KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1505
- Karar No
- 2021/1298
- Karar tarihi
- 7 Eylül 2021
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ... - ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- ... -...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- ... -...
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Karar tarihi
- ...
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
1.028 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucunda yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını, meydana gelen kazada... plakalı araç sürücüsü...'un kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 100,00-TL maddi tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın maluliyet oranını gösterir heyet raporunun müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuruda mevcut olmadığını, bu nedenle başvurunun usulüne uygun olmadığını, açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacı vekiline sağlık kurulu raporunu temin ederek ibraz etmek üzere HMK'nun 114/2 ve 115/2 gereğince 6 haftalık kesin süre verildiği, verilen süre içerisinde davacının dava şartını yerine getirmediği, davacı vekilinin ek süre talebinin ise duruşma talikine sebebiyet vereceği anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili süresi içerisinde verdiği istinaf dilekçesinde; dava açılmadan önce sigorta şirketine mevcut evraklar ile birlikte başvuru yapıldığını, ayrıca ilk derece mahkemesi kararında belirtilen... tarihli duruşmanın ... nolu ara kararında taraflarına yalnızca yapılan başvuruya istinaden evrak sunulmasına yönelik olarak süre verilmiş olup yeniden başvuru yapılmasına yönelik olarak süre verilmediği gibi tekrardan başvuruya istinaden ihtarat da yapılmadığını, karara konu HMK'nın 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün olup bunun tamamlanması için taraflarına kesin süre verilmediğini belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası neticesinde meydana gelen yaralanmadan kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden alınacak rapora göre belirlenmesi gerekmektedir.
Eldeki dosyaya baktığımızda davacının dava açmadan önce sigorta şirketine başvurusu sırasında hastane evraklarını sunduğu, ancak sigorta tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketleri , sigortalıları yada zarar gören 3. Kişilerin uğradıkları zararın tazmini amacı ile yapmış oldukları başvuruları değerlendirmek ,başvuran kişinin zararı olup olmadığı varsa ne kadar zararı olduğunu tespit etmek üzere, konusunda uzman kişileri bünyesinde çalıştırmakta ve bu kişilerin sundukları raporlar eşliğinde , başvuran kişinin dava açma yoluna gitmesini engelleyerek kişinin zararını karşılama imkanı bulunmaktadır.
Bu kapsamda davacı tarafından davalı sigorta şirketine maluliyetin tespiti bakımından gerekli olan tedavi evraklarını sunması nazara alındığında, bünyesinde bu konuda uzman kişilerin çalıştığı davalı sigorta şirketinin, kendisine gönderilen tedavi evraklarına göre, davacıda maluliyet bulunup bulunmadığını tespit etmek, varsa maluliyet oranını belirlemek imkanı bulunmaktadır.
Sigorta şirketinin maluliyet oranını belirlemek için mevcut tedavi evrakları yanı sıra bir takım güncel tedavi evrakına ihtiyaç duyması halinde bunları davacıdan talep etmek imkanı bulunmaktadır. Ancak davalı yan bundan da imtina ederek doğrudan ödeme yapmamayı tercih etmiştir. Bu nedenle davalı sigorta şirketine yapılan başvuruda eksik evrak bulunduğu buna göre de dava şartının sağlanmadığı gerekçesi davanın usulden reddi doğru olmamıştır.
Öte yandan Mahkemece Adli Tıp Kurumu.... İhtisas Kurulu'na müzekkere yazılarak davacının kaza nedeni ile maluliyetinin tespiti istenilmiş, Adli Tıp Kurumu .... ihtisas Kurulu tarafından düzenlenen...tarihli ön raporda ise davacıya ait bir takım güncel tedavi evrakları ile film ve grafiler istenmiştir. Bu amaçla davacı Mersin Tıp Fakültesinde gerekli olan muayenesini yaptırmış ve gerekli filmelerin çekilmesini sağlamıştır.
Diğer bir anlatımla davacı maluliyetini ispatlamak amacı ile yargılamanın uzamasına sebebiyet vermeyecek şekilde üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirmiştir. Bundan sonra mahkemesince yapılması gereken ATK İhtisas dairesine dosyanın gönderilerek davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı, varsa bu maluliyet oranının tespiti ile bu maluliyetinden kaynaklı maddi zararının belirlenmesinden ibarettir.
Ancak mahkemece davacının ATK Ön raporu gereği hazırlanan tedavi evraklarının Adli tıp kurumuna gönderilerek maluliyet raporu aldırılmadığı anlaşılmıştır.
Buna göre mahkemece davacının tedavi evraklarının tamamlanarak maluliyet raporu aldırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde, söz konusu eksiklikler tamamlanmadan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş olması hatalı olmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesinde, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması hususu davanın esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verilen hallerden sayılmıştır.
Davanın esasıyla ilgili olarak gösterilen delillerin “hiçbirinin” toplanmaması ile anlaşılması gerekenin uyuşmazlığın çözülmesi için taraflarca gösterilen delillerden hiç birinin toplanmaması ya da deliller bütünü ile çözüme ulaşılabilecek hallerde bu bütünü oluşturan delillerden “birinin” toplanmamış olması halleri olduğu söylenebilir. Hakimin belirli bir yargıya vararak karar vermesinde etkili nitelikteki deliller söz edilmekte olup bu özellikte delillerden “birinin” toplanmamasını da 353/I-a-6. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece öncelikle davacının maluliyet oranı hususunda yukarıda açıklandığı gibi bilirkişi raporu alınmadan karar verildiğinden, eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, bu nedenle HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre davanın esasıyla ilgili olarak gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacı vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarıncakabulü gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1505, K. 2021/1298, 7 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama