KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2021
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2020/1574 - 2021/2026
- Dosya no
- 2020/1574
- Karar no
- 2021/2026
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
1.274 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/06/2016 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halindeyken sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu iki taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkilinin yaralandığını, kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsünün kural ihlali yaptığından bahisle kusurlu olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını belirterek müvekkilinde oluşan maluliyetin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücreitnin de davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin poliçe limiti ile sınırlı olarak sigortalının sorumlu olduğu kusur miktarınca sorumluluğunun bulunduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesi ile süresi içerisinde söz konusu usule uygun olmayan uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş olması nedeniyle davanın reddini talep etmediklerini, uzlaşma tutanağında hukuk mahkemelerinde tazminat davası açamayacağına dair beyanlarının teselsülden feragat niteliği taşımadığını, kaza neticesinde tarafların birbirlerinden şikayetçi olmadığını, uzlaştırma yoluna gidilmesi şartlarının gerçekleşmediğini söz konusu uzlaşmanın öncelikle usulen geçersiz olduğunu,
uzlaştırma raporunun toplu hazırlandığını hangi zarar için nasıl anlaştıkları açık ve net olmadığını, uzlaştırma tutanağında uzlaştırma sonuçları açıkça anlatılmadığını, uzlaştırma raporunda bir bedel ihtiva edilmediğini, bir uzlaşmanın zararın tamamını gidermediği ve sigorta şirketinin durumunda ağırlaştırma söz konusu olmadığı takdirde tazminat isteminde bulunulabileceğini, açılan dava konusu doğmamış haktan peşinen vazgeçilemeyeceğini, 2918 S.lı KTK.
Mad.111'de iki yıl içinde iptal edilebilir konuda özel bir düzenleme olduğunu, TBK'nın 28. Maddesine göre hak düşürücü süre içerisinde her zaman sözleşme ile bağlı olmadığını ileri sürerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesi hakkı bulunduğunu belirterek kararın kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP
Davalı tarafın istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı ZMMS sigorta şirketi aleyhine açılmış maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın uzlaşma nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında yürütülen soruşturmada davacı ...'in şüpheli sıfatının bulunduğu, ZMMS sigortalı araç sürücüsü ...'in de şüpheli sıfatının bulunduğu, soruşturma dosyasında araçlarda yolcu olarak bulunan dava dışı başka kişilerin müşteki sıfatlarının bulunduğu, davacı ... ve karşı araç sürücüsü ... tarafından uzlaşma teklif formlarının şüpheli sıfatıyla imzalandığı,
uzlaştırma raporunda her iki tarafın da şüpheli sıfatıyla uzlaştıkları, soruşturma dosyasında davacı ...'in mağdur-müşteki sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla bu itibarla davacı ...'in dava dışı karşı araç sürücüsü ... ile arasında usulüne uygun bir uzlaşmanın gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği anlaşılmakla uzlaşmanın gerçekleştiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Dava ve talep arttırım dilekçesi dikkate alınarak davaya konu talebin kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminata ilişkin olduğu, dosyada kusur, maluliyet ve aktüer raporlarının alındığı bu itibarla dosyanın tekemmül ettiği anlaşılmaktadır.
HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan maddi tazminat davası yönünden yapılan incelemede; dosyada alınan 13.03.2019 tarihli kusur raporuna göre 30/06/2019 tarihinde, davacı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortalısı ... yönetimindeki ... plakalı ile araç ile çarpışmaları sonucunda meydana gelen kazada davacı ...'in %25 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'in %75 oranında kusurlu olduğu, 16.09.2019 tarihli ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporuna göre davacının tüm vücut engellilik oranının %17 oranında olduğu, iyileşme süresinin 4 (ay) olacak şekilde yaralandığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece alınan aktüer raporu ile davacının tazminat talep hakkının kalıcı iş göremezlik nedeniyle kusur durumu dikkate alınarak 73.162,71 TL, geçici iş göremezlik nedeniyle kusur durumu dikkate alınarak 4.162,35 TL olacak şekilde hesaplandığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan talep arttırım dilekçesi ile 73.162,71 TL kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Trafik sigortası (Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası) motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğu meydana gelen olayın poliçe teminatı kapsamında kaldığı ve dolayısıyla davalı sigorta şirketinin sigortalısının sebep olduğu zarardan kusuru oranındadır.
... plakalı ile aracın kaza tarihi olan 30/06/2016 tarihinde geçerli ... nolu poliçe ile davalı ... Sigorta A.Ş'ne trafik sigortalı olduğu, meydana gelen kazada davacı ...'in %25 oranında, davalı sigorta şirketi sigortalısı araç sürücüsü ...'in %75 oranında kusurlu olduğu, alınan maluliyet raporuna göre davacının davacının tüm vücut engellilik oranının %17 oranında olduğu, iyileşme süresinin 4 (ay) olacak şekilde yaralandığı,
kalıcı iş göremezlik nedeniyle tazminatın kusur durumu dikkate alınarak 73.162,71 TL olacak şekilde hesaplandığı anlaşılmakla talep arttırım dilekçesi doğrultusunda 73.162,71 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden başvuru tarihi olan 07.08.2017 tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen 18.08.2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/1574, K. 2021/2026, 7 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama