KÜNYE
T.C. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2017/431 Esas - 2018/625
- Esas no
- 2017/431
- Karar no
- 2018/625
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 18/05/2017
- Kararın yazıldığı tarih
- 27/09/2018
Karar Metni
1.418 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davalı borçlu arasında ticari iş ilişkisi bulunduğunu, müvekkili ile davalı borçlunun akdetmiş olduğu 20/05/2015 tarihli taşeron alt işveren sözleşmeleri ve davalı borçlunun müvekkili şirket lehine düzenlemiş olduğu hususun açıkça görüleceğini, müvekkili şirketin davalı borçlu ile yürütmekte olduğu ticari iş faaliyeti süresince davalı borçluya dilekçelerinin ek kısmında yer alan banka dekontlarında da görüleceği üzere emanet geri ödenmek üzere borç para verildiğini, bu hususun müvekkili şirketin muavin defterinde de yer almakta olduğunu,
fakat davalı borçlunun müvekkili şirketin borç olarak verdiği paraları vade tarihleri gelmesine rağmen ödemekten imtina ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin alacağını tahsil amacıyla taraflarınca Samsun 9.icra Müdürlüğü'nün 2017/54058 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından 26/04/2017 tarihinde böyle bir borçlarının bulunmadığından bahisle itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davalı borçlu tarafından muaccel bora haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, Samsun 9.İcra Müdürlüğü'nün 2017/54058 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle.
Davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişki 2011 senesinde başlamış olup, 2015 senesine kadar devam ettiğini, müvekkili şirketin davacı şirket ile bu süreçte süregelen ve ardarda devam eden ticari alışverişi nedeniyle davacı şirkete ödemelerini tek tek fatura karşılığı olarak değil de toplu ödemeler olarak yaptığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bu şekilde süregeldiğini, davacı şirket ile 2011 yılından itibaren ticari alışverişi olan müvekkili şirketin, davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını,
2011-2015 seneleri arasında davacı şirketin müvekkili şirkete kesmiş olduğu toplam fatura miktarı ve buna karşılık müvekkili şirket tarafından davacı şirkete bu faturalara karşılık yapılan toplam ödeme miktarının müvekkili şirketin ticari defterlerinde açıkça belli olduğunu, bu nedenle tarafların ancak 2011-2015 tarihleri arasındaki ticari defterleri incelenir ise müvekkili şirketin davacı şirkete borçlu olup olmadığının tespit edilebileceğini, dolayısıyla dosyanın bir mali müşavire tevdi edilerek , taraflara ait 2011-2015 tarihleri arasındaki ticari defterlerinin incelenerek,
dava konusu fatura da dahil olmak üzere davacı şirket tarafından kesilip müvekkili şirket defterlerine işlenmiş toplam fatura miktarının ve bu faturalara karşılık müvekkili şirket tarafından davacı şirkete yapılan toplam ödeme miktarının tespitini talep etmekte olduklarını, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin ancak davacı şirket tarafından kesilen toplam fatura miktarı ve müvekkili şirket tarafından yapılan toplam ödeme miktarı arasındaki farkın hesaplanması ile tespit edilebileceğini, ayrıca ticari defterlerin incelenmesi neticesinde,
tarafların ticari defterlerine kaydedilmemiş birtakım ödemelerin de tarafımızca tespit edilmesi durumunda müvekkili şirkete ait banka kayıtlarını ibraz etmek suretiyle yapılan harici ödemeleri de ispat edeceklerini, diğer yandan davacı şirketin yine müvekkili şirket aleyhine mahkemenin 2017/577 Esas Sayılı dosyası ile davacı şirket tarafından müvekkili şirkete kesilen 2011-2015 tarihleri arasındaki birtakım faturaların tahsiline ilişkin bir dava daha açtığını,
belirttiği nedenlerle taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi ancak hesabın toplu olarak incelenmesiyle tespit edilebileceğinden her iki davanın birleştirilmesine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER
1-Samsun 9.İcra Müdürlüğünün 2017/54055 Esas sayılı İcra Dosyası İncelendiğinde: Alacaklısının ..., borçlusunun ...olduğu, borçlu hakkında 234.495,00 TL asıl alacak, 36.875,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 271.370,41 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 01.06.2015 tarih 20000 TL, 03.07.2015 Tarih 99.995,00 TL (FBT 10.07.2015) 03.07.2015 Tarih 12.000 TL (FBT 10.07.2015) 03.07.2015 tarih 26000 TL (FBT 10.07.2015) 12.08.2015 Tarih 2000 TL ,12.08.2015 tarih 48.000 TL (FBT 14.08.2015) 02.09.2015 Tarih 11500 TL 11.09.2015 tarih 15.000 TL (FBT 18.09.2015) olmak üzere 8 kalem alacak olarak gösterildiği borçlunun borca itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır.
2-29/05/2018 tarihli Bilirkişi Raporu İncelendiğinde;Davalı tarafların tacir olduğu, ticari ilişkinin 2011 yılından beri sürdüğü, Davacı ...nin ticare defter kayıtlarına göre 31.12.2015 tarihi itibariyle 441.326,21 TL si açık cari hesaptan, 234.495,00 TL si emanet hesabından olmak üzere toplam 675.821,21 TL alacaklı olduğu, 2016 yılı sonu itibariyle karşılıksız iki çekin hesaba dahil edilmesi ile davalı borcunun 840.671,21 TL olduğu,
Davalı ... nin ticari defter kayıtlarına göre 31/12/2015 tarihi itibariyle davacı ... ne 132.000,00 TL borçlu göründüğü ancak banka dekontu ile gönderilen 38.000,00 TL nin kayıtlarda yer almadığı ve dayanağı açıklanamayan 304.205,18 TL yine borca ilave edilmesi gerektiği, düzeltilmiş hali ile davacıya 474.245,18 TL borçlu göründüğü, davacınan davalıya göndermiş olduğu paraların davalı tarafından 123.000,00 TL sinin iade edildiği, 111.495,00 TL lik kısmının iade edilmediği,
bu nedenle takibin 111.495,00 TL si asıl alacak üzerinden mahkemenin karar vermesi halinde işlemiş 21.811,02 TL birleşik faiz veya 20.563,73 TL basit faiz ile birlikte devamının gerektiğini görüş ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE
Dava, Davacının EFT ve Havale yoluyla davalıya verdiğini iddia ettiği borç paraların tahsili amacıyla Samsun 9.İcra Müdürlüğünün 2017/54058 Esas sayılı dosyasında başlattığı takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
Somut olayda uyuşmazlık davacının davalıya EFT ve Havale yoluyla gönderdiği 234.495,00 TL borç paranın davalı tarafından ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanununun 6. maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Davacı taraf davalı tarafa 234.495,00 TL borç para verdiğini ancak davalı tarafından borcun ödenmediğini iddia etmiş olup dosyaya sunduğu havale ve EFT makbuzları incelendiğinde davacının davalıya 234.495,00 TL gönderdiği görülmüştür.
4721 sayılı TMK 6'ıncı maddesi uyarınca bu durumda ispat yükünün davalı tarafa geçtiğinin kabulü gerekecektir. Davalı taraf davacıdan aldığı paraları davacı adına iş karşılığı kestiği faturalarla ödediğini davacıya borcunun olmadığını iddia etmiş olup bu hususu kesin delillerle ispat etmesi gerekmektedir.
Tarafların 2015 yılına ait ticari defterlerinin incelenmesinde; dava konusu havalelerin tamamının davacının yasal delil niteliğindeki defterlerinde kayıtlı olduğu buna karşılık davalının yasal niteliğindeki defterlerinde 16.000 TL ve 12.000 TL lik havalelerin kayıtlı olmadıkları, yine taraf defterlerinin incelenmesinden davacının davalıya EFT ve Havale yoluyla gönderdiği 234.495,00 TL lik paradan 123.000 TL 'lik kısmını davacıya ödediğine dair kayıtlara rastlanıldığı, buna karşılık 111.495,00 TL lik kısmının davacıya ödediğine dair kayda rastlanılmadığının belirtildiği görülmüştür.
Taraf ticari defterlerinin incelenmesi sonucu davalının davacıdan borç olarak aldığı 234.495.00 TL paradan 123.000 TL' lik kısmını ödediği 111.495,00 TL'lik kısmını ödemediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Ödenmeyen kısmın ispatı bakımından davalının dosyaya başkaca yazılı bir delil sunmadığı bununla birlikte dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı görülmüştür.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulüne kısmen reddi ile davalı hakkında Samsun 9.İcra Müdürlüğünün 2017/54058 Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin takip tarihi itibariyle 111.495,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin ve faiz talebine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf takip talebinde faiz talebinde bulunmuş olup somut olayda taraflar arasında kesin vade belirlenmediği gibi davacının takip başlamadan önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair dosyada belgeye de rastlanılmamıştır. Bu doğrultuda davacının takip talebiyle istediği işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalının haksız itiraz ettiği asıl alacak olan 111.494,00 TL nin % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacının takibi yaparken açıkça kötü niyetli oluduğuna dair dosyada somut delil olmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde davacıdan aldığı paraları iş karşılığı düzenlediği faturalarla ödediğini iddia etmiş olup davacı adına kestiği faturaların alınan borç paralara karşılık olduğu hususunda dosyaya kesin deliler sunamadığı görülmekle bu iddiası hükme esas alınmamıştır.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/431, K. 2018/625, 25 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama