KÜNYE
T.C. Sakarya
- Mercii
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/653 Esas - 2025/12
- Esas no
- 2024/653 Esas
- Karar no
- 2025/12
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av....
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.221 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Av. ...
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/10/2024
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında süregelen ticari ilişkiler mevcut olduğu, davalı tarafından kısmi ödemeler yapıldığı, ancak taraflar arasındaki son ticari ilişki sonrasında davalı cari hesap bakiyesini ödemediğini, nihayet Sakarya 4. İcra Dairesi 2024/9362 icra takip açıldığını, davalı kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, tahsilatlar düşüldükten sonra kalan bakiye borç tutarının 57.861,11TL olduğunu, iş bu alacak ve bu alacağa işlemiş faiz için icra takibi başlatıldığını belirterek davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalının %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını; davacı taraf, faturaya konu malın teslim edildiğini ispat yükümlülüğü altında olduğunu; Cari hesap ilişkisine dayalı ticari ilişkide alacağın likit olmadığını; davalı şirket temerrüde düşürülmediğinden faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; faturaya dayalı alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında akdi ilişki ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; mal tesliminin gerçekleşip gerçekleşmediği, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, davacı tarafın faiz talebinin yerinde olup olmadığı ve neticeten takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Sakarya Defterdarlığı, ali Fuat Cebesoy Vergi Dairesi Müdürlüğünden celp edilen bilgi ve belgeler incelenmiştir.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
Yargıtay 19 Hukuk Dairesinin 25/10/2018 Tarih, 2018/2599 Esas 2018/5261 Karar Sayılı ilamında, "... davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiği..." belirtilmiştir.
Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302E. 2015/12272K. sayılı kararı).
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. Maddesinde bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılacağı, buna göre fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de ticari defterlere kaydedilmiş olması malın teslim alındığı ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Yine aynı madde uyarınca, faturanın içeriğine kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edilebilir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. Yine anılı maddenin 2. fıkrasında kanuni bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında olduğu belirtilmiş; kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın kanuni karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmiştir.
Kanuni karine, belli bir vakıadan, belli olmayan diğer bir vakıa için kanun tarafından çıkarılan sonuçtur. Kanuni karineler de adi kanuni karine ve kesin kanuni karine olarak ikiye ayrılmaktadır. Adi kanuni karineler aksi ispat edilebilen karineler iken, kesin kanuni karinenin varlığı hâlinde karşı taraf bunun aksini ispat edemez (K., Baki: Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Ocak 2021, S. 244 vd.). Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karşı ispat faaliyetinden değil, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Bakınız: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.03.2021 Tarih 2017/(19)11-926 Esas 2021/177 K. Sayılı ilamı)
6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır.
Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmemesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Bakınız Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 11.11.2020 T. 2019/3926 E. 2020/2954 K. Sayılı ilamı).
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre: davacı taraf, faturaya dayalı alacağının tahsili için davalı şirket hakkında icra takibi başlattığı, takibin davalının itirazı ile durduğu ve itirazın iptali için eldeki davanın ikame edildiği, davalının huzurdaki dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde ve takip dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde, alacaklı görünün tarafa müvekkil borçlu şirketin herhangi bir borcunun olmadığı,
davacının faturaya konu malın teslim edildiğini ispat yükümlülüğü altında olduğunu, cari hesap ilişkisine dayalı ticari ilişkide alacağın likit olmadığını, davalı şirket temerrüde düşürülmediğini beyan ettiği, ancak ödeme defiinde bulunmadığı, davalının BA kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek olmadığı, zira münazaalı hususlar bizatihi davalının kayıtları ile ispatlandığı,
davacı taraf takip talepnamesinde ve dava dilekçesinde asıl alacak miktarını 57.861,11.-TL olarak belirlediği anlaşılmakla taleple de bağlı kalınarak davanın asıl alacak yönünden kabulüne, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/653, K. 2025/12, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama