KÜNYE
T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2024
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/39 Esas - 2024/243
- Esas no
- 2024/39 Esas
- Karar no
- 2024/243
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Davalı
- ...
- Dava
- Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/01/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 31/05/2024
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı asil davalı banka ile dava dışı şirket arasındaki kredi sözleşmesine ilişkin kefaletinin hükümsüz olduğunun ve bu kefalet sebebiyle başlatılmış olan İstanbul 4. İcra Dairesinin 2019/38759 esas sayılı takibi kapsamında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının adli yardım talebi 25/01/2024 tarihli ara kararla kabul edilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca; hâkim Türk hukukunu resen uygular. 04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hâkimin görevidir. Diğer bir deyişle; bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hâkime aittir (6100 sayılı Kanun madde 33).
Davacı İstanbul 4.İcra Müdürlüğünün 2019/38759 E.sayılı takip dosyasına dayanak yapılan kefalet sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespitini istediğini belirtmiş ise de davacının talebi HMK’nın 106. maddesinde düzenlenen tespit davasının özel bir şekli olan İİK 72 maddesi uyarınca menfi tespit talebidir.
Dava ticari kredi sözleşmesinden kaynaklandığından ticari dava niteliğindedir. 7445 sayılı yasanın 31. Maddesi ile değişik TTK nun 5A maddesi uyarınca 01/09/2023 tarihinden sonra açılan ticari nitelikteki menfi tespit davası arabuluculuk dava şartına tabidir.
6325 sayılı yasanın 18A/2 maddesi "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmünü içermektedir.
Davacı arabuluculuk son tutanak aslını yada onaylı suretini sunmamıştır. Davacının dava öncesinde arabuluculuk yoluna başvurup başvurmadığı da net olarak anlaşılamamaktadır.
Davacıya, dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurmuş ise, arabuluculuk son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunması amacıyla bir haftalık kesin süre verilmiş, bu kesin süre içinde arabuluculuk son tutanağının aslının yada arabulucu tarafından onaylı suretinin mahkememize sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceği hususu ihtar edilmiş, muhtıra kendisine 26/02/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, muhtıra tebliğine rağmen verilen kesin süre içinde son tutanağın sunulmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
29/04/2024 Başkan ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Katip ... · e-imzalı
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/39, K. 2024/243, 29 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama