KÜNYE
T.C. Samsun
- Mercii
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2017/809 Esas - 2018/617
- Esas no
- 2017/809 Esas
- Karar no
- 2018/617
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/10/2017
- Kararın yaz. tarih
- 28/09/2018
Karar Metni
980 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/353 esas 2017/313 karar sayılı dosyası üzerinden açılan davanın görevsizlik kararı verilmesi üzerine Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili 21/07/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin takibe konu çeklere ciro yoluyla hamil olduğunu, bu çeklerde takip borçlusu davalının cirosu bulunduğunu, çeklerin bedellerinin süresi içinde ibrazına rağmen ödenmemesi üzerine takibe başlandığını, ancak davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 04/08/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev itirazında bulunduklarını, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, dayanak belgenin kambiyo senedi vasfında olmayıp alacağın devri hükmünde olduğundan dolayı talebin keşideci olan asıl borçluya yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, talep edilen işlemiş faiz ve faiz oranının fahiş olduğunu, icra inkar tazminatının da istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Deliller, delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe;
Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2017/16312 Esas sayılı dosya aslı, Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/353 esas 2017/313 karar sayılı görevsizlik kararı, Çorum 1. İcra müdürlüğünün 2013/722 esas sayılı dosyasının uyap çıktısı, Çorum 2. İcra dairesinin 2013/2282 esas sayılı dosyasının uyap çıktısı, Mali Müşavir bilirkişi ...'dan alınan 07/05/2018 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Dava icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Tüm dosya kapsamından davacı tarafından davalı aleyhine Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/16312 sayılı dosyası üzerinden 15.000,00 TL asıl alacak, 8.444,82 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 23.444,82 TL toplam alacak talebiyle 15/02/2017 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 24/02/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 28/02/2017 tarihinde yasal süresinde itiraz ettiği, icra dosyasında itirazın alacaklıya tebliğ edildiğine dair bilgi veya belge bulunmadığından davacının itirazın iptalini sağlamak amacıyla süresi içerisinde bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
İddia ve savunmalar doğrultusunda dosyadaki uyuşmazlık davcının davalıdan dava konusu çekler sebebiyle alacaklı olup olmadığı noktasındadır.
Belirlenen uyuşmazlığa göre davada ispat yükü davacıda olup davacı davalıdan alacaklı olduğunu ispatlamalıdır.
6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ticari defterler, ikrar veya yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir.
Tüm bu delillerle de sözleşme ilişkisi ispatlanmış değilse HMK 200. maddedeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Açık muvafakat olmazsa tanıkla sözleşme ilişkisi ispatlanamaz. Bunun da istisnası olan HMK 202. maddeye göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir.
Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.
HMK 222. maddeye göre ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Davacının tarafların ticari defterlerine dayanması sebebiyle taraflara süre verilmiş olup davacı vekili verilen kesin sürede davacıya ait ticari defterleri ibraz etmemiş olup yargılamanın 5.4.2018 tarihli 2. Celsesinde dosyanın mevcut haliyle bilirkişiye tevdini talep etmiştir.
Verilen süre içerisinde davalının ticari defterlerini ibraz etmesi sebebiyle Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu mali müşavir bilirkişi ... tarafından 07/05/2018 havale tarihli bilirkişi raporu hazırlanmış, bilirkişi raporunda özetle davalının 2012 ticari yasal yevmiye defterinin kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu, yasal süresi içinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığını, dava konusu çeklerin davalının dosya eki yasal yevmiye defter kayıtlarında bulunmadığı, davalının yasal yevmiye defter kayıtlarına göre davacı ve davalının aralarında ticari ilişkiye rastlanılmadığı belirtilmiştir.
Eldeki davada, davalının zaman aşımına uğramış icra takibine konu çeklerde ciranta olduğu, çeklerin hangi akdi ilişkiye dayalı olarak davalıya verildiğinin dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında bildirilmediği, ispat yükü üzerinde olan davacının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini ibraz etmediği, zaman aşımına uğramış çeklerin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olmasına karşın davacı tarafından verilen kesin sürede tanık ismi de bildirilmediği, davalı defterlerinde davaya dayanak icra takibine konu çekler kayıtlı olmadığı gibi taraflar arasında akdi ilişkiyi gösterir kayıt da bulunmadığı,
bu haliyle davacının taraflar arasındaki akdi ilişkiyi ve alacaklı olduğunu ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine ve davacının icra takibini başlatmakta kötü niyetli olduğu dosya kapsamına göre anlaşılamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/809, K. 2018/617, 20 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama