KÜNYE
T.C. Sakarya
- Mercii
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/494 Esas - 2025/560
- Esas no
- 2025/494 Esas
- Karar no
- 2025/560
- Başkan
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/04/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 06/10/2025
Karar Metni
1.073 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizin 26/03/2025 tarih ve 2024/850 Esas 2025/186 sayılı kararı Sakarya Bölge Adliye 5. Hukuk Dairesi'nin 30/06/2025 tarih ve 2025/989 Esas 2025/1041 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla yeniden yapılan yargılama sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı tarafın iddiaları.
Taraflar arasında 28/07/2023 tarihli eser sözleşmesi kapsamında tüm yükümlülükleri yerine getirmiş olmalarına ve düzenlenen beş ayrı faturanın davalıya ulaştırılmasına rağmen davalının bedel ödemesi yapmadığını, davalının faturalara itiraz etmediğini borcun ödenmesi talebini içerir İstanbul 15.Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya sözleşme ve sicil adresi esas alınarak keşide edildiğini ancak tebliğden kaçındığını, bu sebeple davalı hakkında İstanbul 29. İcra Dairesi'nin 2024/4393 Esas Sayılı Dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, davalının tebligatı yine almaması üzerine tebligatın muhtara yapıldığını,
davalının ödeme emrine 22/02/2024 tarihinde itiraz etmesi ile takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı taraf davanın reddini istemiştir.
İstanbul 29. İcra Dairesi'nin 2024/4393 Esas sayılı dosyası Uyaptan ilgili dosya olarak dosya arasına alınmış ve incelenmiştir. Davalı borçlu itirazında icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz etmiş ve Sakarya İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu belirtmiştir.
Dava İstanbul 29. İcra Dairesi'nin 2024/4393 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkindir.
İcra dairesinin yetkisi kamu düzenine ilişkin olmayıp, alacaklının yetkisiz bir icra dairesinde takip yapması halinde, icra dairesi kendiliğinden yetkisizliğini gözetemeyeceği için borçlunun itiraz yolu ile bunu ileri sürmesi gerekir. İtirazın iptali davalarında; icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi durumunda; İİK'nın 50. maddesi uyarınca; öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın HMK'nın 164. maddesi hükmü uyarınca; ön sorun olarak incelenmesi gerekir. İcra Dairesi'nin bu konuda re’sen inceleme yetkisi bulunmamaktadır. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 13/02/2023 Tarih 2022/2646 Esas, 2023/161 Karar sayılı kararı)
İcra Dairesi'nin yetkisine yönelik itirazının incelemesi neticesi; mahkeme icra dairesinin yetkili olduğuna karar verirse borçlunun, icra dairesine yapmış olduğu yetki itirazı hakkında icra dairesinin yetkisine vaki itirazın kaldırılmasına karar verilecektir ve bu kararını da taraflara tefhim veya tebliğ edecektir. Mahkeme yapmış olduğu inceleme neticesi; takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığına kanaat getirir ise, yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, karar verilecektir (YHGK. 27/11/2013 Tarih ve E:2013/13-372 Esas - K:2013/1606 sayılı kararı).
İstanbul 29. İcra Dairesi'nin 2024/4393 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde borçlu vekilinin 22/02/2024 tarihli borca itiraz dilekçesinde Sakarya İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu belirterek icra dairesinin yetkisine süresi içerisinde itiraz ettiği anlaşılmıştır.
İİK'nın 50. maddesinde para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile tatbik olunacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." denilerek genel yetkili mahkeme ve 10. maddesinde ise "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir denilerek sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıklarda ifa yeri mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir.
Ayrıca yetki sözleşmesi başlıklı 17. maddede ise "(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" denilerek yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin de yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Taraflar arasında yapıldığı anlaşılan ve Uyapta dosyada sureti bulunan (cevap dilekçesi eki) Werkvertrag/Projektvertrag başlıklı 28/07/2023 tarihli sözleşmenin 11.3 maddesinde "Erfüllungsort und Gerichtsstand für alle Streitigkeiten aus und im Zusammenhang mit dieser Vereinbarung ist Stuttgart, alternativ gilt das internationales Recht." ifadeleri yer almaktadır. Bu maddenin Türkçe karşılığı "Bu anlaşmadan doğan ve onunla bağlantılı tüm anlaşmazlıklar için ifa yeri ve yetkili mahkeme Stuttgart’tır; alternatif olarak uluslararası hukuk geçerlidir." şeklindedir. Bu hususun tespiti sözleşmenin tamamının tercüme ettirilmesine gerek duyulmayacak kadar açık olup günümüz imkanları ile mahkemece tespiti mümkündür.
Sözleşme konusunun ifa edileceği yerin Stuttgart Almanya olduğu da anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davalı borçlunun adresi ... dır . Davacının adresi ise Polonya'dır. Taraflar arasında mevcut sözleşmenin ifa yeri Stuttgart Almanya olduğu anlaşılmaktadır. Yetki sözleşmesi ile de Stuttgart Almanya mahkemeleri yetkili kılınmıştır. Bu durumda davacının davalı aleyhinde başlattığı icra takibi açısından Türkiye'de tek yetkili icra dairesi Sakarya İcra daireleridir. Davacı tarafından icra takibi yetkisiz icra müdürlüğünde başlatılmıştır. Borçlunun yetkiye itirazı haklıdır.
İtirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gereklidir. Davacı tarafça yetkili icra müdürlüğünde icra takibi yapılmadığından ve borçlu usulüne uygun şekilde yetkiye itiraz ettiğinden dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 26/03/2025 Tarih ve 2024/850 Esas 2025/186 Karar sayılı ilk kararında da dava usule uygun icra takibinin bulunmaması gerekçesiyle reddedilmiş fakat gerekçe olarak yabancı para borcu sebebiyle başlatılan takipte borcun TL karşılığının takip talebinde gösterilmemesi ve bunun emredici hüküm olan ve kamu düzenine ilişkin olan İİK 58 maddesine aykırılık teşkil etmesine dayanılmıştı.
Alacaklı takip talebinde alacağının TL karşılığını bildirmemiş olmasına rağmen takip talebinden üç gün sonra Uyap'tan "ödeme emrinin gönderilmesi talebi" sekmesinden gönderdiği ikinci bir takip talebini düzenleyerek alacağının TL karşılığını göstermiştir. Mahkememizin "geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın usulden reddine dair" ilk kararı sonradan sunulan bu ikinci takip talebine istinaden kaldırılmıştır.
Ancak İİK 58/3'e göre ilk takip talebi iptal edilmediği sürece ayakta olduğundan sonradan düzenlenen ikinci takip talebi ile eksikliğin giderilmesi mümkün değildir. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmelidir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2025/1098 Esas ve 2025/1437 Karar sayılı kararı)
İlk kararımıza dayanak olan gerekçe İstinaf dairesince kaldırılmış olduğundan bu kez yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunmadığından davanın tekrar özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Katip ... · e-imza Başkan ... · e-imza
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/494, K. 2025/560, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama