KÜNYE
T.C. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2017/122 Esas - 2018/129
- Esas no
- 2017/122 Esas
- Karar no
- 2018/129
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Davalı
- ...
- Dava
- İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/11/2014
- Kar. yaz.tar.
- 21/02/2018
Karar Metni
1.044 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 15/12/2015 tarih 2014/675 Esas 2015/954 Karar sayılı kararı ile dosya görevsizlikle Mahkememize gönderilmiş olmakla, mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili 07.11.2014 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davalının Rize İcra Dairesi’nin 2013/6269 sayılı dosyası ile aleyhlerine yürüttükleri 6353,85 TL miktarındaki icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine hem yetki itirazında hem de borcun tamamına itiraz ettiğini, borçlunun müvekkiline uzun süreden beri müvekkiline olan borcunu ödemediğini, yetkili İcra Dairesi’nin Rize İcra Dairesi olduğunu, her iki tarafın hesaplarının incelenmesinde cari hesaplarda müvekkilinin alacaklı olduğu şeklinde hesapların açık olduğunun görüleceğini, ticari defterlerin incelenmesinde müvekkilinin alacağının ödenmediğinin görüleceğini,
haksız yetki ve borca itirazın kaldırılması ile icra takibinin devamını hususunda işbu davayı açma gereğinin hasıl olduğunu belirterek, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, %20 den az olmamak üzere tazminat ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili 20.01.2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; icra takibine icrada görevli ve yetkili icra müdürlüğünün borçlu şirketin adresi olan Samsun İcra Müdürlüklerinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile itiraz edildiğini, itirazın iptali davası yönünden görevli ve yetkili olan mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan söz konusu dosyaya yetki yönünden itiraz etme zorunluluğu hasıl olduğunu, zamanaşımı itirazı bulunduğunu, icra dosyasına itirazlardan gerek yetki, gerekse süre yönünden sonra gereken yasal süre dolduktan sonra itirazın iptali davası açıldığını, bu nedenle zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini,
davacıya firmalarının böyle bir borcu mevcut olmadığını, aksine alacaklı durumda olduklarını, ticari defterlerinin incelenmesinde bu durumun açıkça anlaşılacağını, müvekkili firmaya karşı icra takibi yapmış olduklarından açıkça kötü niyetli olduklarını, dosyanın esastan incelenerek reddine, %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER
Rize İcra Dairesi’nin 2013/6269 sayılı takip dosyası, Taraflara ait Cari Hesap Bilgileri, Garanti Bankası Kayıtları, Diğer Banka Kayıtları, Ticari Defterler, Ticaret Sicil Gazetesi Sureti, Bilirkişi İncelemesi ve Tüm dosya kapsamı. Rize İcra Dairesi’nin 2013/6269 sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ...olduğu, takibin 6.353,85 TL asıl alacak, 79,90 TL Asıl Alacak Faizi (17.08.2013-07.10.2013)TL olmak üzere toplam 6.433,75 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, 11/11/2013 tarihinde davalı vekilince borcun tamamına ve tüm fer'ilerine itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE
Dava, davalının Rize İcra Dairesi’nin 2013/6269 sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.
Dosyanın Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 15/12/2015 tarih 2014/675 Esas 2015/954 Karar sayılı kararı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Rize İcra Dairesinin 2013/6269 sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ...borçlusunun ... olduğu alacaklının borçlu hakkında 6353,85 Tl asıl alacak 79,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6433,75 Tl üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı takip kaynağı olarak cari hesaptan kalan bakiye alacak ile 251872 seri nolu ve diğer irsaliyeli faturalardan kalan bakiye alacak olarak gösterdiği görülmüştür.
Davacının takip talebine eklediği ...ve numarası okunmayan iki adet irsaliyeli faurada teslim alan kısmının boş olduğu görülmüştür.
Medeni Kanununun 6.maddesine göre kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Davacı taraf faturadaki malları teslim ettiğini iddia etmiş olup bu durumda ispat külfeti davacıya aittir. Davacı takip konusu yaptığı faturalardaki malları davalıya teslim ettiğini yasal delillerle ispatlamalıdır. Davacı bahse konu teslimatı gerçekleştirdiğine dair dair dosyamıza herhangi bir belge sunamadığı gibi yemin deliline de dayanmadığı görülmüştür. Bu doğrultuda takip konusu yaptığı faturalardan dolayı ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yine davacının takip talebinde cari hesap bakiyesine dayandığı görülmüştür.
Bilindiği üzere. Türk Medeni Kanununun 6. maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı HMK nun 222. Maddesinde ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği,
bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür.
(Y 6.HD 2015/15 -2015/9812)
Bu doğrultu da mahkememizce davacının 2012-2013 yılına ait ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Talimat yoluyla davacı şirket yetkili temsilcisine, 2012-2013 yılına ait ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere şirketlerine ait ticari defter ve belgeleri 20 günlük kesin süre içerisinde mahkeme kalemine ibraz etmesi, defterlerin çokluğu nedeniyle ibrazı mümkün değil ise tarafınıza verilen kesin süreden önce Mahkemeye bilgi verilmesi, aksi takdirde defter ibrazından vazgeçmiş sayılacağının ve mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtar edilmiş olmasına rağmen, davacı taraf ticari defter ve belgelerini sunmadığı görülmüştür.
Davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline de açıkça dayanmamıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın ticari defterlerini sunmamış olup faturalardaki teslim olgusunu ispatlayamadığından, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/122, K. 2018/129, 20 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama