KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2022
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/925 - 2022/1111
- Dosya no
- 2021/925
- Karar no
- 2022/1111
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacılar
- 1- ...
Karar Metni
1.257 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
2- ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 30/05/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'in sokakta oyun oynadığı esnada ... plakalı aracın geri geri gitmesi sonucu çarpması neticesinde hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 19.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile; taleplerini ... yönünden 7.723,00 TL arttırarak dava değerini 7.773,00 TL olarak, ... yönünden 14.962,00 TL arttırarak dava değerini 15.012,00 TL olarak toplamda 22.785,00 TL olarak belirlemişlerdir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davanın esas yönünden reddini, mahkeme aksi kanaatteyse destekten yoksun kalma tazminat talepleri bakımından belirtildiği şekilde hesaplama yapılarak hüküm tesis edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan alınmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacı ... yönünden 15.012,15 TL destek tazminatının, davacı ... yönünden 7.385,20 TL destek tazminatının 14.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamalarının aktüerler siciline kayıtlı aktüerler tarafından yapılması gerektiğini, hukukçu bilirkişi tarafından hazırlanan tazminat raporunun hükme esas alınamayacağını, 24/11/2019 günlü tazminat bilirkişi raporunda destek paylarının ve destek sürelerinin hatalı hesaplandığını, davacıların hesap tarihi itibarı ile yaşının bulunup işleyecek dönem için muhtemel yaşam süresinin hesaplanması gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, bu nedenle mahkemece hükmolunan tazminata kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ölümlü trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekilinin destek tazminatı hesaplamasının aktüer siciline kayıtlı bilirkişi tarafından yapılması gerektiğine yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;
Davalı vekili destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamalarının aktüerler siciline kayıtlı aktüerler tarafından yapılması gerektiğini, hukukçu bilirkişi tarafından hazırlanan tazminat raporunun hükme esas alınamayacağını ileri sürmüş ise de, raporu düzenleyen bilirkişinin bilirkişilik bölge kurulu listesinden seçildiği, bilirkişinin raporu düzenlemeye ehil olduğu anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;
Davalı vekili her ne kadar hükme esas alınan hesap raporunda destek süreleri ve paylarının hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu değerlendirildiğinde, bilirkişinin desteğin zararını belirlerken asgari ücret üzerinden geliri esas alınmış, desteğin yaşı nazara alınarak yetiştirme gideri indirilmek sureti ile davacıların zararı YArgıtay uygulamasına uygun şekilde kaza tarihindeki yaşlarına göre TRH 2010 yaşam tablosu esas alınmak sureti ile bakiye yaşam süreleri belirlenerek davacıların zararı belirlenmiştir, buna göre mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun, açıklayıcı gerekçeli denetime olanak verir nitelikte olduğu anlaşıldığından bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Davalı vekilinin faiz tarihine yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.
Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.
Eldeki dosyaya baktığımızda davacılar vekili tarafından davalı sigorta şirketine başvuru tarihinin tam olarak belli olmadığı, ancak davacılar tarafından 11/08/2016 tarihinde ödeme teklif edilmiş, ancak davacılar bu ödemeyi kabul etmemiş ve eldeki bu davayı açmıştır. Buna göre mahkemece 11.08.2016 tarihli eksik ödeme teklifini red kabul ederek bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken hatalı bir şekilde kaza tarihinden itibaren faiz karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu yönü ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının faiz tarihi yönünden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi kanaati ile, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/925, K. 2022/1111, 30 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama