KÜNYE
T.C. Samsun
- Mercii
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2016/312 Esas - 2018/656
- Esas no
- 2016/312 Esas
- Karar no
- 2018/656 Karar
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/03/2016
- Kararın yaz. tarih
- 26/10/2018
Karar Metni
1.542 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili 22/03/2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı taraf ile müvekkili şirket arasında gerçekleşen ticari işler nedeniyle müvekkilinin davalıdan alacağı bulunduğunu, davalı tarafın müvekkiline olan borcunu ödemediğini, müvekkilinin de alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine Samsun 3 İcra Müdürlüğünün 2015/7601 esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın anılan takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı tarafın icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazının tamamen kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu,
dava konusu faturaların ieriğindeki malların davalıya teslim edildiğini, davalının kendi hesabına ticari işletme sahibi tacir olduğunu belirterek, şimdilik 1.000,0TL nin tarip tarihi itibariyle işleyecek ticari ve avas faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 11/04/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakta Samsun mahkelerinin yetkili olmadığını, sözleşmenin ifa yeri olan Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkilinin davacı firmaya ...
Noterliği aracılığıyla 06/07/2015 tarihinde ihtarname gönderdiğini, davacı firmanın bir çok kez müvekkiline ayıplı mal gönderdiğini, müvekkilinin bu mallarınn adresinden aldırılmasını talep ettiğini, ancak davacının ayıplı malları iade almamakta direndiğini, bunun üzerine müvekkilinin de ayıplı malların bedeli olan 6.660,29TLnin iadesi istendiğini belirterek, davacının itirazın iptali davasının öncelikle yetkisizlik yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatteyse davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminat mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 03/05/2016 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın yetki itirazının haksız ve yersiz olduğunu, davalı tarafın malların ayıplı olduğuna dair iddiasını kabul etmediklerini ve ayıp iddiasına yönelik savunmaların iş bu davanın konusu olmadığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan deliller, dellilerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Davacı vekili dilekçesi ekinde dava konusu fatura suretleri, cari hesap ekstreleri, Samsun 3 .İcra Müdürlüğünün 2015/7601 sayılı dosyasında düzenlenen ödeme emri, itiraz dilekçesi ve durdurma kararı, kargo teslim evrakları ile ticaret sicil gazetesi örneğini sunmuştur.
... Bankasından ... nolu 5.000,00TL bedelli çekin 30/06/2014 tarihinde ödendiği ve çek görüntüsünün gönderildiği görüldü.
... A.Ş den ... seri nolu 30/04/2015 tarihli çekin ödendiği ve çek görüntüsünün gönderildiği görüldü.
Dosya tarafların ticari defterlerinde inceleme yapmak üzere mali müşavir bilirkişi ...'na tevdi edilmiş, bilirkişi 31/01/2017 tarihli raporunu sunmuş, davalı vekili 27/020/2017 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi, davacı vekili 27/02/2017 havale tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyan ve ıslah talebini içerir dilekçe ibraz etmiştir.
Dosya ek rapor aldırılmak suretiyle aynı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 09/10/2017 tarihli raporunu ibraz etmiş, davacı vekili 20/10/2017 havale tarihli, ek bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunmuştur.
Davacı vekilinin itirazlarını karşılamak suretiyle dosya 2. ek rapor aldırılmak suretiyle aynı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 22/01/2018 havale tarihli raporunu ibraz etmiş, davacı vekilinin 2. Ek bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Gerek duyulduğu üzere dosya 3. ek rapor aldırılmak suretiyle bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 18/05/2018 havale tarihli raporunu sunmuş, davacı vekili 3. Ek bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Dava, ticari alım satımdan kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından davacı tarafından davalıya satılan mallara ilişkin fatura bedellerinin ödenmediği iddiası ile Samsun 3. İcra Müdürlüğü'nün 2015/7601 sayılı dosyası üzerinden 5 adet faturaya dayalı toplam 7.944,43-TL asıl alacak, 339,61-TL olmak üzere toplam 8.284,04-TL alacak üzerinden davalı aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı ve borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğu belirtilerek bu kez faturalar sebebiyle alacaklı olduğu iddiasıyla HMK'nın 109. Maddesine dayalı olarak 1.000,00-TL'nin icar takip tarihi olan 26/6/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Cevap dilekçesinde davalının yetki itirazında bulunduğu ve davacı tarafından gönderilen malların ayıplı olduğunu ileri sürmesi karşısında dosyadaki uyuşmazlık davacı tarafından gönderilen malların ayıplı olup olmadığı ve davalının süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı noktasında iken davalı vekili yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporundan sonra ibraz ettiği 27/2/2017 tarihli dilekçesi ile davacıya olan borcun çeklerle ödendiğini ileri sürdüğünden dosyadaki uyuşmazlık davaya konu fatura bedellerinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmıştır.
6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.
Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan davalının veya onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan teslim belgesi, irsaliyeli fatura, ile de sözleşme ilişkisinin ispatı mümkündür. Yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ticari defterler, ikrar veya yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir.
Tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda 31/1/2017 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve ayrı arı delil niteliğini haiz olduğu, davacı defterlerine göre faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve ödeme kaydının bulunmadığı, davalı defterlerinde ise faturaların kayıtlı olduğu ve kasa defterine nakit yazılmak suretiyle fatura bedellerinin ödendiğinin kayıtlı olduğu bildirilmiştir.
Davacı vekili 27.2.2017 havale tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiş ve 7.944,43-TL'nin 26/6/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, peşin karar ilam harcını ödemiştir.
Davalı vekili 27/2/2017 tarihli dilekçesi ile fatura bedellerinin yapı ve Kredi Bankasına ait ... ve ... nolu her biri 5.000-TL bedelli olan çeklerle ödendiğini beyan etmiş, çeklerin teslimine ilişkin tahsilat makbuzu, banka hesap bilgileri ve ... nolu çek fotokopisini ibraz etmiştir.
Davalı vekilinin itirazı üzerine bildirilen çeklerin kayıt durumuna dair aynı bilirkişiden aldırılan 9.10.2017 tarihli ek raporda çeklerin davalı defterinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafın da defterlerinde kayıtlı olmadığı ancak davacı cari hesabında ... ve ... nolu çeklerin 17.12.2014 tarihli tahsilat fişi ile kayıtlı olduğu bildirilmiştir.
Davalı tarafından unsurları belirtilen çekler hakkında yapılan araştırma sonunda ... Bankasından ...nolu çek bedelinin ödendiği ancak ekran görüntüsünün bulunmadığı, ... nolu çekin ödendiği ve görüntüsünün gönderildiği, ... nolu çekin ...tan sorulması gerektiği bildirilmiş, ... tarafından gönderilen yazı cevabında çek bedelinin ödendiği ve ekran görüntüsünün gönderildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından ... nolu çekin 30.6.2014 tarihli olduğu ve dava konusu fatura tarihlerinden çok öncesi döneme ilişkin olduğu, bilirkişi tarafından davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilen ... ve ... nolu çeklerin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ancak bu çeklerin cari hesaptaki önceki alacaklara ilişkin olduğu itirazı üzerine dosya aynı bilirkişiye tevdi edilmiş ve 22.1.2018 havale tarihli 2. Ek raporda davalı tarafından belirtilen 3 adet çekin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalının cari hesabı çeklerle kapattığı, davalı tarafın davacıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davacı vekili tarafından davalı tarafın bildirdiği çeklerin fatura tarihinden önceki borçlara ilişkin olduğu itirazının yinelenmesi üzerine 4. Kez aynı bilirkişiden rapor aldırılmış ve 18.5.2018 havale tarihli 3. Ek raporda davacının iddialarının değerlendirilebilmesi için taraflar arasındaki cari hesabın 2009 yılından itibaren incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Sonuç olarak tarafların da kabulünde olduğu üzere taraflar arasında 2009 yılından süregelen açık hesap ticari ilişki bulunduğu, eldeki davanın konusunun Samsun 3 .İcra Müdürlüğünün 2015/7601 sayılı icra dosyasına konu edilen 13/10/2014 tarih 1628,40 TL, 31/12/2014 tarih 8.552,09 TL, 17/03/2015 tarih 367,87 TL, 15/02/2015 tarih 454,30 TL, 02/03/2015 tarih 448,40 TL lik faturalar toplamından kalan 7.944,43 TL ye ilişkin olduğu, davalı tarafından ödeme olarak bildirilen çeklerden ... no lu çekin 30/06/2014 düzenleme tarihli olduğu, buna göre bu çekin dava konusu fatura tarihlerinden önce olduğu,
davalı tarafından ibraz edilen, 17/12/2014 tarihli tahsilat makbuzunda ... no lu 30/04/2015 düzenleme tarihli ve ... no lu 30/06/2015 düzenleme tarihli çeklerin davacıya teslim edildiği anlaşılmakta ise de tahsilat makbuzunun tarihinin de davaya konu fatura tarihlerinden önce olduğu, buna göre çeklerin dava konusu borcun doğumundan önceki tarihte verildiği, davalı tarafından kesin bir şekilde bu çeklerin avans olarak verildiği ve sonrasında mal teslimi yapıldığı yönünde iddia ileri sürülmediği, davalı tarafından cevap dilekçesinde yemin deliline dayanılmadığı, cevaba cevap dilekçesi sunulmadığı,
ödeme iddiası yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek ise de davalının ödeme iddiasını ispatlayamadığı, yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğu, davacının davalıya satılan mallara karşılık para alacağı talebinde bulunduğu anlaşılmakla 6098 sayılı TBK"nın 89 maddesi gereğince davalının yetki itirazının da reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/312, K. 2018/656, 4 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama