İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

KONYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/460 K.2024/722

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

Esas2024/460Karar2024/722Tarih13 Kasım 2024Okuma12 dk · 2.399 kelime

KÜNYE

Mercii
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/460
Karar No
2024/722
Karar tarihi
13 Kasım 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.399 kelime·12 dk okuma·21 bölüm

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

"TÜRK MİLLETİ ADINA"

T.C. GEREKÇELİ KARAR

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

KARAR NO

BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

DAVACI

VEKİLİ

DAVALI

VEKİLİ

DAVA

TESPİT ve ALACAK

DAVA TARİHİ

KARAR TARİHİ

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davalı şirket tarafından Kombassan markası adı altında faaliyet gösteren ortaklıklar ve yöneticiler aracılığı ile Avrupa ülkelerindeki bincelerde vatandaşımızdan yatırılan paraların istendiği her an çekilebileceği ve yüksek oranlarda faiz verileceği beyanları ile SPK' dan herhangi bir izin almadan bankacılık faaliyeti yürütmek suretiyle mevduat topladığını, toplanan yatırımların yapılan tüm vaatlere rağmen geri ödenmeyerek bincelerce yatırımcının büyük zararlara uğratıldığını,

2000 yılından itibaren mevduat toplama faaliyetinin üstünün örtülmesi amacıyla tahsilat makbuzu adlı belgeler geri alınarak yerlerine üzerlerinde ortaklık durum belgesi ve ortaklık ve hisse senedi takip formu ibaresi bulunan ve şirkette ne kadar paralarının bulunduğunun belirtildiği belgelerin yatırımcılara teslim edildiğini, kayıtların ikincil bir şekilde tutulduğunu, para toplama faaliyetinin sürdürüldüğü tarihlerde ve sonrasında bu kayıtların mahkemelerden ve resmi kurumlardan gizlendiğini, zarara uğrayan yüzlerce yatırımcının dava açtığını, Yargıtay.

Hukuk Dairesi başta olmak üzere birçok mahkemece verilen kararlar ile yatırımcıların uğramış olduğu mağduriyetlerin geç de olsa giderildiğini, müvekkilinden istediği her an geri çekebileceği garantisi verilerek 105.985,00 EURO civarı para tahsil edildiğini, müvekkiline 23/02/2000 tarihli ortaklık durum belgesi ve üzerinde hisse senedi yazan belgelerin teslim edildiğini, müvekkilinin istemesine rağmen yatırdığı parayı geri alamadığını, davalı şirketin parayı geri vermemek için parayı yatıran kişileri şeklen şirket ortağı gibi göstermeye çalıştığını, davalı şirket yetkililerinin Türk Ticaret Kanunu, Bankacılık Kanunu,

Sermaye Piyasası ve sair kanun hükümlerini ihlal ettiklerinden bahisle müvekkilinin şirket ortağı olmadığının tespitine, müvekkilinin davalıya ödemiş olduğu 105.985,00 EURO nun şimdilik 200,00 EURO sunun tahsil tarihi olan 23/02/2000 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının iddia ettiği gibi taraflar arasında davalıyı borç altına sokacak bir sözleşme, haksız fiil ya da sebepsiz zenginleşme ilişkisinin mevcut olmadığını, davacının dava ekinde ortaklık durum belgesi adlı belgenin fotokopiden ibaret olup davalı şirketin yetkililerince imzalanmadığını, bu nedenle belgenin davalı şirket aleyhine delil kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, İhtilafa benzer emsal dosyalarda Yargıtay.

Hukuk Dairesinin dürüstlük kuralını gerekçe göstererek BK 60. maddesinde hüküm altına alınan zamanaşımı sürelerinin uygulanamayacağı şeklinde içtihat oluşturmuş ise de Yargıtay Büyük Genel Kurulunun içtihadı birleştirme kararı sonrasında Yargıtay.

Hukuk Dairesinin bu içtihadından dönerek benzer ihtilaflarda BK 60. maddesinde öngörülen zamanaşımı sürelerinin uygulanması gerektiği bu sebeple ceza zamanaşımı süresi içerisinde ikame edilmeyen davanın reddinin gerektiği şeklinde içtihatlar oluştuğunu, ceza zamanaşımı süresi olarak tanımlanan 7,5 yıllık zamanaşımı süresini işbu ihtilafa uygulandığında davacının müvekkili şirkete bir miktar para verdiğini iddia ettiği yani haksız fiilin tarihi olarak açıkladığı tarihten yaklaşık 26 yıl sonra ikame edilen işbu davanın zamanaşımı süresi içerisinde ikame edilmediğinin ortada olduğunu, ancak Yargıtay.

HD nin görüşünün aksine bu ihtilafta BK 60. Maddesi gereğince alt süre olarak 1 yıllık ve üst süre olarak öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği kanaatinde olduklarını, ayrıca BK 60/2 ye göre davanın 7.5 yıllık zamanaşımı süresine değil 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, zamanaşımı itirazlarının kabul görmediği takdirde davanın 6762 sayılı TTK 329. ve 405. maddeleri uyarınca esastan reddedilmesi gerektiğini,

taraflar arasında yabancı paranın aynen ödeneceği konusunda yapılmış bir anlaşmanın mevcut olmadığı gibi davacının faiz etmesinin de mümkün olmadığından bahisle davanın öncelikle zamanaşımından aksi takdirde diğer nedenlerle esastan reddine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, tespit ve alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında ortaklık ilişkisi bulunup bulunmadığı, ortaklık ilişkisi yoksa davacının alacaklı olup olmadığı, varsa alacak tutarının ne kadar olduğu, davada zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı ile zamanaşımı itirazının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığı hususlarından ibarettir. Davalı süresi içinde verdiği cevap dilekçesiyle zamanaşımı itirazında bulunduğundan öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekir.

Yargıtay. HD’nin 29.04.2024 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre, "Uyuşmazlık, geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkindir. Davaların ilk açıldıkları ve şirketlere paraların yatırıldığı tarihlerde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereğince şirkete sermaye olarak verilen paralar geri istenemeyeceği gerekçesiyle davalar retle sonuçlanıyordu.

Ancak yabancı ülkelerde mukim yatırımcıların, bulundukları ülke mahkemelerinde açtıkları davalarda tahsil hükmü almaları ve bu hükümlerin tanıma ve tenfiz yoluyla ülkemizde uygulanmasıyla birlikte yerli yatırımcıyla yabancı ülkelerdeki yatırımcı arasında ciddi eşitsizlik meydana gelmekteydi.

Dairemiz, gerek bu adaletsizliğe son vermek gerekse şirket yetkililerinin izinsiz sermaye toplamak ve dolandırıcılık suçlarından mahkum olmalarını nazara alarak “para verenlerle şirket arasında ortaklık ilişkisi kurulmadığını ve bu nedenle iradesi fesada uğratılan yatırımcıların haksız fiil hükümleri çerçevesinde paralarını geri alabileceklerine dair” uygulamayı benimseme yoluna gitmişti.

Bu arada benzer mahiyetteki birçok holding benzer mahiyette seri davalara muhatap olmuş, para yatıranların paralarını geri istemeleri ve bu yöndeki mahkeme kararlarının infazı neticesinde bu şirketlerin tamamen battıkları gözlemlenmiştir. Dava açmakta erken davrananlar, paralarını tamamen tahsil ederken, arkada kalanlar haczi kabil mal bulamadıklarından hiçbir şey elde edememe gibi bir sonuçla karşılaşmışlardır.

Neticede tüm bu hengamenin ortasında, halen faal olan şirketlerin yaşatılması ve gerek ortaklarının, gerekse bu şirketlere bağlı işletme ve fabrikalarda istihdam edilen iş gücünün mağduriyetlerinin önüne geçmek maksadıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi duruma el koyarak, hukuken meşru bir zemine çektiği şirketlere karşı açılan davalarla ilgili yürürlüğe koyduğu 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 41 inci maddesi ile sermaye koyan tüm ilgilileri ortak kabul eden anlayışı benimsemiştir.

Şüphesiz bu yasal düzenleme bir tasfiye düzenlemesiydi... Anayasa Mahkemesi 12.09.2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 18.05.2023 tarihli ve ... E. ...

K. sayılı iptal kararı ile gerek bu düzenlemeye ilişkin iptal başvurusunu kabul ederken gerekse bireysel başvuru kapsamında mülkiyet hakkının ihlaline karar verirken menfaat dengesinin yeterince gözetilmediğini, düzenlemenin küçük yatırımcının aleyhine sonuçlar doğurduğu tespitinden hareketle iptal ve ihlal kararları vermiştir...

Birbirleriyle benzer konumdaki binlerce küçük yatırımcıdan müteşekkil çok ortaklı bir şirkette “dileyen parasını geri çekebilir” mealindeki bir anlayışın, davalı şirketin de yok olan emsal şirketler gibi hayatiyetini devam ettirmesine imkan ve ihtimal bırakmayacağının idraki gerekirdi. Başvuran birkaç kişinin ferilere ilişkin mülkiyet haklarını koruyalım derken sair binlerce ortağın mülkiyet hakkının buharlaşmasına vesile olmak hukukun amaçladığı sonuçlardan biri olamaz.

Kaldı ki hali hazırda sermaye koyma makbuzunu ibraz eden herkese değeri oranında hisse senedi verildiği ve şirketin borsaya kote olması hasebiyle ortak kalmak istemeyen kişilerin dilediği anda rayiç değer üzerinden hisselerini satarak nakde dönüştürebildiği bir ortamda hangi mülkiyet hakkının ihlal edildiği anlaşılamamıştır...

Dairemizin bu husustaki müstakar kararlarında belirtildiği üzere davalıların eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, cezanın üst sınırına göre ceza zamanaşımı süresinin 765 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl, uzamış zamanaşımı süresinin ise 7,5 yıl olduğu, davanın da davalı tarafa paranın yatırıldığı tarihten itibaren 7.5 yıldan sonra yani zamanaşımı süresinden sonra açılmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir."

... Holding A.Ş.'ye karşı açılan benzer mahiyetteki (emsal) dosyalardan bilindiği üzere, Konya. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ve Konya. Ağır Ceza Mahkemesi'nde davalı şirketlerin yöneticileri suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve dolandırıcılık suçlarından yargılanmış, her iki kamu davasında da zamanaşımı nedeni ile ortadan kaldırma kararları verilmiştir. (Konya. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25.03.2011 gün ve ... E.-... K. sayılı kamu davasının düşürülmesine dair kararı Yargıtay.

Ceza Dairesi'nin 21.11.2012 gün ve ... E.-... K. sayılı kararı ile onanmış, Konya. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08.11.2006 gün ve ... E.-... K. sayılı beraat kararı Yargıtay. Ceza Dairesi'nin 31.12.2007 gün ve ... E.... K. sayılı kararı ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur). Konya.

Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında düzenlenen iddianamede ve dayanak 07.09.1999 tarihli denetim raporunda, şirketin yasal defter ve kayıtlarında görülmesine rağmen 1995, 1996, 1997 yıllarında ortak olmak amacıyla para toplanan tasarruf sahiplerine Alman Markı bazında sırayla yıllık %18, %18 ve %20 oranında kâr payı dağıtımlarının şirket faaliyet sonuçlarından bağımsız olarak gerçekleştirildiği, anılan yıllarda şirketin önemli tutarda zarar ettiği halde bu oranda kâr payı dağıtmasının ancak sisteme yeni giren katılımcılardan toplanan paralarla karşılanmasının mümkün olduğu,

Holding tarafından tasarruf sahiplerine verilen hisselerin daha sonra geri alındığı ve yeni ortak olmak isteyenlere satıldığı, Holding'in aracı rol üstlendiği ancak böyle bir yetki belgesinin olmadığı, ... Holding A.Ş. ve ... Tic. A.Ş.'nin geçmiş yıllara ait mali tablolarına göre şirketlerin yüklü miktarlarda zarar ettikleri, faaliyet kârı olmamasına rağmen kâr payları dağıttıkları tespitlerine yer verilmiştir...

Konya'da ... Holding A.Ş.'ye karşı açılan aynı mahiyetteki yüzlerce davadaki tespitlerden, davalı şirket temsilcilerinin ve görevlilerinin, davacıdan üyelik vaadiyle para tahsil etme eylemlerinin, haksız fiil teşkil ettiği ve bu hususun Yargıtay uygulamalarıyla da kabul gördüğü bilinmektedir.

6101 s. Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Sekli Hakkında Kanun'un 5/1. maddesine göre de, "(1) Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden önce islemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanasımı süreleri, eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder. Ancak, bu sürelerin henüz dolmamış kısmı, Türk Borçlar Kanununda öngörülen süreden uzun ise, yürürlüğünden baslayarak Türk Borçlar Kanununda öngörülen sürenin geçmesiyle, hak düsürücü süre veya zamanasımı süresi dolmuş olur." Bu nedenle dava konusu ihtilafa (paranın en son tahsil edildiği tarihte yürürlükte olan) mülga 818 s. BK'nin 60. maddesinin uygulanması gerekmektedir.

Mülga 818 s. BK'nin 60/1-2. maddesine göre de haksız fiil halinde, "Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz.

Şukadar ki zarar ve ziyan davası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur."

Mülga 765 s. TCK'nin 503/1. maddesine göre, "Bir kişiyi kandırabilecek nitelikte hile ve desiseler yaparak hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlayan kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve sağladığı haksız menfaatin bir misli kadar ağır para cezası verilir."

Mülga 765 s. TCK.nin 102/4. maddesine göre de, "Beş seneden ziyade olmamak üzere ağır hapis veya hapis yahud sürgün veya hidematı ammeden muvakkaten mahrumiyet cezalarını ve ağır para cezasını müstelzim cürümlerde beş sene" geçmesiyle kamu davası ortadan kalkar."

Yargıtay HGK’nun 16.04.2008 gün ve ... E. ... K. sayılı (ve benzer mahiyette 07.02.2024 gün ve ... E. ... K. sayılı) emsal içtihadına göre de, "Uzamış zamanaşımı süresi olay tarihinden itibaren işlemeye başlar. Bu kuralın dayanağı, somut olay bakımından 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesindeki “Müruruzamanın başlangıcı tamamiyle icra olunmuş cürüm ve kabahatler hakkında fiilin vukuu gününden… itibar olunur.” Hükmüdür. Öte yandan, aynı Kanunun 104. maddesinde zamanaşımının kesildiği haller için salt ceza davaları yönünden öngörülen ‘yarı oranında uzama’ kuralı, hukuk davalarında uygulanmaz."

Yargıtay . HD.nin 02.05.2014 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre ise, "Kısmi dava açılmış olması halinde, zamanaşımı yalnızca açılmış olan kısım için kesilir, ek davanın da zamanaşımı süresi dolmadan açılması şarttır. Kısmi davada, zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için kesildiğinden ve geriye kalan meblağ için işlemeye devam ettiğinden ıslahla artırılacak olan miktar için de zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerekir. Aksi takdirde, karşı taraf, artırılan miktarın zamanaşımına uğradığını def’i olarak ileri sürebilir."

Davalı ... Holding A.Ş.'nin (görevli ve yetkililerinin) haksız fiil teşkil eden eylemine uygulanması gereken 3 ayrı zamanaşımı süresi mevcuttur. Bunlar; (fiilin)zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacak olan 1 yıllık, haksız fiil tarihinden itibaren işlemeye başlayacak olan 10 yıllık ve ayrıca zarar verici eylemin suç teşkil etmesi halinde yine haksız fiil tarihinden itibaren uygulanacak olan uzamış ceza zamanaşımı (somut olayda 5 yıl) süresidir.

Buna göre haksız fiil teşkil eden dava konusu ihtilafa, fail (parayı tahsil eden şirket) ve zarar veren fiil (para tahsil etme eylemi) biliniyorsa 5 yıl, sonradan öğrenilmişse 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmalıdır. Davacının para yatırdığı şirketi ve para tahsil eylemini sonradan öğrenmesi söz konusu olmadığından 5 yıllık zamanaşımı süresi esas alınmıştır.

Mahkememizce ayrıca, Yargıtay . HD'nin yukarıda yazılı görüşünün aksine, Yargıtay HGK’nun 07.02.2024 gün ve ... -... E. ... K. ve Yargıtay HGK’nun 16.04.2008 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihatları gereğince 5 yıllık ceza zamanaşımı süresinin yarı oranında uzama kuralının hukuk davalarında uygulanamayacağı (5 yıllık ceza zamanaşımı süresinin 7,5 yıl olarak uygulanamayacağı) kabul edilmiştir.

Dosyada mevcut Ortaklık Durum Belgesine (ODB) göre davacının davalı şirektteki son işlem tarihinin 23/02/2000 olduğu belirlendiğinden, Mahkememizce de en son işlem (ve haksız fiil) tarihinin 23/02/2000 olduğu kabul edilmiş, bu davanın açıldığı 01/07/2024 tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği ve davalı tarafın cevap dilekçesiyle zamanaşımı itirazında bulunduğu görüldüğünden, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

Yargıtay . HD’nin 11.07.2023 gün ve ... E. ... K. emsal içtihadına göre, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi halinde yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirmiş davalı yararına hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.

Yargıtay . Hukuk Dairesi, 3332 s. Yasanın yürürlüğe girdiği 07/12/2019 tarihine kadar uzun süreler boyunca, somut dava ile benzer uyuşmazlıklarda, davalıların zamanaşımını ileri sürmelerinin hakkın kötüye kullanılması olduğu görüşünü kabul etmiştir (Örneğin ; Yargıtay . HD.nin 02/10/2014 gün ve ... E. ... K., 03.04.2014 gün ve ... E. ... K., 30.05.2016 gün ve ... E. ... K., 29/09/2016 gün ve ... E. ... K., 05/04/2018 gün ve ... E. ... K., 07/05/2018 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamları gibi.) İlk derece mahkemeleri tarafından da (sonradan Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 3332 s. Yasanın Geçici 4. maddesinin 07/12/2019 tarihinde yürürlüğe girmesine kadar) bu uygulama uzunca bir süre aynen benimsenmiştir.

Ancak, Yargıtay . Hukuk Dairesi, 29.04.2024 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadı ile zamanaşımı konusunda içtihat değişikliğine gitmiş ve bu içtihat değişikliği Mahkememizce de benimsenmiştir. Mahkememizce bu içtihat değişikliğinden önce açılan davalarda adalet ve hakkaniyet prensipleri gereğince davalı lehine yargılama giderine hükmedilmemiş ise de, eldeki davanın bu içtihat değişikliğinden sonra açılmış olması nedeniyle aynı uygulamanın eldeki dava yönünden de kabul edilmesi mümkün görülmemiştir. Bu nedenle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ve davalı lehine yargılama giderine hükmedilmesine ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;

1-DAVANIN ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,

2-Peşin harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına.

3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan toplam 3.600,00 TL yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ile gerekçeli karar tebliği için davacı avansından yapılacak olan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda değerlendirme yapılmasına yer olmadığına,

5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca tayin ve takdir olunan 7.041,98 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,

Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/11/2024

Başkan Üye Üye Katip

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/460, K. 2024/722, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. "Türk Milleti Adına"
  4. T.C. Gerekçeli Karar
  5. Konya
  6. . Asliye Ticaret Mahkemesi
  7. Esas No
  8. Karar No
  9. Başkan
  10. Üye
  11. Üye
  12. Katip
  13. Davacı
  14. Vekili
  15. Davalı
  16. Vekili
  17. Dava
  18. Dava Tarihi
  19. Karar Tarihi
  20. Gerekçeli Kararın
  21. Yazıldığı Tarih
  22. Gereği Düşünüldü
  23. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  24. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/460
Karar No
2024/722
Tarih
13 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/460 K.2024/765
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/460 K.2024/746
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/461 K.2024/770
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/461 K.2024/643
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/461 K.2024/995
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/461 K.2024/1723

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.