KÜNYE
T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/406
- Karar No
- 2025/806
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 20......Esas - 20....
- Esas no
- 20...
- Karar no
- 20...
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Dava
- Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 21/01/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 11/12/2025
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ........ Şti., arasında 21.11.2000 tarihli Kredi sözleşmesi imzalandığını, bu kredi ile şirketin 18.000,00 TL borç altına girdiğini, davacının bu sözleşmede kefil sıfatıyla yer aldığını, ödenmeyen borç için borçlu ve kefiller aleyhine, Sakarya .....İcra Dairesi Müdürlüğü tarafından 20......E. (eski esas), 20.....(yeni esas) sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, müvekkil aleyhine başlatılan takibin;
işletilen faiz oranı (takip sonrası faiz) yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, yıllık %210 Takip Sonrası Faiz isteminin açıkça fahiş bir oran olduğunu, dava konusu icra takibinde 18.000,00 TL Asıl ve 895.186,85 TL İşlemiş Faizle birlikte toplam 919.559,45 TL'lik alacağın kesinleştiğini, takip sonrası faizin düzeltilmesi gerektiğini, yıllara göre uygulanması gereken kanuni faiz oranlarının 01.01.2000 - 30.06.2002 dönem aralığında ödenmesi gereken kanuni faiz oranı %60 olarak belirlendiğini, icra takibinde faize itiraz edilmeyip kesinleşmiş olsa dahi,
bakiye dosya borcu hesaplanırken TBK 120 m uygulanmasının zorunlu olduğunu açıklanan nedenlerle, talepleri doğrultusunda haklı davasının kabulü yönünde karar verilmesini Mahkememizce re'sen gözönünde bulundurulacak nedenlerle, davalının sunacağı tüm dilekçe ve delillere karşı cevap verme hakkının saklı tutarak, davamızın kabulü ile;
müvekkil ile davalı yan arasında yapılan 21.11.2001 tarihli kredi sözleşmesine istinaden, davalı yanca uygulanması gereken faiz oranının yeniden tespit edilmesini, fahiş miktarlarda uygulanan temerrüt faizi oranına istinaden, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin iptalini, davalının fahiş miktarlarda faiz uygulayarak haksız ve kötü niyetli bir şekilde takip başlatmış olması nedeni ile, reddolunan kısım yönünden % 20 oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin davalıya tahmiline, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak davalı tarafa tebliğ edildiği görüldü.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ticari olması dolayısıyla görevli mahkemenin Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu bu sebeple görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, arabuluculuk sürecinin doğru şekilde işletilmediğini, Sakarya ..... İcra Müdürlüğü 20......Esas sayılı dosyaya konu alacak tahsil edildiğini, davacı .....'in hissedarı olduğu .....ili, ....İlçesi, ....Mah. ....ada, ... parsel sayılı taşınmaz Ayvalık ....
Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu 'nun 20.....sayılı dosyasından 120.000.000,00-TL bedelle ihale edildiğini, hissedar ......hissesine ( Sakarya .... İcra Müdürlüğü ......E. sayılı dosyasından borçlu) düşen miktarın tamamının 708.432,96 TL dosyasının 1. Sıra alacaklı olması sebebiyle dosyadan tahsil etmiştir. Bu sebeple davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacı yanın faiz oranına itiraz ettiğini, Sakarya .....
İcra Müdürlüğü ......Esas sayılı dosya ilamsız takip olup borca , faize itirazlar ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük süreye tabi olduğunu, sözleşmesi tarihi 01.11.2001 olan ve icra takibinin aldığı ilk esas 2001/2963 esas olan dosyada neredeyde 25 sene evvel kesinleşen takipte, menfi tespit davası ile faize itiraz edilmesinin Medeni Kanun madde 2 dürüstlük ve madde 3 iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, davacının işbu davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, söz konusu takipte faiz oranlarının usulüne uygun olarak talep edildiğini,
bir an için huzurdaki Menfi tespit davasının kabulüne karar verildiği ihtimali üzerinde durulduğunda dahi ; davacı yan tahsil olan icra dosyası açısından menfi tespit kararı ile hukuki işlem doğuracak bir işlem yapamayacağını, tespit davası paranın iadesi gibi bir sonuç doğurmayacağını, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle; davanın öncelikle usulden reddini, mahkememiz aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; İİK' nın 72/2. Maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
Davaya konu asıl alacak hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Takip talebinden sonra işleyen faiz talebinin yerinde olup olmadığı hususlarındadır.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
6100 Sayılı HMK'nın 313 ve devamı maddeleri uyarınca; sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Ancak irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin beyanları ve yukarıda anılan HMK hükümleri kapsamında, davacının takibe konu taleplerinin karşılanması nedeniyle (farklı davalar açma haklarının saklı kalmak kaydıyla, sadece bu davaya yönelik ve karşı taraf ile sulh oldukları), sulhun yargılamaya son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemlerinden olduğu anlaşılmış ve dava konusuz kaldığından sulh nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · e-imza Hakim · e-imza
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/406, K. 2025/806, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama