KÜNYE
- Mercii
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/75
- Karar No
- 2025/581
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2025
Karar Metni
1.644 kelime·8 dk okuma·17 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
VEKİLLERİ
DAVA
Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
1.BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir.
12.10.2023 tarihinde Konya ili Selçuklu ilçesinde müvekkile ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasında, karşı taraf sürücüsünün takip mesafesini korumama, şerit ihlali ve hatalı sollama suretiyle kazaya sebep olduğu, kusur oranının yüzde yüz karşı tarafa ait olduğu, kazaya ilişkin Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ekspertiz raporu ve diğer belgelerle bu durumun sabit olduğu, kaza neticesinde müvekkil aracı ciddi onarımlar geçirmiş olup değer kaybı ile birlikte tamir süresince kullanılamamasından dolayı kazanç kaybı meydana geldiği belirtilmiştir.
Davacı tarafın kaza öncesi hasarsız, bakımlı ve orijinal olan aracında, kazadan sonra yaşanan tamir ve onarımlar nedeniyle ciddi değer düşüşü yaşandığı, araçta değişen parçalar ve yapılan işlemlerin detaylı şekilde açıklandığı, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, ancak yapılan ödemenin zararı karşılamadığı ifade edilmiştir.
Dava öncesinde zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığı, bilirkişi incelemesi ile müvekkilin değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararının tespit edilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacının kendi aracı ile müvekkil sigorta şirketinin sigortalısı olan araca karıştığı kazaya dayalı olarak değer kaybı ve kazanç kaybı talebinde bulunduğu, ancak dava dilekçesinde kazanç kaybı miktarının belirtilmediği, bu nedenle talebin belirsiz olduğu, zamanaşımı süresinin dolduğu, davacı tarafından usule uygun eksiksiz başvuru yapılmadığı, ZMMS Genel Şartlarında belirtilen başvuru belgelerinin tam olarak ibraz edilmediği, dolayısıyla dava şartının gerçekleşmediği ifade edilmiştir.
Ayrıca, müvekkil şirketin sadece poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu, dava konusu kazaya ilişkin olarak hasar bedeli 26.600,00 TL ve değer kaybı tazminatı olarak 7.500,00 TL’nin ödendiği, poliçe limiti olan 120.000,00 TL'den düşüldüğünde kalan limitin 85.900,00 TL olduğu, dolayısıyla hükmedilecek bedelin bu limiti aşmaması gerektiği ileri sürülmüştür.
Bunun yanı sıra, kazanç kaybının ZMMS teminatı dışında kaldığı, bu talepten müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağı, sigortalının da yalnızca kusuru oranında sorumlu olduğu, kaza tespit tutanağına göre kusur yönünden çekişme bulunduğu, bu nedenle kusur oranının İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden alınacak raporla belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Ayrıca davacı araca ilişkin değer kaybı oluşmadığı, tamirat gören bölgelerin daha önce de hasara uğrama ihtimalinin bulunduğu, teminat dışı kalan hallerin mevcut olduğu savunulmuştur. Temerrüt tarihi olarak 04.12.2023 tarihi kabul edilmekle birlikte, eksik başvuru nedeniyle faiz talebine ve avans faiz istemine itiraz edilmiş; başvuru sahibinin tacir olmaması ve somut olayda ticari ilişki bulunmaması nedeniyle yalnızca yasal faize hükmedilebileceği belirtilmiştir.
Netice itibariyle, haksız ve dayanaktan yoksun davanın hem usulden hem de esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davacı vekili Av. ... , 13.05.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasında, davacı Musa Işıkcı adına fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 1.000,00 TL bedelle açılmış olan davada, mahkemece verilen süreye istinaden değer kaybı kalemi yönünden 500 TL olan talebin 27.000 TL artırılarak 27.500 TL’ye çıkarıldığı, araç mahrumiyet bedeli talebi olan 500 TL yönünden ise herhangi bir artırım yapılmadığı, bu doğrultuda eksik harcın ıslah edilen bu bedel üzerinden tamamlandığı belirtilmiştir. Netice-i talep olarak, ıslah edilen bedel artırım talebi doğrultusunda karar verilmesi talep edilmiştir.
2. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Hasar Dosyası, SBGM ilgili evrakı ilgili birimlerden getirtilmiştir.
Bilirkişi ... , 27.05.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsü ... ’in 2918 sayılı KTK'nın 56/1-a maddesindeki "şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet etmeme" hükmünü ihlal ettiğini ve bu ihlal nedeniyle kazanın oluşumunda yüzde yüz (%100) oranında asli kusurlu olduğunu, diğer araç olan ... plakalı sürücü ... ’nın ise herhangi bir kural ihlali bulunmadığını ifade etmiştir.
SBM/Tramer kayıtlarına göre ... plakalı aracın trafik sigortacısının davalı ... Sigorta A.Ş. olduğu, kaza neticesinde ... plakalı araçta piyasa koşulları çerçevesinde 20.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, davalı sigorta şirketince bu zarar karşılığında 7.500 TL ödeme yapıldığı, kalan zarar miktarının 12.500 TL olduğu belirtilmiştir.
Ayrıca, araçtaki kullanım mahrumiyetinden kaynaklı zararın 4.200,00 TL olduğu, ancak bu zararın zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında olmadığı, bu nedenle bu kısmın araç maliki ve sürücüsüne ait olduğu kanaatine varılmıştır. Değer kaybına ilişkin tazminatın sigorta şirketi tarafından poliçe limiti dahilinde karşılanabileceği de ayrıca vurgulanmıştır.
Bilirkişi ... , raporuna yönelik yapılan itirazları değerlendirdiği ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; kök raporda yapılan açıklamaların dikkatlice incelendiğinde, kaza tarihindeki reel piyasa koşulları esas alınarak üç farklı yerden alınan tekliflerin ortalaması ile değer kaybı hesaplaması yapıldığını, bu hesaplamaların teknik bilgi ve tecrübe gerektirdiğini, tarafların kendi yaptıkları hesaplamaların yasal bir dayanağının bulunmadığını ifade etmiştir.
Kazanç kaybı yönünden de, raporda açıkça belirtildiği üzere, onarım için geçen sürenin hesaplamaya dahil edildiğini, ancak parça bekleme, eksper ataması ve tedarik sürecinin hesaba katılmadığını vurgulamıştır. Ayrıca, yapılan hesaplamaların kusur bilirkişisinin belirlediği kusur oranı dikkate alınarak yapıldığını, ve kanaatini değiştirecek yeni bir belge veya bilgi sunulmadığından, kök rapordaki görüşlerinin geçerli olduğunu belirtmiştir.
Son olarak, takdirin mahkemeye ait olduğunu belirterek değerlendirmesini mahkemenin bilgisine sunmuştur.
Bilirkişi ... , ...
Esas sayılı dosyada sunduğu ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; kök rapora yapılan itirazın tarafınca incelendiğini, raporda hangi değerlerin ve unsurların önemli olduğunun açıkça belirtildiğini, buna rağmen davacı vekilinin şahsına yönelik mesnetsiz ve hakaret içerikli ithamlarda bulunduğunu, bu ifadelerin hukuki ve mesleki dayanaktan yoksun olduğunu, rapor içeriğine dair herhangi bir belge veya bilgi sunulmadan böyle bir tutum sergilendiğini ifade etmiştir.
Özellikle raporda belirtilen servis bilgileri ile ilgili iddiaların gerçeği yansıtmadığını, bu bilgilerin emsal araç araştırmaları kapsamında yetkili ve uzman kişi ve kurumlarla yapılan görüşmelere dayandığını, buna rağmen avukatın raporun sahteliği ve mesnetsizliği yönünde ithamda bulunarak kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirtmiştir.
Ayrıca, avukatın bu tutumunun Türk Ceza Kanunu’nun 277. maddesinde düzenlenen "yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs" niteliğinde olduğunu ileri sürerek, bu tür ifadeleri iyi niyetli olmayan bir çaba olarak değerlendirmiştir. Sonuç olarak kök rapordaki kanaatini koruduğunu, buna ekleyeceği başka bir husus olmadığını, takdirin mahkemeye ait olduğunu belirtmiştir.
Bilirkişiler ... ve ... , 27.01.2025 tarihli ek raporlarında özetle şu hususları belirtmişlerdir; davaya konu ... plakalı araç ile ilgili olarak yapılan tespitlerde, ... plakalı otomobil sürücüsü ... ’in 2918 sayılı KTK’nın 56/1-a maddesini (şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak) ihlal ederek kazaya %100 oranında asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği, buna karşılık ... plakalı aracı kullanan ... ’nın herhangi bir kural ihlali yapmadığı tespit edilmiştir.
SBM/Tramer kayıtlarına göre ... plakalı aracın trafik sigortacısının davalı ... Sigorta A.Ş. olduğu belirtilmiş; kazaya karışan ... plakalı araçta kusur oranı dikkate alınarak 35.000,00 TL piyasa reel değer kaybı oluştuğu, sigorta şirketi tarafından daha önce 7.500 TL ödendiği ve kalan 27.500 TL zararın mevcut olduğu tespit edilmiştir.
Ayrıca aracın kullanılamamasından doğan mahrumiyet bedelinin 4.200,00 TL olduğu, bu zararın kusur oranı çerçevesinde araç malikine ve sürücüsüne ait olduğu, sigorta şirketinin yalnızca değer kaybına ilişkin ZMSS poliçesi kapsamında sorumluluğunun bulunduğu kanaatine varılmıştır. Takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
3. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Esas yönünden incelenen dosyada; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder.
Somut olayda meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinin ZMMS sorumlusu olduğu araç ile davacının maliki olduğu aracın çarpışması neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, meydana gelen değer kaybı zararı nedeni ile ZMMS ile güvence altında bulunan aracın sigorta şirketinin sorumlu olduğu ve bu kapsamda hüküm kısmında yazılı olduğu şekliyle sorumlulardan tahsil edilecek tazminatların davacı tarafa ödemesi gerektiğinden ve davacının mahrumiyet zararı bakımından davalı sigorta şirketi sorumlu olmayacağından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş olup kısa kararda sehven eklenmeyen "Fazlaya ilişkin talebin reddine" ibaresi hüküm fıkrasına eklenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; 27.500,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 01/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan (Poliçe limitleri ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 1.878,53 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 897,60 TL'nin masubu ile bakiye 980,93 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan : 897,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça ödenen 427,60 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 419,96 TL 'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yapılan 5.159,00 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 5.066,88 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (kabul/talep oranına göre) 3.535,71 TL'sinin davalıdan; 64,29 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
8-Karardan sonra yapılacak masrafların % 98,21 oranında (kabul oranı) davalıya; % 1,79 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,
9-Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
10-Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 27.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/06/2025
Katip Hakim
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/75, K. 2025/581, 27 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama