KÜNYE
T.C. Samsun Davacı - Davalı -
- Mercii
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2022
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2019/549 Esas - 2022/509
- Esas no
- 2019/549
- Karar no
- 2022/509
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- Karşı davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/09/2019
- Karar yazım t.
- 29/04/2022
Karar Metni
813 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği 02/09/2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle;müvekkili ile davalı arasında 31/12/2015 tarihli ''...'' isimli 5 yıl süreli 5.310.000,00 TL bedelli sözleşme imzalandığını, davalı şirket sözleşmenin imzalanmasının ardından müvekkilinin sözleşmeye konu ürünleri 3.kişilerden satın alarak davalı şirkete teslim edip gerekli kurulumu yaptıktan sonra hizmetleri sunmaya başladığını, davalının bu ürünleri kullanmasına rağmen gerçek olmayan iddia ve ithamlarla vadesi gelen ödemeleri yapmadığını, müvekkilinin mahkememizin 2018/878 D-iş nolu dosyasından bu durumun tespiti için delil tespiti yaptırdığını,
sunulan bilirkişi raporunda davacının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz ve zamanında yaptığının tespit edildiğini, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi nedeniyle müvekkilinin 1.486.800,00 USD kazanç kaybı yaşadığını, davacı tarafça 225.000 USD'lik teminat mektubunun sözleşmeye aykırı bir şekilde haksız yere nakde çevrildiğini, bu nedenlerle öncelikle davalı aleyhine teminat mektubu bedeli olan 225.000 USD değerinde ihtiyati haciz kararı verilmesine ve davalı tarafın sözleşmeyi süresinden önce feshi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarar için 1.486.800,00 USD'nin,
sözleşmede olmayan kapsam dışı işler için davacı tarafça harcanan 164 günlük emek ve mesainin karşılığı 280.604,00 USD'nin ve davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak nakde çevrilen kesin teminat mektubu bedeli 225.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili 11/10/2019 havale tarihli cevap/karşı dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından sözleşmeye konu işlerin eksik ve ayıplı yapıldığını, mahkememizin 2019/751 D-iş sayılı dosyasında bu durumun tespiti amacıyla tespit yaptırıldığını, düzenlenen raporda işlerin eksik ve ayıplı yapıldığının bilirkişiler tarafından tespit edildiğini, mali yönden yapılan bilirkişi incelemesinde de müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, davacı tarafından kaynaklanan gecikmeler sebebiyle müvekkilinin 2.754.000,00 USD cezai şart ile 669.869,55 USD tazminat talep etme hakkının doğmuş olduğunun tespit edildiğini,
davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili tarafından haklı sebeple feshedildiğini, bu nedenlerle karşı dava olarak 2.754.000,00 USD cezai şart ile 669.869,55 USD'nin davacı-karşı davalıdan tahsili ile karşı davanın kabulüne, asıl davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davacı-karşı davalı vekili 06/01/2020 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; öncelikle karşı dava yönünden harcın tamamlanması için kesin süre verilmesi gerektiğini, davalı-karşı davacının talep ettiği tazminatların zamanaşımına uğradığını, karşı davada davalı-karşı davacının iddialarını destekler tek bir delil sunamadığını, karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Delillerin tartışılması, değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, sözleşmenin haksız fesihine dayanan alacak talebine ilişkindir.
1-Tüm dosya kapsamından, davada taraflar arasında imzalanan sözleşmenin haksız ve süresinden önce fesih edilmesi sözleşme dışı işlerin yapılmış olması ve teminat mektubunun haksız/kötüniyetle nakde çevirmiş olması sebebiyle alacak talebinde bulunulduğu, karşı davada ise cezai şarta bağlı alacak talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
2-Yargılama sırasında davacı vekilinin 27/04/2022 havale tarihli dilekçesi ile davalı ile sulh olmaları nedeniyle davadan feragat ettiğini bildirdiği, karşı davacı vekilinin de yine 26/04/2022 tarihli dilekçesi ile taraflar arasında 13/04/2022 tarihli sulh protokolünün imzalandığını bildirerek karşı davasından feragat ettiği, taraf vekillerinin vekaletnamesinde feragat yetkilerinin bulunduğu tespit edilmiştir.
3-HMK 307. maddesine göre feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, kabule bağlı değildir. Taraf vekilleri 27/04/2022 havale tarihli dilekçe ile davadan ve karşı davadan sulh protokolü gereğince feragat etmiş olmakla, davanın ve karşı davanın feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir.
4-7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile değişik 6125 sayılı kanunun 18/A-13 maddesi gereği davadan önce davacının ve karşı dava davacısının arabuluculuk başvurusu yaptığı, davalının görüşmelere katıldığı, anlaşma sağlanamadığı görülmekle, tespit edilen arabuluculuk ücretinin de davacı ve karşı davacıdan yargılama gideri olarak tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/549, K. 2022/509, 27 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama