KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2021
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2020/1505 - 2021/1729
- Dosya no
- 2020/1505
- Karar no
- 2021/1729
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
1.395 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş nezdinde ... nolu kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan ...San. ve Tic. Ltd. Şti'ne ait ... plakalı araçta ... tarihinde Adana İli ... Mahallesinde yolda seyir halindeyken aniden başlayan yağmur sonucu davalı sorumluluğunda bulunan kanalizasyon ve alt yapı sisteminin yetersizliği nedeniyle taşan suların sirayeti sonucu hasar meydana geldiğini belirterek; 5.598,38 TL tazminatın ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usul ve yasaya aykırı davanın reddini, talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın kabulü ile; 5.598,38-TL rücu alacağının ... tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı... vekili süresi içerisinde verdiği istinaf dilekçesinde; yağmur suyundan kaynaklanan hasarlardan Adana Büyükşehir Belediyesinin sorumlu olduğunu, bu hususta taraflarının herhangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını, meydana gelen aşırı yağışların mücbir olay kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, yağış sonrası meydana gelen zarar ile kamu hizmetinin yürütülmesi arasındaki illiyet bağının kesildiğini, söz konusu durumun müvekkili idarenin kusur ve sorumluluğunu ortadan kaldırdığını, meydana gelen olayn tarihi de düşünüldüğünde bu denli şiddetli yağışın normal olmadığını,
gerek tüm tedbirlerin ve önlemlerin alınmasına rağmen afet derecesinde yağış sonucu meydana gelen hasarda illiyet bağının kesiltiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle davalı sigortalı aracın ödediği onarım bedelinin davalı ...'den tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile; 5.598,38-TL rücu alacağının ... tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı... tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde her ne kadar yağmur suyundan kaynaklanan hasarlardan Adana Büyükşehir Belediyesinin sorumlu olduğunu, bu hususta taraflarının herhangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüş ise de,
5393 sayılı yasanın 14. ve 15/1-e sayılı bendinde: " Müktesep haklar saklı kalmak üzere; içme, kullanma ve endüstri suyu sağlamak; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek; kaynak sularını işletmek veya işlettirmenin belediyelerin görev yetki ve sorumlulukları arasında olduğu" hükmü düzenlenmiştir.
Ancak 2560 sayılı yasanın 2 nolu maddesi gereğince.
"Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek," görevinin su ve kanalizasyon idarelerince gerçekleştirileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre davalı vekilinin yağmur suyundan kaynaklanan hasarlardan Adana Büyükşehir Belediyesinin sorumlu olduğu, kendilerinin herhangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Zira, 2560 sayılı yasanan 2 nolu maddesi gereğince yağmur sularının uzaklaştırılmasına ilişkin görev davalı ... verilmiştir.
Eldeki dosyada yağmur sularının tahliyesi görevini davalının sorumluluğunda bulunduğu, davacı sigorta şirketine sigortalı aracın olay günü yağmur suyu nedeni ile oluşan selde hasar gördüğü ve zararın davacı tarafından karşılandığı, davalı şirketin, görev ve sorumluluğunda olan yoldaki yağmur suyunun tahliyesi için, yeterli çalışma yapmadığı, alt yapı sistemini hazır hale getirmediği anlaşılmakla davacının uğramış olduğu zararın davalı tarafından karşılanması gerektiği kanaatine varılmış bu nedenle mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir yanlışılık bulunmamaktadır.
Müterafik kusur itirazı bakımından yapılan değerlendirmede ise; Davacı sigorta şirketine sigortalı bulunan aracın hasar görmesine sebebiyet veren kazanın oluşumu incelendiğinde; dosya arasında bulunan Meteoroloji Genel Müdürlüğünün ... günlü yazısına göre kazanın meydana gelmiş olduğu 2014 yılı Haziran ayında 18 saatlik periyotta 58,8 mm yağış kayıt edildiği , söz konusu yağışın tekerrür periyodunun ise 25 yıl olduğu, kazanın meydana geldiği 6, 7 Haziran tarihlerinde 2 günde toplam 78,5 mm yağış meydana geldiği, söz konusu yağışın Haziran ayı toplam yağış normalinin yaklaşık 4 katı olduğu bildirilmiştir.
Dosyada tanık olarak dinlenen ... ifadesinde ".... şirkete ait ... plakalı aracı süren bendim, teknik servis elemanıydım, servise gitmek için aracı kullanıyordum, aslında yağış çok olduğu için çıkmak istemedim fakat şirket acil iş olduğu için gitmemi istedi bu nedenle yola çıktım, kanal boyunda seyir halindeydim, su birikintisi vardı ancak çok yüksek değildi önümde başka araçlar da vardı, ben yola devam ederken zamanla su seviyesi yükseldi ve kullandığım araç kaput seviyesine kadar farlar dahil su içinde kaldı,..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Buna göre aracın sürücüsü olan ...'nın kabulünde olduğu gibi olay tarihinde aşırı bir şekilde yağış olduğu, bu şartlarda aracı kullanmanın tehlikeli olabileceğinin öngörülmesine rağmen yola çıkıldığı ve seyir esnasında meteoroloji genel müdürlüğünün yazısında belirtildiği gibi haziran ayı toplam yağış normalinin 4 katı miktarında ve 25 yılda bir meydana gelecek şekilde yağan yoğun yağıştan kaynaklı oluşan sel nedeni ile aracın hasar gördüğü anlaşılmaktadır.
Bu noktada davacı sigortalı araç sürücüsünün söz konusu yoğun yağışta trafikte seyretmenin tehlikeli olabileceğini öngörmesi gerektiği halde bundan imtina ederek yolda seyrine devam etmesi sigortalı sürücü ve dolayısıyla davacı yönünden müterafik kusur niteliğindedir. Bu yönü ile sigorta şirketi tarafından ödenen tazminattan bir miktar indirim yapılarak yeniden hüküm kurulması gerekmektedir.
HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı, ancak hükmolunan tazminattan %50 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği anlaşılmakla davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/1505, K. 2021/1729, 1 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama