KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2024
- Esas no
- 2024/39 Esas
- Karar no
- 2024/341 Karar
- Dava
- 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat
- Dava tarihi
- 25/11/2023
Karar Metni
942 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin mezkur banka şubesinde ... IBAN numaralı "Emekli Maaş Hesabı" mevcut olduğunu, İİK, 5510 sayılı SGK Kanunu, 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Kanunu ve sair tüm kanunlarda "Bağ-kur Emekli Maaşı Vergi Borcu İçin Haczedilemez." amir hükmünün mevcut olduğunu, buna rağmen davalı bankanın müvekkilinin emekli maaşlarına yıllardır e-haciz uygulamakta olduğunu ve parasını ödemediğini,
Noter İhtarnamesine istinaden tarafılarına telefonla dönüş yapıldığını ve "Gelir İdaresi Başkanlığı ile Ziraat Bankası arasında imzalanan özel protokol gereği kendilerinin e-haciz uyguladıkları"nın bildirildiğini ileri sürerek müvekkilinin mezkur hesabının incelenerek yıllardır ödenmeyen parasının tespit ve mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanarak bulunacak bedelin, ileride belirlenecek bedel üzerinden ıslah etmek ve harcını tamamlamak üzere, ilk aşamada 10.000,00-TL'nin tazmin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacının dayandığı kanun maddesinin esasen alacaklı tarafından haczi talep edilen gelir aylı ve ödeneklere ilişkin bir düzenleme içerdiğini ve müvekkili bankanın davacının gelir aylık ya da ödeneklerini haczetmediğini, davacının SGK kurumundan emekli maaşı aldığını, davaya konu olayın ise kredi borcunun yatırılmaması sonucu emekli maaşından yapılan kesinti değil aksine Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından e-haciz yetkisi ile yapılan kesintiler ve konulan blokeler olduğunu, davacının ... no.lu bağkur emekli maaşı hesabı üzerine farklı Vergi Dairelerince ayrı ayrı zamanlarda elektronik haciz yolu ile haciz şerhi işlendiğini,
6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun (5) Haciz başlıklı 62. maddesinin 1. fıkrasında. “Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur.” hükmü, Haczedilemeyecek mallar başlıklı 70. maddesinin 1. fıkrasının 1. bendinde.
“233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi iktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları, iştirakleri ve mahalli idarelerin malları hariç olmak üzere Devlet malları ile hususi kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar.” hükmü, Kısmen haczedilebilen gelirler başlıklı 71. maddesinde.
“Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz.
Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz.” hükmü yer aldığını ve bu sebeple husumetin müvekkili bankaya değil Gelir İdaresi Başkanlığı'na yöneltilmesi gerektiğini, Gelir İdaresi Başkanlığının haciz işlemlerini bankaya yazı iletmeden elektronik ortamda kendisinin gerçekleştirebildiğini ve hesabın niteliğini de görebildiğini,
Gelir İdaresi Başkanlığının göndermiş olduğu e haciz istek paketlerine istinaden müşterilerin bankaları nezdinde bulunan hak ve alacaklarına borç tutarını aşmayacak şekilde en fazla hesap bakiyesi kadar elektronik haciz blokesi uygulayabildiğini ve yine gönderdiği haciz iptal paketleriyle de haciz blokelerinin elektronik olarak kaldırılabildiğini, buna göre müvekkilinin haciz ve bloke koyan taraf değil Gelir idaresi Başkanlığı tarafından konulan haczin uygulamasını yapan aracı kuruluş olduğunu,
davacının şikayetini doğrudan haczi uygulayan vergi dairelerine ileterek hacizlerin elektronik ortamda iptalini ya da maaşı üzerindeki tüm hacizlerin kaldırılmasına yönelik yazının bankalarına gönderilmesini talep etmesi gerektiğini, müvekkili aleyhine açılan davanın öncelikle zamanaşımı, husumet ve hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiil nedeni ile tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dava dosyasında, .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 228/11/2023 günlü ve ... sayılı kararla gönderme kararı üzerine dosya Mahkememize tevzi edilmiş ve esasın 2024/39 sırasına kaydı yapılmıştır.
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, cevabi yazı içerikleri ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Maaşına haciz konulan davacı ...'e ait banka hesabının normal banka hesabı mı yoksa emekli maaşı alınmasına yönelik tanımlı maaş hesabı mı olduğu ve hesaplarda bloke olup olmadığı hususlarında davacı bankaya yazı yazılmış, verilen cevapta anılı hesapların mevduat hesabı olduğu, davacının emekli maaşının da bu hesaplara yattığı ve hesap üzerinde e-haciz blokesi olduğu bildirilmiştir.
Davalı banka tarafından mahkememize verilen cevabi yazı içeriği tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının hesabında olup kullanamadığı tutarlar üzerindeki bloke işleminde davalı bankanın yaptığı herhangi bir işlemin bulunmadığı, davacı hesabına kurumlar arası entegrasyon protokolleri neticesinde e-haciz konulduğu, bunun dava dilekçesinde de ifade edilerek iş bu işlemi dava dışı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın gerçekleştirdiğini davacının da ifade ettiği, davacı bankanın bu işleme herhangi bir dahlinin olmadığı,
davalı bankaca yapılan bir blokenin olmaması karşısında somut uyuşmazlıkta davalı bankaya atfı kabil bir kusur yüklenemeyeceği ve bu bağlamda davalı bankanın tazminat sorumluluğunun doğmayacağı anlaşıldığından davanın esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/39, K. 2024/341, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama