KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2022
- Dosya no
- 2021/887
- Karar no
- 2022/1303
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... - ...-
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
1.128 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.03.2017 tarihli trafik kazasında müvekkili davacının yaralandığını, kazada ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'in kusurlu olduğunu, kazaya konu aracın sigortalı olduğu davalı ... şirketine 10.04.2017 tarihinde başvuru yapıldığını ancak davalının ödeme yapmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL geçici ve 50,00 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplamda 100,00 TL tazminat olmak üzere zararın kapsamı belirlendikten sonra açıklanacak geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 26.11.2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini sürekli iş göremezlik iş göremezlik talebi yönünden 46.914,92 TL, geçici iş göremezlik talebi yönünden ise 12.636,54 TL'ye olmak üzere toplamda 59.551,46 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın 30.12.2016/2017 dönemini kapsar şekilde ... poliçe nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalının kusuru ile sorumlu olduğunu, adli tıp kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun dikkate alınmasını, 01.06.2015 tarihinde genel şartlarda yapılan değişiklik uyarınca maluliyet raporunun adli tıp kurumundan aldırılması gerektiğini, tazminat hesabının aktüer siciline kayıtlı aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, SGK'dan rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, anılan sebeplerle davanın reddine kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, geçiçi iş göremezliğe ve kalıcı maluliyete ilişkin açılan maddi tazminat davasının kabulü ile; 59.551,46 TL'nin temerrüt tarihi olan 24/04/2017 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; 17.07.2020 tarihli ... Esas ve ... karar sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı gereğince maluliyet raporunun 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı resmi gazete'de yayımlanan çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini, ayrıca ıslah dilekçelerinde fazlaya ilişkin ve asgari ücret artışından kaynaklı haklarının saklı tutulmuş olduğunu ve bu nedenle yapılacak yargılamada hesaplama yöntemi olarak PMF-1931 yaşam tablosu ve prograsif rant sisteminin esas alınması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan 29.04.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. ihtisas kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 16.03.2017 tarihinde yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, bu yönü ile davacının kalıcı bir maluliyetinin %5 olarak tespit edildiği, başka bir anlatımla iş bu trafik kazasına bağlı olaşan cismani zarar arasında illiyet bağı kurularak kalıcı maluliyetinin usulüne uygun şekilde tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davacı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
İlk derece mahkemesinde hükme esas alınan hesap raporunda hesap yöntemi olarak 1.8 teknik faiz kullanılmış ise de; 09/10/2020 günlü resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı ve bu karar ile uyumlu Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/6271 Esas ve 2020/8104 Karar sayılı 03/12/2020 günlü kararlarında belirtilmiş olduğu gibi TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine hazırlanması gerekmektedir.
Davacı vekili tarafından, ilk derece mahkemesinde hükme esas alınan hesap raporuna süresi içinde itiraz ettiği ve bu husus istinaf konusu yaptığı dikkate alınarak, dairemizce TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemince 24.05.2022 havale tarihli hesap bilirkişi raporu alındığı, taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ ediliği ve itirazları değerlendirilmiştir.
Buna göre davacının kalıcı maluliyetten kaynaklı olarak 66.634,82 TL, dokuz aylık geçici işgöremizlikten kaynaklı olarak 6.318,27 TL olmak üzere toplam 72.953,09 TL zararın oluştuğu ve fakat istinaf aşamasında ıslah imkanı bulunmadığı (ve yine davacının daha önce dava dilekçenini ıslah ettiği dikkate alınarak) fazlaya ilişkin haklar saklı bırakılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuş ve davacı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle haklı bulunmuştur.
Söz konusu maddi tazminat miktarı yönünden yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu kanaatine varılmakla davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun, bu yönüyle kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin HMK 352/1-b-1. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/887, K. 2022/1303, 20 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama