İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/332 K.2024/195

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/332Karar2024/195Tarih28 Mart 2024Okuma11 dk · 2.229 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
28 Mart 2024
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2023/332 Esas - 2024/195
Esas no
2023/332 Esas
Karar no
2024/195
Hakim
...
Katip
...
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Davalı
...
Vekili
Av. ...
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
06/06/2023
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
01/04/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.229 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin alacaklı, borçlu şirkete farklı tarihlerde birçok inşaat malzemesi sattığını ve teslim ettiğini, müvekkilinin bu ticari ilişkiden kaynaklı alacağının14.03.2023 tarihi itibariyle 35.059,46 TL olduğunu, davalı şirket, yapılan tüm taleplere rağmen borcunu ödemediğini, bunun üzerine,

davalı şirket aleyhine, Sakarya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2023/5089 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin vekili aracılığıyla icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle takibin durduğunu, borcunu ödemeyen kötü niyetli davalının, itirazı haksız ve yersiz olduğunu, davalının vaki haksız itirazının reddine karar verilerek takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini, davalının icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı Vekili tarafından Sakarya 2.İcra Dairesine verilen 29.04.2023 tarihli dilekçesinde, müvekkilinin davacı tarafa borcu bulunmadığını, borcun dayanağının belli olmadığını bildirerek takibin durdurulmasını talep ettiği, davacı taraf takibe dayanak fatura cari hesap içeriği hizmeti müvekkiline vermediğini, faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, bu sebeple borca, faize, takibe itiraz edildiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilerek davacının %20’den aşağı olmamak üzere İcra inkâr ve kötüniyet tazminatı ile mahkûm edilmesini, yargılama giderlerinin karşı tarafa bırakılmasını talep etmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Sakarya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2023/5089 esas sayılı dosyasına konu yapılan cari hesap ekstresi kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının ne kadar olduğu, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında olduğu anlaşılmıştır.

Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2023/5089 Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, 35.059,46 TL üzerinden takibin yapıldığı, davanın süresinde açıldığı anlaşıldı. Davadan önce arabuluculuk dava şartının gerçekleştiği anlaşılmış ve esasa geçilmiştir.

Dosya bilirkişiye tevdii ile, davalının ticari defter ve kayıtları incelenip takibe konu faturanın ticari deftere işlenip işlenmediği, defterin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konularında rapor sunulması istenmiştir.

Muhasebeci Bilirkişisi ... 21/02/2024 Tarihli Bilirkişi raporunda özetle.

"Davacı ...’nin dava konusu 2022-2023 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yukarıda ifade edildiği gibi usulüne uygun olarak yapılmış olduğu, defter kayıtlarının dayanağı belgelerle uyumlu olduğu, defterlerin birbirini teyit ettiği, belirtilen sebeplerle davacı şirketin dava konusu 2022-2023 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davalı ...’nin dava konusu 2022-2023 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yukarıda ifade edildiği gibi usulüne uygun olarak yapılmış olduğu, defter kayıtlarının dayanağı belgelerle uyumlu olduğu,

defterlerin birbirini teyit ettiği, belirtilen sebeplerle davalı şirketin dava konusu 2022-2023 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu ortaya koyan aynı kayıtların bulunduğu, takip ve dava tarihleri itibariyle davacının kayıtlarına göre davalıdan ticari ilişkiden dolayı 35.059,46 TL cari hesap alacağının olduğu, takip ve dava tarihleri itibariyle davalının kayıtlarına göre davacıya ticari ilişkiden dolayı 35.059,46 TL cari hesap borcunun olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir.

Bilirkişi raporunun sunulduğu, raporun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin rapora karşı itiraz ve beyanlarını içerir dilekçe sundukları görülmüştür.

SMMM bilirkişisi ...'dan alınan 21.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının davalıdan 35.059,46 TL alacaklı olduğu, ticari defterin delil niteliğine haiz olduğunun belirtildiği görülmüştür.

Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan imtina ettiği, dosyadaki belgelere göre bilirkişi raporu hazırlanarak dosyaya sunulduğu anlaşılmış, rapor taraflara tebliğ edilmiştir.

Olaya ilişkin yasal düzenlemeler ve yargı içtihatları değerlendirilecek olursa;

İcra Takibine İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde)

Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar)

Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir.

Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.

TTK’nın 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.

Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 Esas. 2021/197 Karar )

İtirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Davacı tarafından icra takibinin dayanağı olarak takip talebine ekli faturalar gösterilmiş, mahkemece davacının iddia ettiği alacak miktarının tespitinde teslim belgelerine dayalı faturalardaki alacağın sabit olduğu kabul edilmiştir. Ancak mahkemece icra takibine dayanak yapılan fatura konusu alacak miktarının ödenip ödenmediği noktasında, takip konusu edilmeyen faturalar da inceleme konusu yapılarak karar verilmesi yerinde değildir. (HGK 2017/(19)11-1309 e. 2021/377 k.)

Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir.

Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.

Ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu, bazı belgelere senetle ispat kuralının aşılabilmesi ve hakimin delilleri değerlendirirken takdir yetkisini kullanabilmesi imkanını vermiştir. Ancak belgenin, kesin delille ispatlanması gereken bir vakıa karşısında bu kuralı aşıp değerlendirilmeye alınabilmesi için HMK m. 202'de belirtilen bütün unsurları karşılaması gerekmektedir.

Hakimin bu konuda yani kurala istisna getiren "kanuni unsurlar" üzerinde ise herhangi bir takdir yetkisi yoktur; bu unsurların objektif olarak gerçekleşmesi gerekir. Bir belge ancak aleyhine kullanılacak kişiden kaynaklanmışsa ve hukuki işlemi muhtemel gösteriyorsa delil başlangıcı sayılabilir. Bu bağlamda elektronik veriler de delil başlangıcı teşkil edebilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/5327 esas- 2021/5363 karar)

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/09/2019 tarihli 2017/19-919 E. 2019/886 K. sayılı "...6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nın 87) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır.

Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur.

Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz.

Somut Olay Yukarıdaki Açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa;

Davacı tarafından davalı aleyhine dava konusu edilen cari hesap ekstresi başlıklı belgeye dayanarak Sakarya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2023/5089 esas sayılı takip dosyası ile 35.059,46 TL asıl alacak üzerinden ilamsız takip başlattığı,başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya 28.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ödeme emrine 29.04.2023 tarihinde 2004 sayılı yasanın 62.maddesindeki yedi günlük sürede itiraz ettiği, itiraz dilekçelerinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, eldeki bu davanın 06.06.2023 tarihinde 2004 sayılı yasanın 67.maddesindeki bir yıllık sürede açıldığı, davadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği anlaşılmış ve esasa geçilmiştir.

Davacının takibe dayanak ettiği belgenin cari hesap ekstresi olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda detaylandırıldığı üzere; cari hesap sözleşmesi hükümlerinin uygulanabilmesi için 6102 sayılı yasanın 89.maddesi uyarınca taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi anlaşmasının bulunmasının gerektiği, somut olayda taraflar arasında böyle bir sözleşmenin bulunmadığı, dosya kapsamı ve 10.paragraftaki ilkeler nazara alındığında önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu şeklinde bir ilişki olduğu anlaşılarak taraflar arasındaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olduğu (benzer yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Daresinin 2020/387 esas 2021/914 Karar) anlaşılmış ve yargılama açık hesap ilişkisine göre yürütülmüştür.

Taraflar arasındaki açık hesap ilişkisi incelendiğinde; taraflar arasında faturaya dayalı ticari ilişkinin bulunduğu, tarafların tüzel kişi tacir olduğu, faturaların tarafların ticari işletmelerini ilgilendirdiği anlaşılmıştır.

Az yukarıda detaylandırıldığı üzere; faturalar tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkiyi gösteren bir delil olmayıp, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/(19)11-944 Esas. 2021/197 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, taraflar arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir.

Yine TTK’nın 21.maddesine göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır.

Bu bağlamda taraflar arasındaki akdi ilişkinin olup olmadığının tespiti amacıyla tarafların delil olarak dayandıkları ticari defterlerinin incelenmesi gerekmiş, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen 21.02.2024 tarihli rapora göre, anılan cari hesap ekstresine konu faturaların davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, taraflar arasında faturaya dayalı bir ilişkinin bulunduğu, tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin olduğu, her iki tarafın ticari defterlerine göre faturaların her iki tarafın defterlerine de işlendiği,

davalının ticari defterlerinde davacıya 35.059,46-TL borçlu olduğunun, davacının ticari defterlerinde davalıdan 35.059,46-TL alacaklı olduğunun, davacı ve davalının ticari defter kayıtlarının karşılıklı olarak birbirini doğrular şekilde olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.

Davaya konu faturaların davacının ve davalının ticari defterlerine kayıtlı bulunduğu, bu şekilde taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu anlaşılmış, TTK’nın 21. maddesindeki 8 günlük itiraz süresinde fatura içeriklerine itiraz edilmemesi dolayısıyla davalının fatura içeriklerini kabul ettiği anlaşılmıştır.

Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir.

Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.

Dosya kapsamında alınan 21.02.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalının ticari defterlerinde davacıya 35.059,46-TL borçlu olduğu, davacının ticari defterlerinde davalıdan 35.059,46-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının taraflar arasındaki cari hesap ekstresine konu faturalar nedeniyle davalıdan 35.059,46-TL alacaklı olduğu, her iki tarafın ticari defter kayıtlarının bu yönüyle birbirlerini doğruladığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 35.059,46-TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış, bu nedenle davalının takibe yaptığı itirazın haksız olduğu,

defter kayıtlarına ve dosyaya sunulan kayıtlara göre anılan bedel yönünden faturalara ilişkin davalı tarafından talep edilen bedeller için bir ödeme de yapılmadığı anlaşılarak, anılan bedel yönünden davacının haklı olduğu anlaşılmış, davalının likit olan bu bedel yönünden itirazında haksız olduğu, alacağın likit olduğu da nazara alındığında 2004 sayılı yasanın 67.maddesindeki şartları oluşan icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davanın KABULÜ ile; Davalı borçlunun Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2023/5089 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,

2-Asıl alacak miktarı olan 35.059,46-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.394,91-TL harçtan peşin alınan 423,43-TL Harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.971,48-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 423,43-TL Peşin/nisbi Harcı, 3.500,00-TL bilirkişi masrafı, 97,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.200,83-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davalı tarafın yapmış olduğu masrafın kendi üzerine bırakılmasına,

8-Arabulucuk sarf kararı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

9-Karar tebliğ giderlerinden sonra bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

10-Gerekçeli kararın HMK nun 321/2 maddesinin son cümlesi gereğince taraflara talep aranmaksızın tebliğine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi.

28/03/2024 Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdır

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/332, K. 2024/195, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/332
Karar No
2024/195
Tarih
28 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/332 K.2024/245
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/332 K.2024/133
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/333 K.2024/184
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/333 K.2024/201
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/333 K.2024/194
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/333 K.2024/171

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.