KÜNYE
T.C. Samsun
- Mercii
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2022
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/987 Esas - 2022/73
- Esas no
- 2021/987
- Karar no
- 2022/73
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 23/11/2021
- Karar tarihi
- 19/01/2022
- Kar. yazım tarihi
- 24/01/2022
Karar Metni
809 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 23/11/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin İstanbul 4.İcra Müdürlüğü 2008/24470 Esas ve İstanbul 4.İcra Müdürlüğü 2008/25237 Esas sayılı dosyalarından davaya konu ...alacaklı olduğunu, söz konusu dosya borçlarının tahsili maksadıyla borçluya ait mal varlığı sorgulaması yapıldığını ve mal varlığına rastlanılmadığını, bunun üzerine borçlunun mal kaçırmak saiki ile tasarruflarda bulunduğunun tespit edildiğini ve tasarrufların iptali için borçlu şirket aleyhine İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2015/376 Esas sayısı ile tasarrufun iptali davası ikame edildiğini,
söz konusu davada borçlu ...'nin temsilinin sağlanması açısından şirketin ihyası davası açmak üzere taraflarına yetki ve süre verildiğini, bu nedenlerle davaya konu ...'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... 29/11/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ...'nin ...-... sicil numarasında kayıtlı olduğunu, şirketin kaydının ticaret ve sanayi odasından 26/02/2014 tarihinde silindiğinden tebliğin 6.maddesi gereği şirket müdürleri ... ve ...'e ve şirketin tescilli adresine ihtar gönderildiğini ayrıca ihtarın Ticaret Sicil Gazetesinin ... tarih ... sayısında ilan edildiğini, yapılan ihtarlara rağmen iki ay içerisinde herhangi bir cevap verilmediğinden ... tarihi itibariyle sicil kaydının resen silindiğini, şirket ihyası açmak için 5 yıllık zamanın ... tarihinde sona erdiğini, ihyası halinde ek tasfiye memuru atanması gerektiğini beyan etmiştir.
Toplanan deliller:
Ticaret Sicil Kayıtları, İstanbul 4.İcra Müdürlüğü 2008/24470 ve 2008/25237 Esas sayılı dosya suretleri, İstanbul 45.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/20 Esas 2012/176 Karar sayılı kesinleşmiş karar örneği, İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/376 Esas sayılı dosyasındaki son duruşma zaptı ve tüm dosya kapsamı.
Dellilerin tartışılması ve değerlendirilmesi:
Dava şirketin ihyasına ilişkindir. Tüm dosya kapsamından; Davacının İstanbul 4.İcra Müdürlüğü 2008/24470 ve 2008/25237 Esas sayılı dosyalarında ihyası istenen şirket hakkında takip yaptığı ve İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2015/376 Esas sayısı ile açılan tasarrufun iptali davasının derdest olduğu, yargılama sırasında davaya konu şirketin kaydının 13/06/2014 tarihi itibariyle ticaret sicilinden resen silindiğinden bahisle ihyası için verilen yetkiye dayanılarak işbu dava açılmıştır.
Davalı... cevaplarından ...-... sicil numarasında kayıtlı ...'nin kaydının ... tarihinde resen silindiği tespit edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinin 15 bendine göre "ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir. Aynı yasanın geçici 7/2 maddesi gereği ise davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davada bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükmü uygulanmaz.
Davacı, İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/376 Esas sayılı dosyasında ihyası istenen şirket aleyhine tasarrufun iptali davası açtığına göre, işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Ancak şirketin kaydının 13/06/2014 tarihinde resen silindiği ve dava tarihine göre 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği görülmekte ise de; resen terkin tarihinden önce İstanbul 4.İcra Dairesinin 2008/25237 ve 2008/24470 sayılı dosyaları ile ihyası istenen şirket hakkında takip başlatıldığı, takiplerin dayanağının 18/07/2008 tanzim tarihli 1.000.000,00 TL bedelli ve 04/08/2008 tanzim tarihli 400.000,00 TL bedelli senetler olduğu görülmektedir.
Buna göre şirketin terkin tarihinden önce tasfiye edilmesi gereken bir borcunun bulunduğu, takiplere ilişkin borcun tasfiyesi edilmeden yapılacak terkinin eksik olacağı ve hak kayıplarına yol açacağı, TTK'nun geçici 7/2 maddesinin bu halde de uygulanmasının gerekeceği anlaşılmakla davanın kabulü gerekmiştir.
İhyası istenen şirketin kaydı ''Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin 30/12/2012 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Tebliğe göre'' resen silinmiştir. Yapılan incelemede Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tebliğe uygun hareket edilerek usulüne uygun olarak şirket kaydının silindiği gibi şirket tarafından açılan bir davanın bulunup bulunmadığının bildirilmediği dolayısıyla davanın açılmasında davalının kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş, bu nedenle yargılama giderleri davacı üzerine bırakılmış, lehine vekalet ücreti verilmemiştir.
TTK'nun 547. maddesine göre tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde tasfiye memurunun atanması gerekecektir. İhyası istenen şirket 6102 sayılı yasanın TTK'nun geçici 7/15. maddesine dayanılarak resen terkin edilmiş, yani tasfiyesi yapılmamıştır. Bu durumda ek tasfiyenin yapılmasıda mümkün olmadığından (Yargıtay 11.H.D.'nin 19/09/2018 tarih 2018/3714 esas 2018/5439 karar sayılı örnek ilamı) ek tasfiye memuru atanması cihetine gidilmemiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · Üye ... · Üye... · Katip ...
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/987, K. 2022/73, 20 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama