KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1162
- Karar No
- 2021/1281
- Karar tarihi
- 7 Eylül 2021
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ...
- Üye
- ..
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas, ...Karar
- Davacı
- ..
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - ....
- Vekili
- Av. ....-....
- Dava
- Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar tarihi
- ...
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
914 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... tarih ve .... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halinde iken yaya olan ...'a çarpması neticesinde tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada yaya müvekkil ...'ın yaralandığını, kazaya neden olan ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... tarihinde .... nolu poliçe ile davalı .... sigorta a.ş trafik sigortalı olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak üzere, zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak maddi tazminatın,
sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek faizi yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalının herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı tam kusurlu olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili;.......Asliye Ticaret Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davacıların olayda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı şirkete sigortalı aracın sürücüsü ...'un kusursuz olduğunun belirtildiğini, bu kusursuzluğu belirtirken herhangi bir görgü şahidinin beyanına ya da düzenlenen bir krokiye dayanmaksızın kazanın meydana geldiği olay yerinin inceleme yapmaksızın sadece sürücünün ifadesinden seyrinde hareket ettiğinin tespiti üzerinden ulaşıldığını, sürücünün sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında görüş alanını kontrol altında bulundurarak yolun sol tarafındaki yayayı görmeme ihtimalinin olmadığını,
mahkemece olayın oluş şekli veya kusur değerlendirmesi yapılmadığını, sadece bilirkişi raporlarına bağlı kalınmadığını, yargılama sırasında alınan raporların açıklayıcı olmayıp denetime elverişli olmadığını, söz konusu raporların tek bir ifadeye dayandığını, Yargıtay kararları ve hakkaniyet gereğince sürücüye en az %50 oranında kusur verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, meydana gelen trafik kazası sonucu açılan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Mahkemece kusur bilirkişisinden alınan ... havale tarihli raporda; yaya ...'ın yolun kenarında koşarken dikkatsizce yola doğru koşan ve araca çamurluk kısımlarından çarpması sebebiyle kazanın meydana gelmesinde asli, tam ve %100 oranında kusurlu olduğunu, sürücü ...'un kazaya etken herhangi bir kural ihlalinin olmadığını belirtmiştir.
ATK ..... Trafik ihtisas dairesinden alınan .... tarihli raporda; sürücü ...'un %20 oranında kusurlu olduğu, .... doğumlu yaya ...'ın belirtilen davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %80 oranında etken olduğu belirtilmiştir.
Çelişkileri gidermek için ... Trafik kürsüsünde görevli makine mühendisleri; ......'ndan alınan bilirkişi raporunda ise; davacının olayda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı şirkete sigortalı aracın sürücüsü ...'un kusursuz olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece...den alınan heyet raporunda kazanın meydana gelişinde kendi şeridinde normal süratle seyreden bir sürücünün, yolun sol kenarında koşan yayanın yanından geçişi sırasında bu yayaya karşı alabileceği bir önlem olmadığı dikkate alındığında önceden alınan ATK raporunda yapılan kusur dağılımına katılmanın mümkün olmadığı,
yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya buraları saygısızca kullanmalarının yasak olduğunu, anne ve babasının... yaşındaki çocuğu taşıt trafiğine açık yolda tek başına bırakmamaları gerektiğini, ancak bu kurala uymadıkları anlaşılmakla davacıların olayda %100 oranında tamamen kusurlu bulunduğu,
davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü ...... ise aracıyla kendi şeridinde normal süratle seyrederken kaldırımda veya yolun kenarında koşarken dikkatsizce yola doğru koşan ve araca çamurluk kısımlarından çarpan yayaya karşı alabileceği bir tedbir olmadığından sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Mahkemece dosyaya ibraz edilen bilimsel ve hükme esas almaya elverişli. ... makina mühendisleri tarafından alınan talimat bilirkişi raporunda, davacı küçüğün olayda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği, alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, davalı şirkete sigortalı aracın sürücüsü ...'un kusursuz olduğu anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmiş olup mahkemece yapılan tespitler dosya kapsamına, usul ve yasaya uygundur. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/1162, K. 2021/1281, 7 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama