KÜNYE
T.C. Samsun
- Mercii
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2017/899 Esas - 2018/306
- Esas no
- 2017/899 Esas
- Karar no
- 2018/306
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/11/2017
- Kararın yaz. tarih
- 24/04/2018
Karar Metni
1.110 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili 20/11/2017 havale tarihli dilekçesinde özetle. Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2017/46956 esas sayılı dosyası ile müvekkili ...Tic. Ltd.
Şti aleyhine, davalının müvekkilinden 13.951,92 TL vekalet ücreti alacağı olduğundan bahisle genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine dayanak edilen ...Noterliği'nin 11/10/2016 tarihli ihtarnamesinde davalının hangi dosya için ne miktar vekalet ücreti istediğinin belli olmadığını, müvekkili ile davalı ...arasında 31.10.2012 tarihinde vekil vekalet ilişkisi kurulduğunu, aralarındaki güven ilişkisinin bozulması neticesinde müvekkilinin, davalıyı 11.08.2016 tarihinde azlettiğini, davalının Samsun İcra Müdürlükleri nezdindeki 3 adet dosyadan 16.796,81 TL tahsilat yaptığını,
reddiyat makbuzlarının dilekçesi ekinde olduğunu, icra müdürlüğünce reddiyatları kesildikten sonra toplam 15.147,77 TL ödemenin icra dosyasından davalı avukat ...'ün hesabına EFT yapıldığını, davalının parayı davacı şirkete teslim etmediğini, davalının müvekkilinden alacağı olmadığını belirtlerek Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2017/46956 esas sayılı takibinin iptali ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin durdurulması için İcra Ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince teminatlı veya teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilemsini mahkememizden talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 07/02/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle, açılan davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı şirket ile müvekkili arasında ...Noterliğinin 31.12.2012 tarihli ... yevmiye no.lu vekaletnamesi ile vekil-müvekkil ilişkisi kurulduğunu, 4 yıl süre ile şirketin tüm hukuki sorunları müvekkili tarafından sorunsuz şekilde çözümlendiğini, icra takip dosyalarında tahsil edilen tüm alacakların bizzat şirket ortağı olan ...’e teslim edildiğini, ancak özellikle 2016 yılının başlarından itibaren davacı şirketin icra takip masraflarını vermemeye başladığını,
müvekkili şirket adına takip ettiği dosyalara ilişkin olarak emek mesaisinin karşılığı olan vekalet ücretleri müvekkile ödenmediğini, müvekkili tarafından ...
Noterliğinin 11.10.2017 tarihli ... yevmiye no.lu istifanamesi ile davacı tarafın vekilliğinden haklı nedenlerle istifa ettiğini, müvekkilin iyi niyetli olarak vekalet ücretlerinin ve masrafların tarafına ödenmesi için beklediğini, davacı şirket yetkililerinin iş bu alacaklarına ilişkin olarak arandıklarını anacak müvekkiline ödeme yapmadıkları gibi müvekkilinin iftira ve hakaretlerle süsledikleri dilekçeler ile hem Samsun Barosuna hem de Samsun Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet ettiklerini, davacının müvekkilini 11.08.2016 tarihinde azlettiğini, ancak azilnamenin müvekkiline tebliğ olmadığını,
ayıca davacı tarafın gönderdiğini iddia etmiş olduğu azilnamenin müvekkilinin takip etmiş olduğu dosyalara da sunulmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, asıl alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ile yargılama giderlire ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller, delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe;
Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2017/30827, 2016/158387, 2017/42953 Samsun 5. İcra Müdürlüğü'nün 2013/5126 sayılı dosyalarının takip taleib ve ödeme emirlerinin UYAP üzerinden dosyamız arasına geldiğigörülmüştür.
Dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
Tüm dosya kapsamından taraflar arasında ...Noterliğinin 31.12.2012 tarihli ... yevmiye no.lu vekaletnamesi ile vekil-müvekkil ilişkisi kurulduğu, 11/08/2016 tarihinde davacının davalıyı azlettiği ve ...Noterliğinin 11.10.2017 tarihli ... yevmiye no.lu istifanamesi ile de davalının davacının vekilliğinden istifa ettiği, davalının davacıdan vekalet ücreti alacağı olduğu iddiası ile ...Noterliği'nin 11/10/2016 tarihli ihtarnamesini keşide ettiği ve nihayetinde Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2017/46956 esas sayılı dosyası üzerinden davalının davacı aleyhine, 13.951,92 TL vekalet ücreti alacağı olduğundan bahisle genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlattığı, icra takibinden sonra süresi içerisinde iş bu menfi tespit davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki avukatlık sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağına dair bir düzenleme bulunması gerekir.
Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir.
Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini gerektirmeyecektir.
Diğer bir yandan avukatlık sözleşmesinde avukatın görevi yargının kurucu unsuru olan ve bağımsız savunmayı temsil eden yargısal bir faaliyet olup avukat, mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ve hizmet sunan "satıcı", “sağlayıcı”, "girişimci" sıfatını haiz değildir. Sözleşmenin diğer tarafı olan “müvekkil” de Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/1-k maddesindeki “tüketici” tanımına uymamaktadır. Dolayısıyla avukatlık sözleşmesinin bir “tüketici işlemi” olarak kabulü de mümkün değildir. Avukatlık Kanunu'nda düzenlenmiş olan avukatlık sözleşmesinin, Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş olan vekalet sözleşmesinden farklı ve ayrı bir sözleşme türü olması ve sözleşmenin niteliği gereğince 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bulunduğu da kabul edilemez.
Dosya kapsamından davanın, davalının davacı şirket ile aralarında bulunan ve davacı şirket tarafından da kabul edilen avukatlık sözleşmesine dayalı vekalet ücreti alacağı bulunduğu iddiası ile icra takibi başlatması nedeniyle icra takibinden sonra açılan açılan menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır. Dava mutlak ticari davalardan değildir. Davalı avukatlık mesleği yapmakta olup kamu görevi ifa eden avukatın tacir sıfatı da yoktur. Dolayısıyla dava nispi ticari dava da sayılamayacağından Mahkememiz görevsiz kabul edilmiştir. Avukatlık sözleşmesinin nihai tüketici işlemi olarak kabulü de mümkün olmadığından iş bu davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu kanaaatiye mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/899, K. 2018/306, 19 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama