiz oranı (%1,65 ve %1,8) ve TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasının bilimsel ve hakkaniyete uygun olduğunu, aksi durumda zarar görenin sebepsiz zenginleşeceğini belirtmiştir.
Ayrıca, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinin tedavi teminatı kapsamında SGK tarafından karşılanması gerektiğini, bu konuda sigorta şirketinin sorumluluğunun 6111 sayılı Kanun’un 59. ve KTK 98. maddesi gereği sona erdiğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, maluliyet sonrasında ortaya çıkan bakıcı ihtiyacının da tedavi sürecinin parçası olduğunu savunmuştur.
SGK’nın yaptığı geçici iş göremezlik ve PSD ödemelerinin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, aksi halde mükerrer ödeme doğacağını belirterek, bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda yeniden rapor alınmasına ve sonuç olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilleri ıslah dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir. Davacılar ... ve ...’nın, 10.04.2021 tarihinde geçirdikleri trafik kazası nedeniyle geçici malul kaldıkları, tarafların kusursuz olduğu ve zararlarının karşılanması gerektiği belirtilmiş. 22.04.2025 tarihli aktüerya bilirkişi raporuna dayalı olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla bedel artırım talebinde bulunulmuştur.
Bu kapsamda, ... için 1.978,13 TL geçici iş göremezlik zararı ve 1.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 2.978,13 TL; ... için ise 8.477,70 TL geçici iş göremezlik zararı ve 1.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 9.477,70 TL talep edilmiştir. Netice-i talep olarak, toplamda 12.455,83 TL maddi tazminatın (... yönünden başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte) davalılar ..., ...
Tic. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş.’den ZMMS teminat miktarı ile sınırlı olmak üzere müşterek ve müteselsilen tahsili ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesi talep edilmiştir.
2. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER: Ceza/CBS dosyası, hastane kayıtları, SGK kayıtları, Noterler birliği kayıtları ilgili birimlerden getirtilmiştir.
Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi 08.12.2023 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir.
10.04.2021 günü saat 09:27 sıralarında ... idaresindeki ... plakalı otobüsle Konya’dan Aksaray istikametine seyir halindeyken, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın sağdan yoldan çıkıp şarampole devrilmesi sonucu meydana gelen kazada, otobüste yolcu olarak bulunan kişilerden ... ve Kıunneı Maksimova yaralanmış, bir yolcu ise olay yerinde hayatını kaybetmiştir. Kaza, meskun mahal dışında, karlı zeminde, gündüz vakti ve bölünmüş yolda gerçekleşmiştir.
Yapılan teknik incelemeler, kamera görüntüleri, kaza tespit tutanağı ve önceki bilirkişi raporları çerçevesinde; araçta herhangi bir teknik arıza olmadığı, hızın 90 km/s olduğu, lastiklerin mevsim koşullarına uygun olduğu, kazaya yol şartlarının değil sürücünün tedbirsizliği ve hızını hava, yol ve görüş şartlarına uygun şekilde ayarlamaması sonucu meydana geldiği tespit edilmiştir.
Dosyadaki tüm belgeler ve beyanlar dikkate alındığında, sürücü ...’ın sevk ve idare hatası yaptığı ve kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Rapor, üç uzman tarafından müştereken imzalanmış ve mahkemenin takdirine sunulmuştur.
Davacı ... yönünden Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğinin 14/03/2025 tarihli raporunda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine Göre; davacının:
Kişide meydana gelen yaralanmanın kalıcı sakatlık (sürekli iş göremezlik) niteliğinde olmadığı,
İyileşme sürecinin 3 hafta bulabileceği,
Bakıcıya ihtiyacı olmadığı,
Fatura edilemeyen tedavi giderinin 1.000,00 TL olacağı bildirilmiştir.
Davacı ... yönünden; Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğinin 14/03/2025 tarihli raporunda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine Göre; davacının:
Kişide meydana gelen yaralanmanın kalıcı sakatlık (sürekli iş göremezlik) niteliğinde olmadığı,
İyileşme sürecinin 3 ayı bulabileceği,
Bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürenin 1 ay olduğu,
Fatura edilemeyen tedavi giderinin 1.000,00 TL olacağı bildirilmiştir.
Davacı ... yönünden; Aktüer bilirkişi tarafından tanzim edilen 22/04/2025 tarihli raporda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine Göre davacının;
Geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararın 1.978,13 TL,
SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin 1.000,00 TL olduğu rapor edilmiştir.
Davacı ... yönünden; Aktüer bilirkişi tarafından tanzim edilen 22/04/2025 tarihli raporda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine Göre davacının;
Geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararın 8.477,70 TL,
Bakıcı giderlerinden kaynaklanan maddi zararın 3.577,50 TL
SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin 1.000,00 TL olduğu rapor edilmiştir.
3. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Esas yönünden incelenen dosyada; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder.
Somut olayda meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinin ZMMS sorumlusu olduğu aracın kaza yaptığı davacıların araçta yolcu olarak bulundukları, kaza nedeniyle davacıların bedenlerinde zarar meydana geldiği, meydana gelen zarar nedeni ile ZMMS ile güvence altında bulunan aracın sürücüsü, işleteni ve davalı ZMMS poliçesi sigortacısı olan ...
Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu ve bu kapsamda hüküm kısmında yazılı olduğu şekliyle sorumlulardan tahsil edilecek tazminatların davacı tarafa ödenmesi gerektiğinden davanın kısmen kabulüne; davacıların ... Sigorta A.Ş. Aleyhine açtıkları davada poliçe limiti tükenmediğinden kasko poliçe sigortacısı ... Sigorta A.Ş.
Aleyhine dava açılamayacağından her iki davacının anılan şirket aleyhine açtıkları maddi tazminat davalarının pasif husumet nedeniyle ayrı ayrı reddine, davacıların yaralanmalarından kaynaklı manevi zararları bakımından zararın miktarı, ekonomik ve sosyal durum araştırmasına ilişkin tutanak nazara alınarak hüküm kısmında yazılı miktarlarla ayrı ayrı manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/407, K. 2025/614, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama