KÜNYE
T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2023
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/208 Esas - 2023/604
- Esas no
- 2023/208 Esas
- Karar no
- 2023/604
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Dava
- Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/04/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 23/11/2023
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafın davalıdan satın aldığı 2. El aracın ... ilinden ... götürülürken... ilçesi yakınlarında arıza yaptığı, aracın çekici ile ...ya getirildiği ve servise götürüldüğü aracın motorunun ayıplı olması nedeniyle 2. El farklı bir araçtan motor alındığı buna ilişkin masraf yapıldığı yine bu süre içerisinde aracın otoparkta bekletildiği ve otopark masrafı çıkartıldığı yine bu dönem içerisinde nakliye işleri için.... Kişiden araç kiralamak zorunda kaldığından bahisle zararlarının tazmini için eldeki davayı açtığı anlaşıldı.
Davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi vermediği anlaşıldı.
...ve ... odasından gelen müzekkere cevabı okundu, incelendi.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Açılan dava,... plakalı aracın ayıplı satılmasından dolayı yapılan masrafların davalıdan tahsili yönünde alacak davası olarak açılmıştır.
Eldeki dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra 11/04/2023 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda, o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir.
Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4).maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.
Başka bir anlatımla, yargı çevresinde, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır.
Somut olayda;
Nevşehir Vergi Dairesi Müdürlüğünün 17.07.2023 tarihli cevabi yazısından davalının bilanço usulüne göre defter tuttuğu ve tacir sıfatına haiz olduğu anlaşılmıştır.
İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 12.07.2023 tarihli cevabi yazısına göre davacının 2022 yılı gelir beyannamesine göre gerçek kişi olduğu ve işletme hesabına göre defter tuttuğu faaliyetinin VUK nun 177/1. Maddesinin 1 ve 3. Bendindeki limitlerinin yarısını veya 2. Bentteki limitinin tamamını aşmadığı, esnaf odasının cevabi yazısına göre davacının esnaf kaydının olmadığı, İstanbul Sanayi Odasının verdiği cevabi yazıya göre oda kaydının olmadığı, alınan tüm cevabi yazılara ve dosya kapsamına göre davacının tacir sıfatına haiz olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda eldeki davada, davacının tacir sıfatına haiz olmadığı, davanın konusu dikkate alındığında mutlak ticari dava olmadığı gibi davacının tacir olmaması nedeniyle de davanın nisbi ticari dava da olmadığı, bu haliyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılarak 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/208, K. 2023/604, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama