KÜNYE
T.C. Sakarya
- Mercii
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Mart 2023
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/1079 Esas - 2023/209
- Esas no
- 2022/1079 Esas
- Karar no
- 2023/209
- Başkan
- ....
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- Resen terkin edilen şirketin ihyası
- Dava tarihi
- 29/12/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 19/04/2023
Karar Metni
1.054 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Müvekkilinin Sakarya Ticaret Siciline Geyve/...sicil numarası ile kayıtlı bulunan ve TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca 09/10/2014 tarihinde ticaret sicilden resen terkin edilen...Şti isimli şirketin ortağı olduğunu, ihyası talep edilen ....Ltd.Şti'nin terkin edildiğine ilişkin müvekkiline usulüne uygun olarak tebligat yapılmadığından müvekkilinin terkinden haberdar olmadığını, dolayısıyla şirket üzerine kayıtlı malvarlığının tasfiyesi de yapılamadan ticaret sicilden silindiğini,
şirketin malvarlığının tasfiyesi yapılmaksızın şirketin ticaret sicilden silinmesine karar verilmiş olduğundan şirkete ait ......parselde yer alan taşınmaza ilişkin şirketin ihyasını talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle 09/10/2014 tarihinde resen terkin edilen....Ltd.Şti'nin malvarlığının tasfiyesi amacıyla ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; terkin işleminin hukuka uygun şekilde gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Sakarya Ticaret Sicili Müdürlüğünden şirketin terkinine ilişkin kayıtlar getirtilmiş, şirketin 09/10/2014 tarihinde TTK nun geçici 7. Maddesi gereğince resen sicilden silindiği anlaşılmıştır.
İhya davası özünde çekişmesiz yargı işi olduğundan HMK nun 320 vd. maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulü uygulanacak ve resen araştırma ilkesi geçerli olacaktır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 33. maddesinde yer alan “Hâkim, Türk hukukunu resen uygular.” ilkesi uyarınca maddi olayları açıklamak taraflara, ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak kanun hükümlerini tespit etmek ve uygulamak hâkime ait bir görevdir. Hukuksal nitelendirmenin yapılabilmesi için bir yandan dava dilekçesinde öne sürülen maddi olgular tespit edilmeli, bir yandan da davacının talebi ve davayı açmaktaki amacı doğru bir şekilde değerlendirilmelidir.
Tapu ve Uyap kayıtlarının incelenmesinde ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu icra dosyaları görülmüş, bu takiplerin açılış tarihi ve kapanış bilgileri hakkında icra müdürlüklerine müzekkere yazılmış, Sakarya.... İcra Dairesi... Esas, İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi .../... ... sayılı dosyalarının resen terkin tarihinde ve halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
Dava sicilden TTK nun geçici 7. Maddesi gereğince resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7. maddesi uyarınca belirli koşulların varlığı hâlinde şirketler, ilgili mevzuattaki tasfiye usullerine uyulmaksızın hızlı bir şekilde ticaret sicilinden terkin edilebilecektirler. Geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirketlere anılan madde hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Buna göre davacı sıfatıyla açılmış bir davası bulunan yahut aleyhine açılan bir davada davalı sıfatıyla yer alan yada (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2008/7980 E. 2009/12584 K. sayılı 7.12.2009 tarihli ilamında da belirtildiği üzere) şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesinin ilan edildiği tarihinden önce şirket aleyhine başlatılmış bir icra takibi bulunduğunda şirket hakkında anılan geçici madde kapsamında re’sen terkin işlemi yapılamaz.
Geçici 7. maddenin 2. fıkrasının uygulanması için şirketin davacı veya davalı sıfatıyla yer aldığı davaların ve icra takibinin, şirketin terkin tarihinden önce açılmış ve derdest nitelikte olmaları zorunludur.
Bu çerçevede geçici 7. madde kapsamında terkini amaçlanan şirketin taraf olarak yer aldığı bir davanın yada aleyhindeki icra takibinin bulunmasına rağmen yapılacak re’sen terkin işlemi, aynı maddeye aykırılık teşkil edecek olup hukuka uygun bir terkin olarak nitelendirilemez.
Bu tür sebeplere dayalı olarak açılan davada şirketin ihyasını talep eden davacı, ticaret sicil müdürlüğünce münfesih kabul edilerek terkin edilen şirketin varlığını devam ettirdiğini veya re’sen terkin sürecinin hukuka aykırı olarak işletildiğini ileri sürerek bir nevi gerçekleştirilen terkin işleminin iptalini istemekte olup davanın kabulü hâlinde verilecek olan ihya kararı da şirketin terkin işleminin iptali niteliğinde olacaktır.
Buradan hareketle hukuka aykırı terkin işlemi nedeniyle geçici 7. maddenin 15. fıkrasına dayalı olarak açılan dava sonrasında verilecek ihya kararı, TTK’nın 547. maddesi anlamında ek tasfiye olarak nitelendirilemez.
Zira hukuka aykırı şekilde geçici 7. madde kapsamında terkin edilen şirketin ihyasında amaç, eksik kalmış tasfiye işlemlerinin tamamlanarak şirketin tekrar ticaret sicilinden silinmesinden ziyade hukuka aykırı terkin işleminin iptaliyle şirketin usulsüz terkin öncesindeki hukukî statüsüne kavuşturulmasıdır. Böyle bir karar sonrasında ihyasına karar verilen şirket, herhangi bir şekilde tasfiye aşamasına girmeksizin hukuken varlık kazanır.
Geçici 7. madde kapsamında ticaret sicil müdürlüğünce münfesih sayılarak re’sen terkin edilen bir şirketin aynı maddenin 15. fıkrası kapsamında ihyasına yönelik olarak açılan davada, gerçekleştirilen re’sen terkin işleminin hukuka aykırılığının tespiti hâlinde verilecek ihya kararı, niteliği gereği terkin işleminin iptaline ilişkin olması nedeniyle TTK’nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye kapsamına girmeyeceğinden, ihya kararı yanında şirkete tasfiye memuru atanması gerekmez.
(Yargıtay HGK 2017/11-3184 E. 2021/1107 K.)
Somut olay incelendiğinde; ihyası istenen dava konusu.... Ltd. Şti'nin aleyhinde 6102 sayılı TTK nun geçici 7 maddesi gereğince resen terkin tarihi 09/10/2014 itibariyle ve halen derdest olan Sakarya .... İcra Dairesi .../... Esas ve İstanbul Anadolu.... İcra Dairesi ...
Esas sayılı icra dosyalarının bulunduğu, bu haliyle anılan şirketin Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünce 09/10/2014 tarihinde TTK geçici 7. Maddesi uyarınca sicilden resen terkin işleminin o tarihte devam eden icra takiplerinin varlığına rağmen gerçekleştirilmiş olması sebebiyle hukuka aykırı ve usulsüz olduğu (emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin .../... E. .../...
K. sayılı 7.12.2009 tarihli ilamı) davacının bu davayı açmakta aktif husumetinin ve hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, anılan şirketin usulsüz terkin öncesindeki hukukî statüsüne kavuşturulmasına, bu kapsamda 09/10/2014 tarihli resen terkin işleminin iptaline karar verilmiş, TTK’nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye söz konusu olmayıp şirket terkinden önceki statüsüne kavuşacağından ihya kararı yanında şirkete tasfiye memuru atanmamıştır.
Kısa kararda terkin tarihi sehven 03/07/2014 olarak yazılmış ise de bunun maddi hatadan kaynaklanması sebebiyle HMK nun 304/1 maddesi gereğince resen düzeltilmiştir.
Başkan ... · e-imzalı · Üye... · e-imzalı · Üye... · e-imzalı · Katip ... · e-imzalı
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1079, K. 2023/209, 29 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama