KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2023
- Dosya no
- 2021/2919
- Karar no
- 2023/1290
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/10/2021
- Numarası
- 2021/... Esas, 2021/... Karar
- İstinaf eden davacılar
- 1- ... - ... ...
Karar Metni
2.028 kelime·10 dk okuma·11 bölüm
2- ... - ... ... 3- ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... -
DAVALILAR
1- ... - ... VEKİLİ : Av. ... - 2- ... - ... ... 3- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ : 11/07/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.10.2021 tarih ve 2021/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
27/08/2016 günü davalılardan ...'in sevk ve idaresindeki aracın ...'e çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, muris ...'in müvekkillerinin babaları olduğunu, çocukları farklı şehirlerde ve çalışıyor olmalarına rağmen murisin her zaman çocuklarının ihtiyaçlarına katkı sunan bir baba olduğunu, müvekkillerinin babalarının ödülümüyle onun maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldıklarını, davalı ...'ye ait ... plakalı aracın davalı ... şirketine sigortalı olduğunu, müvekkillerinin davalı ... şirketine başvuruları üzerine,
davalı ... şirketi tarafından sadece müvekkili ...'a 1.898,45 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin eksik ve yetersiz olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 500,00 TL defin ve cenaze masrafı olmak üzere tüplom 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı sürücü ve araç sahibi yönünden olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, davalı ... şirketince müvekkili ...'a yapılan 1.898,45 TL nin mahsubu ile bakiye tazminat miktarının ZMMS ve kasko poliçelerinde yazılı limitler ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini,
müvekkilleri ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve .::'den olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
CEVAP
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkil şirkete sigortalı olduğunu, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, HMK 6. Madde gereği davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesini, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, Müvekkili şirket tarafından davacının da kabulünde olduğu üzere 08.02.2018 tarihinde davacı ...'e 1.898,27 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme karşılığında davacının müvekkilini ibra ettiğini, İbra eden davacının talep hakkının bulunmadığını,
davacıların olay tarihi itibariyle 26, 29 ve 20 yaşında olduklarını, destek yaşlarını doldurduklarını, Cenaze giderlerinin belediyelerce karşılanmakta olup yerleşik içtihatlar gereği davacının kendi örf ve adetine göre yaptığı/yapacağı masrafların teminat kapsamında olmadığını belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekilleri tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine açılan davanın mesnetsiz olup reddi gerektiğini, murisin davacı çocuklarına herhangi bir desteği olmadığı gibi kendisi dahi zor geçinmekte olan bir kişi olduğunu ve çocuklarıyla da son zamanlarda bir irtibatının kalmadığını, davacıların reşit olup kanunen destekten yoksun kalma talebinde bulunamayacağını, davacıların istedikleri manevi tazminat miktarının çok fahiş olup, ölen kişi üzerinden para kazanmaya yönelik bir talep olduğunu, davacıların babalarıyla çok yakın ilgilinen kişiler olmadıklarını, murisin kendi halinde tek başına yaşadığını,
kanser hastası olması nedeniyle kanser tedavisi gördüğünü, müvekkili ...'nin araç sahibi olması ve ölüm olayında bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacıların cenaze ve defin masrafından kaynaklı tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine, davacılar ... ve ...'in destekten yoksun kalmaya yönelik maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı ...'in destekten yoksun kalma talebinin kısmen kabul kısmen reddine, 1.094,94 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 08/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ile ...'dan olay tarihi olan 27/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'e verilmesine,
davacının fazlaya ilişkin destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...'dan olay tarihi olan 27/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacılar vekili; istinaf ilamı doğrultusunda eksikliğin giderilmesi amacı ile alınan raporların gerek birbiri ile gerekse ilk rapor ile tutarsız ve fahiş rakam farkı olup bu çelişkinin giderilmediğini, rakamlar ve hesaplamalar arasında doğru orantı olmayıp birbiri ile tutarsız ve çelişkili olduğunu, 3 raporda da 3 ayrı aylık gelir girdisinin söz konusu olduğunu, neye ve hangi kriterlere göre aylık gelir takdir edildiği ve bu rakamlara ne şekilde ulaşıldığının emekli maaşına göre mi yoksa asgari ücrete göre mi hesaplama yapıldığının ve hangi yaşa kadar desteğin esas alındığının belirgin olmadığını,
çıkan destek tutarları arasında fahiş farklar ve çelişkilerin söz konusu olduğunu, davacı müvekkilleri ... ve ... yönünden destekten yoksun kalma taleplerinin reddedilmesi, ... yönünden düşük miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ve yine aynı şekilde ... ve ... yönünden de düşük miktarlarda manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, meydana gelen ölümlü trafik kazası neticesinde açılmış olan destekten yoksun kalma, cenaze ve defin gideri ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacılar vekili tarafından hesap raporunun hatalı ve çelişkili olduğu, ... ve ...'ün destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddinin hatalı olduğu, manevi tazminatın düşük olduğu ileri sürülerek istinaf edilmiştir.
... ve ... yönünden verilen maddi tazminatın reddi kararı ile manevi tazminat yönünden verilen karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olmakla bu yöndeki yeniden istinaf incelemesi talebi yerinde görülmemiştir. Ancak Dairemiz kararı ile ... ve ... yönünden verilen maddi tazminatın reddi kararı ile manevi tazminat yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla, ilk derece mahkemesi tarafından yeniden bu hususta karar verilmesi ve hatta aynı hüküm kurulmasına rağmen güncel vekalet ücreti verilmesi hatalı olmakla kararın bu yönüyle kaldırılması gerekmiştir.
Davacılar vekilinin hesap raporuna yönelik yapmış olduğu istinaf incelemesinde:
Mahkemenin karar tarihinden önce 09/10/2020 günlü resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk Dairesi vermiş olduğu 2019/2861 Esas ve 2021/2725 Karar sayılı 15/03/2021 günlü kararında ve yine 2021/2772 Esas, 2021/3174 Karar sayılı 23/03/2021 günlü kararında yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 Karar sayılı kararlarında ve yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3173 Esas ve 2944 Karar numaralı 14/06/2021 günlü kararlarında davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunun denetime elverişli olmadığı, hangi yöntemin kullanıldığının belli olmadığı anlaşılmakla davacının zararının belirlenmesi sırasında TRH 2010 yaşam tablosu ile birlikte %10 arttırım ve eksiltme yöntemi (prograsif rant) kullanılmak sureti ile belirlenmesi gerektiğine işaret edilmiş olmakla, Dairemizce 19.06.2023 tarihinde aktüerya bilirkişi raporu alınmıştır. İşbu raporda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak 2019 yılı verileri ile yapılan hesaplamaya göre ... için tespit edilen tazminat tutarının 3.046,10 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Bu yönüyle davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Daha önce Dairemizce verilen kararda da belirtildiği üzere, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Bu nedenle mahkemece, desteğin kızı ve oğlu olan 18 yaşından büyük davacılar ... ve ... yönünden, bu davacıların özel bakıma gereksinim duyduklarına ve fiilen destek gördükleri ispat edilmediğinden, davanın reddine karar verilmesinin usul, yasa ve içtihatlara uygun olduğu, yine manevi tazminat yönünden daha önceki kararla değerlendirme yapılmış olup bu hususlar kesinleştiğinden yeniden inceleme yapılmamıştır.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece ... yönünden 3.046,10 TL tazminata hükmedilerek karar verilmesi, kesinleşen yönler yönünden yeniden hüküm kurulmaması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/2919, K. 2023/1290, 11 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama