İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2021/1750 K.2022/2276

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.02.2021 tarih ve 2017/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2021/1750Karar2022/2276Tarih28 Kasım 2022Okuma9 dk · 1.848 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
28 Kasım 2022
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2021/1750 - 2022/2276
Dosya no
2021/1750
Karar no
2022/2276
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
17/02/2021
Numarası
2017/... Esas, 2021/... Karar
Davacı
... - -
Vekili
Av. ... E Tebligat adresi mevcut
Davalı
**** ****
Vekili
Av. ... E Tebligat adresi mevcut
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
—
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.848 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.02.2021 tarih ve 2017/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/03/2016 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla seyir halinde iken plakası bilinmeyen bir vasıtanın çarpması sonucu yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, müvekkilinin ciddi mahiyette kalıcı maluliyete duçar olduğu, müvekkilinin tüm tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamadığı ve esaslı oranda geçici ve daimi sakat kaldığı, kazanın oluşumunda kusurlu olan aracın plakasının bilinmediğinden davalının tazminat gerektirir derecede kusurlu olduğu, bu nedenlerle öncelikle davanın kabulü ile 200,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.

CEVAP

Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile; müvekkili kurumun davacı tarafa ödemede bulunarak üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiği ve davacının tüm zararlarını karşıladığı, davacının talep ettiği maluliyet tazminatı için müvekkili kuruma başvuruda bulunduğu, müvekkili Güvence Hesabının davacı yan için 10.245,00 TL olarak hesaplanan maluliyet tazminatının 23/08/2017 tarihinde ödendiğini, davacının kalıcı maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasının gerektiği, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına haiz bilirkişilerce yapılmasının gerektiği, öncelikle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 1.168,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 23/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5.548,80 TL geçici iş göremezlik tazminatının 23/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ

Karara karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafından dava açmadan önce müvekkili şirkete başvuru yapılmadığını, başvuru şartının yerine getirilmediğini, davanın bu yönü ile usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, dosyaya sunulan maluliyet raporlarındaki maluliyet oranları arasında çelişki bulunduğunu, söz konusu çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacı tarafından talep edilen geçici iş göremezlik zararından müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını,

SGK tarafından dava konusu kaza ile ilgili davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve yapılan ödemenin tazminattan indirilmesi gerektiğini, mahkemece alınan kusur raporları arasında çelişki bulunduğunu, söz konusu kusur raporlarına itirazlarının değerlendirilmeksizin ve raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının kaza anında kask ve korucuyu tertibat giymemesi nedeni ile zararın artmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle hükmolunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,

davacı tarafından başvuru şartının yerine getirilmediğinden müvekkili kurumun temerrüde düşmediğini bu nedenle 23.08.2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, trafik kazasında meydana gelen yaralanmadan kaynaklı kalıcı iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile; 1.168,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 23/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5.548,80 TL geçici iş göremezlik tazminatının 23/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davalı vekilinin başvuru şartının yerine getirilmediği yönündeki istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;

Davalı Güvence Hesabı vekili tarafından her ne kadar davacı tarafından usulünce başvuru yapılmadığını, dava şartının yerine getirilmediğini ileri sürmüş ise de, davacı vekili tarafından dava açılmadan önce davalı Güvence Hesabı'na usulünce başvuru yapılmış, Güvence Hesabı tarafından ise 23.08.2017 tarihinde kısmi ödeme yapılmıştır. Yapılan ödeme, davacı tarafından yetersiz görülmekle KTK 111 maddesi kapsamında eldeki bu dava açılmıştır.

Davacının dava tarihinden önce davalı Güvence Hesabına usulüne uygun bir başvurusunun bulunmasına rağmen davalı tarafından davacının tüm zararının karşılanmamış olması nedeni ile eldeki davanın açıldığı, ek tazminat için davalı Güvence Hesabına başvuru zorunluluğu bulunmadığı anlaşılmakla davalının bu yönündeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin maluliyete yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede; Davalı vekili hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Buna göre 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasındaki kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü,

Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir.

Eldeki dosyaya baktığımızda Mahkemesinde hükme esas alınan 21.10.2019 tarihli İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 07.03.2016 tarihinde yürürlükte bulunan, 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine usulüne uygun şekilde düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu yönüyle davalı vekilinin maluliyet raporunun hatalı olduğu yönündeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Davalı vekili her ne kadar mahkemece alınan maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğunu ileri sürmüş ise de, dosya içerisinde mevcut 10.04.2017 tarihli ... Hastanesi Engelli Sağlık kurulu raporunun kaza tarihi olan 07.03.2016 tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediği, bu nedenle söz konusu rapor ile ATK 2. İhtisas kurulu tarafından düzenlenen rapor arasında çekilşi bulunduğundan söz edilemeyeceğinden davalının bu yöndeki itirazları da yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğu yönündeki istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;

Davalı vekili davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerinin teminat dışı olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu tazminattan sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüş ise de, 09/10/2020 günlü resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının zararının belirlenmesinde 01/06/2015 günlü ZMSS genel şartlarının tümü ile dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır.

Bu yönüyle davacının tedavi sürecinde uğramış olduğu geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır bu yönü ile buna dair istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.(Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/6271 esas ve 2020/8104 karar sayılı 03/12/2020 günlü kararı)

Davalı vekilinin SGK tarafından yapılan ödemenin tazminattan indirilmesi gerektiği yönündeki istinaf talebi yönünden yapılan incelemede; Davalı vekili SGK'dan bir ödeme alınıp alınmadığının araştırılması, yapılan ödemenin tazminattan indirilmesi gerektiğini gerektiğini ileri sürmüş ise de, dosya içerisinde mevcut SGK Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 15.12.2017 günlü cevabı yazısı ve eki belgeler incelendiğinde davacıya geçirmiş olduğu kaza nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddi gerekmiştir.

Davalı vekilinin kusura yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;

Davalı vekili kusur oranlarının çelişkili olduğunu, plakası tespit edilemeyen sürücüye %100 oranında kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de,

Dosya içerisinde mevut mahkemece alınan 12.02.2020 günlü kusur bilirkişi raporu incelendiğinde plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün sağ şeride girerek dar bir kavisle dönüş yapmak yerine önündeki aracı sollayarak dönüş yapması nedeni ile kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, dosyamız davacısının herhangi bir kusur ihlalinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

Yine mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 08.07.2020 günlü kusur raporunda plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün olay mahalli kavşakta arkadan gelen trafiğin seyir güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde geriden gelen trafiği yeterince kontrol etmeden sağa doğrultu değiştirerek sağından gelen motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu olduğu, dosyamız davacısının kusursuz olduğu belirtilmiştir.

Buna göre mahkemece aldırılan kusur raporlarının olayın oluş ve özelliklerine uygun denetime olanak verir açıklayıcı ve gerekçeli olduğu, raporlar arasında çelişki bulunmadığı, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu kabul edilmesinde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;

Davalı vekili her ne kadar davacının kaza anında kask ve koruyucu tertibat giymemesi nedeni ile zararın artmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle hükmolunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, eldeki dosyaya baktığımızda dosya kapsamından davacının sunulan maluliyet ölçüsünü belirtir raporun incelenmesinde, rahatsızlığının sağ ön kol kırığı nedenine dayandığı, davacının kask takmaması ile yaralanması arasında illiyet bağının bulunmadığı, bu nedenle mahkemesince müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında herhangi bir yanlışlık olmadığı kanaatine varılmış, davalı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilinin faiz tarihine yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;

Davalı vekili her ne kadar davacı tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun şekilde başvuruda bulunulmadığını, bu nedenle faiz tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de,

5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 14. maddesi gereğince ihdas edilen Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 15.maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Güvence Hesabının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt bu tarihte gerçekleşmektedir.

Eldeki dosyaya baktığımızda davacı vekili tarafından davadan önce güvence hesabına başvuru yapılmış olup bu başvuru üzerine davalı tarafından 23.08.2017 gününde eksik ödeme yapılmıştır. Bu tespite göre davalının eksik ödeme tarihi olan 23.08.2017 gününde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Buna göre mahkemece hükmolunan tazminata uygulanan faiz başlangıç tarihinin 23.08.2017 olarak belirlenmiş olmasında herhangi bir yanlışlık bulunmamaktadır. Bu yönü ile davalının istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.02.2021 tarih ve 2017/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 3.874,32 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından peşin yatırılan 969,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 2.905,02 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri yüz yedi bin doksan (107.090,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.28.11.2022

... ... ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1750, K. 2022/2276, 28 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Nedenleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1750
Karar No
2022/2276
Tarih
28 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1752 K.2022/1694
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2021/1753 K.2022/1965
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2021/1760 K.2022/2301
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2021/1765 K.2022/1666
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2021/1765 K.2022/2280
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2021/1770 K.2022/1897

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.