KÜNYE
T.C. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Mart 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2017/493 Esas - 2018/160
- Esas no
- 2017/493 Esas
- Karar no
- 2018/160
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/06/2017
- Karar yaz. tar.
- 07/03/2018
Karar Metni
1.258 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;...(Kiracı) ve müvekkilinin ...(Kiraya veren) arasında 01/04/2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ... Mevkii, ...
Ada nolu ...parsel adresinde bulunan vericinin kiralanmasına ilişkin kira sözleşmesi imzalandığını, ...(Kiracı) kira sözleşmesinin 6.maddesinin b bendi uyarınca tek taraflı ve tazminatsız olarak 30/06/2012 tarihinden itibaren feshedilmiş olacağını bildirdiğini, ancak kira sözleşmesinin 6.maddesinin c bendindeki düzenlemeye uyulmayıp anten sistemi 22 Ekim 2012 tarihine kadar sökülmediğini, müvekkiline ait kule ve istasyonda bulundurulduğunu, ayrıca müvekkilinin ... ve ... yayınları ile ilgili cihazların bakım, onarım vb. hizmetlerini sürdürdüğünü, hatta bu konularla ilgili müvekkilinin,
Vericiler Müdürlüğü yetkilileri ile gerek fax çekerek gerekse telefon görüşmeleriyle irtibata geçmesine rağmen sonuç alamadığını, konuyla ilgili ...ün bilgileri bulunduğunu, bu konuyla ilgili müvekkilinin 25.12.2012 tarihinde söz konusu şirketin teknik işlerini yapan ...Grubunun Vericiler Müdürlüğüne faks çektiğini, kendisini uzun süre oyaladığını, 03.02.2014 tarihinde Vericiler Müdürü ... tarafından müvekkili ile anlaşabilecekleri yönünde mail atıldığını, daha sonra ise 19.02.2015 tarihinde söz konusu işi başkasına verdiklerini, bunun üzerine ...Noterliği ...
Nolu 08.09.2016 tarihli ihtarnamesi ...’ye ve ...Noterliği... Nolu 08.09.2016 tarihli ihtarnamesi...’ye keşide edildiğini ve ödeme yapılması aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı ihtaren tebliğ edildiğini, ...Noterliğinin ...Nolu ve ...
Nolu 08.11.2016 Tarihli İhtarnameye cevap dilekçelerinde şirketlerinin nezdinde doğmuş ya da doğacak herhangi bir alacak bulunmadığını iddia ettiklerini ve bugüne kadar da müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadıklarını, bu nedenlerden ötürü iş bu davayı açmak zorunluluğu hâsıl olduğunu belirterek, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla;
... ile ilgili olarak aylık 350,00.TL’den Temmuz 2012-Aralık 2012 dönemine ait toplam 2.100,00.TL, Ocak 2013 -Aralık 2013 dönemine ait 4.200,00.TL, Ocak 2014-Aralık 2014 dönemine ait 4.200,00.TL ve Ocak 2015-Şubat 2015 dönemine ait 700,00.TL olmak üzere toplam 11.200,00.TL ve ...ile ilgili olarak aylık 100,00.TL’den Temmuz 2012-Aralık 2012 dönemine ait toplam 600,00.TL, Ocak 2013- Aralık 2013 dönemine ait 1.200,00.TL,
Ocak 2014-Aralık 2014 dönemine ait 1.200,00.TL ve Ocak 2015-Şubat 2015 dönemine ait 200,00.TL olmak üzere toplam 3.200,00.TL olmak üzere ceman 14.400,00.TL alacağın ait oldukları aylardan itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini Mahkememizden talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkili şirket ikamet adresinin Sarıyer/İstanbul olduğunu, bu itibarla ikametgah mahkemesinin İstanbul (Çağlayan) Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının ilk olarak ...
Noterliği ... ve ... nolu 08.09.2016 tarihli ihtarnameleri ile; müvekkili şirketin medya hizmet sağlayıcı olduğu "...r" adlı kanal ve "... adlı radyoya ait yayın cihazlarının bakım onarım vb. hizmetlerini sürdürdüğünü, bu hizmetler için ödeme yapılmadığını iddia ettiğini, iddia ettiği bu hizmetler karşılığında "..." kanalı için aylık 350 TL’den Temmuz 2012- Şubat 2015 tarihleri için toplam 11.200 TL, "..." radyosu için aylık 100 TL’den Temmuz 2012- Şubat 2015 tarihleri için toplam 3.200 TL ödenmesini talep ettiğini, ihtarnamenin müvekkili şirkete tebliğini takiben,
...Noterliğinin ...ve ... nolu 08.11.2016 tarihli cevaplarının davacı tarafa tebliğ edildiğini, cevaplarımızda kısaca müvekkili şirketin nezdinde "..." veya "..." için davacının doğmuş ya da doğacak herhangi bir alacak bulunmadığının beyan edildiğini, bu hal üzerine davacı taleplerini mahkemenin huzuruna taşıdığını, müvekkili şirket yetkililerinden sadır olan herhangi bir belge sunamadığı görüldüğünü, davacının taleplerinin temel dayanağının kendi iddialarından ibaret olduğunu, HMK md 200'e göre (1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi,
ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerektiğini, davacının iddialarına temel olarak taraflar arasında ticari ilişkiyi ortaya koyar vaziyette herhangi bir sözleşme, fatura, ortaya koymadığını, davacının alacağını yazılı senet dışında ispat vasıtalarıyla kanıtlamasına muvafakatlerinin bulunmadığını, ...'ın davacı ile imzalanan sözleşmenin fesih olduğu zamandan, günümüze kadar Samsun bölgesinde kendi mülkiyetindeki bina ve Anten kulesinden oluşan verici istasyonundan yayın yaptığını,
...'ın firması ile bakım ve onarım konusunda 01.04.2010 tarihinde imzalanan sözleşme gereğince, müvekkili şirketin almış olduğu hizmet kapsamında ödemekle yükümlü olduğu tüm bakım onarım ve kira bedellerini, firma tarafından düzenlenen faturalar mütekabilinde sözleşmenin fesih olduğu 30.06.2012 tarihine kadar düzenli olarak ödediğini, nitekim davacının da bu dönem hakkında bir alacak talebi bulunmadığını, dava dilekçesinin 3. Maddesinde: "anten sistemi 22 Ekim 2012 tarihine kadar sökülmemiş müvekkilime ait kule istasyonda bulundurulmuştur" beyanının mevhumu muhalifinden,
sözleşme ilişkisinin son bulduğu ve bu tarihten itibaren bir bakım onarım hizmetinin davacı tarafından verilmediği hususunun bizzat davacı tarafından da ikrar edildiğini, sözleşmenin feshini takiben müvekkili kanalın, tüm yayın ekipmanlarını kendi mülkiyetindeki kulesine taşıdığını, fesih tarihinden bu güne kadar müvekkili kanalın, bakım ve onarım ihtiyaçlarını kendi ekipleri vasıtası ile karşıladığını, davacının bu konu hakkında söz konusu süreçte hiçbir girişiminin olmadığını, kaldı ki, taraflar arasında davacının iddia ettiği gibi devam eden bir ticari ilişki bulunması durumunda,
davacıdan beklenen vermiş olduğu hizmete ilişkin bedelleri düzenleyeceği aylık faturalarla talep etmesi gerektiğini, ticari teamüller dikkate alındığında; bir tacirin verdiği hizmet için yıllarca talepte bulunmaması ve fatura düzenlememesinin kabul edilemeyeceğini, bu durum dahi tek başına davacının verme iddiasının hayali olduğunu kanıtlar nitelikte olduğunu, davacının taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla bakım ve hizmet bedeli olarak talep ettiği aylık 350 TL fiyat bedelini neye göre tayin ettiğinin anlaşılamadığını, her ticari ilişkinin temelinde belirlilik ve karşılıklılık prensibi olduğu düşünüldüğünde,
fatura bile hazırlamamış davacının fiyat belirlemesini kendi takdirine dayandırdığının düşünüldüğünü, talep ettiği miktarın bile iddia edilen nasıl bir hizmetin karşılığı olduğunu açıklayamayan davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunun ortada olduğunu, hal böyle iken, davacının haksız taleplerinin reddedilmesi gerektiğinin açık olduğunu belirterek, mahkemenin yetkili olmaması sebebiyle davada Yetkisizlik kararı verilmesine, haksız davasının reddine, yargılama ücretleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER
01.04.2010 tarihli Kira Sözleşmesi ve Tüm dosya kapsamı.
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE
Dava, davacının davalı ile imzaladıkları 01.04.2010 tarihli kira sözleşmesine istinaden kira bedeline ilişkin alacak davası olduğu sabittir.
01.04.2010 tarihli sözleşme incelendiğinde kiracının ... yayıncılığı A.Ş kiraya verenin ...olduğu sözleşmenin konusunun davacıya ait taşınmazın kiracının teknik teçhizatının montajının yerleştirilmesi ve işletilmesi amacıyla kiralanması olduğu Kira bedelinin 2010 yılı için bir aylık 1150 TL ve KDV olarak belirlendiği görülmüştür.
Görev kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4.maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. (Yargıtay 3 HD 2017/1907 Esas 2017/3340 Karar )
Açıklamalar ışığında davanın usulden reddiyle mahkemimizin görevsizliğine dosyanın görevli Samsun Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
06/03/2018 Katip ... Hakim ...
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/493, K. 2018/160, 6 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama