İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

KONYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/652 K.2024/48

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

Esas2023/652Karar2024/48Tarih24 Ocak 2024Okuma12 dk · 2.301 kelime

KÜNYE

Mercii
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/652
Karar No
2024/48
Karar tarihi
24 Ocak 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.301 kelime·12 dk okuma·20 bölüm

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

-{YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR}-

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

KARAR NO

BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

DAVACI

VEKİLİ

DAVALI

VEKİLİ

DAVA

Ortak Olunmadığının Tespiti ve Alacak

DAVA TARİHİ

KARAR TARİHİ

{}Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle; mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;

-{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}-

{}DAVACI TARAFIN İDDİASI: DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; davacının davalı şirkete ve iştiraki olan şirketlere değişik zamanlarda para yatırdığını, karış tarafın geçerli bir ortaklık ilişkisi kurmadan haksız ve usulsüz olarak para toplayıp topladığı paraları geri vermediğini, müvekkilinin söz konusu paraları yurtdışında işçi olarak çalışırken biriktirdiğini, müvekkilinin davalı şirkete para verirken de yurtdışında biriktirdiği paranın Türkiye' de değerlenmesi ve ülke ekonomisine katkı sağlanması amacını güttüğünü,

karşı tarafın faizin haram olduğunu dile getirerek yapılacak büyük yatırımlar ile her sene yüksek oranda kar payı dağıtılacağı ve istendiği an yatırılan paraların geri iade edileceği yönünde güven telkin ettiğini, müvekkilinin yatırdığı parayı defalarca istemesine rağmen geri verilmediğini, buna ilişkin olarak açtıkları Konya. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...

Esas sayılı dosyasında görülen davada 7194 Sayılı kanunun geçici 41. Maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini, kararda bahsi geçen kanun maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini, bu nedenle müvekkilinin yatırdığı paraların iadesini tekrar talep etmek için işbu başvuruyu yaptıklarını, davalı şirket yetkilileri hakkında açılan ceza davalarında holdingin yüklü miktarda zarar ettiği ve faaliyet karı olmamasına rağmen kar payı dağıtıldığının tespit edildiğini, ayrıca aynı alacak konularına ilişkin davaların Konya.

Asliye Ticaret Mahkemesinin ...

Esas sayılı sırasında kayıtlı dosya üzerinden havuz dosya oluşturulduğunu, sözü geçen dosyaya SPK dan gelen evraklarda müvekkilinin tahsilat yapılan kişiler arasında olduğunun tespit edildiğinden bahisle taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, müvekkilinin şirkete ödemiş olduğu şimdilik 100,00 EURO nun ödeme tarihinden itibaren işleyecek merkez bankası yabancı para cinsi faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

{}DAVALI SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; davacının iddia ettiği gibi taraflar arasında davalıyı borç altına sokacak bir sözleşme, haksız fiil ya da sebepsiz zenginleşme ilişkisinin mevcut olmadığını, davacının dava ekinde ortaklık durum belgesi adlı belgenin fotokopiden ibaret olup davalı şirketin yetkililerince imzalanmadığını, bu nedenle belgenin davalı şirket aleyhine delil kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın işbu davayı açtıkları tarihte ödediklerini iddia ettikleri bedeli bilen ve en azından bilebilecek konumda olduğunu,

davacının delil olarak dayandığı kanun gereği reddedilen dava dosyasında alınan bilirkişi raporu gereğince işbu davada iddia edilen alacak miktarının bilebilecek durumda olduklarını gösterdiğini, bu nedenle davacı tarafın HMK 107. Maddesi gereğince dişbu ihtilafta belirsiz alacak davası açma haklarının bulunmadığını, İhtilafa benzer emsal dosyalarda Yargıtay.

Hukuk Dairesinin dürüstlük kuralını gerekçe göstererek BK 60. maddesinde hüküm altına alınan zamanaşımı sürelerinin uygulanamayacağı şeklinde içtihat oluşturmuş ise de Yargıtay Büyük Genel Kurulunun içtihadı birleştirme kararı sonrasında Yargıtay.

Hukuk Dairesinin bu içtihadından dönerek benzer ihtilaflarda BK 60. maddesinde öngörülen zamanaşımı sürelerinin uygulanması gerektiği bu sebeple ceza zamanaşımı süresi içerisinde ikame edilmeyen davanın reddinin gerektiği şeklinde içtihatlar oluştuğunu, ceza zamanaşımı süresi olarak tanımlanan 7,5 yıllık zamanaşımı süresini işbu ihtilafa uygulandığında davacının müvekkili şirkete bir miktar para verdiğini iddia ettiği yani haksız fiilin tarihi olarak açıkladığı tarihten yaklaşık 26 yıl sonra sonra ikame edilen işbu davanın zamanaşımı süresi içerisinde ikame edilmediğinin ortada olduğunu, ancak Yargıtay.

HD nin görüşünün aksine bu ihtilafta BK 60. Maddesi gereğince alt süre olarak 1 yıllık ve üst süre olarak öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği kanaatinde olduklarını, bu nedenle zamanışımı süresi içerisinde ikame edilmeyen davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı ve davalı arasındaki tek ilişkinin ortaklık ilişkisi olduğunu, bu hukuki ilişkiyi iradesi ile kuran davacının hisse senetlerini edindiği tarihten yaklaşık 26 yıl sonra ortak olmadığını iddia etmesinin hakkın kötüye kullanımdan öteye gitmediğini, bu iddianın taraflar arasındaki ortaklık ilişkisini de ortadan kaldırmadığını,

davacının şirketteki paylarının bedelinin iadesini talep edemeyeceğinden davanın bu gerekçe ile esastan reddinin gerektiğini, davacının müvekkili şirkete ödemediği bir bedeli müvekkilinden talep etmesinin mümkün olmadığı gibi davacının bir miktar paranın şimdilik 100 EURO sunun ödeme tarihinden itibaren döviz faizi ile tahsili talebinin de hukuki dayanağının olmadığından bahisle davalılar aleyhinde ikame edilen davanın öncelikle zamanaşımından aksi taktirde diğer nedenlerle esastan reddine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İŞBU DAVA; taraflar arasında geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının ve yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünün tespiti (ortak olunmadığının ve hükümsüzlüğün tespiti) ve verilen paraların istirdadını sağlamaya yönelik maddi tazminat davalarıdır.

Mahkememizce tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanmış, ... (... ) Şirketleri ile ilgili Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas seri başı dosyasında yer alan tüm ceza dosyalarına ilişkin bilgi ve belgeler ile davalı şirketlerle ilgili ticaret sicil kayıtları, sözü geçen dosya arasında bulunan SPK listeleri, SPK' dan gelen cevabi yazılar ve tüm evrak ve ekleri, yargılamanın uzamaması ve usul ekonomisi gözetilerek dosyamıza UYAP sisteminden aktarılarak tek tek incelenmiştir.

{}DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE ... HOLDİNG A.Ş.' NİN SPK' YA SUNDUĞU "CD" LER

Konya. Asliye Ticaret Mahkemesinin seri başı ... Esas sayılı dosyasında mevcut olan ve UYAP sisteminden dosyamıza aktarılan Sermaye Piyasası Kuruluşundan gelen 31/03/2014 tarih ... sayılı yazısı ekinde geçen şekli ile davalı ... Holding A.Ş. 'nin ve ...

İnşaat A.Ş. 'nin 28/04/2003 tarih 175 ve 176 sayılı yazıları ile Sermaye Piyasası Kuruluna yaptıkları başvuruları üzerine, Sermaye Piyasası Kurulunun kaleme aldığı 31/12/2003 tarih ... ve ... sayılı aynı içerikli yazılarına istinaden adı geçen şirketlerin 09/02/2005 tarih 030 ve 031 sayılı aynı içerikteki yazılarında; yazılarının ekindeki CD lerde Ek1-a, Ek1-b ve Ek1-c olarak belirtilen tahsilat dağılım listeleri ile ilgili olarak "........Şirketimiz, ...

İnşaat A.Ş. (mahkeme açıklaması:yazıyı yazan şirkete göre ... Holding A.Ş. olabilir) ile ... Holdings S.A. tarafından ortaklardan hisse karşılığı olarak tahsil edilen tutarlar ile ortaklar arasındaki hisse değişimi nedeniyle tahsil edilmiş gibi gözüken meblağlar Euro cinsinden kişi ve tarih bazında toplam 213.225 satır ve 2.222 sayfadan oluşan listeler 6 cilt olarak Ek-1 dedir (... Holding A.Ş. 'ne ilişkin listeler Ek-1a'da, ...

İnşaat A.Ş. 'ne ilişkin listeler Ek-1b'de ve Lüxembourg'ta kain ... Holdings S.A.'ya ilişkin listeler Ek-1c'dedir).........arz olunur." şeklinde yer aldığı anlaşılmıştır.

Konya. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E., ... K. Sayılı dosyası celbedilmiş, bu dosyanın incelenmesinde; davacı ... vekilince davalı ...

Holding A.Ş. aleyhine tespit ve alacak davası açıldığı, sözü geçen mahkemenin 24/01/2020 tarihli kararı ile, 7194 Sayılı Kanunun 41. Maddesi 25/03/21987 tarihli 3332 Sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile 3182 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun' a eklenen geçici 4/2.

Maddesi gereğince, davacının davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, ilgili kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Konya BAM. Hukuk Dairesinin 22/04/2021 Tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, bu kararın temyiz yargı yoluna gidilmeyerek 24/06/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

{}HUKUKİ DELİLLER{}

818 sayılı Borçlar Kanunun Müruru Zaman başlıklı 60. maddesi; “Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz.” hükmünü amirdir. 818 sayılı Borçlar Kanunun Müruru zamanın dermeyanı lüzumu başlıklı 140. maddesi; “Müruru zaman dermeyan edilmediği surette hakim, müruru zamanı kendiliğinden nazara alamaz.” hükmünü amirdir.

{}DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE{}

Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede; davacı vekilince davalı şirket aleyhine açılan bu davada taraflar arasında geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla davalı tarafa verilen paranın haksız fiil hükümlerine göre davalıdan tazmini talep etmiş olup; davalı vekilince verilen cevap dilekçesiyle davacının davalı şirketin ortağı olduğu kabul edilerek davanın esası hakkında red kararı verilmesini, ayrıca davada haksız fiile ilişkin yasadaki 1 ve 10 yıllık sürelerin olduğu ileri sürülerek davanın hak düşürücü süre ve zaman aşımı nedeni ile reddinin talep edildiği anlaşılmıştır.

Davalı vekilince HMK 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası açılmasına ilişkin yasal koşulların mevcut olmadığı ileri sürülmüş ise de; Konya BAM . Hukuk Dairesinin ve Yargıtay . Hukuk Dairesinin önünden geçen pek çok dava belirsiz alacak davası olarak bakılıp sonuçlandırıldığından ve Konya . Asliye ticaret Mahkemesinin ... E., ... K. Sayılı dosya eldeki dosya yönünden kesin hüküm ve kesin delil şartlarına haiz olmadığından bu itirazın da reddi gerekmiştir.

Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça davalı şirketin Türk Ticaret Kanununa, Bankacılık Kanununa, Sermaye Piyasası Kanuna, Borçlar Kanuna aykırı şekilde faaliyet yürüterek davacı ve birlerce yatırımcıdan yürürlükte bulunan kanunların ve emredici kuralları ihlal edilmek suretiyle haksız fiil neticesiyle para toplandığı ve bu şekilde davacının zarar uğratıldığı iddialarına karşılık davalı tarafça cevap dilekçesiyle davada 1 yıllık (alt) hak düşürücü ve 10 yıllık (üst) zamanaşımı sürelerinin dolduğu yönünde ilk itirazda bulunulduğu anlaşılmıştır.

Dosyaya ibraz edilen Ortaklık Durum Belgesi ve davacı vekilinin iddiaları doğrultusunda taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 07.04.2000 tarihinde başladığı ve davacı tarafça davaya konu edilen paranın o tarihte davalı şirkete teslim edildiği bildirilmiş olduğundan mevcut uyuşmazlıkta davalı savunmaları değerlendirilirken o tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı borçlar kanunun haksız fiile ilişkin 60.maddesindeki hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin nazara alınması gerekmektedir.

Özel hukukta teknik bir kavram olan zamanaşımı, bir hakkın kazanılmasında veya kaybedilmesinde yasanın kabul etmiş olduğu sürenin tüketilmesi anlamına gelmektedir.

Zamanaşımı, kanunun belirlediği süreler içerisinde hakkın kullanılmaması sebebiyle dava ve icra kabiliyetini, karşı tarafın defi ile kaybettiren ve hak üzerinde etki yapan kanuni bir sukut sebebidir.

Öteki deyişle, borcun zamanaşımına uğramasıyla alacak sona ermemekte, alacaklının dava yolu ile alacağını elde etme imkanı ortadan kalkmaktadır. Kısaca zamanaşımına uğrayan bir borç eksik borç (doğal borç=obligtio naturals) haline gelmektedir. (M. Serhat Şen Zamanaşımı ve Uygulamaları)

818 sayılı Borçlar Kanunun madde 60'daki süreler mahkemece doğrudan doğruya nazara alınamaz. Davalı tarafça süresi içerisinde ileri sürülmelidir. Süresi içerisinde ileri sürülmezse davacı tarafından savunmasının genişletilmesi itirazında bulunulabilir. (HUMK 202)

818 sayılı Borçlar Kanunun 60. maddesinde haksız fiilden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemleri için 1 yıllık ve 10 yıllık ve ayrıca tazminat cezayı gerektiren bir fiilden doğmuş ise uzamış ceza zamanaşımı süreleri öngörülmüştür. Yani tazminat davasının kural olarak, zarar ve tazminat borçlusunun öğrenilmesinden (bilinmesinden) başlayarak 1 yıl içinde açılması gerekir.

Ayrıca ilgili kanun maddesi dava açılabilmesi için yasal bir üst sınır belirlemiştir ki, bu üst sınır yasada 10 yıl olarak düzenlenmiştir. 10 yıllık sürenin başlangıcı eylem günü, sonu ise 10 yılın tamamlanmasıdır. Ayrıca tazminata ilişkin eylem, ceza kanunlarında suç oluşturuyorsa ve daha uzun bir zamanaşımı süresini öngörüyorsa, tazminat talep süresi de ceza kanunundaki öngörülen zamanaşımına kadar uzamış kabul edilir.

818 sayılı Borçlar Kanunundaki zamanaşımına ilişkin genel açıklamalardan eldeki somut uyuşmazlığa dönülecek olursa; öncelikle zamanaşımı süresinin başlangıcının tespiti önem arz etmektedir. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 13.03.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı emsal ilamında Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.04.2022 tarih ve ... Esas, ...

Karar sayılı İçtihadı Birleştirme kararına atıf yapılıp emsal kabul edilerek paranın davalı hesabına aktarılması tarihi bir yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak kabul edilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun İçtihadı Birleştirme Kararları yerel mahkemeler için bağlayıcı nitelikte olduğundan davacı tarafça davalıya para verildiği iddiasının delili olarak dosyaya ibraz edilen Ortaklık Durum Belgesinin düzenleme tarihi olan 23.03.2000 tarihi mahkememizce de zamanaşımı başlangıç süresi olarak kabul edilmiştir.

Eldeki bu davanın açılış tarihi 02.11.2023 olduğundan bu tarih itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanunu madde 60'daki zamanaşımı süresinin üst sınırı olan 10 yıllık sürenin de dolduğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar 818 sayılı Borçlar Kanunu madde 60'da tazminat sorumluluğuna neden olan fiil ceza kanunlarına göre suç oluşturması ve bu suçun ceza zamanaşımı süresinin daha uzun olması halinde tazminat sorumluluğu için uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı yönünde düzenleme mevcut ise de; Konya Adliyesinde Ceza Mahkemelerinde açılan ve yargılaması tamamlanan hiç bir davada davalı şirket yetkililerinin mahkumiyetine dair bir karar verilmemiştir.

Davalı şirketin yetkilileri aleyhinde Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla açılan en son kamu davasında ise; mahkemenin 25.03.2011 tarih ve ... Karar sayılı ilamıyla "Örgüt Kurma ve Örgüte Üye Olma, Hizmet nedeniyle Görevi kötüye Kullanma, Nitelikli Dolandırıcılık" suçlamaları nedeniyle tüm sanıklar (davalı şirket yetkilileri) hakkında açılan davalarının 765 sayılı TCK'nun 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğundan bahis ile CMK'nun 223/8 maddesi gereğince ayrı ayrı düşürülmesine karar verildiği, bu kararın Yargıtay . Ceza Dairesinin 12.11.2012 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.

765 sayılı TCK'nun 102. ve 104. maddelerinde bahsi geçen suçlara ilişkin öngörülen zamanaşımı süresi 5 yıl, uzamış ceza zamanaşımı süresi ise 7,5 yıldır. Davacının 2000 yılında davalı şirkete para yatırdığı anlaşıldığından eldeki davanın 7,5 yıllık uzamış zamanaşımı süresinden sonra açıldığının kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle dava tarihi itibariyle 10 yıllık üst zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından davalı tarafın zamanaşımı definin kabulü ile davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.(Konya BAM . HD 08.11.2023 T., ... E., ... K. Sayılı İlamı)

-{HÜKÜM:}- Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;

DAVACININ DAVASININ ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE.

Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcına karşılık peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına.

Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.120,00 TL DAVACIDAN alınarak Hazine’ye gelir kaydına ve Harçlar Kanununun 28. ve 130. maddeleri,

HMK'nun 302. maddesi ve Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 206. maddesi hükümleri kıyasen uygulanarak işbu kararın arabuluculuk ücreti yükümlüsüne tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmemesi halinde bir ayın bitiminden sonraki 15 gün içinde mahkememizce arabuluculuk ücretinin yükümlüsünden tahsili için müzekkere yazılmasına.

Davacının yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.

Davalının yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktara göre takdir ve hesaplanmış olan azami 3.414,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine.

İşbu hükümden sonra gerekli olan 20,00 TL karar tebliğ giderinin davacı tarafından karşılanmasına ve hükümden sonraki bu masrafların davacının kendi üzerinde bırakılmasına.

HMK nun 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde tarafların sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra varsa tarafların yatırdığı avanstan artanının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine.

İşbu gerekçeli kararın 02/02/2024 tarihinde yazıldığına.

Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere yapılan duruşma sonunda oy birliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/01/2024

Başkan Üye Üye Katip

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/652, K. 2024/48, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. -{yüce Türk Milleti Adına Karar}-
  4. Konya
  5. . Asliye Ticaret Mahkemesi
  6. Esas No
  7. Karar No
  8. Başkan
  9. Üye
  10. Üye
  11. Katip
  12. Davacı
  13. Vekili
  14. Davalı
  15. Vekili
  16. Dava
  17. Dava Tarihi
  18. Karar Tarihi
  19. -{heyetimizce Gereği Görüşüldü:}-
  20. {}delillerin Değerlendirilmesi Ve ... Holding A.ş.' Nin Spk' Ya Sunduğu "Cd" Ler
  21. {}hukuki Deliller{}
  22. {}değerlendirme Ve Gerekçe{}

Karar Bilgileri

Mercii
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/652
Karar No
2024/48
Tarih
24 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/653 K.2024/49
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/653 K.2024/122
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/653 K.2024/114
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/653 K.2024/87
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/653 K.2024/55
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/654 K.2024/14

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.