KÜNYE
T.C. Samsun
- Mercii
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2016/723 Esas - 2018/428
- Esas no
- 2016/723
- Karar no
- 2018/428
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 29/07/2016
- Kar. yazım tarihi
- 11/06/2018
Karar Metni
1.543 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili 28/07/2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı borçlu ...’nin ortağı olduğunu, müvekkilinin hissedarı olduğu davalı şirkete nakit olarak borç verdiğini, borç miktarının 31/12/2011 tarihi itibariyle 505.871,90TL olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine ...
Noterliği vasıtasıyla 22/01/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname çekildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine Samsun 9 İcra Müdürlüğünün 2015/11434 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın 05/1/2015 havale tarihli dilekçe ile borcun 294.371,90-TL’lik kısmını kabul ettiğini, ancak kalan kısma ve faiz oranına itiraz ederek takibin bu kısmını durdurduğunu, müvekkilinin alacağının şirket kayıtlarından tespit edilebileceğini, alacağın likit olması nedeniyle %40 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini mahkememizden talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 16/09/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı asilin, müvekkili şirketin hissedarlarından ve yönetim kurulu üyelerinden olup, müvekkili şirketin bir aile şirketi olduğunu, davacının 2012 yılında yapılan genel kurul ile yöneticilikten alınması sebebi ile davacının müvekkili şirkete karşı ve kendisini görevden uzaklaştıran kurul üyelerine karşı bir husumet içerisinde olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında ticari nitelikte bir ödünç alma ilişkisi bulunmadığını, ortakların hissedarı oldukları şirket iflas etmesin, çalışıp ticari borçlarını ödesin diye bu borcu şirkete verdiklerini,
bu güne kadar hiçbir ortağa verdiği borcun sebebi ile faizin ödenmediğini, davacının ihtarnamelerinde talep ettikleri kadar olmadığını belirterek, davacıların haksız ve kötü niyetli davasının reddini, müddeabihin %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini mahkememizden talep etmiş, cevap dilekçesi ekinde delil bulunmadığı görülmüştür.
Davacı vekili 10/10/2016 tarihli cevaba cevap dilekçesiyle; davalı tarafın müvekkiline karşı dava ile hiçbir ilgisi olmayan ve dayanağı da bulunmayan iddialarda bulunulduğunu, müvekkilinin davalı şirkete borç verdiği ikrar edilmekle birlikte kendisine yönelik mesnetsiz ithamlar ve şirketin mali dar boğazından bahisle durumun ajite edildiğini ve müvekkilinin kötü bir ortak gibi gösterilmeye çalışıldığını, davalı tarafın ortaklar ile şirket arasında ticari nitelikte bir ödünç alma ilişkisi olmadığı ve bugüne kadar hiçbir ortağa faiz ödenmediği yönündeki itirazlarının hukuka aykırı olduğunu belirterek,
şirket kayıtları üzerinde yapılacak inceleme neticesinde de tespit edilecek olan alacağına, faize ve alacağın likit olması nedeniyle davalı tarafın %20 den az olmamak üzere (dava dilekçesinde sehven %40 olarak yazıldığını) icra inkar tazminatına mahkum edilmesini mahkememizden talep etmiştir.
Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi:
Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2015/11434 Esas sayılı dosyasının dosya arasına getirtildiği, Samsun 19. Mayıs Vergi Dairesi Müdürlüğünden ...'ye ve ...'ye ait kurumlar vergisi beyanları ve kesin mizanların suretlerinin celp edildiği, Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğünden ...'ye ait bilgi ve belgelerin dosya arasına getirtildiği, Mali Müşavir bilirkişiden rapor ve ek rapor alındığı görülmüştür.
Davacı vekilinin 19/04/2017 tarihli dilekçesiyle 05/04/2017 tarih 2 ve 7 nolu ara kararlar gereği beyanlar ile davalı şirketin 2011 yılı sonu onaylı detay mizanını sunduğu görülmüştür.
Mali Müşavir bilirkişi ...'den alınan 15/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı ...'ye ait ve ticari ilişkinin olduğu 2006-2013 yılları resmi defterlerinin kanuni delil niteliğinde olmadığı, 2014-2015 yılları resmi defterlerinin yasal delil niteliğinde olduğu, davacının davasını ve icra takibini 31/12/2011 tarihli mizan'a dayandırmasının davalının da takipteki borcu kısmen kabul etmesi karşısında itiraz konusu kısım için kesin kanaatin oluşmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 12/07/2017 tarihli dilekçesiyle bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu, itirazları doğrultusunda dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdiine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafın itirazları doğrultusunda Mali Müşavir bilirkişi ...'den alınan 28/03/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacının davasını 31/12/2011 tarihli Mizan'a dayandırmış olması, bu belgenin doğruluğunun yıllık Kurumlar Vergisi beyanında ve genel kurul tutanakları ekindeki belgelerde teyit edilememesi nedeniyle davacının şirket yöneticisi olduğu 2011 yılı defter kayıtlarının esas alınması gerektiğini, buna göre de davacı ...'ın 2011 sonu itibariyle 303.871,90 TL alacaklı olduğunu, 294.871,90 TL'sinin kabul edilip ödendiğinden kalan 9.500,00 TL üzerinden takibin devam etmesi gerektiği kanaatine varıldığının bildirildiği,
yine bilirkişi ...'in ek raporuna ek dilekçesiyle takibin tebliğ tarihi 04/02/2013 tarihi olduğunu, 2013-2015 arası toplam 2.960,55 TL işlemiş faiz olacağının bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 02/05/2018 tarihli bilirkişi raporuna beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu, bilirkişi ek ve kök raporu kabul etmediklerini, itirazları doğrultusunda yeniden rapor alınmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından; davacı tarafından davalı aleyhine Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2015/11434 Esas sayılı dosyasıyla 505.871,90 TL asıl alacak için 22/10/2015 tarihinde ilamsız takip yapıldığı, ödeme emrinin davalıya 30/10/2015 tarihinde tebliği üzerine davalının vekili aracılığıyla verdiği 05/11/2015 tarihli dilekçeyle davacının alacağının 294.371,90 TL olduğunu, bu tutarın dilekçeyle beraber icra dairesine yatırıldığını, fazlaya ilişkin kısma itiraz ettiklerini, faiz hesabının hatalı olduğunu beyanla borca kısmi itiraz edildiği, davacının da süresi içinde açtığı işbu davayla itirazın iptalini ve takibin devamını talep ettiği anlaşılmaktadır.
İcra dosyasından takibin dayanağının ...Noterliğinin 22/01/2013 tarih ... yevmiye numaralı ihtarına konu alacak olduğu anlaşılmaktadır. Davacı ortağı bulunduğu davalı şirkete toplam 505.871,90 TL borç verdiğini, ancak ödenmediğini ileri sürerken, davalı taraf bu borcun talep edilen kadar olmadığını ve 294.371,90 TL'sinin ödendiğini, kalan kısma ise itiraz ettiğini beyan etmektedir. Bu durumda ihtilaflı kısım 375.853,72 TL olup, davacı bu miktar kadar borcu davalı şirkete verdiğini yasal/kesin delillerle ispatlamalıdır.
Davacı taraf borç verdiğinin ispatı yönünde herhangi bir banka dekontu vs yazılı bir delil ibraz etmemiş, verdiği borç miktarının davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğunu bildirmiş, ayrıca 2011 yılı mizanına dayanmıştır.
Davalı şirketin ticari defter ve kayıtları celp edilmiş, mali müşavir bilirkişiden 15/06/2017 tarihli rapor alınmış, raporda bilirkişi tarafından bir kısım belgelerin istendiği anlaşılmakla söz konusu belgeler davacı tarafından ibraz edilmiş, bu kez aynı bilirkişiden 28/03/2018 tarihli rapor alınmıştır.
Bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere davalı tarafın 2014-2015 yılı yevmiye defterleri dışındaki diğer yıllara ait defterlerin kapanış tasdikinin bulunmadığı görülmektedir.
Defter ve kayıtlardan davacının dayandığı 31/12/2011 tarihli mizanın bulunduğu, ortaklara toplam borç miktarının 1.661.405,00 TL olarak gözüktüğü, bu miktarın davalının sunduğu onaysız 2011 yılı detay mizanıyla örtüştüğü, ancak defter kayıtlarında ortaklara göre dağılımın davalının sunduğu detay mizana uymadığı anlaşılmaktadır.
Davalının defter kayıtlarından davacının 303.871,90 TL alacaklı olduğu ve bu alacağın 294.371,90 TL'sinin ödendiği gibi bu hususun ihtilaflıda olmadığı, kalan 9.500,00 TL'nin de 17/05/2012 tarihinde ve 14/05/2012 tarihinde ödendiğinin kayıtlı olmasına rağmen ödeme belgelerinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu halde mevcut defter ve kayıtlarına göre davalının davacıya borcunun 9.500,00 TL olduğunun kabulü gerekmektedir.
Davacı taraf her ne kadar bilirkişi raporuna itiraz etmiş ve defterlerin tahrif edilmiş olabileceğini ileri sürmüşse de bu konuda hiçbir delil, bilgi belgesi bulunmadığı gibi, talep edilen dönem davacının kendisinin de yönetici olduğu dönem olup, bu dönemde ticari defterlerde tahrifat yapıldığının ileri sürülmesi hayatın olağan akışına uymamaktadır.
Öte yandan davacının dayandığı mizan örneği ticari defterlerle doğrulanmamış olduğu gibi, 14/02/2013 tarihinde yapılan 2009, 2010, 2011 yıllına ait genel kurul toplantısında da bu mizan örneğinin genel kurula sunulduğu, tartışıldığı ve kabul edildiğine dair hiçbir kayıt, belge mevcut değildir. Davacı tarafın delil listesinde açıkça yemin delilide bulunmadığından ve başkaca delil ibraz edilmediğinden davacının itirazları kabul edilmemiş, davanın kısmen kabulü gerekmiştir.
Davacı tarafından takip öncesi davalıya ... Noterliğinden ihtarname gönderilmiş, ihtarname 25/01/2013 tarihinde davalı şirkete tebliğ edilmiş olup, verilen 1 haftalık ödeme süreside nazara alındığında 04/02/2013 tarihinde davalının temerrüdü gerçekleşmiş olup, bu tarihten takip tarihine kadar işlemiş faiz hesabının yapılması gerekmektedir.
Her ne kadar bilirkişi raporunda işlemiş faiz hesabı yapılmamış ise de bunun için tekrar ek rapor alınması gerekli görülmemiş, mahkememizce 04/02/2013 tarihi ile 22/10/2015 takip tarihi arasındaki sürede kabul edilen 9.500,00 TL alacak üzerinden ve tarafların tacir olmasına göre avans faiz oranları gözetilerek işlemiş faiz 2.960,55 TL olarak hesaplanmıştır.
(04/02/2013-20/06/2013 arası 137 gün faiz oranı %13,75, 21/06/2013-26/12/2013 arası 189 gün faiz oranı %11, 27/12/2013-13/12/2014 arası 352 gün faiz oranı %11,75 ve 14/12/2014-22/10/2015 arası 312 gün faiz oranı %10,50)
Davacı tarafından talep edilen alacak taraflarca hesap edilebilir yani likit kabul edilmekle %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Reddedilen kısım yönünden ise davacının açıkça haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davalı tarafın bu yöne ilişkin talebi yerinde görülmemiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip...
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/723, K. 2018/428, 6 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama