İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

KONYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C. GEREKÇELİ KARAR

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/488 K.2025/553

Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkilinin davalıdan olan alacağı için 1.050.582,34 TL tutarındaki alacağı için Konya. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haciz kararının Konya. İcra…

Esas2023/488Karar2025/553Tarih25 Haziran 2025Okuma10 dk · 2.073 kelime

KÜNYE

T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi "Türk Milleti Adına" Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi

Mercii
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/488
Karar No
2025/553
Karar tarihi
25 Haziran 2025
Esas no
—
Karar no
—
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Vekili
—
Dava
İTİRAZIN İPTALİ
Dava tarihi
—
Karar tarihi
—
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Gereği düşünüldü
—
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.073 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkilinin davalıdan olan alacağı için 1.050.582,34 TL tutarındaki alacağı için Konya. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haciz kararının Konya. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyası ile infaz edildiğini, icra dosyasından davalı tarafa gönderilen ödeme emrine karşı yapılan itiraz sonucu takibin durduğunu, müvekkilinin davalı tarafla arasındaki ticari ilişki uyarınca ekte sunulan fatura ve irsaliyeli malları davalıya teslim ettiğini, buna rağmen müvekkilinin karşılığında ödeme alamadığını, müvekkilinin 1.050.582,34 TL alacağının bulunduğunu, hal böyleyken davalının işbu haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini,

davalının kötü niyetli bir şekilde alacağı sürüncemede bırakması nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşmama şeklinde sonuçlandığından bahisle davalarının kabulü ile davalı borçlunun Konya. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle. Konya. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.

İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararının haksız olduğunu, haksız ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın kısmen kabul kısmen reddedilerek 498.192,75 TL lik miktar yönüyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiğini, söz konusu kararın taraflarca istinaf edildiğini, henüz ihtiyati haciz kararının kesinleşmediğini, ayrıca müvekkili şirketin icra hukuk mahkemesine müracaat ederek ihtiyati haczin kaldırılması için dava açtığını, Konya. İcra Hukuk Mahkemesinin ...

Esas sayılı dosyasında verilen ara kararıyla borca yeter miktarda nakdi teminatın sunulduğunun anlaşıldığını ve bu nedenle icra takibinde davalı borçlu adına konulan ihtiyati hacizlerin tedbiren kaldırılmasına karar verildiğini, ihtiyati haciz kararı nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, istinaf incelemesinin bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, tarafların 2019 yılından beridir ticari ilişkilerinin bulunduğunu, davacı tarafın 2019-2023 tarihleri arasında keşide edilen tüm faturaları alacağın sebebi olarak gösterdiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin uzun süre devam ettiğini,

davacının 2019 ve devamı yıllar için keşide ettiği tüm faturaları ödenmediği iddiasıyla 2023 yılı sonunda icra takibine konu ettiğini, bu durumun kabul edilmesinin hukuki izahının olmadığının ortada olduğunu, müvekkilinin ...' a veya gösterdiği şahıslara menkul ve gayrimenkuller vermek suretiyle faturalardan kaynaklı borcunu tamamen ödediğini, verilen menkul ve gayrimenkullerin değerler ile davanın dayanağı olarak gösterilen fatura bedelleri karşılaştırıldığında müvekkili şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığının görüleceğini,

müvekkili şirkete ait defter ve kayıtlar incelendiğinde faturalardan kaynaklı borcun ödendiğinin anlaşılacağından bahisle davanın reddine, davacının dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.

Davaya konu Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibinin 1.050.582,34 TL asıl alacak ve 2.400,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.052.982,34 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak faturaların ve açık hesap ilişkisinin gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın asıl alacak üzerinden hükümden düşürülmesi için de eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.

Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)

Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse. HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.

Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)

Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır.

Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E.... l K. sayılı kararında fatura.

“Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.

Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)

Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nin 87.) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukukî sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır.

Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nin cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur.

Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’nin cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E ... K sayılı ilamı)

6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesine göre; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesine göre; İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen 22/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ile, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, fatura kaydı yönünden defterlerin karşılıklı olarak birbirini teyit ettiği, davacı defterlerinde ödeme kaydının bulunmadığı, davalı defterlerinde ise bir takım ödeme kayıtlarının yer aldığı, bunların sözleşmelere ilişkin olduğu, 7 ayrı sözleşmeye dayalı olarak ödeme yapıldığı kabul edilirse davacının 135.257,50 TL tutarında alacaklı olduğu, bu sözleşmelere itibar edilmemesi durumunda ise davacının alacaklı olduğu tutarın 1.050.582,34 TL olduğu mütalaa edilmiştir.

Fatura kaydı yönünden karşılıklı defter kayıtları birbiriyle uyumlu olduğundan bu aşamada ispat yükü davalı üzerinde olup, ödeme iddiasının yazılı delillerle ispatlanması gerekir. Davalı ödeme savunmasına dayalı olarak 7 ayrı sözleşme ibraz etmiştir. Bu sözleşmelere dayalı olarak yapılan değerlendirmede;

1-07/04/2023 tarihli sözleşmenin ... plakalı aracın 460.000 TL bedel mukabilinde davacının oğlu ... devrine ilişkin olduğu, sözleşmede davacının imzasının bulunmadığı, dolayısıyla ödeme olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,

2-01/03/2021 tarihli sözleşmenin B Blok 22 nolu ... ...'ın isteği üzerine ... devrine ilişkin olduğu, sözleşmede davacıya atfen imza bulunmakta ise de ATK raporu ile imzanın davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla bu belge içeriğine itibar edilmesinin mümkün olmadığı,

3-15/03/2023 tarihli sözleşmenin ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın ... devrine ilişkin olduğu, sözleşmede davacının imzasının bulunmaması karşısında davacı alacağından mahsubun mümkün olmadığı,

4-08/10/2020 tarihli sözleşmenin davacı tarafından imzalandığı, davacının imza inkarında bulunmadığı, 22 nolu BB'nin asansör ruhsatı alınmasından sonra davacıya devredileceğinin hüküm altına alındığı, ancak taşınmazın davacıya devredilmediği, sözleşmede ileri bir tarihte devredileceğinin öngörülmesi ve taşınmazın dava dışı ...'a devredilmesi karşısında bu sözleşmeye dayalı olarak davacı alacağından mahsup yapılamayacağı,

5-28/12/2019 tarihli sözleşme ile 600.000 TL bedel mukabilinde taşınmazın 30/06/2020 tarihinde davacıya devrinin kararlaştırıldığı, sözleşmede davacı imzasının bulunduğu ve imzanın inkar edilmediği, sözleşme ile taşınmazın ileri bir tarihte devrinin kararlaştırılması karşısında devrin gerçekleştiğinin davalı tarafça ispatının gerektiği, devrin davacıya yapılmaması karşısında buna dayalı olarak mahsup yapılmasının mümkün olmadığı,

6-28/06/2019 tarihli sözleşme ile 2 adet dairenin 600.000 TL bedel mukabilinde davacıya devrinin kararlaştırıldığı, devrin ileri tarihli olarak 06/2020 de yapılacağının belirtilmesi karşısında bu devrin yapıldığının davalı tarafça ispatının gerektiği, devrin dava dışı üçüncü kişilere yapılması karşısında bu sözleşmenin ödeme belgesi olarak kabul edilemeyeceği,

7-20/06/2019 tarihli sözleşmenin de 225.000 TL bedel mukabilinde taşınmaz satışına ilişkin olduğu, bu sözleşme içeriğinden de devrin ileri bir tarihte yapılacağının belirlendiği, dolayısıyla devrin yapıldığının davalı tarafça ispatının gerektiği, taşınmazın dava dışı üçüncü kişiye devredilmesi karşısında davacı alacağından bu sözleşmeye dayalı olarak mahsup yapılamayacağı kabul edilmiştir.

Yine, devirlerin davacının talimatı üzerine yapıldığı savunulmuş ise de, bu iddianın yazılı delillerle ispatının gerektiği, buna ilişkin yazılı bir delil ibraz edilmediği, ... ve ... davacı adına tahsil yetkisinin bulunduğunun da usulünce ispatlanamadığı sonucuna varıldığından bu sözleşmelere dayalı olarak mahsup yapılamayacağı kabul edilmiştir.

Davalı yemin deliline dayandığından kendisine yemin delili hatırlatılmış, ancak yemin teklifinde bulunmamıştır. Bu kapsamda davalı ödeme iddiasını yemin delili ile de ispatlayamadığından davacının takip tarihi itibariyle 1.050.582,34 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu kabul edilmiş ve takibin bu tutar üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.

Tarafların feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş, davalı tarafça takibin kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;

1-DAVANIN KABULÜ ile, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 1.050.582,34 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,

2-1.050.582,34 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 210.116,46 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Davalının tazminat isteminin reddine,

4-Alınması gereken 71.765,27 TL. nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 12.676,41 TL. harcın mahsubu ile kalan 59.088,86 TL. harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

5-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120,00 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

6-Davacı tarafından yapılan 12.946,26 TL harç gideri ve 14.026,35 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 26.972,61 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Gerekçeli karar tebliği için davacı avansından yapılacak olan (ve 30 TL. olacağı değerlendirilen) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 159.081,53 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,

Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/06/2025

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/488, K. 2025/553, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/488
Karar No
2025/553
Tarih
25 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/489 K.2025/464
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/490 K.2025/539
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/491 K.2025/560
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/493 K.2025/463
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/494 K.2025/473
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/495 K.2025/1356

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.