KÜNYE
T.C. Samsun
- Mercii
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2021
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2020/736 Esas - 2021/1007
- Esas no
- 2020/736
- Karar no
- 2021/1007
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- ...
- Karar tarihi
- ...
- Kararın yaz. tarih
- ...
Karar Metni
1.670 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle; müvekkili bankanın Samsun Organize Sanayi Bölgesi ile davalı borçlu ... ... Ltd.
Şti ve ... arasında imzalanan GKS, Kredili Mevduat Sözleşmesi, Ticari Kredi Kart üyelik Sözleşmesine istinaden davalı firmaya ...-...--- ...- ... --- ...-... nolu krediler kullandırıldığını, ...-... hesap nolu çek hesabı açıldığını ve yine ... **** **** ... nolu kredi kartı tahsis edildiğini ve krediler kullandırıldığını, borçlunun kullandığı kredi kartı ve krediden kaynaklanan borcunu ödememesi sebebiyle borçlular hakkında ihtarname keşide edildiğini, hesapların kat edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerinde borçlular hakkında Samsun İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını,
davalılar tarafından icra takibine itiraz ederek takibin durdurulduğunu belirterek, davalıların icra takibine vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmelerine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tacir olmaması sebebiyle görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacı tarafa karşı borcu bulunmadığını, davacının çek yaprak bedelinden müvekkilini sorumlu tutmasının hukuka aykırı olduğunu, ... *******... nolu kredi kartından doğan borcun müvekkilinden talep edilmesinin haksız olduğunu, davacı bankanın asıl alacak da dahil olmak üzere talep etmiş olduğu diğer kalacak kalemlerinin kefalet hükümlerinin niteliğine aykırı olduğunu,
davacı banka tarafından düzenlenmiş olan genel kredi sözleşmelerinin genel işlem koşulları niteliğinde olması dolayısıyla müvekkilinin koruyucu düzenlemelere tabi olduğunu, ödeme emrinde yer alan faiz oranlarının fahiş olduğunu, davacı tarafça hesabın kat edilme şartları gerçekleşmediği, faize faiz işlendiği ve bankanın ihtarnamesinde yer alan tutarların üzerinde takip başlatıldığını belirterek, müvekkili yönünden davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ... ... ... Ltd.
Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacı tarafa karşı borcu bulunmadığını, davacının çek yaprak bedelinden müvekkilini sorumlu tutmasının hukuka aykırı olduğunu, ... *******... nolu kredi kartından doğan borcun müvekkilinden talep edilmesinin haksız olduğunu, davacı bankanın asıl alacak da dahil olmak üzere talep etmiş olduğu diğer kalacak kalemlerinin kefalet hükümlerinin niteliğine aykırı olduğunu, davacı banka tarafından düzenlenmiş olan genel kredi sözleşmelerinin genel işlem koşulları niteliğinde olması dolayısıyla müvekkilinin koruyucu düzenlemelere tabi olduğunu,
ödeme emrinde yer alan faiz oranlarının fahiş olduğunu, davacı tarafça hesabın kat edilme şartları gerçekleşmediği, faize faiz işlendiği ve bankanın ihtarnamesinde yer alan tutarların üzerinde takip başlatıldığını belirterek, müvekkili yönünden davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi ekinde, arabuluculuk son tutanak aslı, GKS, kefalete ilişkin evraklar ve ihtarname sureti ibraz edilmiştir. Samsun İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Garanti Bankası Samsun Şubesine yazılan yazıya 26/02/2021 tarihli yazı ile cevap verilmiş, ekinde GKS örneği, hesap hareketleri, ödeme planı, çek hesabı sözleşme örneği, ihtarname ve tebliğ şerhi 1 adet CD içerisinde gönderilmiştir. Bankacı bilirkişiden... havale tarihli rapor aldırılmıştır. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz/beyanlarını içerir 19/10/2021 tarihli dilekçe sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı ilamsız takibe karşı yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından; davacı banka ile davalı ... ... ... Ve Elektronik Ev Aletleri Pazarlama Ticaret Sanayi Limited Şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği, davalı ...'in Genel Kredi Sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kredi geri ödemelerinin aksaması üzerine Tekkeköy 1.Noterliğinin ... yevmiye nolu ... tarihli ihtarname ile hesabın kat edilerek Samsun İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip başlatıldığı, davalılara gönderilen ödeme emri tebliğlerinin bila tebliğ edildiği, davalılar vekilinin 30/09/2019 tarihli dilekçeleri ile takibe itiraz ederek durdurduğu, itirazın yasal 1 haftalık süresinde yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilince mahkememizin görevsiz olduğu, yapılan tebligatın usulsüz olduğu, zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu ileri sürmüş olup, öncelikle bu yönlerden değerlendirme yapılmalıdır.
Davalılar vekilince davalı ...'in tacir olmaması nedeni ile ticaret mahkemesinin görevli olmadığı ileri sürülmüş ise de, davalı asıl borçlunun tüzel kişi tacir olması, taraflar arasında HMK'nun 57.maddesi çerçevesinde ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması ve başka mahkemelerin görevine giren davalar söz konusu olduğunda davanın (uzmanlığı göz önünde tutularak) özel mahkemede görülmesi sebebi ile görev itirazına itibar edilmemiştir.
Davalılar vekili icra dosyasına vekalet sunduklarını, bu nedenle itirazın iptali davasında çıkartılacak dava dilekçesi tebligatının avukata yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de; vekilin umumî vekâletname ile yetkilendirilmiş olması, müvekkilin talimatı olmadan tüm davaları takip etme yetki ve zorunluluğunu ona yüklemez.
Hakkında icra takibi yapılan borçlu, vekili aracılığıyla takibe itiraz etmiş olsa dahi, alacaklının açtığı “itirazın iptali davası” bakımından, borçlunun takibe itiraz aşamasında tayin ettiği vekilin, bu davada da yetkili bulunup bulunmadığı davanın açılması sırasında belirli olmadığından, dava dilekçesinin vekil yerine asile tebliği gerekir. Aksi takdirde usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmış olmaz (Bkz.
Yargıtay 19. HD'nin 2011/ 1773 Esas, 2011/10950 Karar sayılı ilamı). Bu itibarla tebligat bizzat davalı asile yapılmış olup, usulüne uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile ayrıca alacak yönünden zamanaşımı def'ini ileri sürmüş, eldeki davanın ise süresinde açılmadığını iddia etmiştir. Eldeki dava genel kredi sözleşmesine dayanan alacak iddiası olup, TBK'nun 146. maddesi uyarınca genel zamanaşımına tabi olduğu ve zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır. Yine davaya konu icra dosyasına borçlular vekilince yapılan itirazın alacaklıya tebliğine ilişkin dosyasında belge bulunmadığından davanın 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce banka evrakları CD ortamında celbedilmiş, yerinde inceleme yetkisi de verilerek bankacı bilirkişiden 30/09/2021 tarihli rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; davacı banka ile davalı ... ... ...
Ve Elektronik Ev Aletleri Pazarlama Ticaret Sanayi Limited Şirketi arasında ... tarihli 3 adet GKS imzalandığı, ... tarihli sözleşmenin önceki borçları kapsadığı, davalının ... ve ... tarihli sözleşmelerde müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzasının mevcut olduğu, kefalet limitlerinin toplam 150.000,00 TL olarak belirlendiği, kredi hesaplarının Tekkeköy 1.Noterliğinin ... yevmiye nolu ... tarihli ihtarnamesi ile ... tarihi itibariyle kat edildiği, ödeme için 24 saat süre verildiği, ihtarnamenin taraflara 27/06/2019 tarihinde tebliğ edildiği,
verilen ödeme süresine göre davalıların 29/06/2019 tarihinde temerrütlerinin gerçekleştiği, bankanın GKS'ye göre akdi faiz oranının yıllık %31,80 olduğu, temerrüt faiz oranının ise %45 olduğu, davacı bankanın takip talebinde talep ettiği oranların belirlenen sınırların altında kaldığı, davacının talep etmiş olduğu teminat mektubu ve çek sorumluluk bedellerinin ödenek nakde çevrildiği, bu çerçevede kalan kredi borçlarının ...-... xxxx xxxx ... Kredi Kartı Alacağı yönünden.
6.988,33-TL asıl alacak, 447,44-TL işlemiş faiz, 14,48-TL BSMV olmak üzere toplam 7.450,25-TL, ...-... nolu Kredi alacağı yönünden.
3.133,82-TL asıl alacak, 85,69-TL işlemiş faiz, 4,28-TL BSMV olmak üzere toplam 3.223,79-TL, ...-... kredi nolu çekler yönünden, 16.240,00-TL asıl alacak, 308,63-TL işlemiş faiz, 15,43-TL BSMV olmak üzere toplam 16.564,06-TL, ...-... kredi nolu kredi yönünden, 67.777,80-TL asıl alacak, 5.295,15-TL işlemiş faiz, 264,76-TL BSMV olmak üzere toplam 73.337,71-TL, tüm krediler yönünden toplam 100.575,82 TL alacaklı olduğu, takipten sonra %40 temerrüt faizi işletilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Davalı ... vekilince rapora karşı sunular itiraz dilekçesinde; bir kısım kredilerin ödenerek kapatıldığı, çek yaprak bedeli ve teminat mektubu bakımından davalı kefilin sorumlu olamayacağı, alacak kalemlerinin kefalet sözleşmesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Davalı vekilinin itirazları çerçevesinde mahkememizce yapılan incelemede; her ne kadar sözleşmelerde çek depo bedeli yönünden davalı kefilin sorumlu olduğuna ilişkin açık hüküm bulunmamakta ise de, bankaca çek sorumluluk bedellerinin ve teminat mektuplarının ödendiği, bankaca ödenen ve nakde dönen alacak tutarına dair talebin kefilin sorumluluğunda kaldığı değerlendirilmiş, yine davalının ödeme iddiasına ilişkin süresi içerisinde dosyaya yazılı belge sunulmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin itirazlarına itibar edilmemiştir.
Raporun sonuç bölümünde her ne kadar %40 oranında temerrüt faizi işletileceği kanaati bildirilmiş ise de, takip talebinde daha az faiz oranı belirtilmek suretiyle artan oranlarda talep bulunduğundan takip talebi nazara alınarak takip tarihi sonrası asıl alacağa değişen oranlarda temerrüt faizine ve kabul edilen toplam alacak likit kabul edilmekle %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
6325 sayılı kanunun 18/A-11 maddesi gereği dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı olduğundan davacı banka tarafından arabuluculuk başvurusu yapılmış davalıların vekili aracılığı ile arabuluculuk görüşmelerine katıldığı anlaşılmış olmakla tespit edilen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/736, K. 2021/1007, 2 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama