İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/34 K.2025/693

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini,…

Esas2024/34Karar2025/693Tarih23 Ekim 2025Okuma10 dk · 1.942 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya

Mercii
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
23 Ekim 2025
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2024/34 Esas - 2025/693
Esas no
2024/34 Esas
Karar no
2025/693
Hakim
—
Katip
—
Davacı
—
Vekilleri
—
Davalı
—
Vekili
—
Dava
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
01/06/2023
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
30/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.942 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti

Davacı tarafın iddiaları; davacı vekili; müvekkili ile davalı 'ın 0 km 2021 model Transit Tipli Ford marka bir araç alımı konusunda 290.000,00TL bedel üzerinden anlaştıklarını, müvekkilinin davalının bayisinden satın alacağı Ford Marka 2021 Model Transit Tipli araç için 13.09.2021 tarihinde 290.000,00-TL 24 ay vadeli 0 km araç kredisi kullandığını, fakat davalı tarafından vaat edilen aracın temin edilemediğini, 21.09.2021 tarihinde plakalı Ford Marka 2021 Model Transit Tip NM0EXXTTRELL35014 şase nolu daha önce tescil işlemi gören 2. el bir aracın müvekkile satıldığını,

müvekkil şirket ile davalı firma arasında yapılmış olan satışa ilişkin anlaşmada tutarın 290.000,00TL olarak belirlenmiş olmasına rağmen davalı firma tarafından müvekkil şirkete 17.09.2021 tarihli 342.500,00 TL bedelli proforma fatura ve akabinde 20.09.2021 tarih GIB2021000000344 sıra nolu 350.000,00 TL bedelli e-arşiv faturası gönderildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak düzenlenen faturanın yasal süresi içerisinde 22.09.2021 tarihinde 21. Noterliğinin 36198 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini,

davalı firma ile müvekkil şirket arasında yapılmış olan satışa ilişkin anlaşmada anlaşma bedelinin 290.000,00-TL olduğunu, anlaşma gereği herhangi bir fiyat farkı bulunmadığı için fiyat farkı içeren faturanın müvekkil şirket tarafından kabulünün mümkün olmadığını, davalının anlaşma bedeline aykırı olarak kesmiş olduğu proforma faturası nedeniyle müvekkilinin gerçek bedel ile proforma faturası bedeli arasındaki farktan kaynaklı olarak da zarara uğradığını, müvekkilinin herhangi bir icrai işlem ve mali yaptırımla karşılaşmamak adına ticari itibarının zedelenmesini de engellemek adına davalı tarafa aradaki bakiye farkı da ödediğini,

müvekkilinin sözleşmeye aykırı olarak ödemiş olduğu bu fazla bedelin faizi ile birlikte davalıdan tahsili gerektiğini, müvekkil şirketin 0 km araç kredisi talebinin alınan araç daha önceden tescil edildiğinden ve banka mevzuatınca 0 km olarak değerlendirilemeyeceğinden uygun görülmediğini ve müvekkiline 2.el araç kredisi kullandırıldığını, müvekkilinin araç için iki kez bankaya kredi için başvurmak zorunda kaldığını ve iki kez dosya masrafı ödediğini, davalı firmanın müvekkil şirketin aynı araç için iki farklı işlem yapmasına ve iki kez dosya masrafı ödeyerek zarara uğramasına sebep olduğunu,

müvekkil şirketin davalı ile aralarında yapılan araç satış işlemine güvenerek bir taşıma sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin bu taşıma sözleşmesinde kullanılacak aracın 0 km, Ford Transit Marka 2021 model ve taşıyıcının ilk sahibi olduğu ticari araç ile 20.09.2021 tarihinde taşıma işlemine başlamayı aksi takdirde cezai şart ödemekle yükümlü olacağını taahhüt ettiğini, ayıplı maldan kaynaklı olarak sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getiremeyen müvekkil şirketin taşıma sözleşmesine aykırılıktan dolayı cezai şart bedeli ödeyerek zarara uğradığını,

aracın 0 km ve ilk el olması gerekirken 2. El bir aracın müvekkile satılmış olmasının yanı sıra satış işlemi yapılan araçta, okul paketli minibüsün standart özelliklerinde olması gereken arka yolcu koltuk sensörü özelliğinin de bulunmadığını, davalıdan satın alınan aracın gizli ayıplı olarak satıldığını, davalı tarafından müvekkile satılan dava konusu aracın, satış sözleşmesine aykırı olarak ayıplı olduğu hususu da dikkate alınarak,

satış tarihi itibariyle ikinci el piyasa fiyat bedelinin belirlenmesini, belirlenen bu bedel ile müvekkilince davalıya ödenen bedel arasındaki farkın taraflarına iadesini, haksız yere davalıya faturadan kaynaklı olarak ödenen bedelin ve müvekkil şirketin uğramış olduğu maddi zararın şimdilik 1.000,00-TL'sinin bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırılmak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı taraf savunmasında.

Davalı vekili; müvekkilinin panel van araçlara iç dizayn yaparak ( aracın panel van araçtan servis minibüsüne çevirilmesi ) minibüse çevirme işi ile iştigal ettiğini, araç bedelinin bu iki kalemden yani aracın kapalı kasa panel van bedeli ve iç dizayn bedelinin toplamından oluştuğunu, aracın bedeli faturasından ve taraflar arasındaki satış anlaşmasından da açıkça anlaşılacağı üzere o tarihte 350.000 TL olduğunu, müvekkil şirketin aracı anlaşmaya göre hazırlayıp teslim ettiğini ancak davacının satış bedelinin bir kısmını eksik ödediğini,

bu noksan ödenen bedel için İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün 2021/19981 Esas Sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, davacı kendisine satışı yapılan aracı alıp kullandığını ardından da mesnetsiz iddialarla huzurdaki davayı açtığını, davacının girdiği bir taşıma ihalesinde cezai şart ödemek zorunda kalmasının da dava konusu aracın satışı ile hiç bir alakası olmadığını, davacının aracı bir teslim tutanağı ile açıkça muayene ederek aldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar:

Dava, araç alım-satımından kaynaklanan, 0 km ve ilk el olması gerekirken 2. El bir aracın satıldığı ve satılanın da ayıplı olduğu iddiasına dayalı, ayıp oranında bedelden indirim talebi ve maddi zararının tazmini istemine ilişkindir.

Uyuşmazlık; davacı tarafın davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın gizli ayıp olup olmadığı, ayıbın süresi içerisinde davalıya bildirilip bildirilmediği, aracın ayıplı olması halinde davacının zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar miktarının ne kadar olduğu, aracın satın alınması hususunda tarafların hangi bedel üzerinden anlaştıkları, davacının kredi kullanımı ve başka bir şirketle imzalandığı iddia edilen taşıma sözleşmesi nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar miktarının ne kadar olduğu hususlarındadır.

III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller:

Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığıa, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığına, Kocaali Mal Müdürlüğüne, Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğüne, dava konusu aracın UYAP araç sorgu kayıtları, Altınova Mal Müdürlüğü cevap yazısının dosya arasına alındığı, Mahallinde Yalova 7. Asliye Hukuk Mahkemesinden talimat yolu ile keşif yaptırılmış, bilirkişi raporu dosya arasına alınmış ve incelenmiştir.

IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar:

Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir. (6098 sayılı yasanın 1.maddesi)

Nitekim TBK’nın 2. maddesine göre de taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşme kurulmuş sayılır ve ikinci derecedeki noktalarda uyuşulamazsa hâkim, uyuşmazlığı işin özelliğine bakarak karara bağlar.

İrade beyanının karşılıklı olması her iki tarafın beyanlarının aynı neticeyi doğurmak maksadıyla birbirine yöneltilmesi demektir ve bir sözleşmenin kurulması için gerekli karşılıklı irade beyanlarından zaman itibariyle önce yapılana “icap” (BK, m.3) ya da Türk Borçlar Kanunu kullanımıyla “öneri” denir.

Ancak her sözleşme yapma çağrısı icap sayılmaz; bir irade beyanının icap sayılabilmesi için bu yöne ilişkin irade beyanının karşı tarafa yöneltilmiş olması, sözleşmenin bütün esaslı unsurlarını kapsaması gerektiği gibi beyanda bulunanın da icabıyla bağlı kalmak niyetinde olması şarttır (Uygur, Turgut: Açıklamalı ve İçtihatlı Borçlar Kanunu Genel Hükümler, I. Cilt, Ankara 1990, s.2).

Sözleşmenin kurulması için gerekli unsurları içermeyen veya bu unsurları içermekle birlikte teklifte bulunanın kendisini önerisi ile bağlamadığı durumlarda karşımıza çıkan teklif ise “icaba davet”tir.

İki taraf karşılıklı ve birbirine uygun surette iradelerini beyan ettiği ve sözleşmenin esaslı unsurları üzerinde anlaştıkları takdirde sözleşme tamamlanır ve taraflar kararlaştırdıkları şekilde edimlerini gereği gibi ifa borcu altına girerler.

Anılan yasal düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; kural olarak, sözleşme ilişkisinin kurulması herhangi bir şekil şartına tâbi olmayıp, tarafların "icap" ve "kabul" iradelerinin birleşmesiyle sözleşme ilişkisi kurulur. Şekil şartı, sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/04/2018 Tarih, 2017/13-619 Esas 2018/919 Karar sayılı kararında "...Hukukun amacının maddi gerçeğe ulaşmak olduğu şüphesizdir. Ne var ki bu amacın sağlanmasında hâkimin izleyeceği yol kanun koyucu tarafından sübjektiflikten olabildiğince uzaklaşmış usul hükümleri ile çizilmiş olup, aksi düşünce ile verilecek kararlar uygulayıcı elinde değişkenlik göstererek hukuk güvenliğini ortadan kaldıracaktır..." denilmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 24.09.2024 tarih, 2024/2366 Esas, 2024/2884 Karar Sayılı ilamında, "...Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevi eseri, sözleşmeye, amacına ve tekniğine uygun olarak tamamlayarak teslim etmek; iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibarettir.

Kural olarak, eser sözleşmesi ilişkisinin kurulması herhangi bir şekil şartına tâbi olmayıp, tarafların "icap" ve "kabul" iradelerinin birleşmesiyle sözleşme ilişkisi kurulur. Şekil şartı, sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır.

4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmüne amir olup, davalı taraf akdî ilişkiyi inkâr ettiğinden, akdî ilişkinin kurulduğunu ispat külfeti davacı iş sahibi üzerinde kalmaktadır..." belirtilmiştir.

Uyuşmazlığın çözümünde ispat ve ispat yükü kavramlarının kısaca açıklanması yerinde olacaktır.

İspat; dava konusu yapılan hakkın gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddi hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkün olur. İşte dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir. (Kuru, B:Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001,6.2.c.,s.1966)

Hakim, davada hangi çekişmeli vakıanın ispat edilmesi gerektiğini tespit ettikten sonra bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi sorusu ile karşılaşır; buna da ispat yükü denir.

İspat yükü, hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer ve yeri gelmişken belirtmek gerekir ki; kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Bilakis, kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir.

Konu ile ilgili genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu' nun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olup olup, davalı taraf akdî ilişkiyi inkâr ettiğinden, akdî ilişkinin kurulduğunu ispat külfeti davacı üzerinde kalmaktadır.

İspat aracı olan ve kendi içinde kesin-takdiri olmak üzere ikiye ayrılan deliller, kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulanamayacağı davalarda kural olarak taraflarca ileri sürülmedikleri müddetçe hakim tarafından resen dikkate alınamaz.

V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler

Somut olayda; davacı taraf 0 km 2021 model Transit Tipli Ford marka bir araç alımı ve araçta, okul paketli minibüsün standart özelliklerinde olması gereken arka yolcu koltuk sensörü özelliğinin olması konusunda davalı ile anlaştıklarını davalı taraf ise taraflar arasındaki satış anlaşması gereği ücretin 350.000 TL olduğu ve davalı şirket aracı anlaşmaya göre hazırlayıp teslim ettiğini belirterek davacının ileri sürdüğü bu hususları kabul etmemiştir. Az yukarıda açıklandığı üzere; 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmüne amir olup, davalı taraf akdî ilişkiyi inkâr ettiğinden, akdî ilişkinin kurulduğunu ispat külfeti davacı üzerinde kalmaktadır.

Yukarıda alıntılanan 6098 sayılı yasanın 1. maddesine göre sözleşme öneri ve kabul ile kurulur. Dosyaya davacı tarafından dosyaya ihtarname ve fatura dışında herhangi bir yazılı sözleşme sunmadığı; davalı tarafın cevap dilekçesi ekinde sunulan aracın eksiksiz teslim alındğına ilişkin tutanak, proforma fatura, e-fatura ile satılacak araçların ve verilecek hizmetlerin neler olduğunun açıklandığı görülmektedir.

Davacının anılan proforma faturayı kabul ettiği, aracın eksiksiz tesliminin gerçekleştiğini teslim tesellüm tutanağından anlaşıldığı, her ne kadar davacı taraf ihtarname keşide etmiş ise de, ihtarnameden sonra bedeli ödediği, ayrıca sözleşme (2.

El araç için) şekil şartlarına uygun noter huzurunda yazılı yapılmadığı halde, davacı taraf geçersiz sözleşmeyi ayakta tuttuğu ve ayıplı teslim ve 0 araca ilişkin sözleşme yapıldığı iddiasını ispat edemediği anlaşılmakla, davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının davasının reddine,

2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 435,50-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra artan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,

6-Gerekçeli kararın HMK 321/2 md gereği taraflara tebliğine,

7-Arabuluculuk ücreti olan 3120-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.23/10/2025

Katip · ¸E-İmzalıdır Hakim · ¸E-İmzalıdır

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/34, K. 2025/693, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/34
Karar No
2025/693
Tarih
23 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/35 K.2025/881
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/37 K.2025/758
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/37 K.2025/876
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/37 K.2025/634
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/39 K.2025/1213
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/40 K.2025/891

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.