KÜNYE
- Mercii
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/158
- Karar No
- 2025/385
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
Karar Metni
1.095 kelime·5 dk okuma·19 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLLERİ
DAVA
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davalı şirket arasında 26.11.2021 tarihinde " Toz Kömür Satın Alma Sözleşmesi" imzalandığını, işbu sözleşmenin 3.1 hükmümüne göre bedeli karşılığında müvekkilinin davalıdan yılda 10.000 tonluk kömür satın almayı kabul ettiğini, buna göre müvekkilinin dilediği zaman dilediği oranda kömür sipariş edebileceğini ve sözleşmenin 3.3 hükmüne göre davalının talep edilen kömürü 48 saat içerisinde müvekkiline ait çalışma alanına teslim edeceğini, sözleşmenin 3.2 hükmüne göre ise satın alınacak kömürün özelliklerinin Ton : 10.000 Ton/Yıl, Boyut : 0-10 mm, AltIsıl Değer : Min.
3600 Kcal/ gr + - 100, Kül Oranı : Max. %30 - 35, Nem Oranı : Max. %20 ve Kükürt Oranı : Max. %1,6 şeklinde olması gerektiğini, ancak davalının neredeyse sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten beri, müvekkiline gerekli tutarlarda kömür teslimi yapmadığını, yine davalının, taraflarca aylık ortalama kömür teslimatının 830 ton olarak belirlenmiş olmasına rağmen davalının işbu yükümlülüğünü de sürekli olarak eksik oranlarda yerine getirdiğini, müvekkilinin sürekli olarak başka şirketlerden kömür temin etmek için ek masraflar yapmasına ve zarara uğramasına yol açtığını,
müvekkilinin şirket içi yazışmalarda da davalı şirket tarafından sunulan 2022 ve 2023 yıllarına ait kömür oranlarının sürekli olarak eksik olduğunu, davalının 2022 yılında taraflar arasındaki sözleşmede yer alan yükümlülüklerine aykırı olarak 3.763 ton, 2023 yılında ise 2.129 ton eksik miktarda kömür teslim ederek müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkilinin 21.07.2023 tarihinde ... San.
Tic.Ltd.Şti ile sözleşmeyi akdetmek durumunda kaldığını, İşbu sözleşmenin 8.maddesine göre müvekkil 5.000 ton kömür teslimi karşılığında 1.930.000 TL ödemekle yükümlü olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla H.M.K md 107 hükümleri gereğince müvekkili nezdinde meydana gelen müspet zarara ilişkin olmak üzere, şimdilik 500.000,00 TL tutarındaki tazminatın davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle. İşbu davaya bakmaya İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede bunun belirtildiğini, davacının davasını belirsiz alacak olarak açmasında hukuki yarar olmadığını, dava konusu sözleşme incelendiğinde sözleşme süresinin 01.01.2022-01.01.2023 tarihleri arasında öngörülen tonaj miktarı ±%10 yanılma payı ile belirlendiği,
ödeme planı tablosu ile davacının 12 aylık bir dönem içerisinde sipariş vererek kömür satın alacağı düzenlendiğini, sözleşmenin bir bütün halinde değerlendirildiğinde ±%10 yanılma payı ile bir yıllık dönem içerisinde davacının kömür satın alma borcu altına girdiğinin sabit olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye aykırı davranmadığını, herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, davacının ikame kömür alımı, düşük kalorili, ıslak mal ve makine arızaları iddiaları ile müspet zarar talep ettiğini, müvekkilinin sözleşmeye aykırı bir davranışı bulunmadığından herhangi bir zarar iddiasından sorumlu tutulamayacağının açık olduğunu,
işbu davanın yasal süresi içerisinde de açılmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın usulden reddi ile bu talebimize halel gelmemek kaydı ile İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri Mahkemeleri yetkili olduğundan yetkisizlik ile davanın reddini, ayrıca davanın esas dahil tüm yönlerden reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK nun yetki-genel kural başlıklı 5. maddesi; "(1)Mahkemelerin yetkisi, diğer kanunlarda yer alan yetkiye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, bu Kanundaki hükümlere tabidir." hükmünü amirdir.
HMK nun Yetki Sözleşmesi başlıklı 17. maddesi; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmünü amirdir.
HMK nun yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları başlıklı 18. maddesi; "(1)Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz. (2)Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır." hükmünü amirdir.
HMK nun ilk itirazlar-ileri sürülmesi ve incelenmesi başlıklı 117. maddesi; "(1)İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez. (2)İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir. (3)İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır." hükmünü amirdir.
Yine HMK 19 . Maddesi "1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir. hükmünü amirdir.
HMK nun 114. maddesi gereğince yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması hususu dava şartlarındandır. HMK nun 115. maddesi gereğince de yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili olması ile ilgili dava şartındaki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün değildir. Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkisizliği halinde davanın usulden reddi ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmelidir.
Dava konusu husus tacirler arasında imzalanan ve yetki şartının da bulunduğu Satın Alma Sözleşmesi'nden kaynaklanan anlaşmazlıklarla ilgilidir. İşbu sözleşmesinin Uyuşmazlıkların Çözümü ve Diğer Şartlar Başlığı 12.3. nolu bendinde "işbu sözleşmeye bağlı olarak çıkabilecek her türlü uyuşmazlıklarda İstanbul (Anadolu) Mahkeme ve İcra Dairelerinin münhasır yetkili olacaklarını kabul, beyan ve taahhüt ederler " hükmü bulunmakta olup buna göre davaya bakmaya İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri bakmakla münhasır yetkilidir.
Davalı vekili süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesinde usulüne uygun şekilde yetki itirazında bulunmuş olup, bu nedenle HMK nun 114/1-ç maddesi ve HMK nun 115/2. maddesi gereğince dava şartlarından olan bu hususun sonradan giderilmesi mümkün olmadığından bu konuda davacıya ek süre vs. verilmesine gerek olmaksızın, süresinde yapılan yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, mahkememizin yetkisizliğine, İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
Katip Hakim
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/158, K. 2025/385, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama