KÜNYE
T.C. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2019
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2015/866 Esas - 2019/372
- Esas no
- 2015/866 Esas
- Karar no
- 2019/372
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- ...
- Vekili
- —
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/10/2015
- Kararın yazıldığı tarih
- 08/05/2019
Karar Metni
1.842 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ... arasında 04/04/2011 tarihinde genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının iş bu kredi sözleşmesine 60.000,00 TL bedel ile müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, asıl borçlunun müvekkili bankadan taksitli ticari kredi kullandığını ve yine müvekkili bankadan temin ettiği bir kısım çekleri ödemediğini, bu nedenle müvekkil bankadan çek sorumluluk bedellerinin muhataplarına ödendiğini,
buna ilişkin olarak Samsun 5. Noterliğinin 06/08/2015 tarih 15639 yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edildiğini ve borçlu ve kefile tebliğ edildiğini ancak borcun ödenmediğini, yapılan uyarılara rağmen borç ödenmeyince borçlu ve davalı kefil hakkında Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1044 esas sayılı dosyasından ihtiyati haciz talep edildiğini, talebin kabul edildiğini, bu kararın Samsun 1. İcra Müdürlüğünün 2015/10755 sayılı takip dosyası ile 38.792,67 TL asıl alacak, 2.346,19 TL temerrüt faizi ve 117,31 TL BSMV,
39,05 TL masraf ve 300,00 TL icra vekalet ücreti olmak üzere toplam 41.595,22 TL miktar ile ayrıca tanzim edilmemiş 20.400,00 TL çek bedelinin depo edilmesi yönünde icra takibi başlatıldığını, davalının icra dosyasında borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının yapmış olduğu itirazda haksız olduğunu belirterek davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, itiraz konusu alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesindde özetle; müvekkilinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu taraflar arasındaki mevcut kredi sözleşmesinde bahsi geçen miktarın asıl borçlu ... tarafından ödendiğini, daha sonra kendisine yeniden kredi açılarak kredi verildiğini, müvekkilinin ikinci defa açılan krediden haberinin olmadığını, müvekkili hakkında Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1044 D. İş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati haciz kararına adı geçen dosyaya daha önce verilen 30/09/2015 tarihli dilekçede belirtilen sebeplerle itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-Samsun 1. İcra Müdürlüğünün 2015/10755 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... ve ... olduğu, 38.792,67 TL asıl alacak 2.346,19 TL işlemiş faiz, 117,31 TL temerrüt faizin gider vergisi, 39,05 TL masraf ve 300,00 ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 41.595,22 TL asıl alacak üzerinden kredi alacakları dayanak gösterilerek takip başlatıldığı, davalının icra dosyasına sunmuş olduğu 28/09/2015 tarihli dilekçe ile takibe ve borca itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
2-Taraflar arasında imzalanan Genel kredi sözleşmesi incelendiğinde; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında 04/04/2011 tarihinde 60.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmelerde davalı kefilin müşterek borçlu metüselsil kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, 04/10/2011 tarihinde kredi limitinin 40.000,00 TL arttırılarak 100.000,00 TL ye çıkarıldığı anlaşılmıştır.
3-Samsun 5. Noterliğinin 07/08/2015 tarih 15639 yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesinde; kredi hesaplarının 06/08/2015 tarihinde kat edildiği, bu tarih itibariyle oluşan toplam 38.960,92 TL borcun, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde bankaya ödenmesinin talep edildiği, aynı ihtarnamede 20.400,00 TL çek yasal sorumluluk bedelinin depo edilmesinin talep edilmiş olduğu, ihtarnamenin dava dışı asıl borçluya tebliğ edilmeden 12/08/2015 tarihinde iade edildiği, davalı kefile ise 19/08/2015 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu anlaşıldı.
4-Bankacı bilirkişi tarafından hazırlanan 08/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında 04/04/2011 tarihinde 60.000,00 TL limitli Gks akdedildiği, davalı kefilin iş bu sözleşmeye müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imza attığı, buna göre davalı kefilin kefalet limitin 60.000,00 TL olduğu, iş bu sözleşme limitinin 04/10/2011 tarihinde arttırıldığı, bu işlemin ayrı bir gks işlemi olmadığını, davacı ile asıl borçlu arasında iki ayrı Gks değil tek bir Gks olduğu,
buna göre takibe konu her iki kredinin, davalı kefilin imzasının bulunduğu 04/04/2011 tarihli Gks' den kaynaklandığını, davacı bankanın asıl borçludan 31.543,35 TL taksitli ticari kredisi, 7.200,00 TL çek kredi olmak üzere 38.743,35 TL asıl alacak, 1.463,42 TL işlemiş faiz, 73,20 TL Bsmv ve 300,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 40.579,97 TL alacaklı olduğunu, belirlenen borç miktarından davalı kefilin kefalet limiti kapsamında olması nedeniyle borcun tamamından sorumlu olduğunu, bu nedenle davalı kefil hakkındaki takibin 40.579,97 TL üzerinden devamına,
asıl alacak 38.743,35 TL ye takip tarihinden itibaren %54 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 i oranında gider vergisi uygulanmasına, davalının itirazının haksız olması nedeniyle takipten sonra ve fakat davadan önce yapılan 860,00 TL ödeme düşüldükten sonra kalan miktar olan 39.719,97 TL bedel üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından takipte istenilen 39,05 TL masraf isteminin belgesinin olmaması nedeniyle reddi gerektiği,
takipten ve dava tarihinden sonra yapılan toplam 56.310,00 TL ödemenin ödeme tarihlerine göre icra müdürlüğünce infazda dikkate alınması gerektiğinin belirtildiği görülmüştür.
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE
Dava, Samsun 9.İcra Müdürlüğünün 2015/10755 Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
Somut olayda uyuşmazlık takibe konu borcun kaynağının ne olduğu, bu borçtan dolayı davalının sorumluluğunun olup olmadığı sorumluluğu var ise sorumluluk miktarının ne olduğu noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Takibe konu Genel Kredi Sözleşmesinin incelenmesinde; davacı bankanın dava asıl borçlusu ... ile 04/04/2011 tarihinde 60.000,00 TL limitli GKS imzaladığı kefil ... ' nın ise bu sözleşmenin altında müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı ...' nın davacı banka ile dava dışı ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine kefil olarak imza attığı sabit olup mahkememizce davalının borca itirazı nazara alınarak söz konusu sözleşmeler, dayanak belgeleri ve icra dosyası bir bütün olarak düşünüldüğünde takibe konu alacağın hangi sözleşmeden kaynaklandığı, sözleşmelerdeki kefilin imzasının olup olmadığı, sorumlu ise sorumluluk miktarının ne olduğu, icra takip tarihi itibariyle kefil ve asıl borçlular için davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise asıl alacak, faiz ve ferilerinin miktarlarının ne olduğu husususnda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek dosya ekleriyle birlikte bankacı bilirkişiye tevdii edilmiştir.
Bankacı bilirkişi tarafından hazırlanıp dosyaya sunulan 28/11/2018 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında 04/04/2011 tarihinde 60.000,00 TL limitli GKS akdedildiği, davalı kefilin iş bu sözleşmeye müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imza attığı, buna göre davalı kefilin kefalet limitin 60.000,00 TL olduğu, iş bu sözleşme limitinin 04/10/2011 tarihinde arttırıldığı, bu işlemin ayrı bir GKS işlemi olmadığını, davacı ile asıl borçlu arasında iki ayrı GKS değil tek bir GKS olduğu,
buna göre takibe konu her iki kredinin, davalı kefilin imzasının bulunduğu 04/04/2011 tarihli GKS' den kaynaklandığını, davacı bankanın asıl borçludan 31.543,35 TL taksitli ticari kredisi, 7.200,00 TL çek kredi olmak üzere 38.743,35 TL asıl alacak, 1.463,42 TL işlemiş faiz, 73,20 TL BSMV ve 300,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 40.579,97 TL alacaklı olduğunu, belirlenen borç miktarından davalı kefilin kefalet limiti kapsamında olması nedeniyle borcun tamamından sorumlu olduğunu, bu nedenle davalı kefil hakkındaki takibin 40.579,97 TL üzerinden devamına,
asıl alacak 38.743,35 TL ye takip tarihinden itibaren %54 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 i oranında gider vergisi uygulanması gerektiğinin belirtildiği görülmüştür.
Dava konusu 04/04/2011 tarihli Kredi Genel Sözleşmesi incelendiğinde; davalının müşterek borçlu, müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığı görülmektedir. TBK'nun 583.maddesinde kefalet sözleşmesinin şekli açıklanmıştır. Buna göre kefalet sözleşmesinin yazılı yapılması, kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihinin gösterilmiş olması ve bu hususlar ile müteselsil kefil olunması durumunda bu kelimelerin el yazısı ile belirtilmiş olması gerekmektedir.
28/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda; ihtarnameye göre dava dışı asıl borçlunun temerrüt tarihinin 20/08/2015 olduğu, akdi faiz oranının sözleşme hükümleri ve banka genelgelerine göre taksitli ticari kredi için % 14,16, çek kredi için yıllık 27, temerrüt faiz oranının ise %54 olduğu, yapılan hesaplamalar sonucu asıl borçlu yönünden borç miktarının toplam 40.579,97 TL olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda davalı kefil yönünden, tespit edilen borç miktarının kefalet limiti içinde olduğu belirlenmiş olup dosya kapsamına uygun olduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporunda davalı yönünden ayrıca hususlar belirtilmiş olup, takipten ve dava tarihinden sonra yapılan toplam 56.310,00 TL ödemenin ödeme tarihlerine göre icra müdürlüğünce dikkate alınması gerektiği belirtilmekle, hesaplanan miktarın kefalet limiti sınırlarında kaldığı görülmekle ve hesap yönteminin doğru olduğu anlaşılmakla hüküm kurmaya elverişli yasal ve yeterli görülerek bu kısım yönünden infazda tekkerrür olmamak kaydı ile davanın kısmen kabulü gerekmiştir.
Bu anlamda mahkememizce benimsenen denetime uygun gerekçeli ve ayrıntılı 28/11/2018 tarihli bilirkişi raporu, takibe konu icra dosyası, genel kredi sözleşmesi, davalının kefalet limiti ve dosyada yer alan diğer bilgi ve belgeler dikkate alındığında davacının davasının kısmen kabulü ve infazda tekerrür olmamak kaydı ile davalı borçlu hakkında Samsun 1.İcra Müdürlüğünün 2015/10755 Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin takip tarihi itibariyle 38.743,35 TL asıl alacak, 1.463,42 TL işlemiş faiz, 73,20 TL BSMV, 300,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 40.579,97 TL üzerinden devamına davalının bu bedele yönelik itirazının iptaline,
asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 54 oranında gecikme faizi ile faizin %5 i oranında gider vergisi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalının haksız itiraz ettiği asıl alacak miktarı 38.743,35 TL likit olup bundan ötürü bu meblağın %20 ' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.. Davacı takip talebinde 39,05 TL masraf talep etmiş olup bu istemini belgelendirmediğinden bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından dava tarihinden sonra çeşitli tarihlerde toplam 56.310,00 TL ödeme yapıldığı sabit olup bu husus davanın esasına etkili olmayıp icra müdürlüğünce infazda dikkate alınması gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/866, K. 2019/372, 11 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama