KÜNYE
T.C. Sakarya
- Mercii
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2023
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/1223 Esas - 2023/367
- Esas no
- 2021/1223 Esas
- Karar no
- 2023/367
- Başkan
- ...
- Üye
- ..
- Üye
- ..
- Katip
- ..
- Davacılar
- 1- ...
Karar Metni
3.495 kelime·17 dk okuma·6 bölüm
2- ... 3-... 4- ... VEKİLLERİ :...
DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : ...
DAVALILAR : 3-... 4- .. VEKİLLERİ : Av. ...
DAVALI : 5-... VEKİLİ : Av. ...
DAVA İHBAR OLUNAN : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA İHBAR OLUNAN : 2- ... VEKİLİ :...
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 30/12/2021
KARAR TARİHİ : 14/06/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili Davalılardan...adına kayıtlı ve davalılardan ... 'ın 22/07/2021 tarihinde kullandığı ... plaka sayılı araç ile davalılardan ... adına kayıtlı ve davalılardan... 'ün kullandığı ... plakalı aracın çarpışması sonucu... plakalı aracın savrularak yol kenarında yaya olarak araçların geçişini bekleyen....a çarpması neticesinde davacıların desteği .. 'nın öldüğünü, Kocaali Cumhuriyet Başsavcılığının .../... Soruştarma sayılı dosyası ile şüpheliler hakkında taksirle ölüme neden olma suçuna ilişkin olarak soruşturma başlatıldığını belirterek ;
9.000-TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma, cenaze gideri vs tazminatlar) araç sürücüsü ...'ün kusuruna denk gelen kısmının olay tarihinden (22/07/2021) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan (... , ... ve ... A.Ş.'den) (sigorta şirketi bakımından poliçe limiti dahilinde) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...' a verilmesini, (belirsiz alacak)
1.000-TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma, cenaze gideri vs tazminatlar), araç sürücüsü... ün kusuruna denk gelen kısmının, olay tarihinden (22/07/2021) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, davalılardan (... , ...l ve ... A.Ş.'den) (sigorta şirketi bakımından poliçe limiti dahilinde) müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkil ...' a verilmesini, (belirsiz alacak)
...için 200.000-TL, davacı... için 100.000-TL,... için 100.000-TL ve ... için 100.000-TL olmak üzere; ceman 500.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden (22/07/2021) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (..., ..., ... ... ve ... ...) müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesini istemiştir.
Davacılar vekili 05.01.2022 tarihli talep açıklama dilekçesi ile .... için istediği maddi tazminatın 8.900 TL sinin destekten yoksun kalma ve 100 TL sinin ise cenaze gideri olduğunu , davacı ... için istenen tazminatın 900 TL sinin destekten yoksun kalma ve 100 TL sinin de cenaze gideri olduğunu bildirmiştir.
Davacı taraf maddi tazminat taleplerini ... plakalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlandırarak bu araç sebebiyle müteselsil sorumlulara karşı ileri sürmüş, manevi tazminat talebini ise sigorta şirketi dışındaki tüm davalılara müteselsilen yöneltmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, öncelikle yetki itirazında bulunmuş, davacının taleplerine konu tazminatın davadan önce ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar... ve...vekili cevap dilekçesinde davacıların murisinin trafik kurallarına riayet etmediğini, kazanın meydana geldiği yerin kavşak olduğunu, dur levhasının bulunmadığını davacıların talebinin tazminat hukukunun gereklerine uygun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir.
Davalılar... ve ... vekili cevap dilekçesinde; ara buluculuk dava şartı yerine getirilmeden açıldığını, davacılardan... ve ... ile...Sigorta arasında protokol imzalandığını, davacıların kabul ve taahhütlerinin bulunduğunu, davacıların ayrı bir taleplerinin bulunması halinde bu hususta sigorta şirketine bakiye zararın tazmini için başvuru yapmalarını gerektiğini, davalıların maddi durumları karşısında talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, bu sebeple öncelikle dava şartı yokluğundan davanın reddine, ayrıca mevcut ibraname belirtildiği üzere dava tarihinden önce dava konusu tazminat ödendiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ...Sigorta vekili taraflar arasında ara buluculuk süresi neticesinde kazaya ilişkin 10/2493831 numaralı hasar dosyası ile ödemenin yapıldığını ve uzlaşma sağlandığını beyan etmiştir.
İhbar olunan ...Türk Sigorta vekili , davanın zaman aşımı, görev hak düşürücü süreler yönünden reddini talep etmiştir.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları araştırılmış, davacıların desteğinin gelir bilgileri temin edilmiştir.
Noterler Birliğinden kazaya karışan araçların malik bilgileri celp edilmiştir.
Kocali Cumhuriyet Başsavcılığının .../... Esas sayılı dosyası ile Kocaeli ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığından 2021 yılı cenaze defin masrafları sorulmuştur. Verilen cevap cenaze gideri tazminatı talebi açısından değerlendirme yapmaya yeterli bulunmuştur.
... palakalı aracın zorunlu trafik sigortacısı davalı Ethica Sigorta 'dan kazaya ilişkin hasar dosyası ile davacılara yapılan maddi tazminat ödemeleri belgeleri getirtilmiştir.
... plakalı aracın zorunlu trafik sigortacısı ... Sigorta AŞ ile davacılar arasında yürütülen Arabuluculuk Daire Başkanlığının .../.......... sayılı ihtiyari arabuluculuk görüşmeleri sonunda taraflar arasında uzlaşma sağlandığı, bu kapsamda Melahat'a 60.000,00 TL ... 7.00.0,00 TL olmak üzere toplam 67.000,00 TL maddi tazminat ödenmesinin kararlaştırıldığı, manevi tazminat haklarının saklı tutulduğu, bu uzlaşmanın sadece kazaya karışan ... plakalı araç sebebiyle doğan maddi tazminat sorumluluğuna ilişkin olduğu sunulan kayıt ve belgelerden anlaşılmıştır.
Adli Tıp kurumunun 25/05/2022 Tarih ve .../7218 sayılı raporu ile ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'ın %10 oranında, ...palakalı aracın sürücüsü davalı ...'ün ise %90 oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...ın kusursuz olduğu belirtilmiştir.
Savcılık soruşturma dosyasında alınan 19/11/2021 tarihli bilirkişi raporundaki kusur tespitleri de aynı doğrultudadır.
Aktüerya Hesap Bilirkişisin Mahkememize ibraz etmiş olduğu ilk rapor hatalı bulunmuş, bunun üzerine yeni bir bilirkişiden alınan 15/01/2023 tarihli raporda "davacı ...'ın destekten yoksun kalma zararının 692.033,51 TL davacı... 'ın destekten yoksun kalma zararının 96.096,53TL " olduğu tespit edilmiştir. Aktüerya bilirkişisinin 15/01/2023 tarihli raporunda esas alınan kriterler, uygulanan hesaplama yöntemi, davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin güncellenerek mahsubu işlemi ve müteveffanın esas alınan gelir miktarı isabetli bulunmuştur.
Davacılar vekili 03/03/2023 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat taleplerinde... palakalı aracın sürücüsü davalı ...ın belirlenen %90 kusuruna göre aktüerya bilirkişisi tarafından tespit edilen destekten yoksun kalma zararlarının %90 oranına isabet eden kısmına ilişkin artırımında bulunmuş, harçları ikmal etmiştir. Buna göre davacı vekili; Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminat talebini 622.830,15-TL'ye cenaze gideri talebini ise 2.700 TL ye arttırmış, davacı ... yönünden ise destekten yoksun kalma talebini 86.486,87-TL'ye artırmış, cenaze gideri talebini aynen muhafaza etmiştir.
Bedel arttırımla birlikte dava değerinin ulaştığı rakam itibariyle 5235 sayılı yasanın 5/3 maddesi gereği davaya heyetçe devam edilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre;
22.07.2021 tarihinde saat 23.35 sıralarında davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobil ile Sahilyolu Caddesi üzerinde Akçakoca istikametinden Karasu istikametine seyir halinde iken olay yeri kavşağa geldiğinde otomobilin ön kısmı ile karşı yönden gelip olay yeri kavşaktan dönüş yaparak kavşaktan geçiş yapan davalı sürücü ...ün sevk ve idaresindeki... plaka sayılı otomobilin sağ yan kısmına çarpması, akabinde ...plaka sayılı otomobilin savrularak yol kenarında bekleyen müteveffa yaya ...'a çarpması sonucu davacıların desteği ve murisi ...'in öldüğü,
davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile olay yeri kavşağa her an tedbir alabilecek şekilde yaklaşmamakla kazanın oluşumunda %10 oranında tali kusurlu olduğu, davalı sürücü...ün ise kavşakta "Dur" trafik işaret levhasını dikkate almaması ve geçiş üstünlüğüne uymaması sebebiyle % 90 oranında asli kusurlu olduğu, müteveffanın ise yaya olup yol kenarında beklemesi itibariyle kusursuz olduğu, itibar edilen ve hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi raporuna göre davacı ...ın (tüm) destekten yoksun kalma zararının 692.033,51 TL davacı ...ın (tüm) destekten yoksun kalma zararının ise 96.096,53TL olduğu,
belediyeden gelen cevaba göre müteveffanın defnedildiği yerdeki mezar bedelinin defin tarihinde 3.000,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı sigorta şirketi yetki itirazında bulunmuş ise de HMK 16.maddesi gereği davacılardan... dışındakilerin yerleşim yerinin Sakarya sınırlarında kalması nazara alındığında, mahkememizin yetkili olduğu kabul edilmiştir.
Davalılar ... ve ... görev itirazında bulunmuşlar ise de, objektif dava birleşmesi ile davalı sigorta şirketine karşı yöneltilen uyuşmazlığın TTK’nın 1401 vd maddelerinde düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı nazara alındığında, TTK 4. gereği mutlak ticari dava olması nazara alındığında davanın bütünü açısından mahkememiz görevlidir.
Davalılar .... ve... vekilleri arabuluculuk dava şartı itirazında bulunmuşlar ise de; davanın davalılardan ... Sigorta A.Ş. yönünden ticari dava olması, diğer davalılar yönünden ticari dava niteliğinde bulunmaması, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle davaların objektif dava birleşmesi ile birlikte mahkememize açıldığı, sigorta şirketine karşı arabuluculuk yoluna gidildiği, diğer davalılar yönünden arabuluculuğun dava şartı olmadığı nazara alındığından bu itirazları yerinde görülmemiştir.
Dava trafik kazası sebebiyle ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze gideri tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür (6098 sayılı TBK’nın 49.maddesi) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (6098 sayılı TBK’nın 50.maddesi)
Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. (6098 sayılı TBK’nın 53.maddesi)
Olay tarihinde yürürlükte bulunan TBK sayılı yasanın 49 maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucu başkasına zarar veren bu zararını tazmine mecburdur. Aynı yasanın 50. Maddesine göre ise zararı ve miktarını zarar gören ispat etmek zorundadır.
Eğer zarar gören zararın artmasına sebep olduysa hakim tazminattan indirim yapabilir.(TBK 52.m) Haksız fiil neticesinde cismani zarar meydana geldiğinde, istenilebilecek zarar kalemleri Türk Borçlar Kanunu’nun yasanın 54. Maddesinde sayılmıştır. 6098 sayılı TBK m. 56’ya göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1.maddesine göre; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Aynı yasanın 91/1.maddesine göre İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1.maddesinde, sigortacının poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceğinin düzenlenmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu yardımın miktarı belirlenmelidir. Ölenin parasal veya bedensel destekliğinin derecesi ile bundan yoksun kalanların tazminat isteklerinin ölçüsü ya da hesaplama yöntemi konusunda öğretide görüş birliği yoktur. Gerçek yardım miktarının yeterli delillerle ispat edilemediği durumlarda yargıç, takdir hakkını kullanarak yardım miktarını belirleyebilecektir.
Bu belirlemede destek ile destek olunan kimse arasındaki yakınlığın derecesi, aralarındaki manevi bağ, davacıların yaşları, dahil oldukları sosyal ve ekonomik çevre, yaşam standartları, cinsiyetleri gibi bakım ilişkisine ve miktarına etkili olabilecek unsurlar da göz önünde bulundurulacaktır.
Hayatın olağan akışı içinde, destek sayılan kimsenin baktığı kimselere gelirini belli paylara bölerek baktığı pek söylenemese de tazminat hesabında bir paylaştırma yapmak zorunlu hale gelmektedir. Buna göre öncelikle gelirin tamamının, yardım görenlere tahsis olunmuş varsayılamayacağı, ölenin gelirinden bir bölümünü kendisine ayıracağı, bu tahsisten vazgeçilemeyeceği ve bu suretle yardımın (payların) geliri yutmaması ilkesi dikkate alınmalıdır.
Ayrıca ölenin kendi geçim masraflarından artan miktarın tamamının (hiçbir tasarruf düşüncesine yer bırakmadan) destek görenlere dağıtıldığı da kabul olunamaz. Öte yandan, destek görecek kimselere ayrılacak miktar da, bunların ihtiyaçlarının toplamı kadar olmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada gözönünde tutulması gerekmektedir.
Ancak destek almaktan vefat, evlilik ya da destek alma ihtiyacının sona ermesi gibi nedenlerle çıkan kişinin payı diğer destek alanlara aktarılarak hesaplama yapılması gerekmektedir.
Gerçek zarar miktarı; davacının olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Bununla birlikte, gerçek zarar miktarı; hak sahibinin bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de.
Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca da ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır.
Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Buna göre temyiz edenin sıfatına göre, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği de dikkate alınarak, usuli kazanılmış haklar gözetilerek (tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve pregresif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerekir.
(Yargıtay 4 HD 2021/14862 esas 2021/2802 karar) (Aynı yönde Yargıtay 4. HD’nin 2021/829 Esas 2021/3081 Karar)
Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (6098 sayılı TBK’nın 166.maddesi)
Davacı taraf; kazaya karışan (...plakalı) diğer araç sorumluları ile ihtiyari arabuluculuk kapsamında bu araç sürücüsünün kusuruna isabet eden kısım yönünden dava öncesinde uzlaşmaya varmış, bu sebeple davasında maddi tazminat talebini .plakalı aracın sürücüsü davalı ...ün %90 oranında kusuruna oranlayarak bu araç sebebiyle sorumlu olan davalılara yönelterek davacı... için 622.830,15-TL davacı ... için 86.486,87-TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte talep etmiş, ayrıca yine davacı ... için 2.700 TL cenaze gideri davacı ... için 100 TL cenaze gideri istemiştir. Hüküm kurulurken bu talep dikkate alınmıştır.
Davacıların desteğinin/murisinin davalı sürücülerin kusuru ile meydana gelen kazada vefat ettiği, davacılar açısından taleplerine konu edilen destekten yoksun kalma tazminat koşullarının oluştuğu, davacı ... tarafından talep edilen 2.700 TL cenaze giderinin belediyenin cevabı ile ispatlandığı, davacı ... açısından ise talep edilen 100 TL cenaze giderinin TBK nun 50/2 maddesi kapsamında hakkaniyete uygun ve makul olduğu kabul edilmiş ve maddi tazminat talepleri kabul edilmiştir.
Davalı gerçek kişiler açısından faiz başlangıç tarihi talep edildiği üzere kaza tarihidir. Davalı sigorta şirketine 06/08/2021 tarihinde başvurulduğu kargo kayıtlarından anlaşılmaktadır. Buna göre sigorta şirketinin temerrüt tarihi ise 18/08/2021 olarak kabul edilmiştir. Davalı sigorta şirketi davacılara başvuru üzerine kısmen ödeme yaptığından bakiye poliçe limiti ile sorumlu olacaktır.
Ayrıca davacılar ... ve ... destekten yoksun kalma tazminat alacaklıları olması sebebiyle aralarında poliçe limitinde garameten bir paylaşım söz konusu olacağı açıktır. Bu durum da hüküm kurulurken gözetilmiştir.
Kazanın oluşumunda müteveffanın kusurunun bulunmaması, kusurun tamamının müteselsil sorumlu davalı sürücülerde olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kaza tarihi, ölüm olayının müteveffanın eşi ve çocukları olan davacılar nezdinde oluşturduğu manevi zarar, davacıların müteveffa ile birlikte yaşayıp yaşamadıkları, paranın satın alma gücü ve enflasyonun varlığı nazara alınarak davacıların manevi tazminat talepleri kısmen kabul edilmiştir.
Başkan .. · e-imzalı · Üye .. · e-imzalı · Üye .. · e-imzalı · Katip ... · e-imzalı
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/1223, K. 2023/367, 14 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama