İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi

TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/210 K.2025/6

Davacı tarafından Mahkememizde açılan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2022/210Karar2025/6Tarih9 Ocak 2025Okuma14 dk · 2.871 kelime

KÜNYE

Mercii
Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/210
Karar No
2025/6
Karar tarihi
9 Ocak 2025
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Dava tarihi
07/05/2018
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
14/01/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.871 kelime·14 dk okuma·4 bölüm

Davacı tarafından Mahkememizde açılan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan 07/05/2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle. Müvekilinin 28/08/2012 tarihinde 14 yaşındayken ...

Hastanesinde bir kalça ameliyatı neticesinde sağ ayağı ile sağ ayak bileği sağa doğru eğrildiğini, L şeklini aldığını, en az %73 oranında sakat kaldığını, hayatına koltuk değnekleri ile devam ettiğini, sakat kalmasının ve sinirlerine zarar verilmesi sonucunda olduğunu, müvekkilinin anne ve babasına bir bilgi verilmediğini, risklerden bahsedilmediğini, ihbar olunan doktor ...'nin ameliyattan sonra hiç bir şey yapmadığını, ne tedavi ne de bir yönlendirme yapmadığını, ihbar olunan doktorun davalı sigorta şirketinin Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk sigortalısı olduğunu, müvekkilinin ömür boyu sakat kaldığını,

Sigorta Poliçesi Teminatları dahilinde davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, müvekkilinin sakatlığı sonrasında psikolojik olarak da hastalığa maruz kaldığını, müvekkilinin ...

Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporu ile en az %73 oranında sakat kaldığının tespit edildiğini, müvekkilinin zararın doğduğunu 27/09/2016 tarihinde öğrendiğini, davalı sigorta şirketininde dava tarihinde öğrendiğini, bu nedenlerle dava açmak zorunda kaldıklarını, davalarının kabulü ile müvekkili için 5.000,00 TL sürekli sakatlık tazminatının-zararının ve 200.000,00 TL manevi tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tazmin ve tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Duruşmaya katılan davacı vekili dava dilekçesini tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA

Dava dilekçesi ve ilk tensip zaptı usulüne uygun davetiye çıkarılarak davalıya tebliğ olunmuştur.

Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan 29/05/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle.

Davacının, ihbar olunan doktor tarafından 2012 yılında ameliyat edildiğini, sigortanın hekimin mesleki faaliyetlerini yerine getirirken üçüncü şahıslara karşı hata, ihmal, kusurları neticesinde bedeni zararlara karşı belirtilen teminat limitleri dahilinde sigorta teminatı altına alındığını, akit dışı üçüncü kişilerin dava konusu poliçeye istinaden doğrudan dava ve talep hakkının bulunmadığını, poliçenin akit taraflarını bağlayan ve hüküm ifade eden nitelikte olduğunu, davanın sigortalısı doktora da ihbar edilmesi gerektiğini,

sigortalı doktorun kusurlu bir davranışının varlığı ve meydana gelen sonuç ile doktor uygulaması arasında uygun nedensellik bağının kurulmasının gerektiğini, ihbar olunan sigortalısı doktorun yapılması gerekenleri güncel tıp kurallarına uygun ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müdahalesinde herhangi bir ihmal veya özen eksikliğinin söz konusu olmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, manevi tazminata hükmedilmesi halinde indirime gidilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamında hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, davanın husumet nedeniyle reddine, davanın doktor ...'ye ihbar edilmesini,

davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekilinin usulüne uygun tebligatlara rağmen duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ve ilk tensip zaptı ihbar olunan vekiline usulüne uygun davetiye çıkarılarak davalıya tebliğ olunmuştur.

İhbar olunanın Mahkememize sunduğu 29/11/2018 havale tarihli dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının kötü niyetli ve mesnetsiz olduğunu, davacı için yaptığı tedavi ve ameliyatın modern tıbbın gereklerine göre yapıldığını, davacıda çıkan sakatlığın şahsının yapmış olduğu ameliyat sonucunda ortaya çıkmadığını, davacının düşük ağırlıklı bebek olarak doğmuş olduğunu, doğumundan iki saat önce koyu mekonyum gelmesi nedeni ile beyin oksijenasyonunu olumsuz etkileyecek bir tabloyla karşı karşıya kalındığını, davacının bu nedenle kuvözde tutulduğunu, bu durumun aspirasyon sendromuna, fetal hipoksiye,

akut fetal distrese ve yaş akciğer (ARDS)'e sebep olabildiğini, beynin oksijensiz kalmasının davacıda beyin hasarına yol açtığını, davacının 2,5 yaşından itibaren düzenli ilaç kullanmasına rağmen devamlı epilepsi nöbetleri geçirdiğini, acil servise başvurduğunu, bu durumun beyin felci olarak adlandırıldığını, beyin hasarının sabit ve ilerleyici olmadığını, buna rağmen büyümekte olan çocukta ise beyan hasarı etkilerinin dinamik ve her zaman vücudu etkilediğini, ...

Hastanesinden davacı için alınan 27/09/2016 tarihli raporda %25 psikolojik, %40 nörolojik, %40 oranında ortopedik engeli olduğunu, davacı taraf ile, 2002 yılından emekli olduğu 2013 yılına kadar devamlı ilgilendiğini, tedavisi için gerekli özeni gösterdiğini, sağlığına kavuşması adına yönlendirmelerde bulunduğunu, davacı tarafın niyetinin maddi ve manevi tazminat ile zenginleşmek olduğunu, davacının talep ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı defi talebinde bulunduklarını, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine, Mahkememiz aksi kanaatte ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İhbar olunan beyan dilekçesini tekrarla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ

Mahkememiz tarafından yapılan 27/12/2018 tarihli celsede; Trabzon İdare Mahkemesine yazılan yazıya cevap verilmiş olduğu, istenilen ... Esas-... Karar sayılı dava dosyasının mahkememize gönderildiği, dosyanın incelenmesinde; davacısının ..., davalısının ... olduğu, davanın Tazminat davası olduğu, yargılama sonucunda davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verildiği, dosyanın 15/12/2017 tarihinde karara çıktığı ve 21/05/2018 tarihinde kararın Samsun Bölge İdare Mahkemesinin 05/04/2018 tarih, 2018/410-315 E-K sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmıştır.

Yine aynı celsede; davalı vekilinin husumet itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

... yazılan müzekkere cevabının celp edildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili 01/07/2019 havale tarihli beyan dilekçesi sunmuştur. ... Hastanesine yazılan müzekkere cevabının celp edildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce dosyanın Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Dairesinin 12/03/2021/... Karar sayılı raporunda; "... Ameliyat sonrasında sağda siyatik sinir hasarı ve sağ alt ekstremite kısalığı geliştiği bildirilen İskender oğlu, ...1998 doğumlu ... hakkında düzenlenen adli ve tıbbi belgelerin tetkikinde. Hastaya ...2003 tarihinde ...

Hastanesi’nde sola ludleft ve periasetabular osteotomi operasyonunun yapıldığı, asetabular yetersizliğin devam etmesi üzerine ...2012 tarihinde sağ üçlü pelvik osteotomi operasyonu uygulandığı, bu operasyon sonrasında sağda siyatik sinir hasarı geliştiği, hastanın aynı hastanede belirli aralıklarla fizyoterapi aldığı, 03.04.2014 tarihinde büyük eklemin mobilizasyonu, aşiloplasti, tenotomi ve iskelet traksiyonu operasyonu yapıldığı, son durum muayenesinde siyatik sinirin sağda kronik hasarı ve sağ bacağın sola göre 1 cm kısa olduğu anlaşılmakla.

Asetabular yetersizlik sonucu 28.08.2012 tarihinde yapılan operasyonun endikasyon ve tekniğinin uygun olduğu, gelişen siyatik sinir felcinin bu tür operasyonların her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek bir komplikasyonu olduğu, takiplerinde bu durumun farkedilerek fiziksel rehabilitasyona başlanıldığı ve yeniden opere edildiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla komplikasyon yönetiminin uygun olduğu, tüm bu bilgi ve bulgular birlikte değerlendirildiğinde kişinin takip ve tedavilerinde görevli hekimlere atfedilecek bir hata bulunmadığı, uygulamalarının tıbbın genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu,

Ameliyat sonrasında sağda siyatik sinir hasarı ve sağ alt ekstremite kısalığı geliştiği bildirilen ... oğlu, ..1998 doğumlu ... hakkında düzenlenen adli ve tıbbi belgelerin tetkikinde. Hastaya ...2003 tarihinde ...

Hastanesi’nde sola ludleft ve periasetabular osteotomi operasyonunun yapıldığı, asetabular yetersizliğin devam etmesi üzerine ...2012 tarihinde sağ üçlü pelvik osteotomi operasyonu uygulandığı, bu operasyon sonrasında sağda siyatik sinir hasarı geliştiği, hastanın aynı hastanede belirli aralıklarla fizyoterapi aldığı, ...2014 tarihinde büyük eklemin mobilizasyonu, aşiloplasti, tenotomi ve iskelet traksiyonu operasyonu yapıldığı, son durum muayenesinde siyatik sinirin sağda kronik hasarı ve sağ bacağın sola göre 1 cm kısa olduğu anlaşılmakla.

Asetabular yetersizlik sonucu 28.08.2012 tarihinde yapılan operasyonun endikasyon ve tekniğinin uygun olduğu, gelişen siyatik sinir felcinin bu tür operasyonların her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek bir komplikasyonu olduğu, takiplerinde bu durumun farkedilerek fiziksel rehabilitasyona başlanıldığı ve yeniden opere edildiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla komplikasyon yönetiminin uygun olduğu, tüm bu bilgi ve bulgular birlikte değerlendirildiğinde kişinin takip ve tedavilerinde görevli hekimlere atfedilecek bir hata bulunmadığı..." görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Davalı vekili 17/05/2021 havale tarihli; Adli Tıp Kurumu raporuna karşı beyan dilekçesi sunmuştur.

Davacı vekili 17/05/2021 havale tarihli; Adli Tıp Kurumu raporuna itiraz dilekçesi sunduğu, yeni bir bilirkişi heyeti incelemesi talebi bulunduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekili 14/06/2021 havale tarihli; Adli Tıp Kurumu raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuştur.

Mahkememizce yapılan 17/06/2021 tarih ve 13 nolu celsede: davacı vekilinin talebinin; "Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenmiş olan bilirkişi raporunda herhangi bir eksiklik tarafımızca tespit edilememiş olmakla yeniden bilirkişi incelemesi talebinin reddine" dair karar verildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce istinaf incelemesinden önce yapılan yargılama neticesinde; 17/06/2021 tarih, 2018/259 Esas - 2021/299 Karar sayılı ilamı ile "sübut bulmayan davanın reddine" karar verildiği anlaşılmıştır.

İş bu dava, davalı vekili tarafından istinaf edilmiş olup Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih ve 2021/1783 Esas - 2022/423 Karar sayılı ilamı ile; "... Zararın sebebi malpraktis olduğu takdirde hekim meydana gelen zarardan sorumludur. Buna karşın zararın sebebinin kompikasyon olması halinde hekimin sorumluluğu ancak hastanın aydınlatılmış rızasının alınmaması halinde gündeme gelir. Hastanın aydınlatılarak rızasının alındığını ispat yükü ise hekimdedir (Yargıtay HGK 2018/(13)3-849 E, 2021/1385 K; Yargıtay 3.HD 2021/995 E, 2021/11321 K; Yargıtay 3.HD 2020/10326 E, 2021/9514 K).

Eldeki dosyada tedavinin yapıldığı hastaneden gönderilen evraklardan anestezi uygulaması ile ilgili aydınlatılmış onamın alındığı ancak zarara yol açan operasyon ile ilgili hastanın aydınlatılıp aydınlatılmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece bu hususun ilgili hastaneden sorulup, aydınlatmanın usulüne uygun yapılıp yapılmadığının değerlendirilmemesi doğru görülmemiştir.

Öte yandan mahkemece hükme esas alınan ATK raporu da davacının itirazlarını karşılar mahiyette bulunmadığından hüküm kurmak için yeterli görülmemiştir.

Bu durumda mahkemece, düzenlemeye ehil ve donanımlı bir Üniversiteden seçilecek konularında uzmanların, özellikle ortopedi ve nöroloji uzmanının da bulunduğu akademik kariyere sahip 3 kişilik bilirkişi kurulundan, sigortalı hekimin gerçekleştirdiği operasyon ve bu operasyonda uygulanan işlemlerin sonuca etkileri ayrıntılı değerlendirilmek suretiyle, dava konusu olayda hekime atfı kabil bir kusur olup olmadığı hususunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli, aydınlatmanın yapılıp yapılmadığını değerlendiren, taraf itirazlarına açıklayıcı cevap verir nitelikte rapor alınarak bir karar verilmesi gerekirken,

bu yön göz ardı edilerek eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. ..." gerekçeleri ile Mahkememiz kararı kaldırılarak gelmiş olduğundan dosya ele alınarak resen yenilenerek esas defterine kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.

Davacı vekili 29/03/2022 havale tarihli; talep dilekçesi sunmuştur. ... Hastanesi Başhekimliğine yazılan müzekkere cevabı celp edilmiş olup, okunduğunda; her ne kadar yazı ekinde davacının ameliyatına ilişkin aydınlatılmış onam formunun bulunduğu bildirilmiş ise de; yazının ekine sadece davacının anestezi uygulamaları onam formunun eklendiği, ameliyata ilişkin aydınlatılmış onam formunun yer almadığı anlaşılmıştır. Davacı vekili 28/06/2022 havale tarihli; beyan dilekçesi sunmuştur. ... Sigorta A.Ş.'ye yazılan müzekkere cevabı celp edilmiştir. ... Hastanesi Başkanlığına yazılan müzekkere cevabı celp edilmiştir.

Dosya Ortopedi Uzmanı Prof. Dr. ..., Noroloji Uzmanı Prof. Dr. ... ve Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. ...'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyetinin 16/10/2023 havale tarihli kök raporunda; "... ... hakkında düzenlenen ... Esas nolu dosya muhteviyatındaki hukuki ve tibbi evrakın tarafımızca yapılan incelenmesi sonucunda.

1. ...'a yapılan Sağ Üçlü Pelvik Osteotomi operasyonunun endikasyonunun bulunduğu, operasyon sonrasında ortaya çıkan siyatik sinir hasarının işlemin bilinen komplikasyonları arasında yer aldığı, 2. Komplikasyon tespitinden itibaren uygun tanısal yaklaşım ve tedavi yöntemleriyle izlendiği, bu bağlamda komplikasyon yönetiminin uygun olduğu, 3. Operasyon öncesinde, operasyon sürecinde ve sonrasında yapılan tanı, tedavi, takip ve komplikasyon yönetimi işlemlerinin tıp kurallarına uygun olduğu, bu hususlarda hekime ve ilgili idareye kusur atfedilemeyeceği, 4. Hizmet kusuru bulunmadığından,

hastada meydana geldiği belirtilen klinik durum için kalıcı maluliyet oranına mahal olmadığı..." görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Davalı vekili 24/10/2023 havale tarihli; bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunmuştur. Davacı vekili 31/10/2023 havale tarihli; bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuştur. Davacı vekili 15/01/2024 havale tarihli; talep dilekçesi sunmuş olup, dosyanın KTÜ Adli Bilimler Enstitüsüne gönderilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Dosya daha evvel rapor sunan Ortopedi Uzmanı Prof. Dr. ..., Noroloji Uzmanı Prof. Dr. ... ve Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. ...'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyetinin 28/03/2024 havale tarihli ek raporunda; "... ... hakkında düzenlenen ... Esas nolu dosya muhteviyatındaki hukuki ve tıbbi evrakın tarafımızca yapılan incelenmesi sonucunda.

1. ...'a yapılan Sağ Üçlü Pelvik Osteotorni operasyonunun endikasyonunun bulunduğu, operasyon sonrasında ortaya çıkan siyatik sinir hasarının işlemin bilinen komplikasyonları arasında yer aldığı, 2. Komplikasyon tespitinden itibaren uygun tanısal yaklaşım ve tedavi yöntemleriyle izlendiği, bu bağlamda komplikasyon yönetiminin uygun olduğu, 3. Operasyon öncesinde, operasyon sürecinde ve sonrasında yapılan tanı, tedavi, takip ve komplikasyon yönetimi işlemlerinin tıp kurallarına uygun olduğu, bu hususlarda hekime ve ilgili idareye kusur atfedilemeyeceği, 4. Hizmet kusuru bulunmadığından,

hastada meydana geldiği belirtilen klinik durum için. kalıcı maluliyet oranına mahal olmadığı..."görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Davalı vekili 16/04/2024 havale tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunmuştur.

İhbar olunan ... 30/04/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunmuştur.

Davacı vekili 30/04/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunmuştur.

KTÜ Adli Tıp Adli Bilimler Enstitüsü’ne yazılan müzekkere cevabı celp edilmiştir.

Mahkememizce yapılan 12/09/2024 tarihli celsede davalı vekili; "... 02/05/2024 tarihli duruşma ara kararından dönülmesine dair talebimizi yineliyoruz, öncelikle davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise raporun KTÜ Adli Bilimler Enstitüsün'den değil de Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nden, davacının doğuştan gelen maluliyetleri de dikkate alınarak, aldırılmasını talep ediyoruz..." diyerek talepte bulunmuştur.

Mahkememizce yapılan 12/09/2024 tarihli celse 2 nolu ara kararı ile; "... Davalı vekilinin ara karardan rücu ve Adli Tıp Kurumu'ndan rapor aldırılmasına yönelik taleplerinin reddine..." dair karar verilmiştir.

KTÜ Adli Tıp Kurumu'nun 17/09/2024 tarih ve ... nolu raporunu sunduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu incelendiğinde; "... Davacının çocukluğundan itibaren iki taraflı Gelişimsel Kalça Displazisi, CP, Epilepsi ve Mental Retardasyon nedeni ile takip edildiği, geçirdiği operasyon öncesinde de tamamen sağlıklı bir kişi olmadığı ve bu nedenle opere edildiği, bu cihetle kişide operasyon sonrasına ilişkin kalıcı maluliyetinin operasyon öncesi ile kıyaslandığında farklılık bulunmadığı ..." kanaatine ulaşıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili 02/12/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuş olup okunduğunda; davacının sürekli iş göremezlik, sürekli sakatlık oranlarının tespiti için dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi talebini içerdiği anlaşılmıştır. Davalı vekili 03/12/2024 tarihli; Adli Tıp Kurumu raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuştur. Mahkememizce yapılan 09/01/2025 tarihli celsede; "... Dosya kapsamında şu aşamaya kadar birçok sağlık kuruluşundan raporlar alındığı, yeni bilirkişi raporu aldırılmasının dosyaya katkı sağlamayacağı değerlendirilmekle davacı vekilinin yeni bilirkişi incelemesi talebinin reddine..." dair karar verilmiştir.

Dosya içerisinde bulunan tüm kanıt ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde;

Davacının, ihbar olunan doktor tarafından tedavi ve ameliyatlarının yapıldığı, davalı sigorta şirketi ile ihbar olunan arasında Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiği, davacı tarafından Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası tarafı olan davalı sigorta şirketine karşı görülmekte olan maddi ve manevi tazminat davasının açıldığı tüm dosya kapsamı ile sabittir.

İstinaf sonrası yapılan yargılamada, davacının opere edildiği hastaneye müzekkereler yazılarak, var ise davacının dava konusu operasyon öncesinde alınmış aydınlatılmış rıza formunun gönderilmesi istenilmiş ve cevabi yazılardan istenilen aydınlatılmış rıza formunun gönderilmediği anlaşılmakla, davacıdan dava konusu operasyon öncesinde, operasyonun olası sonuçları hakkında aydınlatılarak dava konusu operasyona karşı aydınlatılmış rızasının alınmadığı kabul edilmiştir.

Mahkememizce, davacının ihbar olunan tarafından yapılan tıbbi işlemlerine dair bilgi ve belgeler başta olmak üzere tarafların tüm delilleri toplandıktan sonra dosyamız İstinaf İlamında belirtildiği gibi "düzenlemeye ehil ve donanımlı bir Üniversiteden seçilecek konularında uzmanların, özellikle ortopedi ve nöroloji uzmanının da bulunduğu akademik kariyere sahip 3 kişilik bilirkişi kurulu"na tevdi edilmiş, Ortopedi Uzmanı Prof. Dr. ..., Noroloji Uzmanı Prof.

Dr. ... ve Adli Tıp Uzmanı Prof.

Dr. ...'dan oluşan bilirkişi heyetinin kök ve ek raporlarından; davacı ...'a yapılan Sağ Üçlü Pelvik Osteotorni operasyonunun endikasyonunun bulunduğu, operasyon sonrasında ortaya çıkan siyatik sinir hasarının işlemin bilinen komplikasyonları arasında yer aldığı, komplikasyon tespitinden itibaren uygun tanısal yaklaşım ve tedavi yöntemleriyle izlendiği, bu bağlamda komplikasyon yönetiminin uygun olduğu, operasyon öncesinde, operasyon sürecinde ve sonrasında yapılan tanı, tedavi, takip ve komplikasyon yönetimi işlemlerinin tıp kurallarına uygun olduğu,

bu hususlarda hekime ve ilgili idareye kusur atfedilemeyeceği, hizmet kusuru bulunmadığından, hastada meydana geldiği belirtilen klinik durum için. kalıcı maluliyet oranına mahal olmadığı anlaşılmıştır.

Yine Mahkememizce davacının dava konusu operasyon öncesinde aydınlatılmış rızasının alınmamış olması sebebi ile dosyamız Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek, davalının sigortalısı olan hekime atfı kabil kusur olup olmadığına bakılmaksızın, davacının dava konusu operasyon öncesindeki hali ile sonrası hali kıyaslanarak, kalıcı maluliyetinde bir artış olup olmadığı hususunda rapor tanzimi istenilmiş ve Adli Tıp Kurumu'nun 17/09/2024 tarih ve ... nolu raporundan, davacının çocukluğundan itibaren iki taraflı Gelişimsel Kalça Displazisi, CP, Epilepsi ve Mental Retardasyon nedeni ile takip edildiği,

geçirdiği operasyon öncesinde de tamamen sağlıklı bir kişi olmadığı ve bu nedenle opere edildiği, bu cihetle davacıda operasyon sonrasına ilişkin kalıcı maluliyetinin operasyon öncesi ile kıyaslandığında farklılık bulunmadığı anlaşılmıştır.

İstinaf ilamında da belirtildiği üzere; zararın sebebi malpraktis olduğu takdirde hekim meydana gelen zarardan sorumludur. Buna karşın zararın sebebinin kompikasyon olması halinde hekimin sorumluluğu ancak hastanın aydınlatılmış rızasının alınmaması halinde gündeme gelir. Hastanın aydınlatılarak rızasının alındığını ispat yükü ise hekimdedir.

Somut olayımızda İstinaf sonrası yapılan yargılamada, davacının opere edildiği hastaneye müzekkereler yazılarak, var ise davacının dava konusu operasyon öncesinde alınmış aydınlatılmış rıza formunun gönderilmesi istenilmiş ve cevabi yazılardan istenilen aydınlatılmış rıza formunun gönderilmediği anlaşılmakla, davacıdan dava konusu operasyon öncesinde, operasyonun olası sonuçları hakkında aydınlatılarak dava konusu operasyona karşı aydınlatılmış rızasının alınmadığı kabul edilmiştir.

Yine istinaf öncesi ve sonrası aldırılan hekim bilirkişi raporlarında dava konusu operasyonu yapan davalının sigortalısı hekime tıbben atfı kabil bir kusur bulunmadığı anlaşılmış ise de, dava konusu operasyon öncesinde davacının aydınlatılmış rızası alınmadığı için dava konusu operasyonu yapan hekimin ve davalı sigortacısının sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.

Bu noktadan sonra davacıda dava konusu tıbbi operasyon sebebi ile oluşan maluliyet oranının tespiti gerekmiş ve Adli Tıp Kurumu'ndan dava konusu operasyon nedeni ile davacıda bir maluliyet oluşup oluşmadığı veya davacının evvelden var olan maluliyetinde bir artış olup olmadığı hususunda rapor alınmış olup, Adli Tıp Kurumu'nun 17/09/2024 tarih ve ... nolu raporundan, davacının çocukluğundan itibaren iki taraflı Gelişimsel Kalça Displazisi, CP, Epilepsi ve Mental Retardasyon nedeni ile takip edildiği, geçirdiği operasyon öncesinde de tamamen sağlıklı bir kişi olmadığı ve bu nedenle opere edildiği,

bu cihetle davacıda operasyon sonrasına ilişkin kalıcı maluliyetinin operasyon öncesi ile kıyaslandığında farklılık bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken toplam 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 700,18 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 84,78 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,

3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Davalının yaptığı aşağıda dökümü yapılan toplam 50,00 TL'nin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,

5-Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden;

a) Maddi tazminat davası için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,

b) Manevi tazminat davası için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,

6-Yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK'nun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince davacı tarafından iban numarası bildirilmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılarak, iban numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla DAVACIYA İADESİNE,

Dair, Davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2025

Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/210, K. 2025/6, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İddia
  5. Savunma
  6. Deliller Ve Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/210
Karar No
2025/6
Tarih
9 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/212 K.2025/74
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/213 K.2025/42
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/214 K.2025/54
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/214 K.2025/21
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/216 K.2025/26
  • İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/218 K.2025/27

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.