KÜNYE
/// Türk Milleti Adına /// T.C. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2021
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2020/113 Esas - 2021/965
- Esas no
- 2020/113 Esas
- Karar no
- 2021/965
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- ....
- Vekili
- —
- Davalılar
- 1- ...
Karar Metni
1.346 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
2- ...
VEKİLİ
DAVA
İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklı) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : ...
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili DAVA dilekçesi ile özetle: Davacı banka ile davalı şirket arasında ... tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve davalıya farklı türde krediler kullandırıldığını, davalı ...'ın ise davalı şirketin ortağı olduğunu ve anılan kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredilerin geri ödenmesi sırasında aksaklıklar yaşandığını ve davalı şirketin kredi borçlarının 178.000-TL tutarlı 42 ay vadeli ... numaralı taksitli ticari yapılandırma kredisi ile yapılandırıldığını ancak yapılandırma kredi borcu taksitlerinin de ödenmediğini,
hesabın kat edilip borçlu ve kefile hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini ancak borcun atıfet süresi içinde de ödenmediğini, akabinde borçlu ve kefil aleyhine takibe girişildiğini, ancak itiraz üzerine takibin durduğunu, davadan önceki zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden de davalıların olumsuz tutumu sebebiyle sonuç alınamadığını beyanla, Samsun İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamını, davalıların icra-inkar tazminatına mahkum edilmelerini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili CEVAP dilekçesi ile özetle: Davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı bankanın davalı şirket ile aralarındaki kredi sözlemesi kapsamında kullandırılan kredilerin yapılandırılmasına ilişkin belgelerde, yapılandırma evraklarında ve geri ödeme planında şirket yetkilisi davalı ...'ın imzasının bulunmadığını, hesap kat işlemlerinin usulsüz olduğunu zira davalı şirketin kredi borcunu ödemede temerrüte düşmediğini, faiz oranının fahiş olduğunu, takipten önce temerrüt gerçekleşmediğinden temerrüt faizi talep edilemeyeceğini beyanla, davanın külliyen reddini dilemiş, davalı yararına tazminata hükmedilmesini de talep etmiştir.
Samsun İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş olup, incelenmesinden: Takip alacaklısı davacı tarafından takip borçlusu davalılar aleyhine 178.821,19-TL asıl alacak, 26.707,39-TL faiz, 1.335,37-TL BSMV, 294,64-TL masraf ve 606-TL i.haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 207.764,59-TL üzerinden ilamsız icra yolu ile takibe girişildiği, ancak takip borçlusu davalıların süresi içinde borca itirazları üzerine takibin durduğu ve işbu davanın süresinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce alınan ... tarihli bankacı bilirkişi raporunda özetle: Takip dayanağının davacı banka ile davalı şirket arasındaki ... tarihli GKS ve bu kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan ... numaralı taksitli ticari yapılandırma kredisi olduğu, davalı şirketin kredi borçlarının yapılandırılmasına ilişkin anılan yapılandırma için ayrı bir sözleşme ya da protokol düzenlenmediği, davalı şirketten alınan ... tarihli yapılandırma talep formuna istinaden yapılandırma kredisi kullandırıldığı, ancak bu kredi için de ... tarihli taksit ile faiz ödemesinden sonra başkaca ödeme yapılmadığı,
hesabın ... tarihi itibariyle kat edilip hesap kat ihtarnamesinin davalılara 15.06.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve atıfet süresine göre davalıların 24.06.2019 tarihinde temerrüte düştüğü, akdi faiz oranının yıllık %24,60 ve temerrüt faiz oranının ise yıllık %49,20 olduğu, takip tarihi itibariyle alacağın 178.000-TL asıl alacak, 33.692,44-TL faiz, 1.684,61-TL BSMV, 294,64-TL masraf ve 606-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 214.277,69-TL olduğu,
ancak taleple bağlı kalınacak ise 178.000-TL asıl alacak, 26.707,39-TL faiz, 1.335,37-TL BSMV, 294,64-TL masraf ve 606-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 206.943,40-TL üzerinden hüküm kurulması gerektiği, bu tutarın da kefalet limiti içinde kaldığı mütala edilmiştir.
Kredilerin yapılandırılmasına ilişkin ... tarihli yapılandırma talep formundaki şirket kaşesi üzerinde bulunan imzanın davalı şirkete aidiyeti konusunda ATK Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi'nden alınan ... tarihli raporda; imzanın ...'ın eli ürünü olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu ile ATK raporu taraflara usulünce tebliğ edilmiştir.
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.
Toplanan delillerden; davacı banka ile davalı şirket arasında ... tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı ve davalıya farklı tarihlerde farklı türde krediler kullandırıldığı ve ayrıca kredi kartı tahsis edildiği, davalı ...'ın davalı şirketin ortağı ve temsilcisi olduğu, aynı zamanda mezkur GKS'yi müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, 6098 s. TBK'nun 583. maddesindeki kefaletin geçerliliğine ilişkin şartların sağlandığı ve takip dayanağının ... numaralı taksitli ticari yapılandırma kredisi olduğu anlaşılmaktadır.
Davalılar vekili, yapılandırma kredisi ile ödeme planında şirket yetkilisinin imzası olmadığını ve bu konuda taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığını ileri sürmüş ise de, taksitli ticari yapılandırma kredisi için taraflar arasında ayrı bir sözleşme yapılmadığı ve protokol düzenlenmediği, taksitli ticari yapılandırma kredisinin ... tarihli yapılandırma talep formuna istinaden kullandırıldığı anlaşılmakta olup, yapılandırma talep formundaki davalı şirket kaşesi üzerinde yer alan imzanın davalı ...'ın eli ürünü olduğu da saptanmıştır. Buna göre, davalıların bu yöne ilişkin itirazları yersizdir.
GKS'den kaynaklı alacak istemi, TBK'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabi olup, zamanaşımı TBK'nun 149/1. maddesi uyarınca alacağın muaccel olması ile işlemeye başlar. Muacceliyet ise hesabın kat'ı ile birlikte gerçekleşmiş olur. Somut olayda, hesap ... tarihi itibariyle kat edildiğine ve takip ... tarihinde başladığına göre, dava zamanaşımı süresi içinde açılmıştır.
Davalıların, faiz oranlarının fahiş olduğu savunmasına gelince. 6102 TTK'nun 8 ilâ 10. maddelerinde, TBK'da bulunmayan, ticari işlere özgü hükümler vazedilmiş olup, TTK'nun 8. maddesi ile ticari işlerde faiz miktarında serbesti ilkesi benimsenmiştir. Dava konusu ticari işte de faiz oranları belirlenirken TBK'nun gerek akdi faize ilişkin 88. maddesi ve gerekse temerrüt faizine ilişkin 120. maddesi kısıtlamaları prensip olarak uygulanamayacaktır.
Bu bağlamda, davacı banka ile davalı şirket arasındaki sözleşme serbestisi ilkeleri çerçevesinde belirlenen faiz oranlarının geçerli olduğu kabul edilmelidir. Davalı ... da, ticari nitelikteki kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığına göre, sözleşmedeki faiz oranları TTK'nun 7. maddesindeki teselsül karinesi uyarınca davalı ...'ı da bağlayacaktır. Bu sebeplerle, davalıların bu yöne ilişkin savunmasına itibar edilmemiştir.
Takip konusu taksitli ticari yapılandırma kredisinin, 178.000-TL tutarlı ve ilk 4 ay ana para ödemesiz (sadece faiz) 42 ay vadeli olduğu, ilk üç ay faizin sözleşmeye uygun olarak ödendiği ancak ... tarihinden sonra herhangi bir ödeme yapılmadığı ve hesabın kat edildiği görülmektedir. Kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi ve temerrüt tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulandığına göre, yapılan işlemlerde kanuna ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık yoktur.
Bu sebeplerle, davacının takip tarihi itibariyle 178.000-TL asıl alacak, 33.692,44-TL faiz, 1.684,61-TL BSMV, 294,64-TL masraf ve 606-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 214.277,69-TL talep edebileceği kabul edilmiş, ancak HMK'nun 26. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak 178.000-TL asıl alacak, 26.707,39-TL faiz, 1.335,37-TL BSMV, 294,64-TL masraf ve 606-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 206.943,40-TL üzerinden hüküm kurulması gerektiği değerlendirilmiştir.
Böyle olunca, itirazın kısmen iptaline ve takibin 206.943,40-TL üzerinden devamına karar verilmiş, yargılama harç ve giderleri ile davadan önceki zorunlu arabuluculuk ücreti davanın kabul-ret oranına göre taraflara tahmil edilmiştir. Davacı yararına nispi, davalı yararına ise reddedilen tutar 821,19-TL nazara alınarak bu miktar kadar vekalet ücreti takdir edilmiştir.
Alacağın likit ve belirlenebilir olduğu değerlendirilmiş (Bkz: Yargıtay 19. HD.nin 06.12.2018 tarih ve 2827/6400 sk.), masraf ve vekalet ücreti toplamı 900,64-TL hariç kabul edilen alacak toplamı 206.042,76-TL üzerinden davacı yararına %20 oranında icra-inkar tazminatına hükmedilmiştir. Davalının tazminat talebi ise, davacının redde konu kısım yönünden takibe girişmekte kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden reddedilmiştir.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/113, K. 2021/965, 29 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama