KÜNYE
T.C. Samsun
- Mercii
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2015/719 Esas - 2018/430
- Esas no
- 2015/719 Esas
- Karar no
- 2018/430
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/10/2014
- Kararın yaz. tarih
- 21/06/2018
Karar Metni
1.675 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) sunduğu 13/10/2014 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin davalı taraftan ... plaka sayılı araçları satın aldığını, satış işlemleri gerçekleştikten davalının satışlara ilişkin faturaları kesmeyip davacıya teslim etmediğini, tüm talep ve uyarılara rağmen davalının fatura kesmekten kaçındığını, davacının başvurusu üzerine Samsun 19 Mayıs Vergi Dairesi tarafından davalı firma hakkında fatura kesmemesi sebebiyle özel usulsüzlük cezası kesildiğini, davalının fatura kesmemesi sebebiyle davacının bu faturaları işleme imkanından yoksun kaldığını ve satış bedeline tekabül eden 145.800,00 TL KDV indirimden yararlanamadığını,
145.800,00 TL alacak miktarının araç satış tarihi olan 26/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 19/11/2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davada Samsun Vergi Dairelerinin görevli olduğunu bildirerek görev itirazında, davalının ikametinin Tekkeköy Samsun olması sebebiyle davanın yetkili Samsun Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden bahisle yetki itirazında bulunmuş, davacı yanın noterde araçların devrini verdiğini ancak araçları teslim etmediğini, araçlar teslim edilmediğinden davacı yan tarafından gönderilen faturaların davalı ticari defterlerine kayıt edilmediğini, davacının gönderdiği tüm faturalara 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edildiğini,
davalı araçları teslim alamadığından davacının bilgi ve muvafakatı dahilinde araçların, üzerinde rehni olan ...'ye devredildiğini, vergi dairesince de durumun tespit edildiğini, araç devirlerini usulüne uygun geri vermedikleri gerekçesi ile özel usulsüzlük cezası verildiğini, davacı ile yapılan araç satuış işlemi ile ilgili faturalar şirket kayıtlarında olmadığından bu işlem ile ilgili bir usulsüzlük cezası kesilmediğini belirterek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
Deliller, delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe;
Dava dilekçesi ekinde ...Noterliği'nin... yevmiye numaralı noter satış evraklarının sureti dosyaya sunulmuştur.
Cevap dilekçesi ekinde faturaların iadesine dair ihtarname sureti ile araçların tesliminin talep edildiği ihtarname sureti ibraz edilmiştir.
Iğdır Valiliği Defterdarlık Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 20/11/2014 tarihli yazısı ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 21/11/2014 tarihli yazısı ile belge suretleri ile Gelir İdaresi Başkanlığı Ondokuz Mayıs Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 24/12/2014 tarihli yazısı ile ...'ye ait belge suretleri, özel usulsüzlük vergi inceleme raporu dosyamız arasına getirtilmiştir.
Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2014/521 Esas, 2015/101 Karar sayılı görevsizlik kararı ve aynı dosyadan verilen ek karar üzerine dosya mahkememizin esasına kayıt edilmiştir.
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/113-Tal. Sayılı dosyasından emekli vergi müfettişi ve mali müşavirden oluşan 2 kişilik bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Taraf vekillerince rapora itiraz edilmiştir.
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/68-Tal. Sayılı dosyasından emekli muhasebeci-vergi uzmanı ve mali müşavirden oluşan 2 kişilik bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Davacı vekili rapora itiraz etmiştir.
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/74-Tal. Sayılı dosyasından mali müşavir KGK Bağımsız denetçi, gelir uzmanı ve yeminli mali müşavirden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Davacı vekili rapora itiraz etmiştir.
Dava taraflar arasındaki ticari satış sözleşmesinden dönülmesi sebebiyle davacının uğradığı zararın tazmini talebiyle açılan tazminat davasıdır .
Dosyanın incelenmesinde davacının davalıya 22.10.2012 tarihinde16 adet araç sattığı, 6 aracın teslim edildiği ancak 10 adet aracın teslim edilmediği, 16 adet araç satışı için fatura düzenlendiği ve faturaların davalı ... firmasına gönderildiği,
davalının ... tarihli noter ihtarnamesi ile 10 adet faturaya süresi içinde itiraz ederek faturaları iade ettiği, davalının daha sonra iade edilen faturalara konu araçların teslimini aksi halde sözleşmeyi feshederek ödediği paranın iadesini talep ettiği, daha sonra davalı ... firmasının 10 adet aracı noter kanalı ile davacı ... devrettiği, davacının bu dava ile davalının 10 adet aracın davacıya geri verilmesi için yapılan satış nedeniyle fatura kesmediğinden bahisle uğradığını iddia ettiği KDV zararının tazminini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davalı ise davacının sözleşmeyi gereği gibi ifa etmemesi sebebiyle sözleşmeyi feshettiklerini, faturaları iade ettiklerini ve teslim edilmeyen araçların noter kanalıyla iade ediliğini savunduğundan davadaki uyuşmazlık davalının kendisine fiilen teslim edilmeyen araçları, noter kanalıyla iade etmesi işlemi sebebiyle iade faturası kesmemesi sebebiyle davacının zarar görüp görmediği ve zararın miktarı noktasına toplanmaktadır.
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/113 Talimat sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda davacı ...ı tarafından davalı ... firmasına 22/10/2012 günü 16 adet fatura ile 8 adet çekici ve 8 adet dorse satıldığı, satılan 8 adet çekiciden 5 tanesinin 26/10/2012 günü davacı şirkete geri satıldığı, satılan 8 adet dorseden 5 tanesinin de 26/10/2012 günü davalı tarafından davacı şirkete geri satıldığı, her iki tarafın da tacir olduğu, söz konusu işlemler için davacı şirketin araç bedelleri üzerinden fatura düzenleme yükümlülüğünün ve davalının da fatura isteme mecburiyetinin amir hükmünde olduğu,
davacıya geri satılan 10 adet araç için de davalının davacı şirkete iade faturası düzenlemesi gerektiği, KDV dahil 810.000,00 TL tutarındaki 10 adet faturanın davalı tarafından kayıtlarına intikal ettirilmeden geri gönderilmesi ancak bu faturaların davacı şirketi 2012/10.dönem kayıtlarına intikal ettirdiğinin ispat edilmesi durumunda ilgili kanunlar gereği davalı tarafından tanzim edilmeyen iade faturalarından dolayı davacı şirketin indirim konusu yapamadığı 123,559,32 TL tutarındaki KDV den dolayı zarara uğradığının kabulü gerekeceği rapor edilmiştir.
Taraf vekillerince rapora itiraz edilmesi sebebiyle bu kez Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/68 Talimat sayılı dosyası üzerinden farklı heyetten bilirkişi raporu aldırılmış, bu kez davalı firmanın 22/10/2012 tarihinde teslim almadığı 10 adet araca ait faturaları TTK'nın 21.maddesine göre ihtarname ekinde iade ettiği, sonraki ihtarname ile davalının araçların teslimini aksi halde ödenen bedelin iadesini istediği, davacının davalıya aksi bildirimde bulunmadığı bu durumda davacı şirketin araçların teslim şartını yerine getirmemesi sebebiyle sorumluğunu kabul ettiğinin anlaşıldığı,
davacı şirketin araçların bedelini satın almasına rağmen araçları teslim etmemesine bağlı aynı araçları 26/10/2012 tarihinde noterden geri alması işleminin usuli bir işlem olduğu, dolayısıyla davacı şirket adına iade faturası kesilemeyeceğinden davalı şirketin davacı şirkete ödemesi gereken KDV den kaynaklı borcunun bulunmadığı rapor edilmiştir.
Gerek davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazları gerek iki raporun çelişkili olması sebebiyle İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/74 talimat sayılı dosyasından Mali Müşavir/KGK Bağımsız Denetçi, Yeminli Mali Müşavir ve Gelir Uzmanından oluşan 3 kişilik yeni bir heyetten bilirkişi raporu aldırılmış olup, bu kez 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 35. Maddesinde 'malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi,
işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hallerde vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükellef bunlar için borçlandığı vergiyi, bu işlemlere muhattap ise mükellef ise indirim hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem içinde düzeltir.
Şu kadar ki iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması ve bu girişim defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesinin şart olduğunun' düzenlendiği, davalının davacının kestiği faturaları kayıtlarına işlemeyip iade etmesi halinde davacının kayıtlarını düzeltebileceği, davalının davacıya iade ettiği 10 adet araç için özel usulsüzlük cezası kesilmesinin bu tespiti çürütmeyeceği, davalı ... firmasının 10 adet aracın doğrudan veya dolaylı olarak tasarruf hakkını alıp alamadığına ve kayıtlarına bakılması gerektiğini,
3065 sayılı KDV Kanunu'nun 35.maddesine göre mal iade işlemlerinde fatura düzenlenmesi gerektiği ancak hiç teslim alınmayan, defterlere kayıt edilmeyen, alıcının tasarrufuna girmeyen araç için iade faturası düzenlemenin mümkün olmadığı, davacının 22/10/2012 tarihinde satışını yaptığı 10 adet aracın bedeli alınmasına rağmen davalıya teslim edilmemesinin 6098 sayılı TBK'nın 219.
Maddesine göre davacının dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali olduğunu ve iade faturası düzenlenmediği için davacının indirim konusu yapamadığı bedelin iade talep etmesinin mümkün olmadığı rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından davacının fatura kesmesinin yasal sorumluluk olduğu, davalının da söz konusu faturaları kayıtlarına alması, daha sonra da iade faturası düzenlemesi gerekirken bu yasal zorunluluğu uymaması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığından bahisle bilirkişi raporuna itiraz etmiş ise de bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli kabul edilerek davacının itirazına itibar edilmemiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 210.maddesine göre taşınır satışlarında satıcının satılanın mülkiyetini geçirmek amacıyla zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlü olduğu, 212. maddesinde satıcının temerrüdü halinde, borculunun temerrüdüne ilişkin genel hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir.
Borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler arasında düzenlenen borçlunun seçimlik hakları Kanun'un 125. maddesinde belirtilmiş olup düzenlemeye göre alacaklı borcun ifasından ve gecikme tazminatı istemekten vazgeçerek borcun ifa edilmememsinden doğan zararlarını isteyeilir veya sözleşmeden dönebilir.
Sözleşmeden dönme halinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurutulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler, bu durumda borçlu temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse, alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.
Dosyanın incelenmesinde, davacının davalıya ... plaka sayılı 5 adet dorse ve 5 adet çekiciyi noter satışı ile sattığı, bedelini aldığı, faturalarını düzenlediği, araçların fiilen davalıya teslim edilmediği, araçların fiilen teslim edilmemesi sebebiyle davalının davacının düzenlediği 10 adet faturayı kayıtlarına işlemeyip yasal süresi içerisinde iade ettiği, davalının davacıdan noter ihtarnamesi ile araçların teslimini aksi halde bedelinin iadesini talep ettiği, daha sonra davalı tarafından bu 10 adet aracın davacıya noter satışı ile geri satıldığı, davalı tarafından davacıya iade faturası düzenlenmediği,
davacının satışa konu araçaların mülkiyetinin geçirilmesine dair yasal zorunluluk gereği noterden devri vermesine rağmen fiilen teslim etmeyip temerrüde düştüğü, davalının ihtarnamesinden sonra davalının satış sözleşmesine konu araçların mülkiyetini davacıya geri vermesinin davacının temerrüde düştüğünü kabul ettiği sonucunu doğurduğu ve tarafların sözleşmeden döndükleri, tarafların karşılıklı olarak aldıklarını geri verdikleri,
davacının temerrüde düşmekte kusurlu olmadığını dosya kapsamına göre ispatlayamadığı anlaşıldığından davacının davalıdan sözleşmeden dönülmesi sebebiyle zarar talebinde bulunamayacağı ve dosyada çelişkinin giderilmesi için İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/74 talimat sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi raporunda da KDV Kanunu'na göre davacının beyannamesini düzeltme imaknına sahip olduğu, davalının fiilen tasarrufuna geçmeyen mallar için iade faturası kemesinin gerekmediği,
davacının satışa konu araçları davacıya iade etmesine dair işlemin fiktif bir işlem olduğu ve davacının beyannamesini düzeltme imkanına sahip olduğu belirtildiğine göre davacının zararının oluşmadığı, davacının davalıdan zarar talep edemeyeceği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim...
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/719, K. 2018/430, 7 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama