KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1027 - 2024/1232
- Dosya no
- 2022/1027
- Karar no
- 2024/1232
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacılar
- 1- ... ...-
Karar Metni
3.117 kelime·16 dk okuma·11 bölüm
2- ... ... - 3- ... ... - 4- ... ... - 5- ... ... - 6- ... ... - 7- ... ... - 8- ... ... - 9- ... ... - 10- ... ... - VEKİLLERİ : Av... Av...
DAVALI
1- ... Sigorta Anonim Şirketi VEKİLLERİ : Av.. Av...
DAVALI : 2- ... ... -
VEKİLİ : Av... DAVA : Tazminat
KARAR TARİHİ : 16.05.2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16.05.2024
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ... ...'ın 09/01/2018 tarihinde Mersin ili Erdemli ilçesi kargıpınar Mah. D-400 karayolu üzerinde davalı ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması ile ölümüne sebebiyet verdiğini, aracın davalı sigorta şirketince 1021020943807 nolu poliçe ile sigortalandığını, kazada davalı sürücünün kusurlu olduğunu, davacı baba ... ... ve davacı anne ... ...'ın kızlarının maddi desteğinden yoksun kaldıklarını mağdur olduklarını, davalı sigorta şirketinin 11.295,65 TL ödeme yaptığını fakat maddi zararlarının giderilmediğini,
elim kaza nedeni ile davacıların derin üzüntü duyduklarını beyanla; kazaya karışan aracın kaydına ihtiyati haciz tedbir konulmasını, davacılar ... ... ve ... ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL (500'er yüz TL ) maddi tazminatın kaza tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, murisin annesi ... ... için 100.000,00 TL, babası ... ... için 100.000,00 TL, murisin kardeşleri olan diğer 8 davacı için ise 25.000,00'er TL olmak üzere toplamda 400.00,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi itibariyle işleyecek faizi ile davalı ... ... alınarak davacılara verilmesini,
yargılama giderleri ve avuıkatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle; davacı ... ...'ın ön başvuru şartını yerine getirmediğini, dava şartının oluşmaması sebebiyle davanın reddinin gereltiğini, davalı ... ...'a 19/06/2021 tarihinde 11.295,65 TL ödeme yapıldığını ve sorumluluklarının sona erdiğini, tazminat hesabında TAH tablosunun baz alınmasının gerektiğini, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp trafik İhtisas dairesinden rapor alınması gerektiğini, müteveffanın SGK'ya bağlı olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, talep edilecek faizin yasal faiz olabileceğini, kazanın haksız fiilen kaynaklı olduğu için ticari iş olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın kırmızı ışıkta geçtiğini bu sebeple kusuru olmadığını, davacıların maddi tazminat isteklerinin kötüniyetli olduğunu, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davalı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının 2918 sayılı kanunun 97. Maddesindeki başvuru şartı gerçekleşmediğinden HMK'nun 114 ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine, davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının (talep sonucunun daraltılması nazara alınarak) reddine, davacılar tarafından manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile,
davacı ... ... için 10.000,00 TL, davacı ... ... için 10.000,00 TL, davacı ... ... için 3.000,00 TL, davacı ... ... için 3.000,00 TL, davacı ... ... için 3.000,00 TL, davacı ... ... için 3.000,00 TL, davacı ... ... için 3.000,00 TL, davacı ... ... için 3.000,00 TL, davacı ... ... için 3.000,00 TL, davacı ... ... için 3.000,00 TL, manevi tazminatın olay tarihi olan 09/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'den alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; maddi tazminat yönünden davacılar ... ... ile ... ... hakkında usulden red ve talep sonucunun daraltılması nedeniyle verilen red kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, her iki davacı için de yerel mahkemece verilen maddi tazminat miktarlarının çok düşük rakamlar olduğunu, müvekkili ... için her ne kadar sigorta şirketinden dava öncesinde kısmi ödeme almış iseler de bu miktarın dahi çok az olup yerel mahkemece daha fazlasına hükmedilmesinin gerektiğini,
diğer davacı ... içinde verilen maddi tazminat miktarının da yine aynı şekilde çok düşük olup gerek yaşanan olaydaki davalının kusur oranı ve gerekse de hakkaniyete aykırı olduğunu düşündüklerini, manevi tazminat yönünden toplamda 400.000,00 TL taleple bulunduklarını ancak yerel mahkemenin toplamda 44.000,00 TL manevi tazminata hükmettiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun olmadığı düşüncesinde olduklarını beyan ederek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; tanık beyanları ve güvenlik kamera görüntüleriyle sabit olduğu üzere müteveffanın karşıdan karşıya geçerken telefonuyla ilgilendiği ayrıca trafik kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere müteveffanın kırmızı ışıkta geçtiğini, ceza dosyasından aldırılan bilirkişi raporu ile de müteveffanın kural ihlali yaptığının tespit edildiğini ve sonuç olarak dava konusu kazanın müteveffanın kusuru nedeniyle meydana geldiğini, müteveffanın %100 oranında kusurlu olduğunu ancak her ne kadar dosyadan aldırılan raporda müteveffaya verilen kusur oranı %90,
müvekkiline ise %10 ise de bu kusur oranlarının gerçeklikten uzak olduğunu, müvekkilinin kazanın gerçekleşmesinde hiçbir kusuru olmaması nedeniyle aleyhine manevi tazminata hükmedilmiş olmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, rapor doğrultusunda müvekkilinin %10 oranında kusurlu olduğunun varsayılması halinde dahi yerel mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu ve reddinin gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3, 55, ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, maddi tazminat davasında davacı ... yönünden davanın usulden reddine, davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, manevi tazminat talebi yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve davalı ... ... vekili istinaf etmiştir.
Davacılar vekili ve davalı ... ... vekilinin hükme esas alınan kusur oranına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Somut olayda, 09.01.2018 günü saat 10:30 sıralarında davalı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyon ile D-400 karayolu üzeri Mersin İli istikametinden Antalya İli istikametine seyir halinde iken Kargıpınarı ışıklı kavşağına geldiğinde aracının sağ ön köşe kısımları ile; aynı kavşakta seyrine göre sağından taşıt yoluna girip dağ istikametinden deniz istikametine karşıdan karşıya geçmeye çalışan ve kendisine hitaben kırmızı trafik ışığı yanan ... yaya ... ...'a yaya geçidi üzerinde çarpması neticesi davaya konu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir.
Tüm dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, arar karar, tanık ifadesi, bilirkişi raporu, tüm beyanlar incelendiğinde mevcut verilere göre; davalı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyon ile meskun mahalde bölünmüş yolda seyri esnasında olay mahalli ışık kontrollü yaya geçidine gelip, seyrine devam edeceği esnada, seyrine göre sağından yola girip karşıya geçmek isteyen yayaya karşı, zamanında ikazda bulunmayıp, etkin tedbir almayarak aracının sağ ön kısımları ile çarptığı olayda,
%10 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. ... yaya ... ... yayalara yeşil ışık yanmakta iken yola girerek karşıya geçişini yapması gerekirken, dikkatsiz davranıp yayalar için kırmızı ışık yandığı anda can güvenliğini tehlikeye atarak hatalı şekilde koşar adımlarla yola girmesi sonucu, sol tarafından gelen sürücü idaresindeki kamyonun kendisine çarpması sonucu meydana gelen olayda %90 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davacı ... ... vekilinin davacının tüm zararının karşılanmadığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde:
Davacı ... vekili 09/07/2018 tarihli dava dilekçesinde davacıların murisi 09/01/2018 tarihinde, davalı ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ... ... ...'a çarpması ile ölümüne sebebiyet verdiğini, aracın davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, kazada davalı sürücünün kusurlu olduğunu, davacı baba ... ... ve davacı anne ... ...'ın kızlarının maddi desteğinden yoksun kaldıklarını mağdur olduklarını davalı sigorta şirketinin 11.295,65 TL ödeme yaptığını fakat maddi zararlarının giderilmediğini iddiası ile istinaf etmiş ise de;
dairemizce aldırılan 25.04.2024 havale tarihli hesap bilirkişi raporuna göre ödeme tarihli verileri kullanılmak üzere, davalının kusur durumu dikkate alındığında, TRH 2010 yaşam tablosu ve proğsasif rant yöntemine göre davacı Muhitinin tüm destekten yoksun kalma zararının dava açılmadan evvel davalı ...
Sigorta A.Ş. tarafından karşılandığının belirtildiği, taraf velilerinin sunulan bilirkişi raporuna karşı itirazları da değerlendirildirilerek, davacı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davacı ... ... vekilinin davanın usulden ve esastan reddine yönelik kararın istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde: 2918 Sayılı yasanın 97 maddesi (Değişik madde: 26/04/2016-6704 S.K. 5. Mad.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." şeklindedir.
Her ne kadar davacı ... tarafından davalı sigorta şirketine karşı maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de. 2918 Sayılı Kanunun 97. md.si hükmüne göre öncelikle sigorta şirketine başvurulması, talebin olumsuz sonuçlanması halinde yasal süresi içerisinde dava açılması zorunluluk olduğundan ve davacının davadan önce davalı sigorta şirketine karşı başvuruda bulunduğuna dair delil mevcut olmadığından,
davadan sonra sigorta şirketine başvurulmuş olsa bile bu durum usuli eksikliği ortadan kaldırmayacağından, davacı ...'ün, davalı sigorta şirketine karşı açtığı maddi tazminat davasının davadan önce davalı sigorta şirketine başvurma koşulu gerçekleşmediğinden HMK'nun 114. ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmekle, davacı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Öte yandan davacılar vekilinin 18.09.2018 e-imza tarihli dilekçesinde davalı ... ...'den sadece manevi tazminat talebinde bulunduklarını beyan etmiş ise de 28.12.2018 tarihli celsede ilk derece mahkemesince davacı vekiline dava dilekçesi ile 18.09.2018 tarihli dilekçe yönünden davalı şahıstan maddi tazminat talebi olup olmadığı hususunda açıklama yapılması için 2 hafta süre verildiği, davacı vekilinin 10.01.2019 tarihinde sunduğu beyan dilekçesi ile davalı ...'den maddi tazminat talebinde bulunduğu, açıkça dava dilekçesindeki maddi tazminat talebinden feragat etmediği ve yine davasını geri almadığı dikkate alındığında davacı ... ...'ın davalı ... ...'den maddi tazminat talebini devam ettirdiği anlaşılmıştır.
Dairemizce aldırılan 25.04.2024 havale tarihli bilirkişi raporunda 2024 yılı asgari ücret verileri dikkate alınarak davacı ... ...'ın 42.900,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı alacağının bulunduğu, davacının dava dilekçesinde 500,00 TL maddi tazminat alacağı talep ettiği, istinaf aşamasında dava değerinin ıslah edilemeyeceği dikkate alınarak davacı ... ...'ın fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Davacılar vekili ve davalı ... ... vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda 09.01.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ... ...'ün sürücüsü ve işleteni olduğu aracın, davacılar murisine çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacıların murisinin vefat ettiği, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin % 10 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların ölene yakınlıkları, davacıların ve ölenin yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin ve davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine, karar verilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1027, K. 2024/1232, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama