KÜNYE
T.C. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2015/83 Esas - 2018/746
- Esas no
- 2015/83 Esas
- Karar no
- 2018/746
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Dava
- İstirdat
- Dava tarihi
- 27/01/2015
- Kararın yazıldığı tarih
- 12/11/2018
Karar Metni
1.561 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle,müvekkili şirketin davalı ... nin sorumluluk bölgesindeki dağıtım hattı üzerinden ... abone numaraları ile elektrik sistemine bağlantı kurmakta ve elektriğini temin ettiğini, tarifeler Yönetmeliğinin 9. Maddesinde belirtildiği üzere kayıp ve kaçak enerji miktarları dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından temin edildiğini, kayıp kaçak bedeli, dağıtım sistemi gelirinin düzenlenmesi hakkında tebliğ hükümleri esas alınarak dağıtım şirketleri tarafından hesaplandığını,
davalı şirketin tarife uygulamaları nedeniyle müvekkil şirkete ait elektrik faturalarına davalı dağıtım şirketi tarafından belirlenen oranda her ay kayıp-kaçak adı altında bir bedel yansıtıldığını ve tahsil edildiğini, elektrik enerjisinin nakli esnasında meydana gelen kayıp ile başka kişiler tarafından kaçak kullanılmak suretiyle kullanılan elektrik bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmek hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığını,
fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkil şirketten haksız bir şeklide kesilen şimdilik 10.000 TL kayıp-kaçak bedelinin her bir faturanın tahsil tarihinden itibaren ticari temerrüt avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle; bu davalarda görevli mahkemenin ilk derece mahkemesi olarak Danıştay olduğunu, kayıp kaçak bedelinin EPDK'nın kanunun kendisine verdiği yetki ve görev çerçevesinde kanunun temel amaçlarına uygun şekilde belirlediği bir bedel olduğunu, söz konusu bedeli belirlemek adına alınan Kurul Kararı,Kurumun genel düzenleyici işlemi olarak tüm gerçek ve tüzel kişileri bağladığını, dolayısıyla Kanuna, hakkaniyete ve hukukun genel ilkelerine aykırılığından bahsedilemeyeceğini, dava konusu kayıp-kaçak bedelinin, kanun ile belirlenen bir ücret olduğunu, EPDK tarafından yapılan tarife,
Kurul tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girdiğini ve uygulandığını, öncelikle davanın yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan incelenmeksizin reddine, mahkeme aksi düşüncede ise Danıştay 13. Dairesi Başkanlığı'nın 2012/606 E. Sayılı iptal davasının bekletici mesele yapılmasına, hak ve menfaatleri etkilendiğinden Enerji Piyasası düzenleme Kurumuna ihbarına, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER
1-Elektrik tahsilat ve fatura suretleri, 2-Tahsil edilen kayıp kaçak bedeline ilişkin dökümler
3-09/04/2018 Tarihli Bilirkişi Raporunun İncelenmesinde.
6446 sayılı yasayı değiştiren 6719 sayılı yasanın 21. Maddesi hükmü ile 6446 sayılı yasanın 17. Maddesine eklenen 10 fıkra gereğince dağıtım şirketleri tarafından tüketicilere gönderilen elektrik faturalarına karşı yapılan başvuru ve açılan davalarda hakem heyeti ve mahkemelerin yetkisinin iş bu faturalarda yapılan fiyatlandırmanın EPDK tarafından onaylanıp belirlenen fiyatlara uygun olup olmadığının denetlenmesi ile sınırlandırıldığı, aynı yasanın geçici 20. Maddesine göre de, eldeki dava ve başvurularda da 17.madde hükmünün uglanması gerektiğinin açıkca belirtildiği,
buna göre halen derdest olan davalarda da hakem heyeti ve mahkeme tarafından yalnızca faturadaki fiyatlandırmanın EPDK kararlarına uygun olup olmadığının denetlenme imkanının olduğu yani yalnızca yerindelik denetimi yapılacağı, içerik denetimi yapılamayacağı, davalı dağıtım şirketi tarafından davacı şirkete gönderilen elektrik faturalarındaki fiyatlandırmanın EPDK 'nın onaylayıp belirlediği tarifelere uygun olduğu ve bu bağlamda, davacının, davalı şirketten "kayıp-kaçak bedeli" alacağının bulunmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE
Dava, ticari elektrik abonesi olan davacıdan, davalı tarafından tahsil edildiği iddia olunan kayıp-kaçak bedelinin davalıdan tahsili amacı ile açılmış alacak davasıdır. Tüm dosya kapsamından, davacı şirketin ...abone numaraları ile davalının elektrik abonesi olduğu, davalının haksız olarak kayıp-kaçak adı altında ücret tahakkuk ettirdiğini beyanla, geriye dönük haksız ve hukuka aykırı olarak tahakkuk ettiği kayıp-kaçak bedelini davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkememizce dosya bilirkişi heyetine tevdii edilerek 09.04.2018 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır. Bilirkişi heyet raporunun incelenmesinde.
6446 sayılı yasayı değiştiren 6719 sayılı yasanın 21. Maddesi hükmü ile 6446 sayılı yasanın 17. Maddesine eklenen 10 fıkra gereğince dağıtım şirketleri tarafından tüketicilere gönderilen elektrik faturalarına karşı yapılan başvuru ve açılan davalarda hakem heyeti ve mahkemelerin yetkisinin iş bu faturalarda yapılan fiyatlandırmanın EPDK tarafından onaylanıp belirlenen fiyatlara uygun olup olmadığının denetlenmesi ile sınırlandırıldığı, aynı yasanın geçici 20. Maddesine göre de, eldeki dava ve başvurularda da 17.madde hükmünün uglanması gerektiğinin açıkca belirtildiği,
buna göre halen derdest olan davalarda da hakem heyeti ve mahkeme tarafından yalnızca faturadaki fiyatlandırmanın EPDK kararlarına uygun olup olmadığının denetlenme imkanının olduğu yani yalnızca yerindelik denetimi yapılacağı, içerik denetimi yapılamayacağı, davalı dağıtım şirketi tarafından davacı şirkete gönderilen elektrik faturalarındaki fiyatlandırmanın EPDK 'nın onaylayıp belirlediği tarifelere uygun olduğu ve bu bağlamda, davacının, davalı şirketten "kayıp-kaçak bedeli" alacağının bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
Dava tarihinden sonra 04/06/2016 tarihinde kabul edilen 6719 sayılı "Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile 6446 sayılı yasada bir takım değişiklikler yapılmıştır.
6719 sayılı kanunun geçici 20. maddesine göre EPDK kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. madde hükmü uygulanacaktır.
6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile değişik, 6446 sayılı kanunun 17/10. maddesine göre de Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda Tüketici Hakem Heyetleri ile Mahkemelerin yetkisi bu bedellerin Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.
Yürürlükteki 6719 sayılı yasayla değişik 6446 sayılı yasanın geçici 20. maddesi gereği bu Kanunun yürürlük tarihinden önce açılmış davalarda da uygulanması gerekmektedir. Bu sebeple davacı vekilinin 04/01/2018 tarihli beyan ve talep dilekçesi ile bozma ilamı nazara alınarak bilirkişi incelemesi yapılması gerekmekte olup, bilirkişi tarafından yapılması gereken iş ise, 6719 sayılı yasa ile değişik, 6446 sayılı yasanın 17/10 maddesi gereği davalı kurum tarafından yapılan tahakkukların EPDK'nun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdı olacaktır. Yine 6719 sayılı yasayla değişik 6446 sayılı yasanın geçici 20. maddesi gereği bu kanunun yürürlük tarihinden önce açılmış davalarda da uygulanması gerekmektedir.
Mahkememizce aldırılan 09.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda, 6446 sayılı yasayı değiştiren 6719 sayılı yasanın 21.maddesi hükmü ile 6446 sayılı yasanın 17. maddesine eklenen 10 fıkra gereğince dağıtım şirketleri tarafından tüketicilere gönderilen elektrik faturalarına karşı yapılan başvuru ve açılan davalarda hakem heyeti ve mahkemelerin yetkisinin iş bu faturalarda yapılan fiyatlandırmanın EPDK tarafından onaynapı belirlenen fiyatlara uygun olup olmadığının denetlenmesi ile sınırlandırıldığı, aynı yasanın geçici 20. Maddesine göre de eldeki dava ve başvurularda da 17. madde hükmünün uygulanması gerektiğinin açıkça belirtildiği,
buna göre halen derdest olan davalarda da hakem heyeti ve mahkeme tarafından yalnızca faturadaki fiyatlandırmanın EPDK kararlarına uygun olup olmadığının denetlenme imkanın olduğu yani yalnızca yerindelik denetimi yapılacağı, içerik denetimi yapılamayacağı, davalı dağıtım şirketi tarafından davacı tüketiciye gönderilen elektrik faturalarındaki fiyatlandırmanın EPDK'nın onaylayıp belirlediği tarifelere uygun olduğu ve bu sebeple davacının davalıdan kayıp kaçak, perakende satış hizmeti, sayaç okuma, iletim ve dağıtım bedeli ile KDV alacağının olmadığı bildirilmiştir.
Böylece yukarıda açıklanan yasa hükümleri doğrultusunda dava tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa hükümleri gereği davanın konusunun kalmadığı anlaşılmakla (Yargıtay 3. HD'nin 08/02/2017 tarih 2016/16610 Esas 2017/1011 Karar sayılı örnek ilamı) konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda yargılamaya devam edilerek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespit edilmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafa yargılama giderinin yükletilmesi gerekmektedir.(Y3HD 2016/16610 E 2017/1011 K örnek ilamı)
Somut olayda, davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin kararları gereği dava açmakta haklı olduğu, bu kapsamda kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği ya da içtihadı birleştirme kararı gereği davanın kabul edilmemesi nedeniyle haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmıştır.
Anılan yasa maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinde belirtilen hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre davanın görülmesi sırasında geçmişe yürür yasa gereğince davanın konusuz kalması dikkate alınarak davacının yargılama giderlerinden sorumlu olmaması yanında davanın esastan kabulle sonuçlanmayıp konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmediği görülmekle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir.(Y3HD 2016/16610 E 2017/1011 K sayılı örnek ilamı)
Davanın niteliğine göre adli yargıda yargılama yapılmasının doğru olduğu, tarafların tacir olmasına göre mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış, her ne kadar 6719 sayılı yasanın iptali yönünden Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi tarafından 07/09/2016 tarihinde görüşülmesine başlanmasına rağmen bugüne kadar kararın çıkmadığı, yasal bekleme süresinin dolduğu anlaşılmakla bekletici mesele yapılmasına gerek görülmemiş olup davanın da konusuz kalmış olması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/83, K. 2018/746, 6 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama