İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/281 K.2025/681

İskederun Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/01/2025 tarih ve 2024/1467 Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;…

Esas2025/281Karar2025/681Tarih24 Nisan 2025Okuma11 dk · 2.270 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
24 Nisan 2025
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2025/281 - 2025/681
Dosya no
2025/281
Karar no
2025/681
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
İncelenen kararın mahkemesi
İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/01/2025 (ara karar
Numarası
2024/1467 Esas (derdest
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Davalı
...
Vekili
Av. ...
Davanın konusu
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
28/04/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.270 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

İskederun Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/01/2025 tarih ve 2024/1467 Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde.

09/10/2024 tarihinde ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiğini ancak bu tutanağın kabulü mümkün olmadığını, 09/10/2024 tarihinde davalı çalışanları tarafından Fabrikaya gelinerek ölçüm yapıldığı ve ölçüm sonucunun sağlıklı çıktığı ancak enerjinin hattan kesik olması gerektiği zira sistemde bu şekilde görüldüğünün tutanak mümzileri tarafından söylendiğini, bunun üzerine müvekkilinin hemen enerjisaya gidip durumu sorduğunda Haziran 2024'e ait bir faturasının bulunduğunu ve müvekkili tarafından bu faturanın ödemesi yapıldığını ancak ölçüm için gelen ekip tarafından;

... seri numaralı tutanağın düzenlendiğinin anlaşıldığını, müvekkili tarafından tutanağa itiraz edilse de; davalı tarafından itirazların reddine karar verildiğini, müvekkili şirket fabrika faaliyette olmamasına rağmen haksız ve kötü niyetli İş bu tutanak nedeniyle 04/12/2024 tarihinde 114.277,52 TL ödeme yapıldığını, 04/12/2024 tarihinde ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiğini ancak bu tutanağın kabulü mümkün olmadığını, tutanak incelendiğinde;

''Şirketimiz tarafından kesilen elektriği, yükümlülüklerinizi yerine getirmeden açarak kullandığınız tespit edilmiştir.'' denilerek tutanak düzenlendiğini ve 723.996,04 TL borç tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafından müvekkilin elektrik enerjisi hiçbir zaman kesilmemiş kesintiye uğratılmamış olmasına rağmen;

tutanakta şirket tarafından kesilen elektriğin açılmasından bahsedilmesinin kabul edilebilir bir durum olmadığını, Davalının ne zaman ve ne şekilde iş bu tutanak öncesi ve bu tutanakla birlikte elektrik enerjisini kestiğini ispat etmesi gerektiğini, 09/10/2024 tarihinde dahi gelip tutanak düzenlendiğinde elektrik enerjisi kesilmediğini, davaya konu tutanakta ... seri numaralı takılan mühür olduğunun görüldüğünü ancak böyle bir mühürün hiçbir zaman takılmadığını, tesisatın üzerinde tutanağın düzenlendiği tarihte takılı bulunan mühürlerin numarası ... ve ... seri numaralı mühürler olduğunu,

bu mühürlerin sağlam şekilde tesisatta bulunduğuna dair 04/12/2024 yani tutanak tarihinin akşamı saat 20.38 de fotoğraflandığını, iş bu mühürlere dikkat edilecek olursa davaya konu tutanak öncesinde düzenlenmiş olan 09/10/2024 tarihli tutanak sonucu takılmış mühürler olduğunu, iş bu dava konusu tutanakla birlikte mühürleme işlemi yapılmadığını dolayısıyla kesilen elektriğin açılma durumunun da söz konusu olmadığını,

müvekkilin işletmesini sorunsuz bir şekilde işletebilmesine devam edebilmesi için 12/12/2024 tarihinde kesilen elektrik enerjisinin tedbiren teminatsız bir şekilde aksi durumda makul bir teminat karşılığı açılmasını talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, ayrıca davanın olumsuz menfi tespit davası olduğunu, davalı tarafından icra takibi yapılması durumunda davalı müvekkilin bankalar nezdinde kredisi düşeceğini bu nedenle davalı tarafından icra takibi yapılmasının durdurulması için tedbiren teminatsız bir şekilde mahkemece uygun görülmemesi durumunda makul bir teminat karşılığı durdurulmasını talep etme zarureti hasıl olduğunu,

açıklanan nedenlerle elektrik enerjisinin tedbiren ve teminatsız bir şekilde verilmesini, aksi durumunda uygun görülecek teminat karşılığı elektrik enerjisinin verilmesini, davalı tarafından icra takibi başlatılmaması için tedbir kararı verilmesini, müvekkilin, davalıya ... seri numaralı tutanak nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL borcu bulunmadığının tespitine, her türlü yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 13/12/2024 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: "Davacının elektrik enerjisi verilmesine yönelik tedbir talebinin değerlendirilmesi neticesinde;

HMK'nın 389 v.d. maddelerinde geçici hukuki korumalar arasında ihtiyati tedbir düzenlenmiş olup, HMK'nın 389. maddesinde "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.

Görüldüğü üzere kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir.

İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini keza davanın esası yönünden de haklılığını ispat etmelidir. Ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir. (HMK m.390/3) Yani ispatı gereken hususların tam olarak değil kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir.

Dosya kapsamında yapılan incelemede ... nolu sayaca ilişkin 04/12/2024 tarih ... seri numaralı kaçak tespit tutanağının davacı adına düzenlendiği, davacının işyeri işlettiği anlaşılmakla elektrik enerjisi verilmemesi halinde telafisi imkansız zararlar meydana gelebilecektir. Bu durum "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir" kriterine uygun olmakla, somut olayda HMK'nın 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşıldığından kaçak tespite konu miktarın %15 i oranında teminat yatırılması şartı ile elektrik enerjisi verilmesine yönelik tedbir talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Davacının davaya konu tutanak nedeniyle icra takibi yapılmamasına yönelik tedbir talebinin değerlendirilmesi neticesinde;

İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinde "(1) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. (2) İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. (3) İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." şeklinde düzenleme mevcuttur.

Borçlu tarafından İİK’nun 72/2. maddesi koşullarında menfi tespit davası açılması halinde, alacağın %15’inden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı istenebilir.

Somut olaydaki durum gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir kriterine uygun olmakla ve davaya konu alacağın icraya konulmadığı ve İİK’nun 72/2. maddesi koşullarında menfi tespit davası açılmış olmasına göre de davacının ihtiyati tedbir talebinin taktiren % 15 teminat karşılığında kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile "1-HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca.

Davacının elektrik enerjisi verilmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin borç miktarı 723.996,04 TLnin %15 oranında teminat karşılığında KABULÜ ile; dava konusu sayaca ( ... tesisat numaralı) ... ŞİRKETİ isimli işyerine (Elektrik enerjisinin verilmesinden sonraki faturaların ödenmemesi halinde davalı şirketin elektriği kesme hakkı baki kalmak kaydıyla) TEDBİREN ELEKTRİK ENERJİSİNİN VERİLMESİNE,

2- İİK 72/2 maddesi uyarınca davaya konu 04/12/2024 tarih ... seri numaralı kaçak tespit tutanağı uyarınca davacı lehine açılacak muhtemel icra takibinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin tutanak miktarı olan 723.996,04 TL'nin %15'i oranında teminat karşılığında kabulüne, muhtemel açılacak icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına," karar verilmiştir.

İTİRAZ

Davalı vekili itiraz dilekçesi ile özetle: İlgili dosyada davacının talebi üzerine mahkemece ''İİK’nun 72/2. maddesi kapsamında, %15 oranında teminat karşılığında dava konusu sayaca / işyerine tedbiren elektrik enerjisinin verilmesine'' karar verildiğini fakat bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, İhtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, İİK 72 vd. uyarınca açılan menfi tespit davalarında da, ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken HMK 389 vd. hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, buna göre 6100 sayılı HMK’nın 390/3'e göre, tedbir talep eden taraf,

dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, yani kanun koyucunun, ihtiyati tedbir talep eden tarafın haklılığının “yaklaşık ispat ölçüsü” ile ispatını aramakta olduğunu, fakat bu şartın gerçekleşmediğini, dava dilekçesi ekinde davacının davalıya borçlu olmadığına işaret eden herhangi bir evrak sunulmadığını, dilekçe içeriğinde de basit inkar niteliğindeki soyut beyanlarla menfi tespit talep edildiğini, buna göre davacının davasını yaklaşık olarak ispat edemediğini,

dosyaya sundukları cevap dilekçesi ve ekindeki bilgi ve belgeler bir bütün olarak incelendiğinde talep eden tarafın iddiasında haksız olduğu, haklılığını yaklaşık olarak dahi ispat edemediği, kaçak tutanağı nedeniyle borçlu olmadığını somut ve tutarlı şekilde savunamadığı;

bilakis davalı şirkete ilgili kaçak tutanakları nedeniyle borçlu olduğunun anlaşıldığını, Tedbir kararının uygulanması halinde müvekkili şirketin ve kamunun zarara uğrayacağını, her ne kadar talep eden taraf elektriğin kesilmesi nedeniyle telafisi imkansız zararlara uğrayacağını beyan etse de, esasen kaçak elektrik kullandığı + borcunu ödemediği + müvekkilini zarara uğrattığı ve bu eylemlerinin son bulması için elektrik kesildiğini, bir başka deyişle elektriğin sağlanmasının, talep edenin haksız eylemine devam etmesi demek olduğunu,

talep eden tarafın borçlarını ödemek yerine dava açma ve tedbir yoluyla elektriğin açılmasını talep etmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, Ülke genelinde kaçak kullanım oranı ve tahsil edilemeyen kaçak tüketim bedelleri artış gösterdikçe, normal tüketim faturalarındaki kayıp-kaçak bedelleri de o oranda artış gösterdiğini, bu artış miktarlarının EPDK tarafından çıkartılan yönetmelik ve tarifeler sonucu belirlendiğini, dolayısıyla kaçak elektrik tüketimi ile mücadele bir kamu hizmeti niteliğinde olduğunu, Müvekkili şirketin de kaçak elektrik tüketim borcunu tahsil edemediği sürece,

EPDK tarifeleri gereğince bu miktar normal kullanıcıların tüketim faturalarına yansıyacak ve kamunun mağduriyetine sebebiyet vereceğini, açıklanan nedenlerle 13/12/2024 tarihli ara kararıyla verilen ihtiyati tedbir kararının itirazen kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise %40 oranında teminata hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 15/01/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece"....

Somut olaydaki durum gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir kriterine uygun olmakla ve davaya konu alacağın icraya konulmadığı ve İİK’nun 72/2. maddesi koşullarında menfi tespit davası açılmış olmasına göre de davacının ihtiyati tedbir talebinin taktiren % 15 teminat karşılığında kabulün karar verilmiş ve davalı tarafından verilen tedbir kararına itiraz edilmiştir.

İtiraz dilekçesi incelendiğinde davalının itirazları yerinde görülmeyerek yukarıda anlatıldığı şekilde tedbir talebinin şartları oluştuğundan itirazın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile "Davalı tarafın ihtiyati tedbire ilişkin itirazının reddine, ...." karar verilmiştir.

DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Dava dilekçesi ekinde davacının davalıya borçlu olmadığına işaret eden herhangi bir evrak sunulmadığını, dilekçe içeriğinde de basit inkar niteliğindeki soyut beyanlarla menfi tespit talep edildiğini, buna göre davacı davasını yaklaşık olarak ispat edemediğini, dosyaya sunulan cevap dilekçesi ve ekindeki bilgi ve belgeler bir bütün olarak incelendiğinde talep eden tarafın iddiasında haksız olduğunu, haklılığını yaklaşık olarak dahi ispat edemediğini, kaçak tutanağı nedeniyle borçlu olmadığını somut ve tutarlı şekilde savunamadığını;

bilakis davalı şirkete ilgili kaçak tutanakları nedeniyle borçlu olduğunun anlaşıldığını, Tedbir kararının uygulanması halinde müvekkili şirket ve kamu zarara uğrayacağını, her ne kadar talep eden taraf elektriğin kesilmesi nedeniyle telafisi imkansız zararlara uğrayacağını beyan etse de, esasen kaçak elektrik kullandığı + borcunu ödemediği + müvekkili zarara uğrattığı ve bu eylemlerinin son bulması için elektrik kesildiğini, bir başka deyişle elektriğin sağlanması,

talep edenin haksız eylemine devam etmesi demek olduğunu, ülke genelinde kaçak kullanım oranı ve tahsil edilemeyen kaçak tüketim bedelleri artış gösterdikçe, normal tüketim faturalarındaki kayıp-kaçak bedelleri de o oranda artış gösterdiğini, bu artış miktarları EPDK tarafından çıkartılan yönetmelik ve tarifeler sonucu belirlendiğini dolayısıyla kaçak elektrik tüketimi ile mücadele bir kamu hizmeti niteliğinde olduğunu, müvekkili şirket de kaçak elektrik tüketim borcunu tahsil edemediği sürece, EPDK tarifeleri gereğince bu miktar normal kullanıcıların tüketim faturalarına yansıyacak ve kamunun mağduriyetine sebebiyet vereceğini,

açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair 15/01/2025 tarihli ara kararın istinaf incelemesiyle kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise en az %40 oranında teminata hükmedilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Talep; mahkemece verilen ihtiyati tedbir ara kararına yapılan itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.

İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca ; ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; ihtiyati tedbir talep eden tarafından taktiren ... A.Ş tarafından faturalandırılan 723.996,04 TL kaçak kullanım bedelinin %15' i oranında teminatın mahkeme veznesine yatırılması halinde, dava konusu sayaca ( ... tesisat numaralı) ... Şirketi isimli işyerine (elektrik enerjisinin verilmesinden sonraki faturaların ödenmemesi halinde davalı şirketin elektriği kesme hakkı baki kalmak kaydıyla) tedbiren elektrik enerjisinin verilmesine, şeklinde ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmiş, bu ara karara davalı vekilince itiraz edilmiş, mahkemece itirazın reddine karar verilmiştir. Ara karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.

HMK'nın 389 v.d. maddelerinde geçici hukuki korumalar arasında ihtiyati tedbir düzenlenmiş olup, HMK'nın 389. maddesinde "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.

Görüldüğü üzere kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir.

İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini keza davanın esası yönünden de haklılığını ispat etmelidir. Ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir. (HMK m.390/3) Yani ispatı gereken hususların tam olarak değil kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir.

Somut olaya bakıldığında,

davacının aboneliğinin bulunduğu, davacının işletmesinde elektrik enerjisine ihtiyaç duyduğu, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, tüm bu nedenlerle HMK'nın 389.maddesinde düzenlendiği üzere hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı yada tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâlinin mevcut olayda gerçekleştiği, bu nedenlerle mahkemece verilen ara kararda bu aşamada usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir.

İstinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi ara kararının bu aşamada ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin HMK'nın 359/4. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere karar verildi.24/04/2025

Başkan Üye Üye Katip

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/281, K. 2025/681, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İtiraz
  5. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/281
Karar No
2025/681
Tarih
24 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/281 K.2025/267
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/281 K.2025/322
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2025/281 K.2025/592
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/282 K.2025/569
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/282 K.2025/246
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/282 K.2025/907

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.